İstanbul Gençlik Caz Orkestrası 14 Nisan`da Nicholas Payton`la aynı sahneyi paylaşacak. Baki Duyarlar ile orkestrayı ve Payton`ı konuştuk.

İstanbul Gençlik Caz Orkestrası 14 Nisan`da Nicholas Payton`la aynı sahneyi paylaşacak. Baki Duyarlar ile orkestrayı ve Payton`ı konuştuk.

Akbank ve Bahçeşehir Üniversitesi sponsorluğunda kurulan ve ülkemizde Big Band caz müziği konusunda ümit verici adımlar atarak heyecan yaratan İstanbul Gençlik Caz Orkestrası geçen sene verdiği konserlerin ardından 14 Nisan akşamı hedef büyüterek dünyaca ünlü bir caz müzisyeni Nicholas Payton`ı ağırlayacak. Hem orkestra olarak ve hem de orkestrayı heyecanla takip eden bizler için önemli bir tecrübe olaack bu konser öncesi grubun kurucularından ve orkestra şefi sevgili Baki Duyarlar ile özel bir söyleşi gerçekleştirdik.


Baki Duyarlar: "Genç

arkadaşlarımın Nicholas

Payton gibi usta bir caz adamı

ile müziği anlama konusunu

pekiştirme ve kendilerini

deneme fırsatları olacak."

Cazkolik: Baki Bey merhaba, merakla 14 Nisan konserini beklerken Cazkolik olarak sizinle son zamanlarda heyecan verici bulduğumuz Gençlik Caz Orkestrası`nı konuşmak, nasıl doğduğunu sizden öğrenmek istiyoruz!

Baki Duyarlar: Bu oluşum uzun süredir olgunlaşmasını beklediğimiz bir projeydi. Başta iki üç dostumla birlikte; şöyle bir orkestra olsa ne güzel olur, ne iyi müzisyenler yetişebilir diye konuştuğumuz, sohbetlerimizin arasında hep keşke diye andığımız bir konuydu. Doğru zaman geldiğinde bunu olgunlaştırdık ve hayata taşıdık. Daha başlangıç seviyesinde ama şu anda bile heyecan verici bir oluşum.

Cazkolik: Çok iyi bir başlangıç oldu, peki, Big Band`ler dünyada sponsor desteği olmadan ayakta kalamıyor Akbank ve Bahçeşehir Üniversitesi`nin kurumsal desteğini nasıl yorumlamalı? Kurumların desteğini daha etkili kullanmak ve bu desteği farklı projeler için de ikna etmek mümkün mü?

Baki Duyarlar: Big Band`lerin sponsorsuz olarak hayatta kalması çok zor, bu doğru, özellikle eğitim kısmı baskın olan orkestraların hayatta kalabilmesi neredeyse imkansız. Bu sebepten dolayı orkestra olarak Akbank, Akbank Sanat ve Bahçeşehir Üniversitesi’ne her zaman teşekkür edeceğiz. Böyle bir orkestradan çıkacak geleceğin caz solistleri, ileride Türk caz müziğine şekil verecekler, böylece iyi caz dinleyicisi de bu kurumları saygıyla anacak.

Cazkolik: Orkestranın yapısı nasıl? Müzisyenler kimler ve nasıl bir araya geldiniz?

Baki Duyarlar: Orkestranın yapısı tipik bir Big Band, yani 17 kişilik bir orkestra. 4 trompet, 4 trombon, 5 saksofon, piyano, kontrabas, gitar ve davul. Orkestrayı oluşturmak için bir giriş sınavı tarihi belirlenip ilan edildi. Ben ve birçok arkadaşım sosyal medyadan haber saldık, konservatuarlara haber bıraktık ve neticede 43 genç müzisyen / öğrenci başvurdu ve elemeleri geçen 17 gençle orkestra kurulmuş oldu. Şu andaki grup konservatuvarlılar, müzik bölümünde okuyanlar, kendi kendini yetiştirenler ve kısa bir süre önce profesyonel hayata girmiş olan genç müzisyenlerden oluşuyor, sosyal ve müzikal olarak büyük bir uyum içindeler. Müzik böyle birleştirici bir şey.

Cazkolik: Orkestranın içinden small gruplar da farklı projeler için çalışmaya başladı sanırım, caz ortamını besleyen bu küçük oluşumlara siz nasıl bakıyorsunuz?

Baki Duyarlar: Büyük orkestralardan yetişen solistler her zaman çok kaliteli olmuşlardır. Geçmişte ve günümüzde dinlediğimiz bir çok iyi solist, genç yaşlarında muhakkak bir büyük orkestrada çalarak da tecrübelenmiştir. Küçük gruplar ise klasik batı müziğindeki oda orkestralarına benzer, başka bir disiplindir. Genç arkadaşlarımın her iki ekolüde tecrübe etmeleri için elimden geleni yapıyorum.

Cazkolik: Bu noktada kişisel bir projeksiyon almak istiyoruz; Elinizde doğan ve büyüyen bu projeye dair gelecek öngörüleri ve hedefleriniz neler?

Baki Duyarlar: Benim için en baştaki hedef kalıcı, sürekli olmasıdır. Bunun için elimden gelenin fazlasını yapıyorum. 17 kişi ile hareket etmenin zorluğunu bir kenara bırakın, mesela prova yeri sorunu yaşıyoruz. Madem her şey bir hayal ile başladı, hâlâ hayal etmekten alamıyorum kendimi. Keşke bu oluşum kendi binasına, en azından kendi prova mekanına sahip olsa ve kimbilir eğer bu hayali mekan aynı zamanda konser salonu olarak da kullanılabilir olsa. Böylelikle genç caz müzisyenleri yetiştiren İstanbul Gençlik Caz Orkestrası bir vakıfa dönüşse ve kalıcı olsa. Ne güzel olurdu!

