Burak Sülünbaz dün akşam Salon`da izlediği Marc Ribot konserini Cazkolik için sıcağı sıcağına kaleme aldı.

Burak Sülünbaz dün akşam Salon`da izlediği Marc Ribot konserini Cazkolik için sıcağı sıcağına kaleme aldı.

Kış akşamları ne yaparsınız?

Mesela, sıcak evinizde, televizyon karşısında, battaniyeyi üstünüze çekip tembellik etmeyi mi seversiniz? Ben ve benim kafadan birçok müziksever canlı müzik dinlemeyi tercih ediyoruz. Dün akşam, Salon IKSV`de genç bir gitarist hayalini gerçekleştirdi. Efe Demiral irili ufaklı pek çok projede yer alan bir müzisyen. Kendisine rol modeli aldığı Marc Ribot`nun konseri öncesi özel bir performans gerçekleştirme fırsatı yakaladı. Daha evvel XJAZZ Festivali`nde Barıştık mı Barış Demirel`in arkasında izlemiştim. Müziğini icra tarzı, sakinliği, seyirciyle mesafeli nezaketi bana Bill Frisell`ı hatırlatmıştı. Dün akşam dinlediğimde ise akılda kalıcı bestelerini, popülerlik kaygısı bulaşmamış icrasıyla dinleyicinin beğenisine sunuşuna tanıklık ettim. Bu noktada daha evvel Istanbul Caz Festivali`nde Marcus Miller konseri öncesi TRT Caz Orkestrası`na sahne veren ve tanıtımlarına katkı sağlayan yardımlarını bu sefer Efe Demiral için kullanan İKSV`ye tebriklerimi sunmak istiyorum. Efe`nin ilk kişisel kaydı "Inside Out", Müzik Hayvanı insiyatifinden yayınlanmış. Ben de bir müziksever olarak katkıda bulunmak istedim ve albümden bir kopya satın aldım. Albüm, müzikçalarımda iki üç defa döndü. Kapağından bestelerine tutarlı bir albüm olduğunu düşünüyorum. Güzel bir gitar albümü dinlemek isterseniz Efe`nin albümü aklınızda bulunsun derim.

Gelelim gecenin başrolüne...

Marc Ribot yine kasırga gibi. Bu adam gün geçtikçe gençleşiyor mu ne? Yoksa sahneye çıkmadan önce "enerji uykusu"na mı yatıyor? Burnunun ucuna düşmüş gözlüğüyle Ayler, Coltrane, John Zorn bestelerini arka arkaya sıraladı dün akşam. Sesler evreninin atmosferini delip yükselmek için için çelik telleri sağından solundan fırlamış akustik İbanez`ini tokatladı, yeri geldi bir balon sürttü tellere yeri geldi yaladığı baş parmağını gitarın üstüne sürtüp sesler çıkardı. Gitarının klavyesine tellerin arkasına sıkıştırdığı kurşun kalemle "koto enstrümanı" tınısı yakalamayı denedi. Ne özgürlük arayan kulakları armoniye körü körüne bağlı kalarak mutsuz etti ne de blues, caz, çağdaş müzik hatta dünya müziği meraklılarının yüzünü astırdı.

* * *

Ses yaratmaktaki ustalığını özgür doğaçlamada yeni kapılar açmak için kullanan Ribot kulaklarımızda yer etmiş standartları öyle kendine özgü yorumluyor ki belki de işte tam bu özelliği kendisini "en kallavi gitar ustalarından biri" mertebesine yükseltiyor. Dün akşam gerçekleşen konserin canlı kaydının yapılmış olmasını gerçekten çok isterdim. Hiç olmazsa, en azından ben, kulaklarımda kalan sesler zihniminde içinde yok olmadan hızlı adımlarla evime gitmeli ve bu güzel akşamı Cazkolik dostlarımıza aktarmalıyım. Söz uçar yazı kalır derler...

Burak Sülünbaz
twitter.com/buraksulunbaz
[email protected]

Cazkolik.com / 28 Ocak 2016, Perşembe

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Burak Sülünbaz

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.