'İzleyiciye ulaşan şey iç dünyaya dalma hissidir' diyen Halina Rice ile Zorlu PSM Sónar İstanbul festivalinde konuştuk

'İzleyiciye ulaşan şey iç dünyaya dalma hissidir' diyen Halina Rice ile Zorlu PSM Sónar İstanbul festivalinde konuştuk

Fotoğraf: Özge Cone

 

Zorlu PSM Sónar İstanbul festivali için hazırladığımız Halina Rice röportajımız yayında

 

 

Geçen sene olduğu gibi bu yıl da Zorlu PSM'de gerçekleşen Sónar İstanbul festivalinin onuncu yılı nedeniyle üç özel röportaj hazırladık. Yayınlanan ilk röportajımızda Istanbul Modular Ensemble ile konuştuk. Caz doğaçlamasını elektronik müziğe taşıyan grup ile yaptığımız söyleşiyi linki kullanarak okuyabilirsiniz. İkinci röportajımız, Londra'da yaşayan elektronik müzik sanatçısı Zeynep Erbay ile oldu. Klasik müzik kökenli sanatçıyla müziğin sınırlarına dair bir yolculuk yaptık.

 

Bu sene, Sónar İstanbul röportajları serisinin üçüncüsü ise Halina Rice ile yaptığımız söyleşi oldu. Zeynep Erbay gibi Halina Rice da klasik müzik kökenli bir sanatçı. 'İzleyiciye aktarılan şey içsel bir dünyaya dalmaktır' diyen sanatçıyla zengin bir sohbetimiz oldu. Aşağıda okuyabilirsiniz.

 

Cazkolik.com

 


 

 

Fotoğraf: Michael Robert Williams

 

 

Halina Rice: "Babam sayesinde çocukluğum caz dinleyerek geçti, bugün de yaptığım müziğe etkisi olduğunu düşünüyorum"

 

 

Cazkolik: Sen de bu festivalde konser verecek Zeynep Erbay gibi klasik müzik eğitimi aldın. Elektronik müziğe ve özellikle AV sanatına geçişin nasıl gerçekleşti? Klasik yaklaşımdan bu kadar immersif ve görsel bir dünyaya atılmak seni ne kadar heyecanlandırdı?

 

Halina Rice: Çocukken klasik müzik geleneğinde birkaç enstrüman çalmayı öğrenmiştim, ama aynı zamanda radyoda duyduğum parçaları piyanoda kulaktan çalıp, şarkıların ve farklı müzik türlerinin nasıl oluştuğunu anlamaya çalışıyordum. Müzik teorisini bilmek güzel, ama sonra onu bir kenara bırakıp sezgisel olarak çalışmak da önemli. Müzik ve görseller (ki bunları görsel tasarımcı Freny Antony ile birlikte yaratıyorum) hakkında fazla entelektüelleşmemeye çalışıyorum. Bunların kelimelerden uzak bir yerden kaynaklanmasını ve yorumlanmaya açık olmasını tercih ediyorum; çünkü izleyiciye ulaşan şey, iç dünyaya dalma hissidir.

 

 

Fotoğraf: Özge Cone

 

 

"Beni ilk etkileyen albümler Peter Gabriel'in çalışmalarıydı"

 

 

Cazkolik: Müziğini yapmaya başladığın yıllarda en çok hangi sanatçılar, albümler veya deneyimler seni etkiledi? (Mesela; Ambient/IDM tarafı için Aphex Twin, Brian Eno gibi isimler mi yoksa daha görsel sanatçılar mı?)

 

Halina Rice: Beni gerçekten etkileyen ilk albümler, Peter Gabriel’in Genesis’ten ayrıldıktan sonra çıkardığı solo albümlerdi. Çok küçükken, onun Fairlight sampler’ı kullanarak müzik yaptığına dair bir belgesel izlemiştim; sesin bağlam dışı ve dramatik bir şekilde kullanılması -bazen güzel, bazen rahatsız edici, ama her zaman duygusal- beni çok etkilemişti.

 

Cazkolik: Kendini "immersive-first" bir sanatçı olarak mı tanımlıyorsun? Bu ne anlama geliyor? Bir parçayı üretirken önce ses mi yoksa görsel/uzamsal tecrübe mi ön planda gelir?

