Ustalara "blindfold" caz testi

Ustalara "blindfold" caz testi

Önemli caz dergilerinin yıllara dayanan bir geleneği var; O ayki sayılarında mutlaka bir caz müzisyenini karşılarına alıp ona isimlerini, kim olduklarını bildirmeden çeşitli parçalar dinletiyorlar ve ardından bu kişiyi / kişileri tahmin etmelerini, yorumlamalarını istiyorlar. Elbette bileni de var, bilmeyeni de, aynı "test" içinde pek çok ’bilme’ ve ’yanılma’ mevcut haliyle. Bu testlere katılmak müzisyen için kolay değil zira ciddi hatalar yapıp mahcup olmakta var işin içinde ama şöyle bir kolaylık var, teste tabi tutulan müzisyen ne çalıyorsa sorulan sorular da yine aynı enstrümandan geliyor. Tabii bu bir avantaj, müzisyenin meslekdaşlarının bir çoğunu tanıyor olması önemli bir şans. Zaten bu testleri okuduğunuzda müzisyenlerin dinledikleri kişileri bir şekilde tanıdıklarını veya çok yakın tahminde bulunduklarını farkediyorsunuz.

Her neyse, cazkolik.com olarak arada sırada takip ettiğimiz testlerden ilginç bulduklarımızı sizlerle paylaşmak istiyoruz. Burada önemli olanın şu olduğuna inanıyoruz, teste tabi tutulan müzisyenin ’algılaması, yorumlaması, dinleyişi nasıl!’ Bizler, yani müzisyen olmayanlar açısından bu çok önemli bir gözlem elbette, çünkü bu müzisyenlerin müziklerini, albümlerini dinliyoruz, seviyoruz, hayran oluyoruz. Peki onlar müziği hatta başkalarının müziğini nasıl dinliyorlar? Onlar için müzik sadece bir dizi müzikal cümlelerden mi ibaret yoksa farkında oldukları başka ayrıntılar mı var... Bu müzisyenleri dinleyen kişiler olarak müzisyenlerin ağzından, kulağından dinledikleri müzikleri yorumlayışlarını takip etmek kuşkusuz önemli bir deneyim olacak. Tabii önemli bir ayrıntıyı da sizlere bildirmeyi atlamayalım, bizler bu testleri okurken testlere konu olan parçaların hepsini playlistimizden dinleyebilirsiniz, yoksa o kadar lafı boşu boşuna okumanın ne ilginçliği olabilir ki!..

İlginç olacağını düşündüğümüz bu tecrübenin ilkini efsanevi DownBeat dergisinin Eylül 2008 sayısında bulduk. Dergi testi piyanist Robert Glasper’a yapmış. Glasper ile ilgili şöyle bir ön giriş yapılmış teste başlamadan; "Karşılaştığım herkesten aldığım ’şey’ler zamanla müziğimin söz dizimini oluşturur ve ardından kendi cümlelerimi yazarım" diyor piyanist Robert Glasper 2004 tarihli albümü "Mood"da (Fresh Sound / New Talent). Glasper bugünlerde, geçen yıl BlueNote’dan çıkarmış olduğu "In My Element" isimli, tanımlayıcı / betimleyici öykülerle dolu olan albümünün konserlerde, turnelerde izini sürmekle meşgul ama bizimle bir ara buluşup bu teste girmeyi severek kabul etti. Kendisine öncelikle teşekkür ediyoruz."

Bu kısa girişten sonra piyaniste ilk dinletilen bir Joe Sample parçası. Joe Sample’ın 2004’de Verve’den çıkardığı "Soul Shadow" isimli solo piano albümünden "Shreveport Stomp" isimli parça. Glasper’ın parçayı dinledikten sonraki yorumu ise şöyle; "Ragtime tarzı bir parça, ’cool’ bir sound’u var ama tatminkar olduğunu söyleyemem. Parçanın şıklığını oluşturan ambalajını zorladığını da söyleyemem. Scott Joplin stili bir tarz, Marcus Roberts’da olabilir ama onunkiler daha farklıdır. Buradaki sound biraz uyarlama yapmaya çalışıyormuş gibi geldi bana. Zamanlaması biraz tuhaf (müziğin iç zamanlamasını kastediyor). Sağ eliyle Ragtime tempoluyor ama sol eliyle ne yaptığını pek anlamadım. 2 yıldız veriyorum, şöhreti filan onun olsun, ben Ragtime çalamam." Glasper’ın sözlerinden bu parçadan pek de hoşlanmadığını anlıyoruz. Aslında Glasper’ın yaptığı müziği düşünürseniz bunda şaşılacak pek bir şey de yok. 

