Fotoğraf: Cem Gültepe
36. Akbank Caz Fesivali Cumartesi başladı. İzlediğim ilk konser dün, Kadıköy Yeldeğirmeni Sanat'taki Momoko Gill konseri oldu. Sonbaharın şehire yerleştiği bir İstanbul akşamı. Bulutların rengi değişti artık. Yeldeğirmeni'nin her sokağı bohem kafelere açılıyor adeta. Önceleri, Cihangir ile Moda arası bir semt gibiydi, dün daha iyi anladım ki, Yeldeğirmeni kendine has bir semte dönüşüyor ama özellikle bohem kelimesi bence yakışıyor. Küçük kafe masalarına sığışmış gençlerin hallerini seviyorum. Hayattan büyük şeyler değil, küçük mutluluklar istiyor gibiler.
Hava yağdı yağacak derken, konser sonrası, bardaktan boşanırcasına sağnaktan kaçışan izleyicilerin bulduğu ilk kafenin içine girme yarışına döndü koşturmaca. Hava soğuk değil ama hepimizin sıkı bir kahveye ihtiyacı var.
Momoko Gill farklı bir tecrübe
Bu konserin bir caz festivalinde olmasına bakıp Momoko Gill'i tipik bir caz grubu sanmayın. Sahneye ilk çıktıklarında The Lost dizisinden fırlamış karakterler gibi geldiler bana. Özensiz gibi görünen giyim tarzları bile diziyi andırıyordu. İngiliz caz sahnesinin bu yeni ve dikkat çeken temsilcisi şarkılarında insanlar arasındaki güç ilişkilerinden, yabancılaşmadan, aşk, yakınlık ve kırılganlıktan, korku ve kendini toparlamaktan bahsediyor. Hayata dair şeyler yani!
Gill antropoloji, sosyoloji, din ve küresel politika çalışmış bir müzisyen ama belli ki tipik bir müzisyen değil, belki tüm bu kelimelerin karışımı gibi. Asla tipik bir caz davulcusu değil, ondan bir Eric Harland, Johnathan Blake çıkmaz, o taraflarda işi yok, ritmi müziğinin unsuru ama armonik derinlikler, dakikalarca süren caz doğaçlamaları, ensemble çalımı vs Momoko Gill ve arkadaşlarının iş tanımında yazan şeyler değil.
Ama onların müziğinde neler var?
Mesela "When Palestine is Free" var. Gruba en fazla saygı duyduğum detay bu oldu ama sanırım bu şarkıyı çalmadılar, hatırlamıyorum, ben mi kaçırdım? Belki parçanın orijinalinde 50 kişilik koro olduğu için prodüksüyona uymadı, kimbilir. Bariton saksafonun kozmopolit çığlıkları var, bazı parçalarda sesi arşa çıkan çığlıklar metropollerin duvarlarını sarsma gücüne sahip. Tezatı olan flüt ise kişisel ifade alanlarına dönük. "No Others" gibi şarkılarında kimlik tanımlamalarının yarattığı sorunlu alanlara atıflarla dolu. Tipik bir 21. yüzyıl liberal modernizmi denebilir. Momoko Gill gülen biri de değil. Dünyanın haline üzüldüğü için mi içinden gülmek gelmiyor bilmiyorum, gülse sanki yakışacak gibi.
Momoko Gill cazibesini sürdüren İngiliz caz sahnesinin kendini merak ettiren gruplarından ama onlardan ana akım caz, çılgın doğaçlamalar (ki hiç yok), sarsıcı sololar, virtüöz ataklar beklemediğiniz sürece. Anlam ve kavramlar dünyasında dolaşmayı seviyorsanız, 21. yüzyıl modernizminin sınırlarını bekleyen bu grubun albümlerini keşfedin derim.
36. Akbank Caz Festivali
Momoko Gill konseri
Müzisyenler:
Momoko Gill: Davul, ana vokal
Mei Kirby: Piyano, tuşlular, altyapı, geri vokaller
Ezekiel Ajie: Bas gitar, kontrbas, geri vokaller
Tamar Osborn: Saksafon, flüt, klarnet
Yeldeğirmeni Sanat
27 Eylül 2026
Feridun Ertaşkan
Cazkolik.com / 28 Eylül 2026, Pazartesi
Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.