Yazmaya başladığımda, kafamın içinde hangi müzisyenle çalışmaya ihtiyacım varsa onun sesini duyarım.

Yazmaya başladığımda, kafamın içinde hangi müzisyenle çalışmaya ihtiyacım varsa onun sesini duyarım.

Mathias Eick konserine bilet satın almak için tıklayın.


Norveçli Mathias Eick`in bizi hayal dünyasına sürükleme yetisi yüksek, bunu daha önce yazmışım, hatta şu cümleleri kullanmışım; "Mathias müziğini melodik ve lirik fikirler bularak üreten biri. Bu iki ana elementi bir parçanın icrasını oluşturan beş ila on dakikalık süre içinde yeni yaratımlarla dinamik keşiflere ulaşmak için kullanıyor. Albüm kayıtlarında peformansının yüzde otuz ila kırkını doğaçlama üzerine kurduğunu, akılda kalıcı coşkunlukta performanslar sergilediğini biliyoruz." Bu röportajımda, okurlarımız arasında müzisyenlerin de olabileceğini düşünerek müzisyenlerin de dikkatini çekecek sorular sormayı istedim. Bir müzisyenin yaratım sürecini nasıl kurguladığını, bir profesyonel olarak çalışma arkadaşlarıyla nasıl bir ortamda çalıştığını, dış etkileri ve ailenin sanatına etkisini anlamaya çalıştım.

3 Aralık akşamı herkese iKSV Salon`da güzel bir konser dilerim.

Burak Sülünbaz


Bestelerimi telefona mırıldanarak yaparım...

Burak Sülünbaz: Nordik müzik Avrupa cazının en güzel stillerinden biri. Norveç folk unsurlarının üzerinde büyük bir etkisi olduğuna inanıyorum. Adeta bir altın madeni olan Norveç`in geleneksel müzik unsurları sence bitmek bilmeyen bir kaynak mıdır ya da sorumu şöyle genişleteyim, bu altın madeni ne kadar süre daha üretken olacak?

Mathias Eick: Bana göre son albümüm Midwest’in oluşmasında Amerikan ve Norveç folklorik müziğinin büyük katkısı oldu. Kesinlikle bir altın madeniydi ve bana bir çok açıdan ilham kaynağı oldu. Her zaman yeni ilham kaynakları arayışı içindeyim. Bu albümüm böyle bir şekilde ortaya çıktı, bir sonraki ise daha farklı olacak.

Burak Sülünbaz: Alman plak şirketi ECM’le çalışıyorsun ve müziğin ECM’in müzik anlayışıyla örtüşüyor. Bir miktar caz, daha çok çağdaş müzik ve klasik katkılarla başarılı bir kokteyl hazırlanmış. ECM`de kendini nasıl hissediyorsun? Sence ECM’insırrı ne?

Mathias Eick: ECM’i çocukluğumdan beri takdir ederim. Benim için şirkete davet edilmek büyük bir onur.  Muhtemel sebeplerden bazıları stüdyo olanaklarında en iyi sese ulaşmaları, büyük müzisyenlerin şirkette olması ve güzel şöhretleri. Ben de bu ailenin üyesi olduğum için mutluyum.

Burak Sülünbaz: Son albüm Midwest’te benim All Stars diye tabir ettiğim Mats Eilertsen, Jon Balke, Helge Norbakken ve Gjermund Larsen gibi çok yetenekli müzisyenlerle çalıştın. Kayıt aşaması nasıldı? Kayıtlar Oslo’daki Rainbow’da gerçekleşmiş. Rainbow’da olmak ve yaşayan efsanevi mühendisi Jan Erik Kongshaug’la çalışmak nasıl bir his?

Mathias Eick: Yazmaya başlar başlamaz kafamın içinde hangi müzisyenle çalışmaya ihtiyacım varsa onların seslerini duymaya başlarım. Onlarla bağlantıya geçtim. Ne şanslıyım ki benimle çalışmayı kabul ettiler. Kayıt çok yoğun ve verimli geçti. Birkaç detaylı prova yapma şansımız olmuştu. Rainbow Stüdyo’da Kongshaug’la çalışmak her zaman bir rüyadır. Başlangıçtan itibaren stüdyoda ses harikadır.

Burak Sülünbaz: Enstrümanına yaklaşımınla klasik yaklaşım arasında nasıl farklar var? Dinleyiciler çalışındaki dinamizmi ve duyarlılığı hemen farkediyorlardır ama sen çalış stilindeki faktörleri nasıl açıklarsın?

Mathias Eick: Müziğime klasik ve caz dünyasından sesler getirmek isterim ve bunlar için teknik çalışmalarımı yıllardır sürdürüyorum. Benim için en akıllıca şey çalabildiğim kadar çakmak ve bunlar arasında kendi müzikal kimliğimi yaratmak. Trompet dışındaki diğer enstrümanları dinlemek ve onlardan ilham almak benim için her zaman mükemmel olmuştur.

Burak Sülünbaz: Nasıl müzik yazarsın? Beste süreci nerde başlar, nerde biter?

Mathias Eick: Bestelerimi telefonuma mırıldanarak başlarım, sonra evimde veya stüdyoda biraz piyanoda çalışırım. Diğer enstrümanlarla kaydederim ve üzerine doğaçlamalar yaparım. Yeni melodiler bulmayı denerim. Sonunda müzikleri notalara döker grup elemanlarına hem PDF hem ses dosyası olarak gönderirim. Daha sonrasında onlar kendi kişiliklerini katarlar.

Burak Sülünbaz: Türkiye’ye son geldiğinde yeni doğan kızın hakkında konuştuğumuzu hatırlıyorum. Herhalde şimdilerde üç-dört yaşında olmalı. Kendini müzisyen bir baba olarak nasıl hissediyorsun? Pratik yapma fırsatın oluyor mu? Ya da müziğinde pozitif veya negatif bir etkisini hissediyor musun?

Mathias Eick: Evet, kızım üç buçuk yaşında ve bir de bir buçuk yaşında kız kardeşi var. Onları birleştirmek harika oldu çünkü nadiren üç-dört gün seyahat ediyorum sonra bir-iki hafta evde kalıyorum. Birlikte çok zaman geçiriyoruz. Onlar anaokulundayken günün geri kalan kısmında beste yapmak ve çalışmak için zaman bulabiliyorum. Müziğim üzerine çok büyük etkisi var, baba olduğumdan beri işime çok daha odaklandığımı hissediyorum.

Burak Sülünbaz: Canlı çalmak ve albüm kaydetmek hakkında neler söylemek istersin? Senin için farkları ve benzerlikleri nelerdir?

Mathias Eick: Aslına bakarsan, son albüm için bir fark yok, çünkü stüdyoda canlı kaydettik. Ama bundan önceki albümde stüdyoda çok vakit geçirdik ve daha uzun bir süreçti. İkisini de seviyorum ama canlı çalarken herşey daha açık ortada ve bu daha eğlenceli !

Burak Sülünbaz: Cazkolik okurları için sorularımı yanıtladığından dolayı teşekkür ederim. Seni 3 Aralık akşamı Salon IKSV’de tekrar izleyecek olmaktan mutluyum.

Mathias Eick: Teşekkürler. Ben de merakla bekliyorum .

Burak Sülünbaz
twitter.com/buraksulunbaz
[email protected]

Cazkolik.com / 27 Kasım 2015, Cuma

 

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.