JazzTimes dergisi 2008 yaz aylarında yayınlanan bir sayısında aynı test "Before & After" adıyla Billy Cobham misafir edilerek uygulanmış. Yani bizim sizin için seçtiğimiz örnek Billy Cobham. Dinletilen pek çok örnek arasından biri de Gil Evans’ın "The Individualism of Gil Evans" adlı albümünden "Las Vegas Tango" isimli parçası. Cobham daha parçanın ilk notasını duyar duymaz tanıyor parçayı. Cobham’ın kendisi de caz davulcusu olduğu için parçada o anda giren davulu da tanır "işte bu da Elvin (Jones)" diyerek, arkasından devam eder; "Gil bir keresinde bana ’ben kaosun kenarında yazar ve bestelerim ama kesinlikle içine düşmem’ demişti. Müzikle müzisyeni eşleştirmeyi çok seven biriydi Gil, buradaki davulda bunu ispatlıyor zaten. Basçıyı çözemedim, zaten pek tanıyamam da basçıları. Basçı basçıdır, etrafında neler olup bittiğine pek bakmaz onlar, kendi dünyaları vardır. Evet, şu anda bir obua veya french horn var ikisi karmaşık gibi, çok yumuşak çalıyorlar, evet, işte gitarda da Kenny Burrell... Bu ses altmışların başlarından ama kayıt iyi değil, çok taviz vermişler, teknoloji nerede? Üst üste iki, üç kayıt yapmazsanız iyi sonuç alamazsınız. Bu adamlar kesinlikle çok iyi, ne yaptıklarını gayet iyi biliyorlar, işte bu da zaten Gil’in farkı." Parçayı dinledikten sonra da yorumlarına devam ediyor Cobham; "Gil’in bir kimliği, kişiliği var. Onun yazdıklarını tanırsınız, ağır, yavaş, melodik ve kararında bir lirizme sahip. Müzikal bir tembellik gibi, ağır ağır düşünerek hareket etmek gibi. Alexander Borodin kategorisinde sayabiliriz onu ama tabii caz olarak." Evet, anlaşılıyor ki Billy Cobham’ın Gil Evans parçasını daha ilk notadan tanıması bir yana hakkındaki düşünceleri de çok olumlu belli ki.

Bir diğer örneği de bir başka DownBeat sayısından seçtik. Ünlü şarkıcı / vokalist Andy Bey bu sefer derginin konuğu. Andy Bey’e bir çok vokal dinletmişler, bizim buraya aldığımız örnek son günlerde yine popülerleşen ünü ile artık seksenli yaşlarını süren vokalin yaşayan efsanesi Jimmy Scott. Bey’e Scott’ın "Moon Glow" albümünden alınan "Solitude"u dinletmişler ve anında tabii ki tanıyor Bey ve hemen başlıyor anlatmaya; "Onu küçüklüğümden beri dinlerim. Arka arkaya bir seri balad söyleyebilen tek adamdır o, bunu yapabilen sadece o var. Tempoyu yükseltir, yavaşlatır, ortalama hale getirir, ne isterse yapar, çünkü onun müthiş, sıradışı bir hikayle anlatma yeteneği vardır. Onu izlemek, dinlemek tam bir deneyimdir. Aynen yaşam gücü gibi. Halen biraz soul, biraz blues tadında. Bilir misiniz, o zamanı alır, kendine çevirir ve kendi zamanı yapar. Sanki kendi hayatını oynuyor ve çalıyor gibidir. Şarkıdaki armonikacıyı da sevdim, araya küçük şeyler katmış, hoş olmuş. Jimmy için kesinlikle 5 yıldız, her zaman."

cazkolik.com tarafından derlenmiştir.


 

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.