2025 yılı sonunda dijital platformlarda 253 milyon adet müzik parçası bulunuyordu.
Çeyrek milyardan fazla. Çok büyük bir dönüm noktası!
Luminate'in (*) yeni yıllık raporundaki son verilere göre bu rakam bir önceki yıla göre 37,9 milyon parça arttı, bu da gösteriyor ki, günde ortalama 106 bin yeni şarkı yüklenmiş. İnanılması güç bir rakam ama öyle; 106.000.
Şarkı sayısı enflasyonu müzikal kaliteye zarar veriyor
Ve işin acı tarafı bu müziklerin çoğu popüler olmaktan çok çok uzak şarkılar.
Dijital platformlardaki 253 milyon şarkının neredeyse yarısı (120,5 milyon) geçen sene 10 defadan az dinlendi. Dörtte üçü ise, yani %73'ü yılda 100'den az dinlendi. Ve neredeyse onda dokuzu, yani %88'i ise yılda 1.000'den az defa dinlendi.
Yapay zekâ tarafından üretilen müzikler çoğaldıkça, Spotify'ın "cebinizde taşıyabileceğiniz 1 milyar şarkı" sunmasına sadece birkaç yıl, belki daha bile az zaman kaldığını söylemek mümkün.
Ve böyle inanılmaz bir içerik dalgası kaçınılmaz olarak dijital hizmetleri boğuyor ve tıkıyor da denebilir, peki bu durum sanatçılara, şarkı yazarlarına ve tüketiciler arasında müziğin algılanan değerine zarar vermez mi? Vermez olur mu, verir elbet!
Universal Music Group CEO'su ve Başkanı Sir Lucian Grainge de kesinlikle böyle düşünüyormuş ve bunun olmasını engellemek istediği söyleniyor.
Grainge geçen hafta, 2026 yeni yıl konuşmasında yapay zekâ tarafından üretilen içeriğin yayın platformlarını alt üst etmesi konusunda sert bir uyarıda bulundu.
Grainge, “Sanatçıların çalışmalarına ve yaratıcılıklarına saygı duymayan ve yayın platformlarında yapay zekâ kaynaklı gereksiz içeriklerin katlanarak artmasını teşvik eden iş modellerini onaylamak, sanatçılara, şarkı yazarlarına ve müzik sektöründe çalışan herkese büyük bir haksızlık” diye yazdı.
Bu, teorik bir uyarı değildi
Geçen yıl Spotify 75 milyondan fazla "istenmeyen parça"yı sisteminden sildi; rakibi Deezer ise Kasım ayına kadar günde 50 bin tamamen yapay zekâ tarafından üretilmiş parça aldığını ve bunun günlük yüklemelerin %34'ünü oluşturduğunu bildirdi.
Ancak bu agresif içerik temizliğine rağmen, küresel ses akışı ekosistemindeki toplam müzik miktarı 2025'te artmaya devam etti.
Yılda binden az sayıda dinlenme alan parçalar hakkındaki tartışma giderek yoğunlaşacaktır. Bu da ayrı bir tartışma konusu yaratacaktır.
Luminate'in yeni rakamları, UMG'nin teşvikiyle ses akışı hizmetlerinin neden birkaç yıl önce "sanatçı merkezli" ödeme modellerine yöneldiğini ve bu modellerin neden yapay zekâ tarafından giderek daha fazla test edildiğini göstermeye yardımcı oluyor.
Gitarıyla ilham bekleyen bestecilerin yerini yapay zekâ tarafından yapılan müzikler mi almaya başladı?
2024'ün başlarında Spotify, telif hakkı ödemeleri için parçaların 12 aylık bir dönemde en az 1.000 kez dinlenmesini gerektiren bir karar almıştı.
Spotify o dönemde platformundaki dinlenmelerin %99,5'inin yıllık bin altı sayıda dinlenme eşiğini aşan parçalara gittiğini söylemişti. Yeni politikası kapsamında, bu parçaların her birinin daha fazla kazanacağını ve daha önce binden az dinlenmeye sahip parçalara yapılan ödemelerin telif hakkı havuzuna geri yönlendirileceğini belirtmişti.
Universal ve Warner ile ortaklaşa başlatılan Deezer'ın sanatçı merkezli modeli de benzer bir amaca hizmet etti: aylık en az bin dinlenme ve 500 benzersiz dinleyiciye sahip sanatçılara telif haklarında "çift artış" sağlandı.
Sir Lucian Grainge, 2026 tarihli son notunda, UMG'nin "sanatçı merkezli" girişimlerinin, yapay zekâ 'çöpleri' de dahil olmak üzere, alakasız yüklemelerin hacmindeki dramatik artışı doğru şekilde tahmin ettiğini ve engellediğini belirtti.
Ancak konu hâlâ tartışmalı olmaya devam ediyor.
Bazıları, Spotify'ın yıllık bin dinlenme minimum ödeme eşiğinin daha da yükseltilmesinin zamanının geldiğini savunuyor.
Diğerleri ise bu tür modellerin "yükselen sanatçılardan tazminat alıp bunu en iyi ve yerleşik sanatçılara dağıtmaya odaklanan" adaletsiz bir sistemi temsil ettiğini iddia ediyor.
Büyümenin gerçek kaynağı nereden geliyor?
Luminate'in yeni verilerindeki en çarpıcı bulgulardan biri, müzik yükleyenlerin sayısındaki dramatik değişim.
Universal Music Group, Sony Music Entertainment, Warner Music Group ve bunlara bağlı bağımsız dağıtım kolları gibi büyük müzik şirketleri tarafından dağıtılan parçalar, 2025 yılında DSP'lere yapılan ISRC teslimatlarının yalnızca %3,8'ini oluşturdu.
Luminate'e göre, bu şaşırtıcı derecede küçük bir pazar payı, 2024'teki eşdeğer büyük pazar payı rakamı olan %8'in yarısından daha azdı.
Bunun aksine, bağımsız ve kendin yap (DIY) dağıtımı, geçen yıl günlük yüklemelerin %96,2'sini oluşturdu; bu rakam, sektördeki bazı kişiler tarafından giderek artan şekilde yapay zekâ tarafından üretilen içerik ve otomatik yükleme sistemlerinin patlamasına bağlanıyor.
2025 yılında parçaların %88'i bin veya daha az dinleme alırken, Luminate'in verileri bu parçaların gerçek yayın akışı tüketimine neredeyse hiç katkıda bulunmadığını gösteriyor.
Yıllık 1 milyon ile 50 milyon dinlenme aralığındaki sadece 541 bin parça ki bu rakam mevcut tüm müziğin yalnızca %0,2'sine denk geliyor, geçen yıl küresel ses akışı tüketiminin yarısını %49,4 oluşturdu.
1 milyon ile 10 milyon arasında dinlenen parçalar da bu kapsamda yer alıyor.
(*) Müzik ve eğlence endüstrisinin verilerini derleyen firma.
Bu analiz haberinin orijinali Music Business World isimli portalda yayınlanmıştır.
Cazkolik.com / 16 Ocak 2026, Cuma
Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.