"Günümüzün caz müziğinde en `cool` 80 `şey`... Ünlü Down Beat dergisinin 80. yaşı nedeniyle özel dosyası.

"Günümüzün caz müziğinde en `cool` 80 `şey`... Ünlü Down Beat dergisinin 80. yaşı nedeniyle özel dosyası.

Bugünün cazında en `cool`

80 şey!

Caz tarihi, sadece müziği, müzisyeni, grupları, ekolleri, dönemleri, öyküleri, festivalleriyle değil, bu şahane müziğe neredeyse ilk başladığı günlerden beri (özellikle doğduğu yer olan Amerika`da) eşlik eden, yücelten, tanıtan, önemseyen, eleştiren, geliştiren ve tartıştıran basını ve dergileriyle de yazılan bir tarihtir.

* * *

Caz müziğine eşlik eden caz basını tarihinin en önemli ismi bu yıl 80 yaşına basan Down Beat`ten başkası değil. Down Beat sadece bir caz dergisi değil, o, bir anlamda cazın simgesi. Gerçi, yaşadığımız teknolojik gelişmeler basının her anlamda çok etkili Time, Newsweek gibi köklü bir çok önemli markasını zor durumda bıraktı, ya kapanmaya ya da küçülmeye zorladı. Down Beat gibi bir derginin de bu şartlardan etkilenmediğini düşünmüyoruz. Zaten, bu konuda kimi haberler de gelmiyor değil ama yine de (ve umarız daima) hayatta kalmayı başardı ve varlığını sürdürüyor.

* * *

Sürdürmek bir yana, hala cazda gündemi belirleyen en önemli prestij markası. Dergi 80. yılı için özel bir sayı yayınladı. Yayınlarken de sayfalarında özel bir dosyaya yer verdi; "The 80 Coolest Things in Jazz Today".

* * *

Bu özel dosyayı hazırlarken yazdıkları sunuş yazısında geride bıraktıkları 80 yıllık büyük bir geçmişe rağmen geçmişe değil bugüne ve yarına baktıklarının altını çizen dergi, hazırladığı listeyi de aynı öngörüyle derlemiş ve gururla takdim ettikleri 80 `şey`lik bir liste yayınlamışlar, tabii sebeplerini de yanlarına kısa kısa yazarak.

* * *

Şimdi biz de size bu listenin tamamını aktaracağız ama yaptıkları açıklamaların tamamını yazmamız mümkün değil, sadece içlerinden seçtiğimiz kimi dikkat çeken notları yanlarına ekleyeceğiz.

* * *

Dergi, oluşturdukları 80 `şey`lik listeyi farklı başlıklar altında değerlendirerek oluşturmuş. Bu anlamda yer verdikleri ilk bölüm 10 kişilik bir "The Living Masters" listesi olmuş.

The Living Masters

01 Tony Bennett
02 Ornette Coleman
03 Herbie Hancock
04 Roy Haynes
05 Dave Holland
06 Keith Jarrett
07 John McLaughlin
08 Sonny Rollins
09 Wayne Shorter
10 Phil Woods

