Duygulu bilgeliğin, armonik entelektüelliğin piyanisti Mulgrew Miller`ı çok genç yaşta kaybettik...

Duygulu bilgeliğin, armonik entelektüelliğin piyanisti Mulgrew Miller`ı çok genç yaşta kaybettik...

Henüz çok genç bir yaşta Mulgrew Miller`ın ölümünü öğrenmek doğrusu daha önce geçirdiği hastalığı bilmeyen bizim için çok kötü bir sürpriz oldu. Kendi caz çevremiz için de bir anlamda içimizden birini kaybetmişiz gibi ortak bir duygu oluştu. 57 yaşındaki usta piyanistin Türk caz müzisyenlerinin bir çoğuyla, başta Kerem Görsev, Ferit Odman, Ece Göksu gibi isimler olmak üzere yakın, kişisel ilişkisi vardı. Kiminin dostu, kiminin mentoru, hocası...

* * *

New York Times haberinde doğru bir tanımlamayla `duygulu bilgelik`in, tuşlardaki netliğin, ritmik istifin ve tam otuz yılın ötesinde postbop`un en iyi piyanistlerinden biriydi demiş. Biz de dün akşamüstü vefatı haberi kesinlik kazanınca attığımız twitte "armonik entelektüelliğin, sofistike duygunun piyanisti" diyerek anmıştık ustayı.

Kendi sesini erken döneminde, yetmişli yıllarda geliştiren adam...

1955 yılında Missippi deltasında küçük bir kasabada dünyaya gelen Miller daha altı yaşındayken babasının teşvikiyle piyano çalmaya başlamıştı. Kısa sürede kimi popüler şarkıları ve kilise dualarını çalmayı öğrenmişti bile. Yeteneğinin keşfedilmesinde babasının da büyük payı vardır, ardından kendi yaşadığı yerdeki piyano hocası Albert Harrison`dan dersler alır. Piyanoyla ilişkisi her yıl gelişerek ilerler ama caz müziği daha henüz ortalıkta yoktur. Cazla 14 yaşındayken televizyonda izlediği The Joey Bishop Show`a konuk olan piyano efsanesi Oscrar Peterson`ın izleyince tanışır. Memphis State University`de James Williams ve Donald Brown isimli piyano hocalarından ders alır. İki yıl bu okulda eğitim alan Miller bir süre sonra bariton saksofonist Serge Chaloff`un annesi Margaret Chaloff`tan ders almak için Boston`a taşınır. Bu sıralar Boston`da saksofonistler Ricky Ford ve Billy Pierce ara ara çalar ve ardından radikal bir karar alarak kariyerini geliştirmek üzere Los Angeles`a taşınmaya karar verir.

* * *

1977 yılı Ocak ayın Duke Ellington`un oğlu Mercer Ellington`ın davetiyle The Duke Ellington Orchestra`ya katılır ve hemen ardından arkadaşı saksofonist Bill Easley`i de orkestraya katılması için Mercer`ı ikna eder. 1976 yılı sıralarında Ellington orkestradan ayrılan Miiller bu kez Benny Carter`ın grubuna basçı Curtis Lundy ve davulcu Greg Bandy ile katılır. Derken ardından trompetçi Woody Shaw`un grubuyla 1983 yazına kadar birlikte çalar. Bu dönemin en belirgin grup hamlesi 1984 yılında Art Blakey`nin Jazz Messengers`ına katılmasıdır. Art Bakey ile geçirdiği dönem kendi neslinin genç müzisyenleri Terence Blanchard, Donald Harrison, Branford Marsalis, Bobby Watson gibi isimlerle kayıtlar yapmaya giriştiği dönemin de başlangıcıdır. Zaten derken 1985`de ilk albümü Key To The City`yi prodüktör Orrin Keepnews`un firmasından yayınlar, ardından da davulcu Tony Williams beşlisinin bir üyesi olup çıkar.

1987 ise sanatçının daha avantgart müzik yapan Trio Transition`ta basçı Reggie Workman ve davulcu Freddie Waits ile çaldığı bir dönem gelin ama ilk Avrupa turnesini de bu dönemde gerçekleştirir. Aynı yıl bu kez Benny Golson`ın Stardust albümünde piyanist olarak görürüz usta müzisyeni. Ardından Wallace Roney`nin Verses`i ve grubun adını taşıyan albüm kayıtları gelir. Bir süre sonra dağılan grubun ardından Miller bu kez New York Jazz Giants ile performanslara çıkar. Sene 1992...

Bir yıl boyunca gitarist Ron Muldrow ve Joe Lovano gibi isimlerle performanslara çıkar. Aynı yıl piyanistler Harold Mabern, James Williams, Geoff Kezeer ve Donald Brown gibi isimlerle birlikte The Contemporary Piano Ensemble`ı kurarlar. Bu dört piyanistli grup festivallerin çok ilgisi çeker, konserlerinde arkalarına aldıkları rhythm section ile birlikte neredeyse tümüyle doğaçlama konserler verirler.

