Agresif ve kışkırtıcı elektronik punk grubu The Prodigy Zorlu PSM'ye geliyor

Agresif ve kışkırtıcı elektronik punk grubu The Prodigy Zorlu PSM'ye geliyor

 

Sevilen ama 'sevimli' olmayan bir topluluk; The Prodigy

 

 

The Prodigy bilhassa İngiliz basını tarafından bugüne kadar tehlikeli ve tavizsiz gibi tabirlerle tanımlanmıştı. Aslında hâlâ öyle! Herkesin ortak kanısı The Prodigy'in sahnesinin gerçekten etkileyici olduğudur. 7 Ağustos Zorlu PSM konser biletleri tükendi diye biliyoruz ama siz yine de zorlayın çünkü böyle bir sahne tecrübesini kesinlikle hatıralarınız arasına yazmak isteyeceğinizi eminiz.

 

Otuz altı yıllık topluluk The Prodigy aslında şarkılarında sözlere az ve öz yer verse de (ritmik kelime tekrarları, elektronik sesler arasına eklenmiş ses dokularını daha çok tercih ediyorlar) agresif ve doğrudan hitap eden kavramlar kullanmaktan da kaçınmıyorlar. Sample'lar üzerine kurguladığı, çoğu zaman kulağa sürekli yenilenen riff'ler gibi gelen tekrarlarda otorite karşıtı, paranoya ve gerilime yönelik, aşırılık ve hedonism ile yeraltı müziği enerjisi grubun beslendiği kaynaklar olarak görülüyor.

 

The Prodigy aslen hikâye anlatan bir grup değil ama şarkılarını, ruh halleri üzerine kurgulanan enerji birikimini dinleyicinin üzerine adeta püstürtür gibi söylüyor, bu yüzden olacak, elektronik punk grubu rave'in karanlık yüzü veya kaotik gibi ifadelerle tanımlanan bir topluluk oldu hep.

 

 

 

Ama bu noktaya nasıl gelindi... gelin birlikte bakalım

 

 

Bunun için 36 yıl önceye gidelim. Muhtemelen bu satırları okuyan çoğu gencin dünyada olmadığı yıllar. The Prodigy, İngiliz elektronik müzik sahnesinin en ikonik ve agresif gruplarından biri olarak 1990 yılında Essex’in Braintree kasabasında doğdu. Grubun kurucusu ve beyni, yapımcı-klavye ustası Liam Howlett’ti ki hâlâ öyle! Yanına dansçı Keith Flint ve Leeroy Thornhill’i, kısa süre sonra da MC Maxim Reality’yi alarak underground rave partilerinde görünmeye başladılar. bu erken dönemlerde “Charly” ve “Everybody in the Place” gibi parçalarla İngiltere listelerinde hızla yükselirken, seslerini sadece dans müziğiyle sınırlamamayı da tercih ettiler.

 

1994 yılında çıkan Music for the Jilted Generation albümüyle grup, rave köklerinden uzaklaşıp daha sert, rock ve techno etkileri taşıyan bir sound’a yöneldi. Ama asıl patlama 1997’de The Fat of the Land ile geldi. Albüm 16 ülkede bir numaraya oturdu; “Firestarter”, “Breathe” ve tartışmalı “Smack My Bitch Up” gibi şarkılar müzikleri ve klipleriyle küresel bir fenomen haline geldi. The Prodigy, elektronik müziği ana akım rock dinleyicisine de sevdiren nadir gruplardan biri oldu.

 

"Smack My Bitch Up" şarkısının videosundan da söz etmek lazım çünkü gerçekten değişik bir video. Oyuncunun gözünden çekilen klip tam bir pislik olabilen birinin gecelere akmak için hazırlanması, klüplere dadanıp kavga çıkarması, ortalığı birbirine katması derken sonunda bir kadınla eve gitmesi, bütün bu süreci oyuncunun gözünden gördüğümüz için aslında kim olduğunu bilmediğimiz bu kişinin kadınla sevişmesi filan derken tanıştığı kadın eşyalarını gecenin sonuda toplayıp giderken aynada o zamana kadar tipik bir erkek olduğunu düşündüğümüz şarkının kahramanının aslında kadın olduğunu görürüz gibi şaşırtıcı, hele o yıllar için tartışmalı olabilecek bir klip olduğu kesin.