Konserin dünyaca ünlü bir konuğu var; Nicholas Payton, İstanbul Gençlik Caz Orkestrası ile birlikte çalacak.

Cazkolik: 14 Nisan konserine gelirsek: Nicholas Payton oldukça etkileyici ve kendisi de big bandlerde çok çalmış, yetişmiş bir isim, bu fikir nasıl doğdu ve Payton ismi nasıl gündeme geldi?

Baki duyarlar: Nicholas Payton hem Big Band`lerde çalmış, hem de kendi Big Band`ine sahip müthiş bir müzisyen. Bütün orkestra elamanları böyle usta bir müzisyenle aynı sahnede olacak olmanın heyecanını yaşıyor. Usta yerli ve yabancı caz müzisyenleri ile İstanbul Gençlik Caz Orkestrası`nı bir araya getirmek en baştan beri bu oluşumun misyonlarından biri. En başta bu projeyi hayal ederken aynı rüyayı benimle paylaşan ve projenin katelizatörü olan kişinin fikridir Nicholas Payton. Yani bir rüyamız daha gerçekleşiyor.

Cazkolik: Payton ile tek konserlik bir çalışma mı olacak? Daha uzun vadeli hedefler var mı? Ya da benzer isimlerle böyle düşünceler süreklilik kazanacak mı?

Baki Duyarlar: Nicholas Payton ile bir seferlik bir araya geliyoruz ancak Türkiye`den ve yurtdışından bir çok yetkin müzisyenle farklı projelerde orkestramızın bir araya gelmesini arzuluyor ve değişik planlar yapıyoruz. Bu tip planların süreklilik kazanması da çok önemli. Mesela orkestramızın ülkemizdeki caz festivallerinde yer alması ve yurtdışındaki festivallere gönderilmesi müthiş tecrübe kazandırıcı atılımlar olur.

Cazkolik: Payton ile konser repertuvarı nasıl olacak? ve bağlantılı olarak orkestra müzisyenleri için de heyecan verici olacağını tahmin ettiğimiz bu çalışma müzisyenlere deneyim olarak neler kazandırır?

Baki duyarlar: Repertuarı elimiz de var olan Big Band parçalarını, yeni eserler satın alarak destekleyip Payton`a bir liste halinde gönderdik, açıkçası repertuarımızdaki eserleri etkileyici buldu. Oradan parçalar seçtikten sonra kendi beste ve arajmanlarını orkestramızın alt yapısı ile çalmak üzere bize parçalar gönderdi. 14 Nisan konserimiz böyle bir repertuardan oluşacak. Genç arkadaşlarımın hepsi çok iyi nota okuyan genç müzisyenler, netice itibari ile en başta yaptığımız seçmeler çokça nota deşifre etmek üzerineydi ancak notayı okumak ile kağıtta yazan müziği anlamak aynı şey değildir, işte bu noktada benim genç arkadaşlarıma büyük katkım oluyor. Şimdi Nicholas Payton gibi usta bir caz adamı ile müziği anlama konusunu pekiştirme ve kendilerini deneme fırsatları oluyor. Bence bu son derece önemli bir nokta çünkü sonuçta akademik ortamda bile, sanat usta çırak ilişkisi ile öğrenilen bir şey.

Cazkolik: Orkestranın Türkiye`de, özellikle üniversitelerde geniş bir turne imkanı olduğunu sanıyoruz, yakında böyle haberler yapacak mıyız?

Baki Duyarlar: Evet yaz döneminde Türkiye`deki birçok üniversitede festivaller, konser oluyor. Ama henüz orkestramız için böyle bir teklif yok ne yazık ki.

Cazkolik: Bahçeşehir`deki caz eğitimi kısa sürede ve Baki Duyarlar`ın vizyonu sayesinde önemli bir kazanım sağladı, bu eğitim altyapısı daha ne sürprizler yapabilir? Başka orkestralar, solist-virtüözite kazanımları, yarışmalar, başka neler olabilir?

Baki Duyarlar: Bahçeşehir Üniversitesi’nde benimle birlikte ders veren eğitimci meslektaşlarım ile beklentimiz, bölümümüzün lisans ve yüksek lisan bölümlerine dönüşmesidir. Şimdiki sertifika bölümünde bile belirli bir seviyenin üstünde bir eğitim var. O bölümden çıkıp hayatını müzikle kazanmak isteyen birçok öğrenci var. Bölümümüz de vokalist öğrencilerimizin sayısını düşününce bölümden bir koro çıkmaması tuhaf olur sanırım. Bunun alt yapısını oluşturmak için bir takım konuşmalar yapıyorum ama şimdilik pek fazla yol alamadık.

Cazkolik: Son bir soru Baki Duyarlar`ın yeni albümü üzerine olsun, yeni bir albüm kaydettiğini biliyoruz, ne durumda? Ne zaman yayınlanacak? neler dineyeceğiz?

Baki Duyarlar: Albümün adı Time Of Spring ve bütün kış baharın gelmesini bekledi. Yani şimdi yayınlamanın tam zamanı, kartonet çalışması bitmek üzere. Çok yakında dükkanlarda bulunabilir sanırım. Albümde benim ile bereber Janek Gwizdala bas, Justin Vasques alto saksofon, Louie Palmer davul çaldı. Albümdeki bütün besteler bana ait. İlk üç albümüm olan Overseas, Colors ve Kemenjazz üçlemesinin dışında bir müzik bu sefer. Tek başına ayaklarının üstünde duran yekpare bir müzik.

Cazkolik.com / 10 Nisan 2014, Perşembe

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.