31. Akbank Caz Festivali başladı ve bitti... İzlenimler, notlar ve bol fotoğraflar

31. Akbank Caz Festivali başladı ve bitti... İzlenimler, notlar ve bol fotoğraflar

Bu yıl zorlu pandemi şartlarına rağmen coşkuyla gerçekleşen 31. Akbank Caz Festival programını cazseverler merakla takip etti.

 

Türkiye caz sahnesinden isimlerin geçidine dönüşen istisnai konserlere dair notlarımı ve dört konserden PerformJazz adını verdiğim fotograf serilerinden bazılarını buradan paylaşmak istiyorum.

 

 

 

Uzun kuyrukların ardından girebildiğim ilk konser

 

 

Gittiğim ilk konser 2 Ekim akşamı Babylon’da gerçekleşen Oğuz Büyükberber Trio feat. Derya Türkan Apostolos Sideris konseriydi. Bomontiada’ya geldiğimde gözlerime inanamadım, içeri girmek için kuyruk metrelerce uzamıştı, doğrusu bekleyiş, sevindiren ama sabırsız bir kararsızlık içine sokuyordu. Konserin başlamasına on dakika kala nihayet festival konserine gelenlere öncelik verdiler de beş dakika kala koltuğa oturabildim. Konser kadrosu oldukça iyiydi, açıkçası, uzun zaman sonra yeniden konser izleme keyfini doyasıya yaşadım. Bas klarnet ve elektroniklerde Oğuz Büyükberber, piyano ve elektroniklerde Tolga Tüzün, basta Apostolos Sideris, davul ve perküsyonda Can Kozlu ve kemençesiyle farklı bir renk katan Derya Türkan da ilerleyen dakikalarda sahnedeydi. Konser boyu her parçayı pür dikkat dinlerken gözümü Can Kozlu’dan alamadım zira sempatik tavırlarıyla gözleri parlayarak kendini müziğe kaptırmasını fotoğraflarımla yakalayabildiğim için hoşuma gitti.

 

Oturduğum yerde konumum elverdiği ölçüde çektiğim fotoğraflar gecenin hediyesi olarak kaldı. Çalınan parçaları merak ettim ve Tolga Tüzün’e ulaştım. O gece çalınan parçaların her ne kadar deconstruct edildiğini söylese de  liste şöyleydi: 1 Straight No Chaser (T. Monk), 2 Keşke Yoktu (O. Büyükberber), 3 İki Abajur (O. Büyükberber, T. Tüzün), 4 Well You Needn’t (T. Monk), 5 To Treno Fevgis stis ohto (M. Theodorakis), 6 Sis (O. Büyükberber).

 

Oğuz Büyükberber elektronik soundları da katarak müziğini özgürleştirmesi ve diğer müzisyenlere alan açması yanında etnik soundları kucaklayan tavrı müzikal olasılıkları artırıyor. Bu durum dinleyiciler için güzel bir hazine. Derya Türkan’ın kemençesini Theodorakis bestesi "To Treno Fevgis stis ohto"da kaçıranlar üzülmeli. Böylece, büyük zevkle dinlediğim ilk konser notlarımı buraya bırakmış olayım.

 

 

 

4 kare as ve 1 misafir

 

 

İkinci konsere gelirsem, o da 7 Ekim’de Zorlu PSM de gerçekleşen İlhan Erşahin’s İstanbul Sessions Arto Tunçboyacıyan konseriydi. 2005’te İstanbul’da kurulan İlhan Erşahin’s İstanbul Sessions’ın dört kare asına konserde Arto Tunçboyacıyan ritmik renkler kattı. Sahne enerjisinin seyirciye sirayeti koltukta oturmayı zorlaştırdı. Tenor saksofonda İlhan Erşahin, basta Alp Ersönmez, davulda Turgut Alp Bekoğlu ve perküsyonda İzzet Kızıl klasiği bir gece oldu.

 

 

2020’de çıkan beşinci stüdyo albümü “Bir Zamanlar Şimdi”, isimlerini Anadolu ve Mezopotamya medeniyetlerinden alan  parçalarıyla İlhan Erşahin’s İstanbul Sessions albümün ilk canlı performanslarından biri için 31. Akbank Caz Festivali’nde seslendirmiş oldu.

 

 

Önemli not; Zorlu PSM’yi Covid 19 tedbirlerinden dolayı kutlarım. Konser girişleri ve çıkışlarda salonların kademeli boşaltılması, sosyal mesafeye dikkat edilmesi endişelerin ortadan kalkmasına etki ettiğini not etmeliyim.