Kariyerin verimli ilerlediği yıllar...

1993 yılı aynı zamanda basçı Steve Swallow`un The Real Book isimli ünlü albümünde Joe Lovano, trompetçi Tom Harrell ve Jack DeJohnette ile çaldığı yıldır. Armonik entellüktüelliği piyanisti tanımlamasını hakedecek, Lovano`nun dark sound`larına eşlik eden harika solalarla doludur albüm. Bir sonraki yıl trompetçi Nicholas Payton`ın ilk albümü From This Moment`ta çalar usta sanatçı. Bu sıralar Lovano ile yolları sık kesişen ikili hem Village Vanguard`da hem de Charles McPherson`un Come Play With Me albümünde görünürler. Bu yıl aynı zamanda ilginç bir proje olan 100 Gold Fingers`ta Tommy Flanagan, Ray Bryant, Kenny Barron gibi isimlere Japonya turnesinde görünür. Doksanların sonu daha ikili çalışmalara dönen Miler İsveçli efsane basçı Niels Henning Orsted Pedersen ile düet bir çalışma kaydeder. Miller ve Pedersen piyanist Ellignton ve basçı Jimmy Blanton`ın müziğini yorumladıkları albüm Avrupa sahnesinde büyük sükse yapar.

İkibinli yıllar...

2002 yılı sanatçının The Sequel albümünü vibrafoncu Steve Nelson, saksofoncu Steve Wilson, trompetçi Duane Eubanks, basçı Rickie Goods ve davulcu Kareem Riggins ile kaydettiği yıldır. Bu albümde yer alan Dreamsville isimli Miller & Wilson duosu sanatçının kaydettiği en `sentimental` kayıtlardandır. Bu parçada Miller`ın küçük bir fikirle başlayarak inşa ettiği solodaki duygusallık ve Wilson`ın eşlikteki başarısı ortaya mükemmel bir yöntem çıkarır. Aynı yıl Miller trompetçi Terrell Stafford`un New beginnings Suite: Berda`s Bounce`un da çalar. Bu albümde Miller`ın tarzına dönük önemli referanslar içeren bir kayıt olur. Bir sonraki yıl Ron Carter`ın The Golden Striker isimli triosunun ilk kaydında gitarist Russell Malone ile yer alır. (Üçlü bu albümle İstanbul`a da gelmişti). Aynı yıl Memphis Üniversitesi`nden seçkin başarı ödülünü alır. 2006`da Live at the Kennedy Center`ı, bir yıl sonra aynı albümün Vol.2`sini yayınlar. Yanında basçı Derrick Hodge ve davulcu Rodney Green vardır. 2006`da Lafayette College`dan onur doktorasını alan büyük sanatçı William Patterson Üniversitesi`nin Jazz Studies direktörü olur.

Piyanistleri etkileyen piyanist...

Günümüzün en etkileyici caz piyanistleri arasında gösterilen Robert Glasper kendisini en çok etkileyen isimlerin başında gelir dediği Mulgrew Miller için "One Fro `Grew," isimli bir beste yapmıştır. Geoffrey Kezeer ise "benim piyanist olmamı istememe yol açan adamdır" diyerek tanımlar. Bizden ise Kerem Görsev "duygusal ve teknik olarak kendime en yakın bulduğum piyanistlerdendir" derken Amerika`da bulunduğu süre içinde davulcu Ferit Odman`ın da hem hocalığını hem de akıl hocalığını yaptığı, danıştığı isimler arasındadır. Aynı şekilde caz vokalisti Ece Göksu ve caz piyanistimiz Can Çankaya`nın da Amerika da eğitim aldıkları okulun direktörü olarak sanatçılarımızın üzerinde derin etkisi olan isimdir.

Mulgrew Miller diskografisinden seçmeler: Keys to the City (1985), Wingspan (1987), From Day to Day (1990), Time and Again (1991), With Our Own Eyes (1993), Getting to Know You (1995), The Sequel (2002), Live at Yoshi`s, Vol. 1 (2004), Live at Yoshi`s, Vol. 2 (2005), Live at the Kennedy Center (2006), Live at the Kennedy Center: Vol. 2 (2007), Art Blakey ile: New York Scene (1984), Stefon Harris ile: A Cloud of Red Dust (1998), Ron Carter ile: The Golden Striker (2003), Benny Golson ile: Stardust (1987), Charles McPherson ile: Come Play With Me (1995), Wallace Roney ile: Verses (1987), Tony Williams ile: Foreign Intrigue (1986), Native Heart (1990).

Cazkolik.com / 30 Mayıs 2013, Perşembe

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.