Yaz aylarını PSM Loves Summer konserleriyle festivale çeviren Zorlu PSM dinleyicisinin karşısına Suede konseriyle çıkmaya hazırlanıyor

Yaz aylarını PSM Loves Summer konserleriyle festivale çeviren Zorlu PSM dinleyicisinin karşısına Suede konseriyle çıkmaya hazırlanıyor

 

Brit popun kırk yıllık geçmişe sahip köklü grubu Suede yeniden İstanbul'a geliyor

 

 

Yıllardır grubun adının nereden geldiğini merak ederim, biraz araştırınca buldum. Tahmin ettiğim gibi, Suede grubu adını bildiğimiz kadife tonlu yumuşak derimsi kumaştan alıyor. Grubun kurucusu ve solisti Brett Anderson'ın (basçı Matt Osman'ı da unutmamak lazım) daha grup kurulmamışken aklına takılan bir isim imiş Suede.

 

Ama bir başka ilham kaynağı daha var; İsrail'e verdiği destek nedeniyle şimdilerde hazzetmediğimiz Morrissey'in 1988 yılında yayımladığı "Suedehead" adlı şarkı Anderson'a bu ismi koyma konusunda moral vermiş.

 

Tabi herkes bu kelimenin aslında kadifemsi bir estetiğe gönderme olduğunu tahmin edecektir.

 

Bir diğer kültürel çağrışım da 70'lerin David Bowie ile özdeşleşen androjen glam rock tarzını anımsatması da Anderson'ın bu adı vermesinde etkili olmuş olabilir.

 

Suede hakkında konuşmaya başlarken kırk yıl, hatta daha geriye gitmek gerek, işte yol bizi glam rock dönemine kadar götürdü.

 

 

 

Suede; tekinsiz ve pürüzsüz bir his

 

 

Bir başka şekilde söylemek gerekirse, Anderson ve arkadaşları Britanya müzik sahnesine girmeye istekli oldukları günlerde kadife dokulu ama çiğ bir şıklığı sembolize etmek istedikleri için bu adı tercih etmişti.

 

 

Suede'in İstanbul'a üçüncü gelişi olacak

 

 

Köklü grubun ilk Türkiye konseri 2003 yılında gerçekleşmişti. Aradan uzun zaman geçmiş. O yıllar grubun en aktif döneminin sonuydu. Ardından, 2011 yılında bir kez daha İstanbul'u salladılar ve şimdi üçüncü kez onları sahnede görmek için sabırsızlanıyoruz.

 

 

 

Suede, 17 Temmuz gecesi Zorlu PSM Turkcell sahnesine eylülde çıkan "Antidepressants" albüm turnesi kapsamında çıkacak

 

 

İddialı bir isme sahip olan "Antidepressants" albümü grubun uzun kariyerindeki ikinci dönemin startını vermiş gibi sanki.

 

Brett Anderson albümü kendi sözleriyle şöyle anlatıyor; "Eğer Autofiction bizim punk kaydımızsa, Antidepressants da post-punk kaydımızdır". Albüm, gotik rock tınılarından esinlenen, günümüz modern gruplarından etkilenen spoken-word vokaller barındıran karanlık ve yoğun bir sound'a sahip. Şarkı sözleriyse modern hayatın getirdiği nevrozlara, anksiyeteye, dijital dünyada hapsolmuşluk hissine, ölümlü olmaya ve bağlantısı giderek kopan dünyada insanî bir bağ kurma çabasını anlatır. Anderson bu albüm adını neden seçtiğini ise kendi hayatında müziğin bir antidepresan görevi görmesi sebebiyle diye açıklıyor.

 

 

 

Albümün kapak görseli 20. yüzyılın en büyük ressamlarından Francis Bacon çağrışımlı

 

 

Suede'in bu son albümünün kültürel sürprizleri bitmek bilmiyor. Biraz araştırınca albüm kapağında kullanılan ilginç görselin Francis Bacon'ın 1962'de iki et dilimi arasında poz verdiği ünlü fotoğrafına sanatsal gönderme olduğu anlaşılıyor.

 

Suede'i çağdaşları Oasis ve Blur gibi diğer devlerden ayıran keskin ayrım sözleri ve temalarındaki marjinal, romantik ve dışlanmış kentli hissiyatıdır. 

 

Brett Anderson şarkılarında; Londra'nın arka sokaklarındaki uyuşturucu kültürünü, kimlik karmaşalarını, sınıf çatışmalarını, bastırılmış cinselliği ve parlak ışıkların altındaki derin yalnızlığı adeta trajik şiirler gibi işlemesiyle tanınıyor;

 

"Ve uğruna para biriktirdiğin ev işte tam bu / İşte pencereler ve işte duvarlar... Evime bakıyorum, lüks bir tasarım / Ama arkasına saklandığım duvarlarda pislikler var"... mesela böyle dizeler...

 

Müziğindeki bu tehlikeli, seksi ve melânkolik hava grubu zamanla Britpop kalıplarının dışına taşıyarak ana akım poptan ziyade kült bir alternatif rock efsanesine dönüştürmüştür.

 

Suede, Zorlu PSM konseri öncesi son albümü "Antidepressants"ın 3 CD'den oluşan delüks versiyonunu yayınlayacak. Bu yeni versiyonda orijinal albümün yanı sıra, Haziranda yayımlanan "Emotionally Unavailable", "Medication", "Dirty Looks" gibi bonus parçalar ve albümdeki tüm şarkıların demo kayıtlarının yer alacağı açıklandı.

 

 

 

On yıllık ayrılığın ardından 2010'da yeniden bir araya geldiler ve hâlâ bir aradalar

 

 

grup 2003 yılında dağılmıştı aslında ama 2010'da yeniden bir araya gelerek nostaljik bir topluluk olmayı reddettiklerini açıkladılar. Geri dönüşün sembolü ise "Bloodsports" albümü oldu. Bu albümü yıllar sonra "Autofiction" albümü takip etti ta ki bu son "Antidepressants" albümüne kadar. On ylların ardından sahnede ilk günkü vahşi enerjisini koruyan Brett Anderson liderliğindeki grup zamanın ötesinde bir yaratıcılıkla yollarına devam edeceği sinyallerini veriyor.

 

Feridun Ertaşkan

 

Cazkolik.com / 12 Haziran 2026, Cuma

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Feridun Ertaşkan

Cazkolik.com kurucusu, editör ve yazar.

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.