Konser fotoğrafları için Seda Özgüven Erdoğan`a teşekkürler.
Geçen yıl İstanbul`da gerçekleşen görkemli kutlamaların ardından (geçen yılki evsahipliği gibi olmasa da) bu sene de merakla beklediğimiz Dünya Caz Günü`nün Türkiye`deki bana göre belki de en önemli etkinliği beklendiği gibi Richie Beirach ve Gregor Huebner konseri oldu. Üç yıl önce Nardis`e konuk olan usta piyanist dün geceki (30 Nisan) konserinde Akbank Sanat`tan büyük bir keyif almış. Beirach için şahsen söyleyebildiğim ilk sözler yaklaşık kırk yıllık deneyimiyle iki yüzü kaydedilmiş üç yüze yakın bestesiyle caz dünyasının profesyonellik ve kalite çıtalarından birine sahip olmasıdır. Kendisine sahnede kemanıyla eşlik eden Gregor Huebner kemanını alışagelmişin dışında kullanan, sadece bir eşlikçi değil doğaçlamaları ve sololarıyla hayli etkileyici bir müzisyen.
Beirach`ın sahnedeki varlığı son günlerde yaşadığımız siyasal ve sosyal çalkantıların etkisiyle hayatımızın kasvetli günlerinde üzerimize çöken kara bulutları dağıtan, ayrıca hızlı tüketim müziğin kalitesinin yerlerde süründüğü günümüzde cazın hala insanoğlunu en çok geliştiren, güzel olana ve doğruya yönlendiren, ütopyalara inandıran bir müzik oluşunun kanıtı. Büyük piyanist performansını caz standartlarından, kendi bestelerinden ve doğaçlamalardan oluşan bir çizgide seçmişti dün akşam. 2012 `de Alte Kirche Boswil`de kaydedip yayınladıkları konser albümünde olduğu gibi konsere Miles`ın ünlü Nardis`iyle başladı. Sonrasında Macar Besteci Béla Bartok`un parçası bir Bach yorumu takip etti. Bach için "Eğer Bach bir besteciyse geriye kalanlar sadece aranjör olabilir" diyen Beirach ardından ünlü caz standartları bestecisi Richard Rogers`dan My Romance`ı seslendirdi. İşbu parça dün gece izlediğimiz bu güzel konserin Akbank Sanat`ta gerçekleşmesi için destek olan sevgili Viktor Bey içindi. Viktor Bey`den tam bu noktada sözetmemizin nedeni usta piyanistin konser boyunca defalarca kendisinden bizzat övgüyle söz etmesinden başka bir şey değil. Dün geceki konser bildiğim kadarıyla sanatçıların konser programlarının yoğunluğu ile Akbank Sanat`ın takviminin uyuşabilmesi için yaklaşık iki yıldır çaba gösterilen bir konserdi ve doğrusu beklediğimize fazlasıyla değdi. dün gece yalnızca caz standartları çalmadılar, kendi bestelerini de dinledik. Konseri ayrıca değerli kılan kendi bestelerine de yer vermeleriydi ama besteleriyle standartların yorumlanışında bariz dikkat çeken bir fark vardı. Standartlarda nasıl şiirsel icralar dinlediysek kendi bestelerinde de mükemmel free jazz örnekleri dinlettiler. İşte bu farklılık Beirach - Huebner ikilisini standart icracısı veya free jazz çalan diğer müzisyenlerin bir adım önüne taşıyordu. Şubatta ilk defa seslendirdikleri Beirach bestesi "Testement" bir kez de Akbank Sanat sahnesinde hayat buldu. Büyüleyiciydi... Standartlarda yazılı olanın dışına çıkarak doğaçlama üsluptaki farklılıklarını gösteren ikili salondan coşkulu alkışlarla ödüllerini de aldılar.
Beirach, büyük bestecilerin bestelerinde çoğu zaman doğaçlamalardan yola çıktığını ve bu doğaçlamaların zamanla yazılarak büyük bestelerin ilk izlerinin oluştuğundan sözetmesi kendi müziğini şekillendirirken doğaçlamaya ne denli önem verdiği konusunda bize fikir veren bir ipucu olarak değerlendirmek mümkün. Sahnede performans hızla akarken dinlediğimiz caz dehası Wayne Shorter`ın Footprints`inde kemanın yarattığı farkı doyasıya yaşadığımız bir yorum olarak akıllarda kalırken bir caz standardı olarak kabul edilen "Elm"in Polonyalı kemancı dostu Zbigniew Seifert için yazıldığını öğrendik. Biste dinlediğimiz parça ise konserin güzelliğine yakışıcak şekilde Miles Davis`den All Blues dinleyicilerin evlerine gidene kadar mırıldanmalarını sağlayacak kadar güzeldi.
Yeri gelmişken belirtmek isterim Akbank Sanat bizim en sakin, büyük bir zevkle ve rahatça oturup dikkatlice odaklanarak performansları takip edebildiğimiz eşsiz bir salon. Orada izlediğim her perfomansta ülkemize davet edilen gerek Avrupalı gerek Amerikalı müzisyenlere Akbank Sanat`ın yıllardır iyi müziğe verdiği desteğe özel bir teşekkür etmemiz gerektiğine inanıyorum. Caz tutkunları için Dünya Caz Günü gibi bir özel günde dünyanın birçok ülkesinde efsaneler sahnelerde buluşurken bizim de burada iki önemli usta Richie Beirach ve Gregor Huebner konserini izlememiz harika bir duyguydu. Umarım en kısa sürede bir kez daha buralara yolları düşer ve dün gece izleyemeyen cazseverler de bu kez izlemiş olur.
Burak Sülünbaz
Cazkolik.com / 01 Mayıs 2014, Perşembe

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.