Fred Hersch, Antonio Carlos Jobim bestelerini solo yorumluyor.

Fred Hersch, Antonio Carlos Jobim bestelerini solo yorumluyor.

Cazkolik olarak bu köşeye yeni albümlerin tanıtımlarını girerken bunu zaman aralığı olarak mümkün olduğu kadar yakın tutmaya çalışıyoruz. Yani yeni albümler derken en fazla içinde bulunduğumuz ay ile bir önceki ayı kastediyoruz. Şimdi okuyacağınız albüm aslında bu anlamda yeni olmasına yeni ama (28 Temmuz çıkışlı-daha 2 ay bile olmadı) Cazkolik olarak albümden haberdar olmamız yeni değil. Daha çıktığı haftasında duymuştuk (Burada kısa bir ekleme yapalım; Cazkolik olarak basının çoğunlukla yaptığı gibi müzik firmalarının kendilerine gönderdiği muhtelif albümlerin içinden birini seçerek değil, haftada bir bildiğimiz tüm firmaları internet üzerinden kontrol ederek yayınladıkları yeni albümleri takip ediyoruz.)

Fred Hersch’ün son albümü “Fred Hersch Plays Jobim”den bahsediyoruz. Çok kaba bir genellemeyle caz piyanosunda iki tür piyanist vardır, kişiselliği yaptığı müziği çok net olarak belirleyenler ki isterseniz buna Bill Evans çizgisi diyelim ve ayrıca içinde bulunduğu ekiple kolektif müzik yapanlar (bu da biraz kaba bir genelleme oldu ama umarız kastımızı anlatabilmişizdir). Bu tip tanımlamaları da kendi aralarında ayrıştırmaya kalkarsanız işin içinden çıkılması zor olur (ya da biz beceremeyiz diyelim) bu yüzden böyle bir tanımla genellemiş olalım maksadımızı. Fred Hersch günümüzün caz piyanosunun ilk kastettiğimiz anlamında yaşayan en etkileyici piyanistlerinden biridir. Adam düpedüz bir piyano şairidir. Ona caz müzisyeni demek yaptığı işi sınırlamak olur, aynı zamanda şair, düşünür, edebiyatçı filan... Tabii tüm bu yakıştırmaları müziğini kastederek söylüyoruz. Amerikalı bir müzisyen olmasına rağmen kesinlikle Avrupa duyarlıklı biri, hatta kuzey Avrupa cazına duygusal olarak çok yakın biri, ama yine de çok belirgin farklılıkları var. Umarız Hersch’ü övelim derken kafanızı iyice karıştırmamışızdır.



Hersch son albümü “Plays for Jobim”i uzun süren bir hastalıktan sonra çıkardı. Aslında işin o yanını çok kesin söylememek lazım, belki de hastalığından önce kaydetmiştir, bilemeyiz ama iyileştikten sonra yayınlandığı için böyle tanımlıyoruz. Ölümün kıyısından dönen, ne olduğunun teşhisi tam da koyulamayan ve beyin fonksiyonlarıyla ilgili geçirdiği hastalıktan tümüyle kurtulduğu söyleniyor, umarız ki hiç bir sağlık sorunu kalmamıştır.

Hersch’ün Jobim’e olan sevgisini zaten biliyoruz. Daha öncede pek çok parçasını çaldı, gerek konserlerinde gerekse de albümlerinde ama solo piyano olarak daha önce hiç kaydetmemişti. Toplam 9 parçalık albümden daha önce günün albümü kapsamında inanılmaz bir yorum olan “Insensatez” parçasını yayımlamıştık, dinleyenler hatırlayacaklardır. Fred Hersch, Jobim’in bestelerini kendi perspektifinden geçirerek ortaya geniş cümleler çıkarmış. Çoğu parça ‘slow tempo’ ile ilerliyor çoklukla da dinlerken kendinizi bir noktaya sabit bakar takılıp kalmış halde buluyorsunuz, hayli klasik eğilimli yorumlar olmuş. Özellikle de “Luiza”da bu duygunuz daha da ağır basıyor. 20. yüzyıl başlarından izlenimci bir Fransız müzisyeni dinler gibisiniz. Hersch, Jobim’in az bilinen parçalarını da bu albüm için taramış, bunlardan biri “Por Toda Minha Vida”. Albüm solo piyano kayıt ama sadece “Brigas Nunca Mais”de yer alan perküsyonist Jamey Haddad’ı belirtmeden geçmeyelim ve harika bir perküsyon olduğunu da özellikle vurgulayalım.

Albüm hakkında son not, minik kapak fotosunda da gördüğünüz gibi kapağın çok şık bir tasarımı var. Kapaktaki kaligrafik düzenleme, çok açık zemin rengi ve amazon ormanlarından çıkıp gelmiş az rastlanan bir tür gibi rengarenk bir kuş olağanüstü bir düzenlemeye dönüşmüş, çok başarılı.

Her durumda dikkatli bir cazseverin mutlaka arşivine katması gereken bir albüm.

Cazkolik. com / 20 Eylül 2009, Pazar


BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.



X