Yukardaki 10 kişilik listeye bakıp da itiraz edecek kimse yoktur, olsa olsa şu ya da bu niye yok denebilir. Caz yazarı Jon Garelick listenin ilk sırasındaki Tony Bennett için farklı tarzlarda söyleyen Stevie Wonder, Elvis Costello, John Legend gibi isimlerin yanısıra genç isimlerle yaptığı düetler sayesinde cazın genç nesillerde de tanınmasını sağladığını söylediği Bennett`ın yaşayan en `cool` caz starlarından biri olduğunun altını çiziyor. Thomas Staudter ise listenin ikinci sırasında yer alan Ornette Coleman için free-jazz`ın mimarı ve atası olduğunu belirtip başlattığı hamlenin nasıl geri dönülemez, yadsınamaz ve görmezden gelinemez bir başarı olduğunu vurguladıktan sonra kolektif doğaçlama, birlikte çalma ve sismik değişimlerin cazda altmışlı yıllarda onun sayesinde başladığını belirtiyor. Yazar Kirk Silsbee ise listenin üçüncü sırasında yer alan Herbie Hancock`ın cazseverlere anlatılmaya gerek olan biri olmadığını belirtikten sonra onun gerek cazın gelişimine sunduğu katkı, gerek üstlendiği (International Jazz Day gibi projeleri kastederek) uluslararası roller bakımından bugünün cazında en karizmatik isimlerden biri olduğunun altını çiziyor. 89 yaşındaki davul efsanesi Roy Haynes`i yazan Thomas Staudter büyük davulcuyla ilgili tespitini hayatta olan kendi yaşıtları arasında hala aktif olarak davul çalmaya devam eden isim olarak selamlayıp Fountain of Youth Band gibi projelerini halen sürdürmesini olağanüstü bir durum olarak niteliyor. Listenin beşinci sırasında yeralan Dave Holland için yazar Eric Harabadian cazda elli yılı deviren bu büyük bas ustasının günümüz müziğinde müzikal derinlik ve genişliğe sahip az sayıda ismin arasında yer aldığını belirtir. Solo bas ve çello kayıtlarında olsun. Miles Davis ile yaptığı çalışmalarda olsun melodik duyarlılık ve karmaşık armoniler bakımından caz ile rock arasında kurduğu kimi köprüler bakımından ve son olarak yayınladığı Prism albümü ve genelde müzikleriyle yakaladığı post-fusion minimalizmi bakımından listenin en dikkat çeken isimleri arasında olduğunu ısrarla belirtiyor.

The Living Masters serisinin ilk beş ismiyle ilgili yorumlar böyle, gelelim ikinci beş isme…

Listenin altıncı sırasında yer alan Keith Jarrett`ı kaleme alan Thomas Staudter büyük piyanistin 8 yaşındaki çocukluğuna gidip küçükken alınan Everett piyanonun altında uyuyarak geçirdiği günleri anımsatıyor (küçük Jarrett annesinden bir de fil istemiş). Telaşlı, az beğenen, mızmız, disiplinli, geçimsiz ama bir dahi dediği usta ismin Charles Lloyd Quartet ve Miles Davis ile yaptığı işlerden sonra Jack DeJohnette ve Gary Peacock ile kurduğu Standards Trio ve bilhassa "After facing You" ile "The Köln Concert" albümleri sonrası caz doğaçlamada bir kült haline geldiğini, yaşadığı kimi sağlık sorunlarına rağmen (Chronic Fatigue Syndrome) yeni milenyumun da en önemli isimleri arasında olduğunun altını çiziyor. Listenin yedinci sırasında yer alan isim ise John McLaughlin. Caz gitarın yaşayan en iyi isimlerinden olan İngiliz gitarist hakkında notlarını kaleme alan eleştirmen Bill Milkowski sanatçıyı iki pragrafta gerçekten iyi özetleyen bir yorum yazmış. Caz ile rock arasında altı telle ulaştığı başarılardan tutun da seksenlerde Paco De Lucia ve Al Di Meola Guitar Trio ile yaptıkları, Doğu ile Batı sentezi Shakti projesi, Elvin Jones ve Joey DeFrancesco ile Organ Trio`su senfonikve poetik çalışmaları ve 72 yaşında yayınladığı "4th Dimension Band" albümüyle böyle bir ikonu gelin de seçmeyin der gibi. Listenin sekizinci sırasında ise şimdiye kadar niye adı yok denebilecek bir isim olan Sonny Rollins var. Büyük ustanın yıldızı her dönem parlaktı. Hala da öyle. Yayınladığı son albümü ile, bundan iki sene önce İş Sanat`ta verdiği konserle sayısız nesli kendine hayran bıraktırmaya devam ediyor. Bizzat ABD başkanının elinden aldığı ödül Rollins`i değil adeta caza olan sevgisiyle bilinen Obama`yı onurlandırmıştı. "Caz bir ruhtur, onu öldüremezsiniz, her zaman varolmaya devam edecektir" diyen büyük usta listenin en değerli isimleri arasında kuşkusuz. Listenin dokuzuncu sırasında yer alan Wayne Shorter da özellikle yayınladığı son albümü "Without A Net" ile yakaladığı yeni başarının ardından yaşının çok ötesinde bir kült isim olduğunu bize yeniden hatırlattı. O yaşta birinin yarı yaşındaki başarılı ve yaratıcılıklarıyla performanslarının zirvesinde olan isimlerin de hayran olduğu böyle bir albüm yayınlamak tartışılmayacak bir durumdur. Tam 70 yıldır cazın içinde olan bir isimden sözettiğimizi hatırlatırsak başka bir cümle yazmaya gerek olmadığını siz de kabul edersiniz. On kişilik "The Livin Masters" listesinin yarısı 80 yaşının üstünde olan ustalar, diğer yarısı da zaten 70 yaşının üstünde. Listenin son ismi ise 82 yaşındaki bir başka büyük usta Phil Woods. Parker sonrası dönemin altoda endini en çok geliştiren, virtüöz ve tonal kişilik bakımından en dikkat çeken isimleri arasında gelen Woods için eleştirmenler `mikrofon kullanmaksızın konser salonlarını bir Stradivarius soundu muhteşemliğiyle dolduran adam` olarak tanımlarlar. Her müzisyenin kariyerinde bir altın dönemi vardır, bu dönem duruma göre on yıl da sürebilir daha uzun ya da kısa da sürebilir ama Phil Woods`un kariyerinde altın dönem sayısı birden fazla ve bu da onu çok haklı olarak listenin içine dahil ediyor.

