7. Amatör Caz Müzisyenleri Festivali. Bana bol müzik, az da çiğ börek...

7. Amatör Caz Müzisyenleri Festivali. Bana bol müzik, az da çiğ börek...

Eskişehir`de düzenlenen 7. Amatör Caz Müzisyenleri Festivali 14 Mart`ta bitti. Genç Cazcılar`dan Saygın Mehmet Çağlar`ın okurlarımız için biten festivalin ardından değerlendirme yapmasını rica ettik. Yaşanan festivali, konserleri, müzisyenleri, katılımı kısacası yaşanan herşeyi aşağıda Saygın Mehmet Çağlar`ın kaleminden okuyabilirsiniz.


7 sene geçmiş, bizimse uğramaya fırsatımız olmamış bu güzel festivale, kısmette müzisyen olarak değil de, Genç Cazcılar’a katıldıktan sonra, festivalin organizasyon kısmında görevli olarak katılmak varmış meğer. Her ne kadar adı Amatör Caz Müzisyenleri Festivali de olsa, ağırladığı birbirinden renkli ve bence yarı profesyonel gruplar ve müzisyenlerle, ayrıca açılış ve kapanıştaki ciddi manada profesyonel ve şakası olmayan müzisyenlerin performanslarıyla, dolu dolu geçen 4 günün ardından, eve dönüş hiç şüphesiz pek de kolay olmadı.

* * *

İlk gün kendisi gibi çalıştığı müzisyenlerde profesyonel olan caz müziğinin Türkiye’deki emekçilerinden sevgili Önder Focan ve Sibel Köse Band’le açılışımızı yaptık. Davullarda Ediz Hafızoğlu ve bontrbasta Erdal Akyol’dan oluşan grup, festivale katılan gruplara hem abilik yaptı, hem sahneyi şöyle bir ısındırdı hem de moral oldu. Tabi biz dinleyicilerin aldığı keyfi saymıyorum bile. Ardından cümbür cemaat Los Amigos’a giderek, bir yandan Genç Cazcılar’dan Devrim Dikkaya’nın DJ kabininden çaldığı güzel tınılara kulak vererek, bir yandan muhabbet edip gruplarla kaynaşarak, bir yandan da içkilerimizi yudumlamayı da ihmal etmeyerek ilk günü noktaladık.

* * *

İkinci günün sabahında Önder Focan’ın atölye çalışması oldu, Önder Focan deneyimlerini genç müzisyenlere aktarmaya çalıştı. İkinci günün akşamının ilk grubu olan Ankaralı fusion grubu Betone enstrümanlarındaki kabiliyetini konuşturarak ve bariz bir şekilde Ankara’da biz köşeleri severiz diyerekten, izleyenleri bol sololu ve senkoplu müzikleriyle coşturarak, performanslarıyla göz doldurdu, gelecek vaadettiğini gösterdi. Aynı günün akşamıysa gencecik insanlardan oluşan Masis Aram Gözbek yönetimindeki Boğaziçi Üniversitesi Müzik Grubu Korosu`nu, sahnede ifşa ettikleri yeni adlarıylaysa İstanbul Essence’ı dinledik. Sahnedeki pozitif enerjileri herkesi mest etti, tüm izleyenlere kah ritim tutturdu, kah şarkılara eşlik ettirdi. Çıkışta seyircilerden çoğunun bir şarkı mırıldandığını gördüğümdeyse, en güzel ve melodik enstrümanın insan sesi olduğunun canlı kanıtını bir kere daha görmüş oldum. Bu geceyiyse Ankara Caz Derneği’ne emek veren güzel insanların, İmge, Güneş ve Erdinç Bey’in muhabbetiyle sonlardık, tabi bunlar anlatılan kısımlar, bilenler Eskişehir’in tadını çıkaran arkadaşlar ne demek istediğimi hatırlayacaklardır hiç şüphesiz.

