"Cazın kadın olduğuna inanıyorum" diyen Carmen Lundy ile Leyla-Diana özel bir söyleşi gerçekleştirdi.

"Cazın kadın olduğuna inanıyorum" diyen Carmen Lundy ile Leyla-Diana özel bir söyleşi gerçekleştirdi.

25. Akbank Caz Festivali fırtınasının ardından artçı dalgalar -en azından bizim gibi bir caz portalı tarafından- daha bir müddet okurlara ulaştıracak yeni haberler, söyleşiler olarak devam edip gidiyor. Festival esnasında gelişel ilişkiler kısa zamanda yeni haberlere, yeni röportajlara dönüşüyor. Geçip giden konserler dostlarla buluşulduğunda konuşuluyor, müzikler yeniden dinleniyor… Birazdan okumaya başlayacağınız Carmen Lundy röportajı da festival günlerinde oluşan gelişmelerden biri. Söyleşileri hemen o an, konser öncesi ya da sonrası telaşında yapma imkanı bulamayınca sanatçıların ülkelerine geri dönüşlerini takiben `nerde kalmıştık` tadında sohbetler uzaktan gerçekleştirilen söyleşilere dönüşüyor. İşte, bu röportajla ben de sizlere bir tutam anı bırakıp eşliğinde tekrar sizi konsere geri götürmeyi istedim, izleyemeyenler için de bir fırsat olur umuyorum. Konserden bir kaç kare, müzik ve Carmen Lundy’nin hayatına dair merak ettiklerimiz de yaptığımız güzel söyleşide...

Carmen Lundy ile röportaja başlamadan önce, soru-cevap kısmına geçmeden güzel bir ön sohbetimiz oldu. Onu İstanbul’da izlemenin mutluluğunu anlatırken duyduğum heyecandan, şarkılara kattığı içtenlik ve derinlikli yorumdan konuştuk. Sadece caz şarkıcısı olmanın yanında besteci, aranjör hatta oyuncu ve ressam kimliklerini konuştuk, bu arada benim açımdan konserde ne kadar güzel karelerin yakalandığından bahsettik ve derken röportaja geçtik...

Carmen Lundy: "Cazın kadın olduğuna

inanıyorum..."

Leyla-Diana: Caza ilginiz nasıl ve ne zaman başladı?

Carmen Lundy: Caza onaltı yaşındayken, lisede aşık oldum. Beni bir çok eşlikçi ve büyük caz ustalarıyla tanıştırdılar. Onlarla tanışmam bana ilham verdi ve onları dinledikçe caza ilgim daha da arttı.

Leyla Diana: Sesiniz Ella Fitzgerald, Sarah Vaughan ve Aretha Franklin`e benzetiliyor, acaba bu büyük isimlerle tanıştınız mı? Birlikte söyleme fırsatınız oldu mu?

Carmen Lundy: Çok uzun yıllar evvel Ella Fitzgerald ile konser sonrası kuliste tanışmıştım. Sarah Voughan`la da tanıştım, performansını defalarca izleme imkanı buldum. Ayrıca, Carmen McRae, Betty Carter ve Shirley Horn`la da tanıştım. Hepsinden de ayrı ayrı etkilenip ilham aldım ve hepsi de beni yüreklendiren desteklerini eksik etmediler ama hayır, birlikte şarkı söylemedik.

Leyla Diana: Yüze yakın belki daha fazla besteniz var, beste yapma motivasyonlarınızdan bahseder misiniz?

Carmen Lundy: Müzik yapmayı seviyorum ve çok eğleniyorum, bana sevinç veriyor. Hayatım boyunca müzik öğrendim ve müzik yazmayı keşfederken karakterimin, özgünlüğümün, kişisel ifademin de uzantısı ortaya çıkıyor. İşte, bütün bunları yaparken ortaya çıkan bu özellikler beni motive ediyor.

