Amerikan caz sahnesinin yeni ve genç vokal efsanesi Gregory Porter 28 Kasım akşamı Cemal Reşit Rey`de olacak.

Amerikan caz sahnesinin yeni ve genç vokal efsanesi Gregory Porter 28 Kasım akşamı Cemal Reşit Rey`de olacak.

28 Kasım tarihli Gregory Porter konserini Cazkolik davetlisi olarak izleyecek Salı günü talihli isimleri Sn. SiBEL EGE (+1) ve Sn. DENiZ YEŞiLKAYA (+1), Çarşamba gününün talihli okurları Sn. ÖZLEM ASLAN (+1) ve DiLEK TAŞÇI (+1) olmuştur. Tüm okurlarımızı tebrik eder, güzel bir konser gecesi geçirmelerini dileriz. Akreditasyon maillerinizi kontrol etmenizi rica ederiz.


Gregory Porter konserini Cazkolik davetlisi olarak izlemek için lütfen [email protected] adresine Ad, SOYAD ve CEP NO yazıp gönderin. 3 gün boyunca her gün 2 çifte hediye edeceğimiz davetiyelerle bu büyük sesi Cazkolik`in konuğu olarak izleme fırsatını kaçırmayın.


Gregory Porter konser biletini tek tıkla satın almak için bu satıra tıklayın lütfen.


Amerikan ve dünya caz gündemini takip eden biriyseniz son yıllarda Gregory Porter isminin nasıl Marvin Gaye ile Nat King Cole ve Johnny Hartmann karışımı caz vokalin yeni mesihi gibi karşılandığını bilirsiniz. Gerçekten özel bir ses ve yoruma sahip bu genç caz şarkıcısı Gregory Porter günümüzün Kurt Elling ile en önemli iki erkek sesinden biri. Kuşkusuz başka pek çok isim ve ses var ama bu ikisinin yerinin, hele çok daha genç olması nedeniyle Porter`ın uzun yıllar kimseye vermeyeceği bir koltuğa sahip olduğu kesin.

* * *

Ünlü caz şarkıcısı Dee Dee Bridgewater’ın “O harika bir yazar, uzun zamandır onun gibi güzel hikayeler anlatan bir erkek şarkıcı dinlemedim” dediği caz ve soul müziğin ünlü vokali Gregory Porter 28 Kasım akşamı İstanbul’da! Porter’ın Allaturca Music Production Management organizasyonuyla düzenlenen konseri Cemal Reşit Rey konserinde yeni neslin bu büyük sesi yeni albümü “Liquid Spirit”in tanıtım turnesi kapsamında İstanbullu müzikseverlerle buluşacak.

* * *

Porter, üçüncü albümü “Liquid Spirit”i diskografisinde mantığa dayanan bir ilerleme olarak görüyor. Sanatçının sosyo-politik gözlemleri ve romantizm gibi temalarla harmanladığı albümü 14 parçadan oluşuyor. Sanatçının bu yeni albümü onun caz ve R&B şarkıcıları arasında yükselişinin haklı nedeni olarak gösteriliyor. Porter, kendisine ait 10 yeni parçanın bulunduğu albümünde “I Fall in Love Too Easily”, Abbey Lincoln`ün “Lonesome Lover” ve Ramsey Lewis`in hit parçası “The `In` Crowd”u yeniden yorumluyor.

Kaliforniya doğumlu Brooklyn asıllı Gregory Porter ilk albümü “Water” ile `En İyi Caz Vokal Albümü` dalında Grammy adayı olmuştu. Sanatçı ikinci albümü “Be Good” ile `En İyi Geleneksel R&B Performansı` dalında yeniden Grammy adayları arasında yer aldı. Gregor Porter 2012’de bu albümü ile Amerika ve İngiltere listelerinde en iyi albümleri arasında yer aldı, NPR`ın `2012`nin En İyi 100 Şarkısı` ve `2012`nin En İyi Müzikleri` listelerine girdi, iTunes `Yılın Caz Albümü` ve Soul Track `Yılın Albümü` seçildi. “Be Good” albümü Edison Ödülü ile onurlandırıldı.

* * *

Önemli eleştirmenler tarafından caz müziğin yeni kralı olarak görülen Porter, Joe Williams, Donny Hathaway, Johny Hartmann ve Marvin Gaye gibi isimlerle birlikte anılacak kadar güçlü bir sanatçı olarak adından söz ettiriyor. Porter kendisini bir caz vokalisti olarak görse de blues, soul ve gospel tarzı müziklerden çok etkilendiğini ve bu türlerin kendi müziği içinde yer bulduklarını özellikle dile getiriyor.

Peki, kimdir bu Gregory Porter?

Gün geçmiyor ki Amerikan caz basınında Porter ile ilgili yeni bir haber, söyleşi, röportaj çıkmasın. Genç sanatçı hakkında çıkan son haber Allaboutjazz sitesinde Chris Slawecki imzasıyla yayınlandı. Yazarın sanatçıyla yaptğı söyleşinin yer aldığı yazıda Slawecki henüz üç albüm yayınlamış genç sanatçının başarısı vurgulanırken henüz çok uzaklaşmamış çocukluk yıllarına da değiniyor.

