"Caz, yüzde yüz sıkıcı bir müzik..." Polonyalı piyanist Marcin Masecki`nin Pera Müzesi`ndeki konserini izleyen Burak Sülünbaz hem konseri hem sanatçıyı yazdı.

"Caz, yüzde yüz sıkıcı bir müzik..." Polonyalı piyanist Marcin Masecki`nin Pera Müzesi`ndeki konserini izleyen Burak Sülünbaz hem konseri hem sanatçıyı yazdı.

Cazkolik olarak her fırsatta değindiğimiz konulardan biri hayli kabarık sosyal gündem nedeniyle bir çok güzel konseri kaçırdığımız gerçeğidir. Kendimize edindiğimiz misyonlardan biri de yetişebildiğimiz kadarıyla hepsi birbirinden farklı ve önemli ismi ağırlayan bu konserleri izlemek ve Cazkolik üzerinde geleceğe aktıralacak Türkçe bir arşive dönüştürmek. Sözgelimi, birazdan okuyacağınız konser arkadaşımız Burak Sülünbaz`ın 26 Mart akşamı Pera Müzesi`nin sanat eserleriyle dolu etkileyici ortamında Polonya ile Türkiye`nin 600. yılı nedeniyle yıl boyunca gerçekleşecek bir çok etkinlikten biri olan genç piyanist Marcin Masecki konseri ve sanatçıyla yaptığı mini görüşme oldu. Hem sanatçının müziği hem söyledikleri hayli dikkat çekici.


Caz, yüzde yüz sıkıcı bir

müzik!

Marcin Wasilevski ve Leszek Mozdzer ile başlayan Polonyalı piyanistlerle müzikal yolculuğuma bu kez eşlik eden Marcin Masecki belki onlar kadar göz önünde biri değil ama kesinlikle çarpıcı biri. Masecki, genç yaşını usta icrasıyla birleştirerek içindeki klasik müzik tutkusunu cazla bütünleştiren farklı bir müzisyen. 1982 doğumlu olmasına rağmen yirminin üzerinde albümü var ve birçok projede de yer alıyor (ki bu yaşta bu sayıda albüm aslında üzerinde ayrıca durulması gereken bir detay). Aslına bakarsanız, onu Bach çalarken izlediğimde çaldıkça açılan ve keyfi yerine gelen genç bir virtüöz gördüm. Masecki`yi ilk kez Arvo Part bestesi seslendirirken dinlemiştim ve öyle ki, yaşadığım duygu yoğunluğunu gerçekten sizinde benim gibi hissetmenizi çok isterdim.

Masecki, yaptığı müziğin altını fikirleriyle dolduran, yaptığı her işi birkaç notayla da olsa hissettiren bir müzisyen. Müziğini şekillendiren çıkış noktaları ve farklı bir ateşleme mekanizması var. Son projesi Polonezy`de on kişiden oluşan orkestrasına şeflik ederken Polonez müziğini yeniden canlandırma çabası dikkate değer. Ona göre Polonez müziği artık balolarda çalınmıyor ve işgal dönemindeki vatanseverlerin hissettiği değerin şimdilerde pek karşılığı yok, artık bu müzik sadece lise müsamereleriyle Chopin resitallerinde duyulabiliyor dersek yalan değil. Aslında, her Polonyalı nasıl dans edileceğini bilir ve bu onların doğasında var. Bu yeni manifesto, yani en karakteristik lehçe, müzik formunu modernleştirmeye yönelik ilgi eksikliği Maceski`nin son projesinin temelindeki ana fikri oluşturmuş. Proje, kalabalık bir ekiple çalınması gerektiği için maliyetli görünebilir ama oldukça eğlenceli bir orkestra olduğu için de yoğun ilgi görmüş ve birçok yerde konser vermişler.

* * *

Maceski`nin Berklee `de geçirdiği yıllar onun birlikte çalıştığı müzisyenler ve gelecekteki eşi vokalist Candelaria Saenz Valiente`le tanışmasına yol açmış. Birlikte şu anda yeni doğan bebekleri nedeniyle ara verdikleri Paris Tetris isimli grubu kurmuşlar. Dinleyenlerin ya sevecekleri ya da sevmeyecekleri, kendi kelimeleriyle ifade etmek gerekirse deneysel, avangart punk diye tanımladığı müzikleri Paris Tetris ile hayata geçirmişler.