Leyla Diana: Bir de ressam yanınız var. Şarkılarınızdaki serbestliği ve farklı yorumlarınızın resimlerinize yansıdığını düşünüyorum. Resimleriniz New York’ta The Jazz Gallery’de (Soho), The Jazz Bakery ve Los Angeles’ta The Madrid Theater’da sergilendi. Resme ne zaman başladınız ve özel bir tema üzerine mi çalışıyorsunuz?

Carmen Lundy: Resme doksanların başında başladım. Kolleksiyonculuğu seviyorum ve fark ettim ki, görüp beğendiğim birçok eser satın almak için çok pahalıydı. Kendi orijinal sanatımı yapmayı istedim ve denedim. Evet, bunun sonucunda da bahsettiğiniz yerlerde resimlerim sergilendi. “Çocukluk anılarımı boyamak” fikri benim ilham kaynağım oldu diyebilirim. Bu konuda kendi kendimi eğittim.

Leyla Diana: Resim mi müzik mi diye sormayacağım ama birbirlerini etkilediğini düşünüyorum. Bu konuyla ilgili neler söylemek istersiniz. Müziğe ağırlık verdiğiniz kadar resimlere de aynı ağırlığı verebiliyor musunuz?

Carmen Lundy: Resim beni tüm dünyadan alır götürür. Öyle ki, gerçekten dünyadan koparım. Evde stüdyomda çalışıyorum, ne zaman biraz boş bir zamanım olsa hemen resme sarılırım ya da işlerim arasında rahatlamak istediğimde resim yapmayı seviyorum. Hem beni rahatlatan bir yanı var hem de müziklerime ilham oluyor. Birbirinden etkilendikleri bir gerçek tabii.

Leyla Diana: Bu çok yönlü kişiliğiniz arasında aktristliğiniz de var demiştik. Bildiğim kadarıyla Billie Holiday’ın hayatını konu alan bir oyunda yer aldınız.

Carmen Lundy: Evet, oyun Lawrence Holder tarafından yazılmıştı. Bazı oyunculuk deneyimlerim oldu tabii. Billie Holiday çok sevdiğim ve etkilendiğim biridir. Bir de, yenilerde ileriye dönük heyecanla beklediğim, Farah Jasmine Griffith’in yazdığı muhteşem besteci ve piyanist Marry Lou Williams’ı anlatan oyunu The John F. Kennedy Center for The Performing Arts’ta sahneleyeceğim. (Bu konuyla ilgili olarak Carmen Lundy’in, Mary Lou Williams’a dair verdiği bir röportajı yakında paylaşıyor olacağız)

Leyla Diana: Peki, ya aktivist tarafınız, var mı? Nina Simone ya da Anjelique Kidjo gibi…

Carmen Lundy: Sosyal içerikli bir kaç şarkı yazdım ama bu anlamda kendimi bir aktivist olarak görmüyorum.

Leyla Diana: Son albümünüzden, albümün oluşumundaki etkiler ve yer verdiğiniz parçalardan bahsedecek olursak ne dersiniz?

Carmen Lundy: Zanaatim için sürekli çalışıyorum. Bazen o anda fikirler geliyor aklıma, düşüncelerden, insanlarla olan ilikşilerimizden. Bir çok meşhur şarkıdan ve benim favorim diyebileceğim müzisyenlerden olursan bir kayıt yapmak istiyordum. Geçmişin ayak izleriyle onların ruhlarının bir birleşimi oldu adeta diyebilirim. "Soul to soul" bunu anlatan bir albüm.

Leyla Diana: Performans sırasında sizi heyecanlandıran şeyler var mıdır?

Carmen Lundy: Evet var. İyi ve değerli müzisyenlerle birlikte çalmak ve takdir eden yani, bizim müziğimizi anlayan izleyici karşıdında olmak heyecan verici.

Leyla Diana: Söylediğiniz şarkıların nasıl seçiyorsunuz?

Carman Lundy: Bu, benim o an ne hissettiğimle alakalı. Bazen ilgimi çeken şeyleri insanlarla paylaşmayı seviyorum ve insanlara aşina gelen şarkıları da seçmeye çalışıyorum.

