James Carter'ı daha önce dinlemiş, sahnede izlemiş olanlar Amerikan caz müziğin orta yaş kuşağının bu gösterişli virtüözünün ne denli etkileyici olabileceğini bilir.
Carter üstelik bu kez İstanbul'a 'John Coltrane 100' proje kapsamında gelmişti
Akbank Caz Festivali'nin Coltrane'in yüzüncü yaşını unutmayarak repertuvarına dahil etmesi önemli bir artı değer. Festivalin bu konseri Coltrane dinleyerek büyümüş bir tenor ve soprano saksafon ustasına emanet etmesi, sahnede Hilliard Greene gibi kontrbas doğaçlama uzmanı bir büyük usta ve Gerard Gibbs gibi akustik piyano ve org virtüözü ama yaşını göstermeyen bir sanatçı ve Alex White gibi caz stillerine oldukça hakim bir davul ustasıyla yapması sahnede seyirciyi avucunun içine alacak bir 'uzman' kadronun bulunduğunu gösteriyordu.
Nitekim öyle oldu!
James Carter daha ikinci parçada dakikalarca süren uzun, kesintisiz, tek nefes soprano saksafon doğaçlama solosu ile salonun tansiyonunu bir anda yükseltti. Sonra gerisi çığ gibi dinleyicinin üzerine iki saati aşan süre boyunca adeta yağdı.
James Carter, John Coltrane projesini sahneye, Coltrane'nin çok bilinen riff'lerinden oluşan ama sonrasında tamamen doğaçlama ve bildiği yönde serbest çağrışımlarla ilerleyen, progressive değil ama ustalık ve dörtlü çalım bakımından alkışlara boğulan bir repertuvar olarak taşıdı.
Coltrane'nin dinleme listelerinin tepesinde yer alan parçaların çok tanınmış kısa riff'leri dinleyiciye yol tarifi bakımından yön tabelası işlevi görse de sonrasındaki karmaşık solo atraksiyonları, Carter'ın atletik performansı, isteyen herkese meydan okuyabilecek 'battle' cesareti ve peşine takılan diğer ustaların eşlikçiliğiyle zamanın nasıl geçtiğini unutturan bir konserin hafızalarımızda yer etmesini sağladı.
Repertuvarın yolda doğaçlama değişikliklere uğradığını gösteren Pink Panther gibi popüler parçaların riff'lerinin aralara sürpriz giriş çıkışları, Alex White'ın soloları arasına Salt Peanuts gibi parçaların riff'lerini sıkıştırması konser boyunca kulaklara ziyafet eğlenceli ve coşkulu anların yaşanmasına vesile oldu.

Fotoğraf: Cem Gültepe
James Carter aslında albümlerinde tematik davranabilen biri
Mesela, son albümü Gold Soundz geçen akşam izlediğimize benzeyen bir kadroya sahip (org hariç) ama 'track'ler baştan kodlanan kültürel izleri sıkı takip ediyor. Yine James Carter tavrı ama daha paylaşımcı, daha nota sehpasını takip eden ve özellikle albüm Cyrus Chestnut'lı bir klavye dehasına sahip olunca org seslerinin ortalığı yıkıp geçmesi kaçınılmaz oluyor. Geçen akşamki konserin ardından Carter'ın bu son çalışmasını dinlemek kuvvetli bir tamamlama unsuru olacaktır. Tavsiye olunur!
Feridun Ertaşkan
Cazkolik.com / 05 ekim 2026, Pazartesi
Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.