* * *

Üçüncü güne Onur Aymergen’in Caz Gitar Atölyesiyle başladık. Maalesef atölyelere katılım konserlere katılım kadar yoğun değildi. Festival üniversite bünyesinde yapılıyor olmasına rağmen, insanlarımızın öğrenmeye daha açık olması gerektiğinin, bu yüzden bazı şeylerin daha oturması için zaman gerektiğinin en belirgin sinyalini gördüm diyebilirim Türk müzisyeni açısından. Bu günün ilk performansı ise gitaristliğini Onur Aymergen’in yaptığı Ankara’ dan MCNKY adlı gruptu. Grup bazen avangarda kaçarken, elektronik alt yapılar kullanarak, özgün soundlarıyla, azın öz olduğunu, paylaşımın müzikte ne kadar önemli olduğunu, birbirlerini her an dinleyerek sahnedeki enerjilerini izleyenlerle sinerji yarataran bir performansla taçlandırarak, bana beklentimin çok üstünde bir deneyim yaşattı. Hatta bir iki parçalarında Devrim ve bana TryTone adlı firmadan çıkan sanatçıları andırmadılar değil. Onlardan hemen sonraysa Amsterdam’lı konuğumuz Oğan Şadan Band sahne alarak kimi sözlü, kimi enstrümantal bestelerini bizlerle paylaştı. Bu senenin sanırım en güzel taraflarından biride, festivale yurtdışından katılan müzisyenlerin katılım yoğunluğuydu. Bu güzel konserin ardından Ankaralı müzisyenlerin kardeşliğine tanık olduk ve hep beraber sabaha kadar eğlendik, kimi zaman güldük, kimi zaman müzik muhabbetinin dibine vurduk. Sanırım o geceden sonra herkes eve güzel anılar edinerek döndü.

* * *

Dördüncü ve son gün haliyle biraz buruk kalktık yataktan. Ama bu burukluk uzun sürmedi çünkü akşam sahne alacak konuklarımızdan Groupa Janke Randalu’ yu yakından tanıma fırsatı yakaladım. Kendilerinin "Live" albümlerini önceden dinlediğim, Youtube’dan da önceden canlı performanslarını izlediğim için benim için bu grup festivalin en merak ettiğim grubuydu. Hatta Festivalin ağır topuydu diyebilirim benim adıma. İkiside birbirinden yetenekli biri Estonyalı, ötekiyse Polonyalı olan müzisyenlerin her ikiside eğitimlerinin bir bölümünde Almanya’da caz eğitimi almış olsalar da birbirlerine resmen siyahla beyaz kadar zıtlar; Kristjan klasik kökenli ve ciddi bir kişiliğe sahip, Bodek Janke ise alabildiğine eğlenceli ve etnik müzisyenlik yanı güçlü olduğu için sanki kişiliğinde de tüm dünyanın renklerini barındırıyor, hele bir de duo bir performans olunca beklenen, beklentim ve merakım gittikçe artıyor akşam için. Öğlen yemeğinde, her ikisinide soru yağmuruna tutuyorum. Kristjan’a Grammy adaylığını soruyorum. "Ne yazık ki ben değil çalıştığım grup oldu diyor." Bu cevapla kendisinin adaylığa göz diktiğini, emelinin aslında gelecekte bu olduğunun sinyalini veriyor. Bu arada her ikiside son 7 senedir vejetaryan olan dostlarımız, gözü olan ve önceden nefes almış hiçbirşeyi yemediklerini söylüyorlar. Neden önceden vejeteryan olmadığının sebebini sorduğumdaysa, cevabı Kristjan veriyor, "O zamanlar aptaldım...’’. Bodek gezip etnik saz bulursa almak istediğini söylüyor, geziyoruz ama nafile birşey çıkmıyor, geri dönüyoruz. Saat altıda önce Eskişehir’den bir grup olan, Siret Trio sahne alıyor ve bizlere köklerimizden beslenerekte bu müzik yapılırın en güzel örneklerini sergiliyor. Belli ki Erkan Oğur’u seviyor gitaristleri, çünkü aynen onun gibi sakin telaşsız, bol "Fretless Gitarlı", melankolik çalıyor gitarını, böylece naif bestelerini çalarak izleyenlerin takdirini kazanıyor Siret Trio. Ve sonunda beklenen konser gelip, çatıyor.

