Cenk Akyol uzun zamandır Tamirane`de performansı beklenen Jaga Jazzist konserini hem izledi, hem fotoğrafladı hem de yazdı...

Cenk Akyol uzun zamandır Tamirane`de performansı beklenen Jaga Jazzist konserini hem izledi, hem fotoğrafladı hem de yazdı...

Oslo semalarından gelen Jaga Jazzist geçtiğimiz Cumartesi gecesi dokuz kişilik kadrosu ile Tamirane`de yaklaşık 2,5 saatlik bir konser verdi. Grubu daha önce çok tanımıyordum. Dinlediğim albümlerinden tarif etmem gerekirse, hemşerileri Bugge Wesseltoftvari elektronik caz ile Eric Truffaz tarzı nu-fusion (oldu mu acaba nu-fusion?) bileşimi bir jam band dinlememiş olanlara hiç de fena bir aktarım olmaz... Grubu tanıyanlar da belki hiç de böyle bir alaşımı yok diyerek kızabilirler bana. O zaman ben daha da ileri giderek, gecenin özellikle ilk bir kaç parçasında kendimi bir space rock konserinde zannettiğimi ileri sürerek ne kadar bukalemun karakterli bir grup olduklarını söyleyebilirim.

Grup dokuz kişi ve voleybol takımı gibi paslaşarak, yer ve görev değiştirerek müzik yapıyorlar. Öncelikle sahne enstrümanlarla gözünüzü doyuruyor. Enstrümanlar ve müzisyenler Tamirane`nin hacmine göre kocaman olan sahnesinde bir sirk cümbüşü içinde tıkış tıkış ama bir yandan da kendilerine göre hassasça dengelenmiş bir ahenkle yeralıyorlar. Tamı tamına dört klavye seti, bir rhythm box, bir bas gitar, bir kontrbas, bir vibrafon, bir tuba, bir trompet, bir trombon, bir tenor saksofon, üç elektrik gitar, bir pedal steel gitar, bir davul seti ve sayısını kaçırdığım irili ufaklı vurmalıyı dokuz kişi döne, değişe çaldılar. Bazı parçalarda dört santraforlu bir futbol takımı gibi, bazı parçalarda yeknesak ama inatçı bir bando gibi şekilden şekile de girdiler aynı müzik tarzlarına yaklaşıp uzaklaştıkları gibi...

Konserin daha ilk parçasında müziğin kaotikliğinin etkisi ile mosh* yaptığını sandığım yanımdaki grubun sinkaflı küfürler eşliğinde birbirlerinin hatırını sorması üzerine grup çalmayı keserek kavganın sona ermesini ve vahşilerin dışarı atılmasını bekledi. Gecenin tek sinir bozucu anı buydu ve talihimiz var ki kısa sürdü.

Sonrasında grup yeniden havaya girmekte geç kalmadı ve hemen her parçada vitesi yükseltebildi. Grup cazdan en çok uzaklaştıkları son albümlerinden One Armed Bandit`ten albümün isim parçasını, 220V`u, Toccata`yı, Prognissekongen`i ve Touch Of Evil`ı çaldılar ki bu da konserdeki parçaların yarısına tekabül ediyordu. Biste yeralan Oslo Skyline`i tahmin edileceği üzre İstanbul Skyline olarak takdim ettiler. Önceden planladıkları iki bisi de icra ettiler. Benim de içinde bulunduğu büyük çoğunluğun helâlini alarak iç huzuru ile sahneden ayrıldılar.

Müzikal yapılarını nasıl kurguladıklarından bahsetmem gerekirse, "kraut rock eğilimli" bir post-rock grubuna ait davul & bas ikilisi, Zappa vibrafonları (tıpkı bir Ruth Underwood hassasiyeti ile çalınan!) Teremin edası ile çalınan pedal steel gitar... ve hayal gücünüz ..... Her müzikseverin gıpta edeceği bir deneyimdi.

Jaga Jazzist sahnede böyle işte, izleyin...

http://www.youtube.com/watch?v=Ws25EyTGdTg


Mosh: Heavy Metal konserlerinde sahne önündeki gençlerin konserin ritmiyle omuz omuza çarpışmaları.


Cenk Akyol
cenkakyol@cazkolik.com

Cazkolik.com / 24 Ocak 2011, Salı

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cenk Akyol

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.