Gökçen Kaynatan: Müziğin henüz ulaşmadığı yerlerdeki sesleri arayan adam

Gökçen Kaynatan: Müziğin henüz ulaşmadığı yerlerdeki sesleri arayan adam

(Fotoğraf yorumu: Gökçen Kaynatan'ı anlatan en güzel fotoğraflardan biridir bu, daha önce Leyla'ın program görseli olarak kullanmıştık. Kaynatan'ın, enstrümanlarını sevgilisini kucaklar gibi kucaklaması ve etrafının tamamıyla elektronik cihazlarla kaplı olması büyük sanatçının özgün hayatının çok güzel anlatmıştı bize)

 

 

Türkiye'de elektronik müziğin, deneysel seslerin ve rock'n roll'un öncü ismi, dev bir sanatçı Gökçen Kaynatan 87 yaşında hayatını kaybetti

 

 

Kaynatan, ardında yalnızca kayıtlar değil, müziğe bakmanın ve ses üretmenin bambaşka, bilinmeyen yollarını arayan bir adanmış ömür bıraktı.

 

Cazkolik olarak bir yandan üzgün, bir yandan mutluyuz ki sevgili Leyla Diana Gücük her zaman yaptığı gibi Gökçen Kaynatan ile üç yıl önce harika bir sohbet yapmıştı, bu yazıyı hazırlarken Leyla'nın bu sohbetinden çok faydalandık, siz de mutlaka dinleyin bu sohbeti ve hatta paylaşın ki Gökçen Kaynatan'ın zamanında değeri yeterince bilinememiş sihrini bu defa keşfetmiş olalım.

 

 

Gökçen Kaynatan'ı yalnızca bir gitarist olarak anlatmak da mümkün değil

 

 

Gitaristti, besteciydi, grup lideriydi. Elektronik müziğin Türkiye'deki öncülerindendi. İç mimarlık ve endüstriyel tasarımla ilgilendi, resim yaptı, televizyon programları hazırladı. Enstrümanlarını, amplifikatörlerini, mikserlerini ve ses düzeneklerini tasarladı. Müziğin sınırlarını zorlamakla yetinmedi; zaman zaman sınırların ötesine geçmek için ihtiyaç duyduğu araçları da kendisi üretti.

 

13 Ağustosta, 87 yaşında aramızdan ayrıldığında geride Türkiye'nin modern müzik tarihinde hâlâ tam olarak yerine oturtulamamış özel bir miras bıraktı.

 

 

Müzik onun için önce meraktı

 

 

Kaynatan'ın hikâyesi aslında müzikten de önce başlayan bir merakla şekillendi.

 

Çocuk yaşta ablasının piyano derslerini kapının arkasından dinlediğini anlatırdı. Ders bittikten sonra piyanonun başına geçer ve duyduklarını kendi denermiş. Bir gün öğretmeni onu piyanonun başında yakaladığında “kim öğretti sana bunları?” diye sormuş, Kaynatan'ın cevabı ise, müzik hayatının özetiydi adeta;

 

“Kimse öğretmedi, siz çalışırken kapının arkasından dinliyordum”

 

Bu anekdot, yalnızca müziğe nasıl başladığını anlatmıyordu, Gökçen Kaynatan'ın zihin dünyasının ve üretme biçiminin de çocuk yaştaki ipucuydu:

 

 

Dinlemek, merak etmek, denemek ve kendi yolunu bulmak

 

 

Ortaokul yıllarında mekanizmalara ve elektrikle ilgili sistemlere duyduğu ilgi de aynı dönemde ortaya çıkmıştı. Tophane Sanat Okulu'nun Motor-Elektrik bölümünde iki yıl okudu. Devamında Haydarpaşa Lisesi'ne geçti. Daha sonra Tatbiki Güzel Sanatlar'da iç mimari ve endüstriyel tasarım eğitimi aldı.

 

Müzik ile teknoloji arasındaki ilişkiyi hayatının merkezine yerleştirmesi biraz da buradan geliyordu.

 

 

Rock'n roll'dan önce deney yapmak vardı

 

 

1962'de Gökçen Kaynatan ve Arkadaşları grubunu kurdu. Grup, rock'n roll, twist ve dönemin popüler müziklerini takip ediyordu; fakat Kaynatan'ın ilgisi başka bir yerdeydi.

 

 

Doğaçlama, deney ve elektronik sesler

 

 

Grubun sahne performanslarında kullandığı özel yapım teypler, amplifikatörler ve çeşitli elektronik düzenekler, dönemin Türkiye'sindeki konser anlayışının çok çok ötesinde sesler üretiyordu.

 

1960'larda Türkiye'de sahneye çıkan genç grupların çoğu Batı kökenli yeni müzik akımlarını takip ederken, Kaynatan, sadece takip etmek istemiyor, sesi değiştirmek de istiyordu.

 

Bu yüzden onun hikâyesini yalnızca Türkiye'deki rock'n roll tarihinin içine yerleştirmek eksik kalır.

 

Çünkü 1960'ların ortasında sahnede gitar çalan Gökçen Kaynatan ile 1970'lerde elektronik sesler üreten Gökçen Kaynatan aslında aynı arayışın devamıydı.

 

 

“Ben elektronik müziği yapar durumdaydım zaten”

 

 

Yıllar sonra kendisine elektronik müziğe nasıl yöneldiği sorulduğunda, bunun sonradan verilmiş bir karar olmadığını bilhassa anlatmıştı.

 

“O ara ben elektronik müziği yapar durumdaydım zaten” diyordu.