* * *

Groupa Janke Randalu piyanoda oluşan tüm aksiliklere rağmen, festivalin en görkemli konserini veriyor. Herkesin ağzı açık, duonun büyüsü tüm salonu etkisi altına almış, seyyah gibi gezdikleri yerlerden biriktirdiklerini, kendi değirmenlerinden geçirip, klasik, caz ve etnik senteziyle bizlere müzikal bir ziyafet yaşatıyorlar. Şarkının birinde Bodek Janke; kah ağzıyla Drum & Bass yapıyor, kah değişik üflemeliler kullanıyor, kimindeyse vokal yapıyor, kimindeyse piyanonun yanına kadar gelerek piyanayo ortak olup, piyanoyu hem vurmalı çalgı gibi kullanıyor hemde melodik yapıya yardımcı oluyor. Zor iş, belli ki yılların dostluğu ve ortak çalışması sonucu oluşan bir proje. Sahnede oluşan seslerin yapay olmamasına da oldukça özen gösteriyorlar. Zaten konserden önceki soundcheckteki mikrofonlamayı bile çok titiz yaptılar, piyano ve davul dengeli olsun diye ikisini de neredeyse eş tuttular. Daha akustik olabilmesi içinse mümkün olduğunca az mikrofon kullandılar. Böylece davulada melodik bir yapı kazandırmak için yer açıldı. Sizde fırsat bulursanız mutlaka birgün canlı izleyin bu ikiliyi. Neyse konser bitiyor herkes mutlu mesut, biraz dostlarla takılıyoruz, Bodek’e ve Kristjan’a, Eskişehir’e ve orada kalan dostlarımıza veda edip cebimizde nice anılarla ve kurulan yeni dostluklarla, benim gibi farklı şehirlerde oturan ve evine geri dönme çabasındaki herkes gibi malum vesaitimize yetişme telaşına düşüyoruz.

Oradayken fırsat bulamamıştım ama madem imkanım var...

Öncelikle festivale belli ki sıkı çalışıp gelerek yeteneklerini ve emeklerini bizlerle paylaşan tüm amatör gruplara, festivallerini bu derece önemsedikleri ve ciddiye aldıkları için çok teşekkür ederiz. Malum burası Türkiye, insanlar bazen sıfatlara, bazen şahıslara takılabiliyor. Halbuki sanatın hiçbir engel tanımadığını bilen zihinlerse bunu çoktan aşmış olmanın bilinciyle yola emin adımlarla devam ediyor. Bizim festivaliyse zaten bilen bilir. Ruhu amatördür ama yapılan iş değil...  Amatör denmesinin belkide tek sebebi katılımcı grupların daha henüz albümü olmamalarından gelmektedir. Bizde onlara ilk ciddi Caz Festivali deneyiminlerini yaşatarak , ilerisi için onlara bir nevi tecrübe ortamı yaratma çabasındayız. Bunları  festivalde emeğim olduğu için söylemiyorum. İsteyen herkes bunu, ilerde festivalimize gelerek tecrübe edebilir.

* * *

Teşekkür etmişken en önemli insanları es geçmemek lazım, bu festivalin gerçekleşmesini sağlayan ve herşeye koşturan Anadolu Üniversitesi Caz Kulübü’nde görevli öğrenci arkadaşlarıma, Genç Cazcılar’dan başta Devrim olmak üzere, Erdem, Orhan ve tüm dostlara, festivale ve tüm etkinliklere yoğun katılım gösterip, bütün konser biletlerini tüketen Anadolu Üniversitesi öğrencilerine ve tabi Eskişehir’li tüm caz severlere teşekkür ederiz. Onlarsız bu festival neresinden bakarsanız yarım olurdu. Tüm bu saydığım ve saymayı unuttuğum daha nice insan sayesinde dört dörtlük bir festival serüveni yaşadık. Gruplara kendilerini profesyonel hissetmelerini sağlamak içinse elimizden gelen herşeyi  yaptık. Arada aksilikler çıkmadı mı, tabi ki de çıktı. Bu zor zamanlarda da sevgili sanatçı dostlarımızın özelliklede; Groupa Janke Randalu’dan Kristjan’ın affına sığındık. Onlarda bizlere ne kadar ‘’PROFESYONEL’’ olduklarını engin anlayışlarıyla kanıtladılar. Bu senede yeni şeyler öğrendik, bir daha ki seneye dersler çıkardık. Darısı gelecekte ki daha kapsamlı festivallere diyerek , üzerimizde tatlı bir yorgunluk ve bir festivali daha geride bırakmanın verdiği mutlulukla evin yolunu tuttuk. Bu arada Eskişehir’i; Lületaşı Müzesini ve Odun Pazarı gibi daha nice yeri gezmeyi, meşhur çiğ böreğinden yemeyide ihmal etmedik. Eskişehir’i bizlere gezdiren sevgili dostumuz Erdem ve gezinti arkadaşım Orhan olmasaydı hiç birini yapamazdım sanırım. Emeği geçen herkese teşekkürler... Seneye görüşürüz. Darısı diğer şehirlerin başına ;)

Saygın Mehmet Çağlar
mehmet@genccazcilar.org

Cazkolik.com / Mart 2009

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.