 

 

Youtube'da bu şarkının versiyonu sansürlenmiş halidir ama araştırırsanız sansürlü olmayan versiyonu da bulabilirsiniz

 

The Prodigy, 2000’de Leeroy Thornhill gruptan ayrıldıktan sonra topluluk Howlett, Flint ve Maxim üçlüsü olarak yoluna devam eder. 2010’larda Invaders Must Die ve The Day Is My Enemy gibi albümlerle enerjilerini koruyan grup 2019’da Keith Flint’in ani ölümü derin bir yaraya dönüşür. Howlett ve Maxim, Flint’in anısını yaşatarak sahnelere geri dönerek agresif, “electronic punk” kimliklerini sürdürmeye karar verirler.

 

Aradan 26 yıl geçmesine rağmen The Prodigy hâlâ sahnelerin en güçlü enerjilerinden biri olmaya devam ediyor. “Warrior’s Dance Tour” kapsamında İngiltere, İrlanda, Avrupa ve Amerika’da büyük konserler ve festival performansları sergiliyor. Liam Howlett, yeni “şeytani rave” parçalarından bahsederken, grubun geçmişine sadık kalarak ileriye baktığını gösteriyor.

 

Yaklaşık 25 milyon albüm satışı ve üst üste bir numara olmuş 7 albümle The Prodigy, elektronik müziğin sadece dans etmek için değil, isyan etmek ve sınırları zorlamak için de kullanılabileceğini kanıtlamış bir efsane olarak yoluna hâlâ devam ediyor ve geri çekilmeye niyeti yokmuş gibi görünüyor.

 

 

 

Biraz da grubun kurucusu Liam Howlett'ten bahsetmek gerek

 

 

1971’de İngiltere’nin Essex bölgesindeki Braintree’de dünyaya gelen Howlett çocukluğunda aslında klasik piyano eğitimi aldı, ergenlik döneminde ise hip-hop ve breakdance kültürüne ilgi duydu. 1980’lerin sonunda rave sahnesiyle tanıştıktan sonra kendi ev stüdyosunda breakbeat, hardcore ve techno karışımı parçalar üretmeye başladı.

 

 

"Firestarter" isimli parça Youtube'da 200 milyondan fazla kez izlendi

 

 

The Prodigy adı nereden geliyor?

 

 

Howlett, 1990’da, kendi Moog Prodigy synthesizer’ından ilham alarak “The Prodigy” adını verdiği projeyi kurdu. Dansçılar Keith Flint ve Leeroy Thornhill, daha sonra da MC Maxim ile bir araya gelerek grubu sahne performansına dönüştürdüler. Howlett her zaman grubun müzikal yönünü belirleyen isimdi; neredeyse tüm şarkıların bestesi, prodüksiyonu ve aranjmanı ona aitti. “Firestarter”, “Breathe”, “Smack My Bitch Up” gibi ikonik parçalar hep onun imzasını taşır.

 

Howlett, The Prodigy’yi tipik bir dans grubu olmaktan çıkarıp “electronic punk” olarak tanımladığı daha agresif ve rock etkileri taşıyan bir yapıya dönüştürmeyi tercih etti. 1997’deki The Fat of the Land albümüyle grup dünya çapında zirveye ulaşırken, Howlett de elektronik müziğin ana akıma girmesinde kilit rol oynadı. Sahne önünde daha az görünen ama stüdyoda her şeyi kontrol eden kişi olarak kontrol sandalyesinde oturmaya devam etti.

 

Howlett özel hayatında ise 2002’den beri All Saints grubundan Natalie Appleton ile evli ve bir oğulları var. 2019’daki Keith Flint’in ölümünden sonra grubu Maxim ile birlikte devam ettirdi. 2025-2026 döneminde Coachella, Glastonbury ve büyük arena turlarıyla sahnelerde aktif olarak yer almaya devam etti.

 

Cazkolik.com / 03 Ağustos 2026, Pazartesi

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.