Caz yazarı Jeff Andrews`dan playlistiyle farklı bir Miles Davis portresi

Caz yazarı Jeff Andrews`dan playlistiyle farklı bir Miles Davis portresi

Miles Davis New York`a geldiği ilk gençlik günlerinden öldüğü güne kadar gezegenin en havalı piç kurusuydu. Yanlış anlamayın, bu kelime hakaret amacıyla yazılmadı, Miles`ın yaşarken kullanmayı en sevdiği argo sözcüktü, 4 yüz sayfalık otobiyografisinde tam 312 kez kullandığı kelimedir. Nasıl Philadelphia`dan gelen müzisyenler `jawn` tabirini kullanıyorsao da `piçkurusu`nu kullanıyordu. Yalnız şu noktayı belirtmeli, Miles bu kelimeyi orijinal anlamındaki argo küfür niyetine kullanmıyordu, yani küfür olsun diye değil, her kullanımında bağlamı değişiyordu (bir çeşit bizdeki `lan` gibi denebilir). Miles`ın egzantrik yaşamını ve eşsiz kariyerini tek bir cümle ya da argo kelimelerle özetlemek kuşkusuz imkansız ama bu kelime yine de en uygunu gibi görünüyor, yani, Miles tam bir `piç kurusu`ydu.

* * *

Miles Davis aynen kendi sözleriyle belirtirsek müziği beş ya da altı kez değiştirdi. Daha 18 yaşındayken Charlie Parker, Dizzy Gillespie`lerin öncü olduğu bebop devriminin ayrılmaz parçasıydı. 1949 yılında ilk cool caz kayıtlarını yapan nonet`in parlak yıldızı ve ardından gelen COOL dönemin parlak ismi oldu. Ardından gelen dönem caz tarihinin en etkili quintetlerinin olduğu dönemdir. O yıllarda kaydettiği albümlerin üzerine halen çıkılamadı. Bugün caz tarihinin etkili tabirleri olan hardbop, postbop, modal caz ve füzyonun en etkili ismiydi. Kaç etti?

* * *

Eleştirmenlerin ve onu sevenlerin şaşkın bakışları altında Miles`ın müziği sürekli değişti ve gelişti. Aynı müziği asla iki kez kaydetmedi. Bu konuda sarfettiği cümleler efsaneleşmiştir. Besteci ve orkestra şefi Gil Evans`la işbirliği sayesinde o dönem yaptığı kayıtların tazeliği bugün bile şüphe götürmez. Kimi tutucular Miles`ın "Bitches Brew" (1970) ve "on the Corner" (1972) albümleriyle cazdan tümüyle koptuğunu iddia etseler de o cazı değiştirdiğini söylüyordu. Yetmişlerde müziğe beş yıl ara vermesinin ardından seksenlerde ürettiği modern sentezler caza yeni ve genç isimler katarken diğer yandan aynı caz muhafazakarlarının küçümsemeleri sürüp gidiyordu.

* * *

Miles Davis`in kişisel hayatı ve nispeten ayrıcalıklı yetiştirilmesi yüzünden sahip olduğu sınırsız kibir müziğinden daha az tartışmalı değildi. Özellikle beyaz Amerikan medyasının zehirli eleştirilerine Miles`ın çoğu insana tuhaf gelen sahne davranışları da eklenince büyük basın tarafından "Karanlık Prens" lakabıyla anılır oldu. Şâhâne moda anlayışı ve pahalı araçlara duyduğu ilgi onu beyaz ve ırkçı profillerin hedefi haline getirdi. Hayatına giren kadınlara nadiren sadıktı, yaşattığı çok sayıda suistimali zamanla itiraf etti ama öte yandan Miles`dan hakaret etmekten başka sesler de çıkıyordu. Zımparayı andıran kısık sesi trompetinden çıkan muhteşem müziğine mükemmel yakışıyordu. Tıpkı Kanye West gibi zor bir kişilikti, sahip olduğu zekasıyla dâhi bir piçkurusuydu.

* * *

Miles1944 yılında göstermelik olarak prestijli müzik okulu Julliard`a kaydolmak için New York`a taşındı ama 18 yaşındaki genç dehanın gizli motivasyonu Bird`ü bulmaktı. Charlie "Bird" Parker New York 52. Cadde ve Harlem`deki klüplerde bebop devrimine liderlik etmekle meşguldü. Miles, Bird ve Dizzy`i birkaç yıl önce St. Louis`de duyduğundan beri merak ediyordu, tıpkı Bob Dylan`ın Woody Guthrie`yi bulmak için New York`a taşınması gibi Miles da onlara katılmaya hazırdı. Bird bir parıltıyla karşı karşıya olduğunun derhal farkına vardı ve ikili düzenli olarak birlikte çaldı. Miles`ın geri plandaki soloları Parker`ın öfkeli sololarının adeta tamamlayıcısıydı ancak daha önemlisi grubun konser ve kayıt tarihlerini organize edip düzenliyordu. Bird eroine o kadar bağımlıydı ki onu ayakta tutmak bile bir mücadeleydi, Miles Parker`ı hem bir yan eşlikçi hem bir çeşit bekçi olarak hizmet etti.

* * *

Aşağıdaki playlist kronolojik sırayla hazırlanmıştır. Bu sayede genç Miles`ın ilerlemesini, Bird`ün yanında kimliğini keşfetmesini duymanız mümkün. Bu erken dönem kayıtların esas ismi kuşkusuz Parker`dı. O dönem pekçok eleştirmen Miles Davis`i Dizzy`nin ucuz taklidi olarak görme eğilimindeydi ancak Miles`ın sahnede bebop`a yaptığı katkılar bu müziğin New York dışına yayılması bakımından paha biçilemez değerdeydi.

Bu yazı 1 ağutos tarihinde yazar Jeff Andrews tarafından noisey.vice.com isimli internet sitesinde yayınlanmıştır.

Cazkolik.com / 06 Ağustos 2017, Pazar

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.