Bizim gibi insanların milyonlarca insanın söyleyemediklerini yansıtmak dışında bir amacı yok.

Bizim gibi insanların milyonlarca insanın söyleyemediklerini yansıtmak dışında bir amacı yok.

Efsanevi caz ve blues şarkıcısı Nina Simone hayatı boyunca 500 ve üstü sayıda şarkıya imza attı, 60 kadar albüm kaydetti. Jazz Cultural Award ödülünü alan ilk kadın oldu ve müziğiyle 1960`ların siyah özgürlük mücadelesine önemli katkıda bulundu.

* * *

1933 yılında John D.Waymon ve metodist Mary Kate Waymon`ın kızı olarak Eunice Kathleen Waymon ismiyle kuzey Carolina`nın Tyron kentinde dünyaya geldi. Ev hep müzikle doluydu. Simone daha sonra anılarında piyano çalmaya başladığında 6 yaşında olduğunu anlatır. Dini müzikten başka bir şey çalmasını istemeyen annesi fazladan para kazanmak amacıyla hizmetçi olarak işe başladığında evin hanımı genç Eunice`in müziğe ne kadar istekli ve yetenekli olduğunu farkeder. Hanımın desteğiyle Bayan Miller ve Muriel Mazzanovitch`le bir yıl piyano çalışır.1950 yılında Asheville şehrindeki Allen kızlar okulundan mezun olur ve Julliard`a okumak için başvurur, kabul edilmeyince hayal kırıklığına uğrar, siyah olduğu için kabul edilmediğine inanır. Curtis enstitüsünden Vladimir Sokoloff ile özel eğitim çalışması yapar. Aynı dönem ailesi Filadelfiya`ya taşınmıştır ve Eunice de para kazanmak amacıyla piyano dersleri vermeye başlar. Bir öğrencisinin Atlantik City`de bir barda çalarak kendisinden daha fazla para kazandığını duyunca o da şansını denemek ister. 1954 yılında Midtown Bar`da piyano çalmaya başlar. Klasikten caza birçok müzik türüyle arası iyidir ve rahat çalabiliyordur. Annesinin ne kadar tutucu olduğunu bildiği için adını değiştirmek durumunda kalır, Nina Simone ismini benimser. Bar sahibi piyanistinin gördüğü ilgiden memnundur ama piyano çalarken şarkı da söylemesini ister, bu talep doğrultusunda genç Nina repertuvarına değişik şarkılar ekler. Kendine has tarzıyla dönemin gençleri arasında kısa zamanda üne kavuşur, ardından, daha popüler olan Greenwich Village`a taşınır.

* * *

1957 yılına gelindiğinde Nina Simone kendine bir menajer bulur ve ilk albümü "Little Girl Blue"yu kaydeder. İlk single ise Billie Holiday`in ünlü yaptığı Gershwin bestesi "I Loves You Porgy" olur. Oldukça iyi başlamıştır, single iyi satar ama imzaladığı sözleşmeyi bir nedenle ihlal eder, sonradan çok pişman olur. İkinci albümünü "The Amazing Nina Simone" adıyla yayınlar.

Kocası ve kızı

Nina Simone 1958 yılında Don Ross isimli biriyle evlenir ama bir yıl içinde boşanır. İki yıl sonra da kızı Lisa Celeste`in babası olacak kayıt işleri yapan eski polis dedektifi Andy Stroud ile evlenir. Kızıyla annesi çocukluk boyunca ayrı kalır, kızı büyüdüğünde kendi kariyerine odaklanır ve sahnede sadece Simone adını kullanır. Kocası Andy ile hem politik fikirleri hem kariyer planlamasında ayrı noktalara düşünce evlilikleri 1970 yılında boşanmayla sona erer.

