Bu haftaki programda müzisyen Sumru Ağıryürüyen’in yeni albümü ISSIZ üzerine bir sohbet gerçekleştirdik..

Bu haftaki programda müzisyen Sumru Ağıryürüyen’in yeni albümü ISSIZ üzerine bir sohbet gerçekleştirdik..

Sevgili müzik dostlarım,

Temmuz yakmaya devam edecek gibi gözüküyor, öğlenleyin Levent civarında nefes alınamıyordu, gerçi şimdi şimşekler çakmaya başladı, bir yerlere de yağmur yağıyor ama insanın canı dışarı çıkmak istemiyor.
 
Siyaset ve ekonomi konusunda ülkede görüşler karışık, ortam gergin. Önce krizin teğet geçmeyeceği anlaşıldı, daha sonra tünelin ucundaki ışığın üstümüze doğru gelen lokomotif olabileceği tartışıldı, şimdi de dibi bulduk artık çıkıyoruz derken birileri daha bitmedi ekonomi W yapacak, önümüzdeki aylarda kriz daha da derinleşecek demeye başladı.
 
Bir görüşe göre yeni bir dünya düzeni çoktan tasarlandı ve bizler sadece Shakespeare’in “As you Like it” adlı eserinde söylediği gibi bizlere biçilen rolleri oynuyoruz:

All the world’s a stage,
And all the men and women merely players:
They have their exits and their entrances;
 
Bir başka görüşe göre herkesin yapabileceği bir şey vardır ve bize düşen sonuna kadar inandığımız şeylerin gerçekleşmesi için gayret göstermektir.
Ben bu iki perspektif açısından ve algılayabildiğim kadarıyla dünyayı anlamaya çalışıyorum.
 
Güzel haber şu; İKSV’nin düzenlediği 16. İstanbul Caz Festivali başladı. Dün akşam jazz dünyasının üç büyük basçısı, Stanley Clark, Marcus Miller ve Victor Wooten Cemil Topuzlu sahnesinde müzikseverleri aldı bir yerlere uçurdu götürdü. Ne havanın nemi ve sıcaklığı ne de çevredeki süren inşaatların kaosu bu üç büyük basçının gözlerimize üç büyücü gibi gözükmesine engel olamadı.

Konserdeki coşkuyu seyredip dünyanın halini düşünürken aklıma Simon and Garfunkel grubunun ünlü bestesi “The Sound of Silence” geldi, şarkıda şu sözler geçiyordu:

And the people bowed and prayed
To the neon God they made.
And the sign flashed out its warning,
In the words that it was forming.
 
Festivalde her akşam bir şenlik ver, Nardis’teki programları takip etmeyi ihmal etmeyin, önümüzdeki Pazartesi günü akşamı ise Brad Mehldau’nun konseri var, biletler tükenmiş vaziyette ancak İKSV aynı gece sanatçı için ikinci bir konser organize ediyor, Brad solo çalacak, hiç değilse onu kaçırmayın.
 
Bu haftaki konuğum çok güzel bir ses, değerli müzisyen arkadaşım SUMRU AĞIRYÜRÜYEN olacak. Sumru ile ben 1976-77 senesinde Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları BUO tarafından sahneye konulan “Marat- Sade” oyununda rol almıştık. Yıllar geçti, arkadaşlığımız sürdü ve şimdi de Sumru’nun yeni albümü ISSIZ üzerine bir sohbet açacağız.
 
1- Sumru Ağıryürüyen / CD: Issız / Güz Defteri
2- Cengiz Onural / CD: Bir nefes hayat / Masalcı Dede
3- Muammer Ketencoğlu + Sumru Ağıryürüyen / CD: Ayde Mori / Kerem Eyle
4- Göksel Baktagir / CD: Doğu Rüzgarı 2 / Dağlara Yükseliş
5- Çağlar Namlı / CD: La Lune (köy) / Divane
6- Sumru Ağıryürüyen / CD: Issız /  Issız
 


 
Bu hafta ne öğrendiğime gelince: Eğer Neon Tanrılar yarattığımızın farkındaysak onlardan kurtulmak için savaşmaya değer.



Sevgiyle kalın, Hepinize güzellikler ve müzik dolu bir hafta sonu diliyorum.
 
Tunçel Gülsoy (0532 216 25 99), meraklısı için not, yazılarımı şu adreste okuyabilirsiniz: www.cazkolik.com



Her türlü eleştirileriniz ve önerileriniz için lütfen bizi arayın                                                           
[email protected]
[email protected]

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Tunçel Gülsoy

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.