The Next Generation

Yaşayan ustalar serisinin ardından bakış yönünü hemen bugüne ve geleceğe çeviren Down Beat 25 kişilik özel bir liste oluşturmuş. Listenin ilk beşini "The Gateway Artists" olarak tanımlayan dergi yeni kuşağın diğer isimlerini bu ön listenin ardından değerlendirmiş.

11 Harry Connick Jr.
12 Robert Glasper
13 Diana Krall
14 Wynton Marsalis
15 Esperanza Spalding
16 Jason Adasiewicz
17 Ambrose Akinmusire
18 Gerald Clayton
19 Amir ElSaffar
20 Mary Halvorson
21 Vijay Iyer
22 Julian lage
23 Cecile McLorin Salvant
24 Gregory Porter
25 Kendrick Scott

The Great Jazz Rooms

Down Beat oluşturduğu listenin başında müzisyenlere yer verdiği kadar bu müziğin doğal mekanı olan klüp ve salonların öne çıkanlarına dair kısa bir liste oluşturmuş.

26 Bimhuis, Amsterdam
27 Blue Whale, Los Angeles
28 Green Mill, Chicago
29 Preservation Hall, New Orleans
30 Ronnie Scott`s, Londra
31 Village Vanguard, New York

32 Brooklyn

Niye Brooklyn `cool`? Şundan dolayı diyor yazar Ken Micallef; Manhattan`da kırk yaşın altında müzisyen bulmanız zor, orası oldukça pahalı bir bölge, semtin düryaca ünlü The Village Vanguard, Blue Note ya da Jazz Standard gibi klüplerinde sadece Amerikalı değil, düryanın her yerinden gelmiş ve ünlü isimleri görmek mümkün, bu durum genç müzisyenler için işleri biraz zorlaştırıyor oysa Brooklyn çok daha deneysel projelere, farklı arayışta olan müzisyenlere, yeni ve taze fikirlere sahip bir semt. Bir anlamda yaratıcılığın yeni test merkezi Brooklyn, o yüzden listede!

33 Manfred Eicher & ECM

Eğer cazı yakından takip eden ve ECM markasını bilen biriyseniz fazla bir şey söylemeye gerek yok, eğer az tanıyorsanız açıkçası burada bu büyük firmayı anlatması uzun sürer ama şunu söyleyelim, cazın son 40 yılına damgasını vurmuş bir müzik firması varsa o da ECM`dir! Nokta!

