Wayne Shorter`dan milenyumun ötesine taşınan modernizm, Brian Blade`den tam saha pres!

Wayne Shorter`dan milenyumun ötesine taşınan modernizm, Brian Blade`den tam saha pres!

Wayne Shorter Quartet konseri için salondaki yerimizi aldığımızda aklımızda iki yıl önceki konserden kalan imgeler dolanıp duruyordu. Başta Wayne Shorter ve diğer üyelerin sahnede yerlerini almalarından, bizlerin de koltuklarımızda bir iki kıpırdanmamızın ardından müzisyenlerin sanki akorlarını yapmaya devam ediyorlarmışcasına tonlarında çalmaya başlamaları konsere başlamalarıyla aynıymış meğer. Müziğin (ve konserin) en başındaki sarkastik tonlar kısa süre içinde yerini salonun üstünde gezinen melodisiz ses bulutuna bıraktı ama dostlar o ne bulut...

Yazının sonrası için ayrı bir bölüm açmak gerek...

Wayne Shorter seksenli yıllardan itibaren cazın modern yüzüne dönük çalışma isteğinin en önemli karşılığını (bizce) ikibin yılında kurduğu bu dörtlüsü ile almış görünüyor. Piyanoda Danilo Perez, basta John Pattitucci ve davulda Brian Blade`in eşi menendi olmayan müzisyenlikleri Wayne Shorter`ın kendi iç arayışındaki sorularla karşılaşıp ortaya enfes bir sinerji çıkınca bizce büyük usta kariyerinin son diliminde mükemmel bir dönem geçirmeyi fazlasıyla hakediyor. Bu, onun için bir şans mı yoksa kendi arayış enerjisinin ürettiği bir sonuç mu. Bizce kesinlikle ikincisi. Wayne Shorter bu müziği yapmayı çok istiyordu ve yanına kendi gibi ama daha genç partnerler arıyordu...

Geçen son bir kaç yıl İstanbul`da, hepsi şu anda dünya caz sahnesi için çok önemli bir grup müzisyeni izleme şansı bulduk. Brad Mehldau, Joshua Redman, James` Farm, Dave Liebman, Joe Lovano Us Five, Ravi Shankar, Branford Marsalis, Saxophone Summit, Charlie Haden Quartet West (ve aklımıza gelmeyen başkaları) gibi projelerin ortak çizgileri cazda kökleri altmışların başlarında olan ama kendi içinde yeni ve ikibinlerin ifade biçimine dönük quartet müziği üzerine yoğunlaşmayı seçmiş olmaları. Tüm bu konserleri izleyenlere sorun her konserden dünkü tadın bir benzerini almış olmalılar muhakkak.

Peki bu tadı nasıl izah edebiliriz...

Galiba bunun tek izahı öncelikle çok ama çok iyi birer müzisyen olmakta yatıyor. Diğer sebeplerin tümü sonradan gelir ama anladığımızı sıralayalım, ikincisi, her bir ismin aynı zamanda mükemmel takım oyuncusu olması. Sahnede birbirlerini müzikal olarak besleme potansiyellerinin hayranlık verici olması. Kişiliklerinde doğuştan gelen mütevazılık ve entelüktüel bireysel arka plan etkileyiciliğine Wayne Shorter gibi bir ustanın sahnedeki dörtlüyü ortak yaş diliminde buluşturan benzersiz koordinasyonunu ekleyince ortaya dün akşamın tarifsiz müziği çıkıyor.

Brian Blade`den tam saha pres...

Tüm konser iç içe geçmeli parçalardan oluşan bir bütündü bütün olmasına ama aralardaki ayrımları gözlemek mümkün olabiliyordu. Bitiş ve başlangıç gibi belirsiz çizgileri ancak müzikal enerjinin (borsa terminolojisindeki gibi söylersek eğer) çift dip ve çift tepe noktasına değip geri döndükleri grafik anlarda sezebiliyorduk. İşte bu tepe noktadaki zirve patlamaları bize konserin en sarsıcı anlarını yaşamamızı sağlayan Brian Blade ve davulu arasındaki ihtiraslı ilişki oldu. Cazda davulun ritm section unsuru olmaktan çıkmasının üzerinden çok çok uzun zaman geçti ama davulda böylesi bir kişisel süpernova patlaması izlemek inanın hiç de rastlanabilecek bir şey değil. Tarifsizdi, inanılmazdı... Tam ara başlıktaki gibi, konserin gidip gelen bu anlarında Brian Blade tüm salona yaptığı tam saha presle gönlümüzdeki topların hepsini tek tek çaldı. Eşine az rastlanır kalitede müzikal ve görsel bir şölendi. Helal olsun...

Bizim bildiğimiz cazın otoyolu artık bu müziğin eksenine girmeye başlamıştır. Hatta çoktan girmiştir. Başını Wayne Shorter gibi kimi yaşayan efsanelerin çektiği bu müzikleri yakından izlemeye devam edelim.

(Fotoğraflar Leyla Diana Gücük)

Cazkolik.com / 19 Ekim 2011, Çarşamba

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.