 

Halina Rice: Sanırım "sürükleyici-öncelik" derken, izleyicinin günlük hayatının dışına çıkmış gibi hissetmesini kastediyorum. Benim için en derin iz bırakan deneyimler, kendimi bir anlığına kaybedebileceğimi hissettiğim anlardır. Ses, görüntü veya ışıklandırma fark etmez, elimdeki her türlü aracı kullanıyorum. Bazen mesele, normalde ışıklandırma olmayan yerlere ışıklar yerleştirerek mekânı bir şekilde başka bir dünyadanmış gibi göstermek gibi izleyicilerin genellikle algıladıklarından farklı hissettirmek olabilir.

 

Cazkolik: Müziğinde downtempo soundscape'lerden beat-driven IDM'ye kadar geniş bir yelpaze var. Parçalarında organik ama "yerleştirilemez" (unplaceable) sesleri sevdiğini söylemiştin – bu sesleri nasıl yaratıyorsun, sampling mi yoksa synthesis mi ağır basıyor?

 

Halina Rice: Müziğin yaratılmasında hem sampling hem de synth önemli rol oynuyor. Efektlerle işlenerek parçalara ayrılmış çok sayıda küçük ses efekti kullanıyorum. Bunlar genellikle perküsyon bölümlerinin temelini oluşturuyor ve daha organik bir duygu katıyor. Hem sanal hem de analog synthesizer’lar kullanıyorum; zamanımı denemeler yaparak ve bolca ses kaydı alarak geçiriyorum, ardından bana ilham veren ya da bir tür duygu uyandıran ses parçalarını arıyorum. Bu açıdan prodüksüyon süreci daha çok bir sohbet gibi.

 

 

Fotoğraf: Michael Robert Williams

 

 

"Her zaman katmanlı ses manzaraları ürettim"

 

 

Cazkolik: Spatial audio ve Dolby Atmos gibi teknolojileri sık kullanıyorsunuz (özellikle son albümlerde bu daha da çok galiba). Bu teknolojiler prodüksiyon sürecinizi nasıl değiştiriyor, dinleyici için nasıl bir "dünya" yaratmayı hedefliyorsunuz?

 

Halina Rice: Her zaman oldukça çok katmanlı ses manzaraları ürettim, bu da bu çalışmaların uzamsal sese uyarlanmasına çok uygun. Bunu gerçekleştirmek için önce parçayı birçok bileşene ya da “stem”e ayırıyorum; ardından L-Acoustics’in L-ISA’sı veya Dolby Atmos gibi yazılımları kullanarak, orada çoklu hoparlör sistemi olduğu sürece bu sesleri bir konser salonunun içinde 360 dereceye yayarak yerleştirebiliyor ve hareket ettirebiliyorum. 2025'teki Polygon Live London gibi, çadırda 100'den fazla hoparlörün bulunduğu daha büyük bir uzamsal ses festivali için, bu sistemleri çok iyi anlayan ve müziğin tüm etkisini dinleyicilere en iyi şekilde nasıl aktaracağını bilen uzman bir ses mühendisiyle çalışacağım.

 

Cazkolik: Canlı set'lerin tam anlamıyla AV deneyimi; ışık, motion, görseller hepsi entegre performansa hazırlanırken "event manager" gibi hissettiğini söylemişsin. Bu süreçte en fazla zorlandığın veya en keyif aldığın kısım nedir?

 

Halina Rice: Konserlerin teknik yönetimini üstlenmek benim için genellikle iyi oluyor; çünkü gösterinin en iyi etkiyi yaratmasını istiyorum. Bugüne kadar pek çok gösteri düzenlemiş biri olarak, farklı mekânların getireceği zorluklar ve fırsatlar konusunda genellikle iyi bir fikir sahibi oluyorum. Sahne düzenini hazırlamak için tüm o yoğun çalışmayı tamamladıktan sonra, gösterinin izleyicilere en iyi şekilde aktarılmasını sağlamak için son aşamaları denetlemek çok önemli.

 

Cazkolik: Village Underground, MUTEK Tokyo/Montreal, ADE gibi yerlerde sahne aldın. Bu mekânlarda immersive set kurarken farklar oluyor mu? Seyirci tepkileri değişiyor mu?

 

Halina Rice: Evet, genellikle mekânın hangi görsel-işitsel kaynaklara sahip olduğuyla ilgili farklılıklar var. Örnek olarak, 2023 ve 2025 yıllarında ADE'de, 14.1.5 L-Acoustics uzamsal ses sistemine sahip The Other Side adlı harika bir klüpte sahne aldım. Bu performans için, ses yerleşimini belirlemek ve gösterinin sunumunu optimize etmek üzere teknik müdürle çalışmak amacıyla birkaç gün önceden geldim. Birçok mekanda uzamsal ses sistemi bulunmadığından, gösterinin stereo olarak da çalışması gerekiyor; ancak sürükleyici sesle sunum yapma fırsatına sahip olmak her zaman harika. Önemli not: Sonar İstanbul'daki performans stereo olacak! MUTEK etkinlikleri, büyük projeksiyon veya LED ekranları olan AV sanatçıları için son derece iyi donanımlıdır, ancak Village Underground gibi bir mekânda projektör ve ekran getirmek zorunda kaldım. En önemlisi, her zaman önceden bir prodüksiyon toplantısı yapmak ve her performansı mekân ve ekibiyle bir işbirliği olarak görmektir.