Bir militan olarak sivil haklar hareketine katılması

Nina Simone altmışlı yıllarda sonradan Black Power adını alacak sivil haklar hareketinin aktif üyesi olur. Hatta, bazı şarkıları dönemin marşları kabul edildi, sözleri ırkçılığın çözümsüzlüğüne işaret eden umutsuzlukla doludur. Alabama`da bombalanan bir Baptist kilisesinde ölen dört çocuk ve Missisippi`de öldürülen Medgar Evers`ın ardından "Missippi Goddam" şarkısını yazar. O dönem radyolarda çalınma imkanı bulamayan şarkı genellikle gösterilerde, sahnelerde seslendiriliyordur. Simone`un sivil haklar hareketi dönemi bu konuda yazılmış şarkıları arasında "Backlash Blues", "Old Jim Crow", "Four Women" ve "To Be Young, Gifted and Black" gibi şarkıları vardır. Bu son şarkı yakın arkadaşı ve kızı Nina`nın vaftiz annesi ve oyun yazarı Lorraine Hansberry için kaleme aldığı yine marş gibi bir şarkıdır, sadece öyle kalmaz, siyah güç hareketinin de marşı haline gelir. Maalesef birkaç yıl sonra hem Hansberry, hem bir diğer yakın arkadaşı, siyah caz şairi olarak ünlenen Langston Hughes ölür, aynı dönem Martin Luther King ve Malcolm X de suikaste kurban gitmişlerdir. Başına gelenler bununla da kalmaz. IRS isimli iç gelir servisi Nina Simone`u vergi kaçırmakla suçlar ve evini elinden alır.

Terkediş

Amerikan ırkçılığına karşı artan hırsı ve acısı, hepsini korsanlıkla suçladığı plak şirketleriyle kavgalarının üstüne bir de IRS ile yaşadığı sıkıntılar sanatçının başedebileceğinden ağır sorunlardıR, ülkesini terketme kararı alır. Önce Barbados`a, Miriam Makeba ve arkadaşlarının cesaretlendirmesiyle Liberya`ya taşınır.

Kızının eğitimi için İsviçre`ye gitme kararı alır, o sıra bir sponsora güvenir ama adamın dolandırıcı olduğu ortaya çıkınca hem soyulur hem de üstüne bir de dayak yer, intihar girişiminde bulunur, başarısız olunca bu durum geleceğe inancınının yenilenmesini sağlar, kariyerini küçük adımlarla atmaya başlar. 1978 yılında Paris`e taşınır. 1985 yılında yeniden Amerika`ya döner. Politik görüşlerini vurgulamadığı, kendisini daha ünlü ve başarılı yapacak şarkılar seçer, yeni nesillerin giderek beğendiği bir isme dönüşür. Moda devi Chanel`in "My Baby Just Cares for Me" şarkısını reklamında kullanması onu bir anda yeniden patlatır, şarkısı Avrupa`da hit olur. Simone, 1991 yılında yeniden Avrupa`ya döner, önce Hollanda`ya sonra Fransa`nın güneyine taşınır, "I Put Spell on You" adını verdiği biyografisini kaleme alır ve konserlerine devam eder.

Devam eden kariyeri ve hayatının son dönemi

Doksanlı yıllarda Fransa`da yaşarken pek de geçinemediği komşularına birgün tüfekle ateş edip bir de iki motosikletçiyi yaralayıp üstüne olay yerini terkedince kanunlarla başı derde girer. Mahkeme para cezası verir ama psikolojik danışma almaya mecbur eder. 1995 yılında 52 önemli kaydına ait haklarını kazanmak için San Fransisko`da açtığı davayı kazanır. Bu onu çok mutlu eder. Hayatının son dönemidir. Tekerlekli sandalyesinde bazen gösterilere katılır ve nihayet 2003 yılında vatanı olarak kabul ettiği Fransa`da hayatını kaybeder.

Nina Simone 1969 yılında Phyl Garland`la yaptığı röportajda altı çizilmesi gereken şu sözleri sarfetmişti.

"Anladığım kadarıyla bizim gibi insanlar için milyonlarca insanın söyleyemediği şeyleri söylemek, gerçekleri yansıtmak dışında bir amacı yok. Sanırım, bu bir sanatçı için öldüğümüzde geride bırakacağımız miras olacaktır. Umarım, ben de Billie Holiday gibi şanslı biri olurum."

Nina Simone caz için ne düşünüyordu?

Nina Simone bir caz şarkıcısı olarak anılsa da 1997 yılında Brantley Bardin`e verdiği mülakatta şunları söylüyordu:

"Çoğu beyaz için caz siyah anlamına gelir, caz kir demektir, benim çaldığım ise bu değil, ben siyah klasik müzik çalıyorum, bu yüzden caz kelimesini sevmiyorum, aynı şekilde Duke Ellington`ı da sevmiyorum, benim için sadece siyahları tanımlayan bir terimdir caz."

Bu yazı ilk olarak 18 şubat 2017 tarihinde thoughtco.com adresinde yayınlanmıştır.

Cazkolik.com / 20 Temmuz 2017, Perşembe

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.