Cazkolik Röportajı: Ritmler ve davranışlar kuzendir diyen Dorantes`le 7 yıl sonra yeniden.

Cazkolik Röportajı: Ritmler ve davranışlar kuzendir diyen Dorantes`le 7 yıl sonra yeniden.

Bu akşam Zorlu PSM sahnesinde Dorantes`in olacağını öğrenince hemen Zorlu yetkililerini aradık, aman dedik, bizim Dorantes`le hukukumuz eski, sevgili Cenk Erdem onunla yıllar önce bir söyleşi yapmıştı, yıllarca hep okundu, madem yıllar sonra yeniden geliyor bir daha konuşalım, hem eskiyi analım, hem yeniyi soralım. Sağolsunlar hemen talebimiz organize edildi ve işte, 7 yıl sonra yeniden Dorantes... O da, biz de biraz daha yaşlandık, onun müziği daha olgunlaştı, biz de hala müziğe aşığız ve üstelik bu kez sahnede Hüsnü Şenlendirici, İsmail Tunçbilek ve Aytaç Doğan`lı Taksim Trio ile birlikte çalacaklar. Bu konserde her an, her şey olabilir diyerek kesinlikle kaçırmamanızı öneriyoruz.


Flamenkoyla, piyanonun kendi diliyle ilişki kurmayı tercih ettim...

Cazkolik: bundan 6-7 yıl önce seninle çok güzel bir söyleşi yapmıştık, dilerim bu sohbetimiz onun devamı olsun, nasıl geçti seneler?

Dorentes: Çılgın yıllardı… Bir sürü konser, bir sürü proje, bir sürü fikir, bir sürü toplantı ve bir sürü sürprizler… Sonra da vedalaşmalar… Bu dönem üç kez Montreal Caz Festivali tarafından davet edilmek gibi bir rüyayı yaşadım. İki yeni albüm yayınladım, çok prestijli müzik ödülleri aldım ve Taksim Trio ile tanıştım…

Cazkolik: Önce 2009 albümü "Sur", sonra "Sin Muros" ve 2012`de "Paseo a Dos" (unuttuğum var mı?)… Hepsi heyecan verici albümler. Birlikte çaldığın Renaud Garcia-Fons burada çok sevilen biri, onunla beraber çalmaya nasıl karar verdiniz?

Dorantes 5 nisan çarşamba akşamı Zorlu PSM sahnesinde Taksim Trio ile birlikte konser verecek.

Renaud Garcia-Fons ile yeni müzikler üreteceğiz.
İkilinin birlikte yayınladığı "Pasea a Dos"un başarısının ardından yeni müzikler yolda...

Dorantes: Çok teşekkür ederim. Evet, çok güzel bir albüm ve şüphesiz yeni bir yol açtı. Renaud Garcia-Fons ve ben 50 binden fazla insanın izlediği Etnosur olarak bilinen büyük bir İspanyol festivalinde 2010 yılında çaldığımızdan beri birbirimizi tanıyoruz. İlk görüşmemizin ardından yıllar sonra birbirimizi davet ettik ve aramızdaki suç ortaklığı gerçekten birlikte bir şeyler yapma isteğine dönüştü ve beraber "Paseo a Dos"u yarattık. Ama daha yapacaklarımız var...

Cazkolik: Yıllar önceki röportajımızda bana demiştin ki "piyano kendi kimliğiyle konuşmalı, başkalarını taklit etmemeli, kaynaşmamalı…", piyano, flamenko çalmak için en zor enstrüman mı sence?

Dorantes: Evet, öyle düşünüyorum, yalnızca piyanonun zorluğu yüzünden değil, çünkü desen yok (Cazkolik notu: Dorantes`in kastettiği kendisinden önce piyanoyla flamenko icra etmeye çalışan olmadığı için örnek alacağı biri yok), örneğin, nereden başlayacağınızı bilmiyorsunuz, cazdaki gibi değil, hiçbir şey oluşmamış, hiçbir şey yok! Tek başıma yapmak durumundaydım. Flamenkonun piyanoyla nasıl yapılandırılacağını bilemiyorsunuz, gitarların veya Endülüs soundunun piyano için yapılandırılması çok zordur. Pek çok genç müzisyen gitarla yapılanın aynısını piyanoyla yapmak istiyor ama ben o yolda değilim, gitarı taklit etmek istemiyorum, istesem gitar çalardım, piyano değil. Piyanonun kendi kimliğine sahip olması, kendi diliyle konuşması gerekiyor fakat o noktaya varmak, o yaratıma ulaşmak için bir temel oluşturmak ve geliştirmek zorundayız, bu tutkulu bir uğraş ve ben onu yapmayı seviyorum.