Söyleşide yazarın ilk sorusu Porter`ın cazla olan hikayesinin ilk günlerine dair. Cazla nasıl buluştuğu, grubunu nasıl kurduğu ilk nerede çaldığı gibi merak edilen ayrıntılar. Biz de söyleşi sayesinde ilk elden bilgilere ulaşıyoruz. Gregory Porter`ın caz söylemeye başladığı ilk yer Harlem`de St. Nick`s Pub isimli yer olmuş. Sanatçının esasen Kaliforniya doğumlu olduğunu, ilk sahne tecrübelerini San Diego`da küçük klüplerde edindiğini, San Diego State University futbol takımında oynadığını biliyoruz, bu bilgiler çocukluk dönemine ait. Sonradan, annesiyle New York Brooklyn yakınlarındaki Bedford, Stuyvesant çevresine taşındıklarını da biliyoruz. Babasız büyüyen erkek çocuk olarak annesinin üzerindeki etkisi çok yüksek.

* * *

Yazar Chris Slawecki başarılı genç şarkıcının Nat King Cole`u andıran yumuşak bariton sesinin çocukluğundaki duygusal içe kapanmanın yansıması olduğunu düşünüyor. Haklı olabilir... Babasız büyümek çocukluk için çok zor bir dönem demek. Slawecki bu duygusal boşluğun Porter tarafından içe atılmış bir duygu olduğu kanaatinde, sesindeki duygusal dışavurumunda bu durumun sonucu olduğuna inanıyor. Porter`ın Cole ile bağı sadece ses veya ton yakınlığı değil, aynı zamanda annesinin evde olmadığı, çalıştığı anlarda radyoda en çok dinlediği erkek sesi. Simgesel olarak da önemli bir ayrıntı. Şimdi sahip olduğu sakin ve duygusal tonda Cole gibi birinin muazzam etkisi olsa gerek.

Annesi Kenyatta`nın Gregory Porter`ın hayatında özel etkisi olduğunu söyledik ama bir başka önemli detay da Porter eğer bugün dünyaca ünlü bir caz şarkıcısına dönüştüyse annesinin 1998 de onu şarkı söylerken duyup sesini farketmiş olmasıdır. Belki de bugün anne Porter`ın dikkati ve feraseti sayesinde erkek caz sesinin yeni neslinin en iyilerinden birine sahibiz. Anne Porter oğlunu flütist Hubert Laws`ın kayıt yaptığı (ki o sıra stüdyoda Laws Remembers The Unforgettable Nat King Cole isimli albümü kaydetmektedir) kaydına götürerek Laws`ın dinlemesini sağlar, hatta o ziyarette yaptığı deneme kaydına Laws kendi albümünde yer verir, Porter`ın kayıt kariyerinin ilk bu albümdeki yorumla başladığını söylebiliriz. Kısaca bugünlere uzanan maceranın başladığı ilk günler bu günlerdir. Sonrasında 2010`da çıkan ilk albümü Water ile Grammy adaylığına ve bugünlere uzanan yolu az çok hepimiz biliyoruz...

* * *

Chris Slawecki`nin söyleşisinde dikkati çeken sorulardan biri caz ile R&B söylemek arasındaki fark üzerineydi. Bizce de yerinde bir soru, Porter esasen caz söylemesine rağmen R&B ve soul cazı da rahatlıkla yorumlayan biri. Sanatçının soruya cevabı ise arada armonik farklılıklar olduğu yönünde. Cazın R&B`ye göre daha yoğun notalı sistem olduğunun altını çizerken caz söyleyen vokalistin sahip olduğu sesin renk, genişlik ve derinliğinin sınırları zorlamak konusunda daha fazla imkan sağladığını belirtiyor.

* * *

Bu yazıda söyleşiyi tümüyle çevirmektense öne çıkan detaylara bakmayı tercih ettik, zaten konuşmanın büyük kısmı iki albümündeki parçalar üzerine sohbet, sihri bozmanın alemi yok nasılsa onları burada dinleyeceğiz. Söyleşide özenle vurguladığı ayrıntı caz gibi kendisinin de manevi - duygusal yanı güçlü biri olması. Şarkılarını söylerken bu duygunun kendisini yönlendiren önemli bir dürtü olduğu aşikâr. Söyleşiden yansıyan bir diğer önemli not yazının başında belirttiğimiz Nat King Cole`a duygusal bağı, hatta bu bağı anlatan Nat King Cole & Me isimli bir müzikal yazmış. Son olarak söyleşiden yansıyan bir diğer detay ise tıpkı Nat King Cole gibi hayatında çok önem verdiği bir başka ses olan efsanevi şarkıcı Lou Rawls üzerine konuşmalar. 2006 yılında ölen efsane sesle kısa süren tanışıklıkları olmuş, hatta önerileriyle kariyerine hayli etki ettiğinin altını çiziyor.

Cazkolik.com / 26 Kasım 2013, Salı

 

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.