 

Cazkolik: Bağımsız olarak kendi müziğini release etmek ve AV prodüksiyonlarını yönetmek nasıl bir yolculuk? Label'larla mı yoksa tamamen kendi yolunu mu tercih ediyorsun?

 

Halina Rice: Hem kendi başıma albümler çıkardım, hem de plâk şirketleriyle çalıştım, aslında, 2024’te yayınlanan ELISION albümü aslen İstanbullu olan Sine Büyüka’nın yönettiği İstanbul/Londra merkezli Injazero plâk şirketiyle gerçekleşti ve harika bir işbirliği oldu. Bence birçok bağımsız sanatçı artık bu şekilde albüm yayınlıyor; tek bir anlaşmaya bağlı kalmak yerine, bazen plâk şirketleriyle, bazen de bağımsız olarak çalışmak her iki taraf ve belirli bir proje için neyin uygun olduğuna bağlı olarak daha fazla özgürlük sağlıyor.

 

 

Fotoğraf: Michael Robert Williams

 

 

"Yeni bir enstalasyon projesi üzerine çalışıyorum"

 

 

Cazkolik: Şu anda yeni bir albüm, single veya AV proje üzerinde alışıyor musun? Dinleyicini neler bekliyor?

 

Halina Rice: Bu yaz Londra’da prömiyer yapması planlanan bir enstalasyon projesi üzerinde çalışıyorum. Tasarımcı Freny Antony ve teknoloji şirketi Target 3D ile birlikte, dansçı ve koreograf Anna Vargha’yı “Gaussian Splat” adlı bir teknoloji kullanarak çektiğimiz projenin kapsamını genişletiyoruz. Bu yenilikçi teknik, olağanüstü 3D 360° görüntüler ortaya çıkarıyor ve ben de şu anda bunları bir kısa filmde uzamsal ses ile birleştirmeyi planlıyorum. Daha fazla ayrıntı yakında!

 

Cazkolik: En sevdiğin stüdyo ekipmanları veya plugin'ler neler? (Özellikle spatial audio için kullandıklarını merak ediyorum.)

 

Halina Rice: Prodüksiyon ve performans için Ableton kullanıyorum. Birçok lead synth melodisi Roland’ın SE-02’sinde oluşturuldu; ayrıca son albümüm UNREALITY’de Novation Peak’i de sıklıkla kullandım. Özellikle bas sesleri için U-He’nin Diva emülasyonu gibi VST’leri de kullanıyorum. Uzamsal ses için L-Acoustics’in L-ISA’sını kullanıyorum; bunu genellikle canlı performanslarda kullanırım. Ayrıca, Dolby Atmos araçlarını kullanarak bunu dönüştürebilir ve parçaları sürükleyici ses formatında dağıtım ve yayın için hazırlayabilirim.

 

Cazkolik: Biz aslen bir caz portalıyız, bu sebeple caz müziğiyle ilgini de merak ediyorum? Sever misin? Hangi müzisyenleri dinlersin?

 

Halina Rice: Büyüme çağlarımda babam hayran olduğu için çok fazla geleneksel caz dinlerdim; bu yüzden, şu anda pek çok sanatçıyı etkileyen caz türünden farklı olsa da, senkoplamanın yanı sıra zamanlama ve ritme genel yaklaşımımın çalışmalarımda kesinlikle etkili olduğunu düşünüyorum.

 

 

"Bu kez İstanbul'u doyasıya gezmek istiyorum"

 

 

Cazkolik: ve İstanbul... İstanbul ile ilgili düşüncelerin neler? Bu şehri yeterince tanıma, gezme, görme imkanı buldun mu?

 

Halina Rice: Geçen yılın Eylül ayında İstanbul’da düzenlenen bir etkinlikte sahne aldım, bu sayede biraz zamanım oldu ve şehri gezerek tadını çıkardım. Sonar’da bunu tekrar yapmayı ve orada pek çok harika sanatçıyı izlemeyi sabırsızlıkla bekliyorum!

 

Cazkolik.com / 10 Nisan 2026, Cuma

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.