 

 

 

Üçüncü konserde bir büyük usta

 

 

8 Ekimdeki Okay Temiz Oriental Wind konserune gittim ama doğruyu söylemem gerekirse ancak son dakikada yetişebildim, hani derler ya, ”ateş almaya mı geldin” diye, aynen öyle oldu, ancak birkaç kare çekebildim. Sahne kalabalıktı ve ilk parçayı kaçırdım. Gelin kadroya bir göz atalım.

 

 

Ahmet Özden zurna, Aydın Borucu trompet, Ömür Küçükler klarnet, Çağdaş Oruç saksafon, Yahya Dai elektrik saksafon, Tom Temiz klavye, Selçuk Karaman bas gitar, Bünyamin Olguncan darbuka, İbrahim Şıra kanun, Murat Bizel bongo, djembe ve perküsyonda Akay Gündüz de konser için yurt dışından gelmiş. Sahneden müziğe ve müzisyenlere dair bilgi aktarmayı ihmal etmiyor sevgili Okay ağabey.

 

 

 

Festival bitti ve geldik son konsere

 

 

10 Ekim akşamı Babylon’da son bulan festivalin son konseri Mehmet Uluğ’a adanmıştı ve kapanışı Selen Gülün “Kadınlar Matinesi” ile yaptı.

 

Misafir solistlerin arasında Özge Fışkın da yer alacaktı ancak rahatsızlığını için katılamadığını öğrendik lakin sahnelerde görmeyi çok sevdiğimiz güzel sesli Jülide Özçelik ’Zaman’ isimli parçasıyla konserin açılışını yapması hoş oldu. Ardından ’Kendinle Kalırsın’la veda etti.

 

Kadınlar Matinesi’nden bahsedecek olursam, ilk fikir, 2011 yılında çıkıyor ve zamanla olgunlaşarak 2017’ye gelindiğinde projeyle aynı adı taşıyan Kadınlar Matinesi albümü yayınlanıyor. Kadın bestecilerin eserleri sahnelerde birçok müzisyen tarafından seslendiriliyor.

 

 

Konserde sırada Esra Kayıkçı vardı ve bu kez kontrbası olmadan çıkıp önce ’Bozgun Hatıra’, ardından Selen Gülün bestesi ’Başka’yı seslendirdi. Sevgili Değer Deniz’i de anarak selam gönderdikten sonra cazın sempatik ve sürprizlerle dolu kadını Çağıl Kaya geldi. Ne yaptı derseniz, vallahi en güzel şarkılarını söyledi, dans etti ve üstüne de rap yaptı. Daha ne olsun... Gelin kadroya da bakalım.

 

Selen Gülün vokal/piyano, Kamucan Yalçın: klarnet/vokal, Ezgi Daloğlu alto saksafon/flüt/vokal, Ceyda Köybaşıoğlu bas gitar/vokal
Monika Bulanda davul/perküsyon. Konuk Sanatçılar: Çağıl Kaya, Jülide Özçelikve Esra Kayıkçı.

 

Ezgi Daloğlu ile yıllar evvel Baki Duyarlar ile beraber bir radyo programında bir araya gelmiştik. Sahnede onu tenor saksofonuyla yeniden görmek sevindirdi. Kamucan Yalçın’ı ilk defa dinledim. Sevgili Monika ve Ceyda onlar zaten kadınlar matinesinin sacayaklarıydılar.

 

 

Yazıya başlarken PerformJazz’dan bahsetmitim. Konseri izlerken tabii bir yandan nasıl ve nereden kareler yakalarım diye bakıyorum fakat Monika’ya bir türlü ulaşamıyorum çünkü görüş alanımın tam önünde kocaman bir nota sehpası ama olmaz ki!

 

Bazen şans diyorum, neyse, konser bitti ve bise geldik. Sahneye Monika, Ceyda ve Selen geldi. Sevgili Dilek Sert Erdoğan’ın "It’s Hard To be a Woman" parcasını çaldılar. Artık çıkmak üzeriydim ki birkaç kare daha yakaladım.

 

 

İşte böyle sona erdi konser ve festival. Emeği geçen herkesi kutluyorum, tüm müzisyen dostlara sevgilerimi gönderiyorum. 32. Akbank Caz Festivali’nde buluşmak üzere...

 

Haberde yeralan tüm fotoğraflar Leyla Diana'nın Performjazz serisi kapsamında çekilmiştir.

 

Leyla Diana

 

Cazkolik.com / 19 Ekim 2021, Salı

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Leyla Diana Gücük

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.



X