Tablolar arasında Masecki ve Scarlatti

26 Mart akşamı Pera Müzesi`nde dinleyiciler müzenin ikinci katında yeralan sergi salonunda Osmanlı şehzadelerini anlatan tabloların huzurunda Polonya ile Türkiye diplomatik ilişkilerinin 600. yılı için düzenlenen kültür etkinliklerinin ilk ayağında Domenico Scarlatti`nin bestelerini solo piyano çalan Masecki`nin performansına tanıklık etti. Konser, Masecki`nin kendi sözleriyle Scarlatti bestelerini doğaçlamalar çerçevesindeki hırçın yorumlarını içeriyordu. Kesin olarak sanki konserin genelinde parçalar bariz biçimde Bach kokuyordu. Parçalar, kimi zaman kendi kendimize mırıldanır gibi dingin, kimi zaman piyanoyla kan ter içinde kavga edercesine yorucu, hırpalayıcı icra edildi. Masecki bu konuda artık estetik ve kulak okşayan piyano melodilerinden bıktığından, dinleyiciyi uyandırma, sarsma vakti geldiğinden bahsediyor. Bu riskli bir tutumdu ama konser dinleyicilerin bunalmasına izin vermeyecek bir süre aldı ve konser bitiminde kimi yüzlerde ferahlamış olmanın mutluluğu bariz okunuyordu. Genç sanatçının kendine güvenen ve dahası meydan okuyan tavrı sadece müzik çevresinin ve dinleyicilerin değil, daha geniş çevrelerin de dikkatini çekmeye aday belli ki.

Caz, yüzde yüz sıkıcı bir müzik

Biliyoruz, tahrik edici bir başlık, belki de yazıyı okumayan bir kısım cazseveri kızdıracak bir iddia. Konser sonrası kısa bir süre sohbet etme imkanı bulduğum Masecki`yi daha iyi tanımak ve Cazkolik okurlarına daha iyi anlatabilmek birkaç soru yönelttim. Türkiye`ye ilk defa gelen Masecki Pera Müzesi`nin atmosferini ve ne kadar iyi ağırlandığını anlatırken konu halen haberi sitede yayında olan ve son dönem Avrupa`nın dikkat çeken festivallerinden 12 Points`den açıldı. Masecki "12 Points" konseri için özel hazırlık yaptığını, her performansının bir öncekinden daha iyisi olmasını istediğini anlattı. Bu gece Scarlatti bestelerini kendine göre yorumlarken 12 Points için bu çerçevenin dışında bir konsept hazırladığını söyledi. Kendisini cazda mı klasikte mi daha iyi hissettiğini sorduğumda aslında iki tür arasında varolan kesin sınırlardan hiç keyif almadığından ama bir tür seçmek gerekirse klasik müzikte kendini daha iyi ifade ettiğinden sözetti ancak söylediğine göre funk gruplarında bas çaldığı ve hatta bazı projelerde şeflik yaptığı için ister istemez caz ile organik bağı olduğuna değinmekle birlikte caz müziğini yüzde yüz sıkıcı bulduğunu söylemekten de çekinmedi. Aslında, en ilgisini çeken, sıradışı ve fazla tanınmayan besteci ve piyanist Conlon Nancarrow`un mekanik piyanoyla yaptığı, insanın adeta bir makine gibi piyano çalmasına yöneltmesi olmuş.

Son not...

Bu gece izlediğimiz konser Pera Müzesi`nde gerçekleşecek farklı performansların habercisi. Bu yıl Polonya cazını keşfetmek isteyenler için güzel bir yıl olacak. Adam Mickiewicz Enstitüsü’ne bağlı bir dijital platform olan culture.pl tarafından düzenlenen konserler dizisinde Soniamiki, Dretkoy, Mikrokolektyw ve Paula & Karol konserlerini yine Pera Müzesi salonlarında izleme imkanı bulacağız. Gerçekleşecek konserler konusunda bizi takip etmeye devam edin, yakında konserlerin isimlerini ve tarihlerini paylaşacağız. (Detaylı bilgi için bu linke tıklayın lütfen: http://turkiye.culture.pl/tr/artist/marcin-masecki)

Burak Sülünbaz

Cazkolik.com / 05 Nisan 2014, Cumartesi

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Burak Sülünbaz

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.



X