Leyla Diana: Sahneye çıkmadan önce çalışır mısınız?

Carmen Lundy: Evet ısınmak için çalışırım ama çok değil çünkü sahneye çıkmadan evvel gereksiz yere sesimi strese sokmak istemem.

Leyla Diana: Evet, şimdi cazda kadın konusuna geçmek istiyorum. Jazz Dergisi için caz müziğinde kadınları konu alan bir araştırma ve yazı dizisi sürdürüyorum. Dizinin ilk sayısında yer verdiğim isimler arasındaydınız. Size göre cazda kadının yeri ve önemi üzerine bir şeyler söylemenizi istesem (biliyorum geniş kapsamlı bir konu ama bunu sizin birinden öğrenmek çok değerli)

Carmen Lundy: Kadının cazda yeri çok önemli. Ben, cazın kadın olduğuna inanıyorum. Çok kısa oldu belki ama özeti bu.

Leyla Diana: Kadınların ağırlıklı olarak vokalist olmaları, enstrümanla ilgilerinin sınırlı olması… ancak günümüzde bu sınırların hayli değiştiğini görüyoruz. Enstrümanlarında çok başarılı kadınlar var mesela Terry Lyne Carrington, Esperanza Spalding vs. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Carmen Lundy: Bu sadece gençlerle ilgili değil, müziğin gerçeğiyle ilgili. Söz ettiğiniz sanatçıların hepsi enstrümanlarında çok iyiler. Bizim onları nereye koyduğumuz ve onlara verdiğimiz değerle ilgili olabilir.

Leyla Diana: Favori kadın sanatçınız kim?

Carmen Lundy: Billie Holiday

Leyla Diana: Festivalden söz edelim... İzleyiciyi nasıl buldunuz?

Carmen Lundy: Sıcak, dostça, pozitif, her türlü müziğe karşı açık ve müziklerin hakkını veren bir dinleyici olması son derece mutluluk verciydi. Böyle hissetmiştim o akşam.

Leyla Diana: Türk cazını dinleme fırsatınız oldu mu? Bir proje gelse Türk müzisyenlerle çalışmayı düşünür müsünüz?

Carmen Lundy: Hayır henüz olmadı ancak yıllar evvel Helsinki’de bir konser vermiştim ve piyanistim bir Türktü. İsmini şu an hatırlayamıyorum ama harikaydı.(Okurlara buradan sorayım, bu piyanist kim bilen var mı?)

Leyla Diana: Son sorum, kimlerden ilham alıyorsunuz, kahramanınız kim ve neden diye sorsam?

Carmen Lundy: Çocuklar ve geçlerden ilham alıyorum ve annem her zaman için benim kahramanım olmuştur, öyle de kalacak...

Leyla Diana: Bu güzel sohbete vakit ayırabildiğiniz samimi cevaplarınız için Cazkolik adına teşekkür ederim. Sizi İstanbul’da yeniden görmek ve ağırlamaktan mutlu olacağımızı bilmenizi isterim.

Carmen Lundy: Ben de sizlere çok teşekkür ederim ve en yakın gelecekte tekrar İstanbul’da olmayı heyecanla bekliyorum.

Fotoğraflar: Leyla-Diana Gücük

Dinlediğiniz müzik Carmen Lundy`nin seslendirdiği "When Will The Learn"dür.

Leyla-Diana Gücük
jazzcaffee@gmail.com
@jazzcaffee
@jazzmuzikkadin
instagram.com/leyladianagucuk/

Cazkolik.com / 18 Kasım 2015, Çarşamba

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

YORUMLAR

  • Mustafa Cosgun
    2015-11-18 16:14:12

    Leyla Hanım, çok güzel bir röportaj olmuş, kutlarım. Fotoğraflar da harikulade. Radyo programlarınızı da bir o kadar keyifle takip ettiğimi bilmenizi isterim. Çalışmalarınızda daimi başarılar dilerim. Cazkolik harikulade bir site. Teşekkür ederim tüm emeği geçenlere.

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.