Sun Ra yeniden İstanbul semalarında görünecek, gecikmeden habere tıklayın!

Sun Ra yeniden İstanbul semalarında görünecek, gecikmeden habere tıklayın!

 

Sun Ra deyince akla Marshall Allen geliyor

 

 

Terminal Kadıköy'ün dinamik canlı müzik sahnesi Komünite 12 ve 13 Temmuz günleri için Sun Ra konserini duyurdu.

 

Babylon sayesinde İstanbul'un müzik hafızasında doksanlardan itibaren özel yere sahip olan Sun Ra Arkestra, yeniden İstanbullularla buluşmaya hazırlanıyor.

 

İstanbul bağımsız kültür sahnesinin dikkat çeken buluşma noktalarından Komünite, çağdaş kültür ve yaratıcı toplulukları bir araya getiren yapısıyla bu karşılaşmaların doğal zeminini oluşturuyor. İki gece boyunca mekânın kendisi de deneyimin ayrılmaz bir parçasına dönüşecek.

 

Sun Ra kozmik evrende yaşamını sürdürürken bayrağı kendisinden sonra devralan Marshall Allen ise 102 yaşında hâlâ albüm kaydetmeye devam ediyor

 

Ama... Marshall Allen maalesef bu konserde yer almayacak. 102 yaşına basan sanatçı deniz aşırı yolculukları doktorunun direktifiyle durdurmuş durumda, bu yüzden Arkestra konserlerine katılamıyor.

 

Spiritüel cazın ellili yıllardan itibaren en önemli temsilcilerinden Sun Ra Arkestra, saksafoncu Knoel Scott’ın müzikal direktörlüğünde yeniden hayat bulurken; Marshall Allen’ın vizyonuyla şekillenen ve 2026 Grammy adaylığı bulunan "Lights on a Satellite" albümünden eserlerle geçmiş ile geleceği aynı sahnede buluşturuyor. İstanbul’da da iz bırakmış bu müzikal miras, yıllar sonra yeniden müziği, felsefeyi ve sahne sanatlarını buluşturan disiplinler arası bir deneyim sunacak.

 

 

 

Sun Ra Arkestra ve Afrofütürizm

 

 

Sun Ra ile anılmaya başlanan Afrofütürizmin kökleri Afrika diasporasının acı dolu tarihine ve kölelik geçmişine dayanan, ancak geleceğini bilimkurgu, ileri teknoloji, uzay, mitoloji ve kozmik evren ile yeniden inşa eden disiplinler arası radikal bir kültür, sanat ve felsefe akımıdır.

 

Bu akım, "eğer geçmişimizi elimizden aldılarsa, biz de geleceğimizi uzayda inşa ederiz" diyen siyah entelektüellerin ve sanatçıların bir başkaldırı modelidir.

 

 

Güneş Tanrısı Sun Ra

 

 

Müzik dünyasında afrofütürizmin temellerini atan kişi, Marshall Allen'ın da akıl hocası olan efsanevi caz müzisyeni Sun Ra'dır (asıl adıyla Herman Blount).

 

Sun Ra, Amerika'da ırkçılıkla ve ayrımcılıkla mücadele etmenin yolunun dünyevî siyaset değil, kozmik kaçış olduğunu savundu. Kendisinin dünya gezegenine ait olmadığını, Satürn'den gelen bir uzaylı olduğunu ilan etti. Sun Ra Arkestra ile birlikte parlak, fütüristik, uzay kıyafetleri giyerek sahneye çıktılar. Onlar için uzay, siyah insanların beyaz sömürgeciliği ve kölelik olmadan tamamen özgür ve eşit yaşayabileceği ütopik bir sığınaktı. 1974 yapımı ünlü filmleri "Space is the Place" (Uzay Tek Yerdir), bu felsefenin sinemadaki manifestosu olarak bilinir.

 

Afrofütürizm, sadece "teknoloji ve robotlar" demek değildir. En büyük özelliği, kadim Afrika kabile mitolojileri ve mistisizmini (örneğin Dogon kabilesinin astronomi bilgisini), kuantum fiziği ve siberpunk ögeleriyle birleştirmesidir. Geçmişin kökleriyle geleceğin teknolojisi aynı potada erir. Akım, siyah insanların sadece geçmişteki acılarla (kölelik, ayrımcılık) anılmasına karşı çıkar; onları geleceğin teknolojik liderleri, uzay gezginleri ve bilim insanları olarak konumlandırır.

 

 

 

Afrofütürizm bugün Sun Ra sayesinde caz kulüplerinden çıkıp küresel ana akım kültürün en güçlü damarlarından birine dönüşmüştür

 

 

Marvel'ın Black Panther filmindeki hayali Wakanda ülkesi, afrofütürizmin dünyadaki en popüler örneğidir. Dış dünyadan izole, sömürgeciliğe uğramamış, geleneksel Afrika kültürünü korurken adeta dünyanın en gelişmiş teknolojisine sahip fütüristik bir krallık portresi çizilir.

 

1970'lerde George Clinton'ın Parliament-Funkadelic grubu uzay gemisi konseptli sahnesiyle bu bayrağı taşımıştır. Günümüzde ise Janelle Monáe (android konseptli albümleriyle), Erykah Badu ve OutKast gibi isimler müziği görsel birer afrofütüristik şölene dönüştürmektedir.

 

Octavia Butler ve Nnedi Okorafor gibi yazarlar, bilimkurgu edebiyatında bu akımın ödüllü başyapıtlarını üretmişlerdir.

 

Yani;

 

Afrofütürizm, travmatik geçmişe sahip olan bir halkın hayal gücünü ve teknolojiyi birer kalkan olarak kullanarak kendi kaderlerini evrenin derinliklerinde yeniden yazma eylemidir.

 

 

Sun Ra Arkestra'nın öne çıkan diskografisi

 

 

Super-Sonic Jazz (1957): Sun Ra’nın "Satürn'den geldiğini" ilan etmeden önceki Chicago dönemine ait erken dönem albümüdür. Duke Ellington ekolüne bağlı sert bop ve hard-bop caz ritimleri hakimdir ancak arkada çalmaya başlayan elektronik org denemeleri fütüristik geleceğin ilk sinyallerini verir.

 

The Heliocentric Worlds of Sun Ra, Vol. 1 (1965): Sun Ra Arkestra’nın New York’a taşındıktan sonra avangart ve özgür cazın sınırlarını kaldırdığını gösteren çığır açıcı bir albümdür.

 

Space Is the Place (1973): Bu albüm, Sun Ra felsefesinin, sinema filmiyle de desteklenen en popüler ve mutlak manifestosudur.

 

Lanquidity (1978): Sun Ra’nın geleneksel caz kalıplarından sıyrılıp, dönemin yükselen funk, R'n'B ve elektronik sound'unu benimsediği albümdür. Hırçınbir özgür caz yerine, akıcı, groove odaklı, hipnotik ve adeta saykodelik bir rüya hissi veren tınılara sahiptir.

 

Nuclear War (1982): Sun Ra'nın Soğuk Savaş döneminin nükleer kıyamet korkusuna karşı ürettiği, şaşırtıcı derecede ritmik ve protest bir albümdür.

 

Marshall Allen ile ilgili haberlerimizi bu linkten takip edebilirsiniz.

 

Cazkolik.com / 18 Haziran 2026, Perşembe

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.