The Great Jazz Festivals

34 Moers Festival, Almanya
35 Montreal Jazz Festival, Kanada
36 Monterey Jazz Festival, Kaliforniya
37 Newport Jazz festival, Rhode Island
38 New York Winter Jazz Fest, New York
39 Umbria Jazz Fest., İtalya
40 Festival International De Musique Actuelle De Victoriaville, Kanada

41 New Orleans

New Orleans cazın doğduğu yer ve hiç bitmeyeceği yer. Bundan elli yıl önce açılan Preservation Hall New Orleans müziğinin şekillendirildiği merkezlerin başında geliyordu. Hala da öyle. Oradan doğan Preservation Hall Band`in ünü tüm dünyaya yayıldı. Oradan yetişen dünyaca ünlü müzisyenleriyle, mirasına sahip çıkan festivaliyle, Mardi Gras`yla New orleans her zaman `cool`.

42 Jazz Record Mart, Şikago
43 Princeton Record Exchange, Princeton
44 Amoeba, Hollywood-Kaliforniya

Bugünün cazında en `cool` 80 şeyi belirleyip de plak mağazalarına yer vermemek olmaz. Eminiz okurlarımızdan bazılarının yukardaki mağazalardan birine yolu düşmüştür.

Bir girişimci olarak caz sanatçıları

Burada kastedilen aslında Charles Mingus, Max Roach zamanlarından beri kendi şirketlerini kuran, kendi yapımlarını kendileri üreten ve yayınlayan sanatçılar. Bugünün cazında öne çıkan aşağıdaki isimleri derlemiş Down Beat.

45 Mike Reed
46 Spike Wilner
47 The Curtis Brothers
48 Dave Douglas
49 John Zorn

Caz radyosu sevmek için 5 sebep

50 Kuvo, Denver
51 KKJZ, KJAZZ Kaliforniya
52 WWOZ, New Orleans
53 WBGO, New Jersey
54 Real Jazz, Sirius XM Radio

55 Jam Session

Yer ya da mekan olarak, sanatçı olarak değil, bizatihi eylemin yani Jam Session`ın kendisi. Madem caz bir `an`ın müziği, madem öngörülemez bir müzik o zaman Jam Session`da her zaman `cool`.

Global Jazz

56 Han Bennink
57 Jakob Bro.
58 Peter Brötzmann
59 Hiromi
60 Instant Composers Pool
61 Enrico Rava
62 Omar Sosa

Büyük Caz Kurumları

63 Jazz At Lincoln Center
64 The Monk Institute
65 SF Jazz

The Genre Benders

66 The Bad Plus
67 Pedrito Martinez
68 Mehliana
69 Trombone Shorty
70 Snarky Puppy
71 Meghan Stabile

"The Genre Benders"ı nasıl tanımlayalım bilemedik, ne diyelim, siz söyleyin?

72 Blue Note Records

Bu dosyayı hazırlayan Down Beat dergisinden 5 yaş küçük, 75 yaşındaki caz tarihinin bu en önemli müzik firmasının olmadığı bir liste düşünmek zor. Blue Note her zaman `cool`.

Sıkıntıların ötesindeki sanat

73 Fred Hersch (AIDS ve kimi beyin sağlık sorunlarını atlatmış piyanist)
74 Jazz Foundation of America
75 Bob Belden

Açıkçası burada kastedilen yaşadıkları sağlık ya da başka nedenlerle yaşamla ölümün arasında gidip gelmiş sanatçıların yanında türlü sorunlarla boğuşmadan duramayan kurumlar kastedilmiş.

Freedom

76 Tony Malaby
77 Matthew Shipp
78 Wadada Leo Smith

79 Gençlik ve çeşitlilik

Caz müziğini üniversitelerden daha aşağılara, liseler, hatta ilkokullara kadar indirmek, buralardan yepyeni nesillerin gelmesini sağlamak `cool`.

80 Miles isimli çocuklar

Listenin sonuncusu ilginç… Şöyle bir benzetme yapalım, hani babalarımız Metin Oktay ya da Can Bartu hayranı diye biz çocuklarına da Metin, Can ya da başka isimler vermiştir ya, onun gibi bir şey… Özelikle Amerika`da isimleri Miles, Ella, Horace filan olan kaç çocuk vardır acaba? Ya da hala bu isimleri koyan ebeveynler var mı? Ne güzel bir şey!

Cazkolik.com / 09 Haziran 2014, Pazartesi

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.