Cazkolik: Flamenko ve caz heyecan verici bir karışım.

Dorantes: Elbette... Caz özgür ve doğaçlamaya açık bir müziktir, flamenko da aynı, birbirlerini anlayacak iki müzik türü.

Cazkolik: Önceki söyleşimizde bana albüm kaydetmektense konser vermeyi tercih ettiğini söylemiştin, son yedi yılda gerçekleştirdiğin en etkili konserler hangileriydi, nerdeydi?

Dorantes: Çok var, gerçekten çok... Birkaç gün önce Almanya Bonn`da, Beethoven`in evinde bir konser verdik, özel bir sihirle uğraştık, konserin sonunda dinleyiciler ağlayarak ayağa fırladı, bunu asla unutmayacağım. Melilla Senfoni Orkestrası`yla verdiğimiz "Sur Sinfonico" konseri mesela, Sevilla Real Alcazar`da "Gitanos del Meterraneo" konseri büyülüydü, çok şanslı biriyim, dünyanın birçok yerinde konser verdim ve büyük zevk aldım.

Cazkolik: Flamenko ve caz ve elbette doğaçlama... Flamenkoda da cazdaki gibi doğaçlama yapmak mümkün mü?

Dorantes: Tabii ki... Temel farklıdır ancak doğaçlama düzeyi aynıdır.

Cazkolik: İspanya cazda iyi bir genç nesil yakaladı, bize, takip etmek için birkaç isim verir misin?

Dorantes: Bana inanmayacaksın ama genç caz yeteneklerine çok meraklı değilim ancak Dani de Morón, Dycardo Moreno, Diego del Morao veya Miguel Angel Córtes gibi genç flamenko gitaristlerinden bazılarını söyleyebilirim.

Cazkolik: Konserini sabırsızlıkla bekliyoruz... Dansçılar olacak mı?

Dorantes: Hayır, bu sefer farklı bir gösteri olacak. Taksim Trio ve ben Akdeniz`de doğan ve bizi köklerimiz ve kimliğimizle inanılmaz şekilde bağlayan müzikle uğraştık. Uzakta olsak bile aynı müziğe şaşırtıcı şekilde bağlanırız, bence, kültürel mirasın yapacak daha çok işi var.


Hüsnü Şenlendirici, İsmail Tunçbilek ve Aytaç Doğan`la büyüleyici bir tecrübe yaşıyorum


Cazkolik: Siz ve biz Akdenizliyiz. Türk müziğiyle flamenko arasında şaşırtıcı benzerlikler var. Bu akşam sizi Hüsnü Şenlendirici, İsmail Tunçbilek ve Aytaç Doğan`la birlikte izleyeceğiz. Türk müziğiyle flamenko mesela Cuban müzikle flamenko gibi bir karışım üretebilir mi?

Dorantes: İlk kez çalışıyoruz ve bu büyüleyici bir tecrübe. İsmail, Hüsnü ve Aytaç müzikal ve virtüöz olarak harikalar. Konserlerindeki müziği içeren sevgi ve doğallık, ruh ve güzellik onlarla çalışmaya davet edildiğimden beri beni bağladı. Ben bir romanım, tıpkı onlar gibi, müzik ailemin vazgeçilmez bir parçası ve bu onlar için de aynı. Hatta, birbirimizle ilişki kurma şekli bile aynı. Nerdeyse her konuda hem fikiriz. Saygın bir İspanyol eleştirmen Sevilla Flamenko Bienal`inde şöyle demişti; "Ritmler ve davranışlar kuzendir." İstanbul`dan Lebrija`ya sadece ses mesafesi var. Ancak felsefi farklılıklar olabilir çünkü bir çeşit tiorba (İspanyol sazı diyebileceğimiz bir enstrüman) olan bağlama blueras`lar gibi falsetto`lar yapar. Yani, bana göre flamenkoyla Türk müziği aslında Cuban müzikten daha iyi bağlantı kurar. İkimiz de aynı uyuma, aynı ölçülere ve cümle yapısına sahibiz ve her şeyden önce müziği görme biçimini paylaşıyoruz.

Cazkolik: Senin için flamenkoyu piyanoda çalan ilk müzisyen diyebilir miyiz? Böyle söylemek doğru olur mu?

Dorantes: İlk flamenko piyanistleri Manolo Caracol`un şarkısına eşlik eden Arturo Pavon ve Pepe Romero`ydu. Ben piyanoyu flamenkoya bir enstrüman olarak dahil etmeye karar verdiğimde onlar çok farklı yoldaydı.

Cazkolik.com / 05 Nisan 2017, Çarşamba

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.