Bir İstanbul Hikayesi: 28. Akbank Caz Festivalini izlemek için 10 neden!

Bir İstanbul Hikayesi: 28. Akbank Caz Festivalini izlemek için 10 neden!

Akbank Caz Festival`leri 28 yıldır tıpkı sloganındaki gibi `şehrin caz hali`dir, çünkü bir sonbahar festivalidir. Notaların sonbahar yapraklarıyla beraber uçuştuğu mevsimin simgesi, dahası, İstanbul`un simgelerindendir. Zamanla şehrin siluetine ait bir festivale dönüşmüştür. Akbank Caz Festival`lerinin geçmiş reklam filmlerini hatırlayın, İstanbul deyince aklınıza gelen ne varsa festival filmlerinde onları izledik. Bir sene vapur düdükleri nefeslilerin sesine karıştı, bir sene sokakların, arabaların sesine. Kimi zaman kadim İstanbul`un kendine özgü çıkmaz sokaklarında dolaştık, kimi zaman İstanbul`un kedileri geçti filmin içinden. Kimi zaman boğazda asûde bir yokuş oldu kimi zaman Haliç`in katmanlı tarihi...

* * *

Söylemeye çalıştığım, Akbank Caz Festivali`nin biz İstanbullular için `Bir İstanbul Hikâyesi` olduğunu hatırlatmak. İçinde yaşarken önemini anlamadığımız, trafiğine kızdığımız, enerjisinden yorulduğumuz şehrin bir parçası olduğunu anlatmaktı. Sadece bir müzik festivali değil, bir İstanbul festivali olduğu gerçeğiydi. Biz, 28 yıldır Akbank Caz Festivall konserlerini heyecanla beklerken bir yandan festival yıl yıl, konser konser anılarımıza dönüştü. 28 yıl insan ömründe çok uzun bir zaman. Bu şehirde doğar, sokaklarında çocukluğumuzu yaşar, okullarında okur, başımızda kavak yelleri esen gençlere dönüşürken bir yandan gelecek planları hayallerimizi süsler, derken askerlik yapar, işe girer, evlenir, hatta çoluğa çocuğa karışırız... İşte, bu kadar uzun bir zaman...

* * *

Akbank Caz Festivali bir nevi hayatımızın yanıbaşında konserleriyle, her yıl gelip geçen efsanevi sanatçılarıyla bizi gözlerken zaman hızla akıp geçti, geçiyor. Benim gibi festivalin ilk yıllarını, daha öncesini bilenler için ömrümüzdeki toplam yılların yarısı demek bu 28 yıl. Her yıl peşinden koştuğumuz, her konser için içimizin titrediği bir festival, peki, bu sene 28. Akbank Caz Festivalini niye izlememiz gerektiğine dair yukarda anlattıklarıma ek olarak 10 sebep söylesem?

Çünkü...

Avishai Cohen müziğinde kendi hayatının kırılgan yanlarını anlatırken aslında bizim hayatımızın izdüşümünü trompetiyle üflediği için.

Çünkü...

Müziğiyle aynanın arkasını gösteren Tarkovsky Quartet`in gerçeklikle yanılsamayı buluşturmasını dinlemek için.

Çünkü...

Bu ülkede hiçbir zaman yeterince alkış, övgü, ödül, para, sevgi almayacaklarını bildikleri halde bu müziği yapmaya devam eden Türk caz müzisyenleri için.

Çünkü...

Çölde su ararcasına bir caz hayali peşinde çook uzun yıllar önce kuzey Avrupa`ya gidenlerin ne bulduğunu öğrenmek için.

Çünkü...

Mehmet Uluğ gibi dönemin gencecik çocuklarının Türkiye`de niye bir caz festivali olmasın diye kurdukları hayalin bu yıl 28. yaşını kutlamak için.

Çünkü...

Caz müziğin radyodan yayılan bir hayal değil sahneden yansıyan capcanlı bir gerçek olduğunu bize gösteren eşsiz Erol Pekcan`ı anmak için.

Çünkü...

Cazın `dışarlıklı` çocukları, göçmen ailelerin ikinci, üçüncü nesil genç sanatçılarını dinlemek için.

Çünkü...

Caz müziğini festival salonlarından çıkarıp üniversite kampüslerine, lise salonlarına taşıdığı için.

Çünkü...

The Bad Plus gibi virtüöz trioların kendi iç şarkılarını dinlemek için.

Çünkü...

Festival adı altında şehrin dört yanını saran günübirlik etkinliklere gerçek bir festivalin ne olduğunu gösterdiği için.

Feridun Ertaşkan

Cazkolik.com / 05 Ekim 2018, Cuma

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.