Ekim başında Almanya`da katıldığı festivalden yansımalar Güç Başar Gülle`nin yazısında...

Ekim başında Almanya`da katıldığı festivalden yansımalar Güç Başar Gülle`nin yazısında...

Tonlagen Müzik Festivali ve Türk Müziği’nin günümüzdeki algılanış biçimleri.

Tonlagen Müzik Festivali, Almanya’nın Dresden kentinde düzenlenen Avrupa’nın önemli müzik festivallerinden biri. Sevgili arkadaşım Marc Sinan’ın “Hasretim” projesi de bu festivalde yer alıyordu. Ben bu projeye udumla katıldım ve çok sevdiğim üç değerli Türk müzisyen arkadaşımla (Erdem Şimşek, Bağlama; Ömer Can Satır, Kaval; Onur Şentürk Kemençe) eserdeki Türk Müziği bölümünü oluşturduk. Konserin detaylarına geçmeden önce Dresden şehrine ait özel bir durumdan bahsetmek istiyorum.

* * *

Dresden ikinci dünya savaşı sonunda en çok bombalanan Alman şehridir. Müttefikler, Almanların “GEÇMİŞİNE” ait her şeyi yok etmeye kararlı bir şekilde, bu şehrin kültürel yapılarının tamamına yakınını enkaz haline getirmişler. Bombalama öncesi ve sonrası resimlere bakıldığında yıkımın ne kadar şiddetli olduğunu görebiliyorsunuz. Fakat yerel yönetim şu anda yıkılmış olan yapıları eski hallerine göre tekrar inşa etmekte. Biz, bu durumdan çok etkilenmiştik. Geçmişin tekrar hayat bulması etkileyici bir durumdu ve “Vay be adamlar geçmişlerine ne kadar çok sahip çıkıyorlar” şeklinde yorumlar yapıyorduk ki Marc Sinan’ın evinde yaptığımız tartışmada Marc Sinan’ın mimar olan eşi çok değişik bir yorumla bize başka bir boyut gösterdi. Bu yapıların yaşadığı yıkımı gösterecek modern bir yorumla tarihi binaların yenilenmesi gerektiğini düşünüyordu. Çünkü, bu yıkımda tarihin bir parçasıydı.

* * *

Bu yaklaşım farkı Marc Sinan’ın "Hasretim" projesinde kendini gösteriyordu. Marc bu proje için Kars, Erzurum, Ordu ve Trabzon da halk şarkıcılarından ve ozanlarından örnekleri görüntülemiş ve bunları Video Art formunda işlemiş. Kaydedilen eserler üstüne 30 kişilik bir orkestra kullanarak kompozisyonlar yapmış. Konser ise bu videolarla aynı anda çalınan Marc’ın kompozisyonlarından oluşmakta. Bu projedeki temel nokta; Batılı bir kulakla algılanılan Türk müziği dünyasının Batılı olan çağdaş bir formda işlenmesidir. Türk müziği modern bir şekilde mi işlenmeli? Yoksa olduğu gibi bırakılıp kendi değeriyle mi varlığını sürdürmeli?

* * *

Bu soru yaşadığımız modernleşme sürecindeki en temel sorulardan biri olmuştur. Bu sorunun cevabı için yaşadığımız deneme - yanılma dönemleri eminim ki bize kendi modern anlayışımızı koymamızda yardımcı olacak ve Türk müziğinin kavramsal noktaları üzerine inşa edeceğimiz modern yapılar bugünümüzü ortaya koyan eserler olacaktır. Bu üretimler sayesinde Batı dünyası sadece kendi algılayışı üzeriden bizi değerlendirmeyip, bizim de bizi nasıl algıladığımızı hesaba katma ihtiyacını hissedeceğine eminim. Yeter ki o kavramsal noktaları analiz ederken mümkün olduğunca objektif ve gerçekçi bir yaklaşım sergileyelim.

* * *

Ünlü tarihçimiz İlber Ortaylı’nın da dediği gibi “Tarihi” anlamak istiyorsak Mimariye ve Müziğe bakmamız yeterli galiba.

Güç Başar Gülle

Cazkolik.com / 15 Ekim 2010, Cuma

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Güç Başar Gülle

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.



X