 

Bu cümle, Kaynatan'ın müzik tarihindeki yerini anlamak bakımından muhtemelen en önemli cümlelerden biri olmalı.

 

Çünkü, elektronik müziğe, sonradan yönelmiş bir müzisyen değildi. Elektronik düşünme biçimi onun müziğinin başlangıcından itibaren hep vardı.

 

1970'lerden itibaren elektronik seslere daha ağırlık verdi. “Pencerenin Perdesini / Beyoğlu'nda Gezersin” gibi bugün dahi pusula olma özelliğine sahip 45'likleri ile “Sihirbaz / Evren”, Türkiye'de elektronik müzik tarihinin erken örnekleri arasında sayıldı. Bugünden geriye doğru düşününce, popüler müziğimizin bu iki sevilen bestesinin 1973 yılı gibi erken bir tarihte böyle bir versiyonunun yapılması bile başlı başına devrimci bir tavırdı. Bilhassa "Beyoğlu'nda Gezersin"in introsundaki özgün sesler bugün bile büyük bir hayranlık üretme kapasitesine sahiptir.

 

Daha sonra İngiliz plâk şirketi Finders Keepers, yıllarca ulaşılması zor olan kayıtlarını yeniden yayımlayarak Kaynatan'ın müziğini yeni nesil dinleyicilerle buluşturdu.

 

2017'de yayımlanan Gökçen Kaynatan albümünde 1952–1978 arası kaydedilmiş çalışmalarının bir bölümü yeniden gün yüzüne çıktı. 2019'da ise Cehennem adlı ikinci bir derleme daha yayımlandı.

 

Böylece Kaynatan'ın yıllar önce yaptığı müzik, aradan on yıllar geçtikten sonra dünyanın başka yerlerinde de keşfedilmeye başlandı.

 

 

Enstrüman yeterli gelmiyorsa kendin yap

 

 

Gökçen Kaynatan'ın hikâyesinin muhtemelen en etkileyici taraflarından biri, hazır olanla yetinmemesiydi.

 

Gitarı sadece çalmakla yetinen biri olmadı. İhtiyaç duyduğu gitarın modelini çizip babasının antika mobilya atölyesinde yaptırdı. Henüz pre-amp ve power-amp gibi ekipmanların Türkiye'de yaygın olmadığı dönemlerde kendi devrelerini ve ses sistemlerini tasarladı. Sekiz kanallı mikser yaptı. Kendi sahne düzeneklerini geliştirdi.

 

 

Yani, Kaynatan için teknoloji, müziğin dışında bir alan değildi, teknoloji, müziğin ta kendisiydi

 

 

Bu nedenle bugün onu “Türk elektronik müziğin öncülerinden” diye tanımlamak doğru olsa da yine de yeterli gelmeyebilir, onun asıl özelliği, müzisyenin aynı zamanda tasarımcı, mucit ve araştırmacı olabileceğini çok erken bir dönemde göstermiş olmasıdır.

 

TRT World'ün 2017 yılında hazırladığı portresinde, Kadıköy'deki evinin bir bölümünü stüdyoya dönüştürdüğü; odalarda enstrümanlar, eski fotoğraflar, gazete kupürleri, makine parçaları ve çeşitli düzeneklerin bulunduğu anlatılıyordu. Aynı haberde, Kaynatan'ın lazer ışınlarıyla çalışan bir lazer arp üzerinde çalıştığı da görülüyordu.

 

 

78 yaşında bile yeni şeyler deniyordu

 

 

Belki de Gökçen Kaynatan'ı anlatmanın en doğru yolu budur; yaşlanmayan bir merak.

 

Bugünden bakınca şimdi daha iyi anlaşılan bir öncüydü.

 

Gökçen Kaynatan'ın yaptığı işlerin bir bölümü kendi döneminde elbette yeterince karşılık bulmadı.

 

Türkiye'nin müzik endüstrisi başka yönlere giderken onun elektronik, deneysel ve enstrümantal çalışmalarının önemli bölümü uzun yıllar plâkçılarda, koleksiyoncuların arşivlerinde ve kendi kişisel arşivinde kaldı.

 

 

ve sonra zaman değişti

 

 

Elektronik müziğin, analog çıktıların, deneysel kayıtların ve eski Türkiye kayıtlarının yeni kuşaklar tarafından yeniden keşfedildiği yıllarda Kaynatan'ın müziği de kulaktan duyulmaya başlandı, belki bu sayede bugün onu daha iyi anlıyoruz, çünkü Gökçen Kaynatan'ın yaptığı şey geleceği beklemek değildi.

 

Gelecek henüz gelmemişken geleceğin seslerini aramaktı.

 

 

Fakat onun hikâyesinde “son” kelimesini kullanmak doğru olmayacak

 

 

Çünkü Gökçen Kaynatan'ın kayıtları hâlâ dinleniyor, yıllar önce yaptığı elektronik deneyler bugün hâlâ kulağa şaşırtıcı geliyor ve genç müzisyenler açtığı yolları yeni teknolojilerle yeniden keşfediyor.

 

Bazı müzisyenler kendi dönemlerinin müziğini yapar, bazıları ise dönemlerinin ötesindeki sesleri arar, Kaynatan ikinci gruptaydı.

 

Cazkolik olarak bu harika sanatçıyı, kendi sesini aramaktan vazgeçmeyen öncü bir müzisyen, tasarımcı ve daha önemlisi merak eden biri olarak hatırlıyoruz.

 

Cazkolik.com / 15 Ağustos 2026, Cumartesi

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.