İzmir caz gündemini günü gününe takip eden ekibimiz bu kez İstanbul`da üç gün cazla dolu maratonun içine daldılar....

İzmir caz gündemini günü gününe takip eden ekibimiz bu kez İstanbul`da üç gün cazla dolu maratonun içine daldılar....

Sevgili ekibimiz müziksiz yapamaz, o halde gelin üç genç güzel arkadaşımız gibi genç ve güzel bir caz piyanist ve solisti olan Valeri Joyce`un yeni albümü "New York Blue"dan güzel bir şarkıya yazıyı okurken bir yandan kulak verelim...


 

İzmir Cazkolik bu kez İstanbul`dan yazıyor:

İzmirliler genel olarak gezmeyi, öğrenmeyi, bilinenlerin bilinmeyen yönlerini keşfetmeyi ve keşfettiklerini insanlarla paylaşmayı severler… Kimi zaman şehrinden sıkılır başka şehirlere gidip kıyaslamak isterler. Bilirler ki dönüp dolaşıp yaşamak isteyecekleri şehir yine İzmir’dir… İstanbul ise sadece gezmek içindir… Biz de Cazkolik İzmir Ekibi olarak Türkiye’de cazın kalbinin attığı İstanbul’a gelip caz mekanlarını dolaşarak caz sanatçılarını izlediğimiz üç caz dolu gecenin ardından yaşantılarımızı sizlerle paylaşmak istedik.

Gelin tüm durakları bir de hep birlikte dolaşalım...


 

İzmir Cazkolik Ekibi ilk durak olarak Elif Çağlar`ın yeni albümü "M-U-S-I-C"in tanıtım konserinde...

İlk durağımız 16 Nisan Çarşamba gecesi ELİF ÇAĞLAR’ın ilk albümü M.U.S.I.C’in lansman konserini gerçekleştireceği Ghetto oldu. Konser öncesi yaptığımız röportajda sıcacık kişiliğiyle sorularımızı yanıtlayan Çağlar, Bilgi Üniversitesi Caz Bölümü`nden sonra New York’a gidip CUNY Queens College’da aldığı eğitimin ardından Türkiye’ye dönüp caz çalışmalarına devam etmekteydi. Konser öncesi heyecanını prodüktör ve aynı zamanda menajeri olan eşiyle paylaşan sanatçı, ilk albümünü sevenlerine sunmak üzere ilk adımı atmıştı. Eşinin kurduğu müzik firması ile diğer caz sanatçılarının da albümlerini çıkarmak istediklerini söyledi. Konser bitiminde kendisi de bir caz saksofon sanatçısı olan bir dinleyici M.U.S.I.C. albümünü çok başarılı bulduğunu, konserin çok hareketli geçtiğini, sahneye çıkan konuk müzisyenlerle coşkunun daha da arttığı şeklindeki görüşünü bizlerle paylaştı. Konserden çıkan genç cazcıların oluşturduğu kalabalık da arkadaşlarının sözlerini doğrulayarak “Sizce nasıldı?” sorularımız› “süperdi”, “çok eğlenceli”, “gerçekten iyiydi” gibi coşkulu yanıtlarla, şarkıları mırıldanmaya ve dans etmeye devam ederek ifade ettiler.  Böylece, müzikle sadece dinleyici olarak ilgilenen bizlerin değil, konseri profesyonel gözle değerlendiren müzisyenlerin de Elif Çağlar’ın albümünü hayli beğenmiş olduğunu buradan ilan ediyoruz.

Elif Çağlar’ın bundan sonra birçok başarılı caz projesine imza atacağından kuşku duymayarak rotamızı bu kez Cezayir Restaurant’ta çıkan Bilal Karaman Trio’nun programına çevirdik.

...ikinci durak Cezayir Restaurant Bilal Karaman Trio...

İkinci durağımız bu kez son ayların gözde caz mekanlarından Cezayir oldu. Son sıralarda sahnesinde hayli dikkat çeken performanslara yer veren restoranda bu kez gitarda Bilal Karaman, kontrbasta Kağan Yıldız, davul ve perküsyonda Riccardo Marenghi eşliğinde oldukça hoş bir caz gecesine katıldık. Anadolu ezgilerini klasik cazla harmanlayan Bilal Karaman Trio Cezayir`deki harika performansıyla hepimize bir yandan keyifle yudumladığımız içkilerimiz eşliğinde oldukça hoş anlar yaşattı. Karaman’ın dinleyicilerle kurduğu esprili iletişim, parçalar arasında mola verip yeni gelmiş kişilere “hoş geldiniz” demesi, salondan ayrılanlara “nereye gidiyorsunuz, daha devam edecektik” takılmaları geceye neşe katan anlar oldu.


 

Bir sonraki gece Borusan Müzik Evi`nde Ferit Odman`la...

17 Nisan Perşembe günü ise Borusan Müzik Evi’nde bir başka lansman gecesi daha bizi bekliyordu. Ferit Odman yeni albümü Nommo’yu  İstanbul’daki cazseverlere tanıtmak üzere Borusan`daydi. Modern, sade ve rahat bir tasarıma sahip olan binanın konserin gerçekleştirileceği ikinci katına camdan asansör ile çıktığımızda buraya neden müzik “evi” denildiğini hayretler içinde anlamış olduk. Biz sıra sıra koltukların bulunduğu bir konser salonu beklerken karşımıza ev rahatlığında kocaman yer yastıklarıyla dolu büyükçe bir oda çıktı. Cazseverler yastıklara serilip, Ferit Odman (davul) ve onu sahnede yalnız bırakmayan dostları İmer Demirer (trompet), Kağan Yıldız (kontrbas) ve Burak Bedikyan (piyano) ile salondaki herkese harika bir gece yaşattı. Konser öncesinde biraraya gelerek sorularımızı yanıtlayan Ferit Odman, kendi albümünü tanıttığı için sahnedeki liderliğinin ön plana çıkmasıyla tatlı bir heyecan yaşadığından bahsetti ki bu heyecanı zaten her halinden belli oluyordu. İlk lansman gecesini İsveç’te gerçekleştiren Odman şimdi de Türk cazseverlere albümünü dinletecekti. Davulunun arkasında ofisim dediği üç metrekarelik yerde ne harikalar yaratılacağını dinleyicilere göstermiş olacaktı. Konser başladığında herkes yastıkların üzerinde, müziğin kendilerini götürdüğü yerde ilk albümünün şarkılarını keyifle dinliyorlardı. Cazkolik İzmir Ekibi olarak biz albüm kadar “ev”i de çok beğendik. İnsanın karşılaştırmalı algılama sistemi her konuda olduğu gibi burada da devreye girdi ve İzmir’de böyle bir yer olup olmadığını aklımızdan çabucak geçirdik. Tarihi Hava Gazı Kültür Merkezi’nde yaz aylarında çimlerin üzerinde gerçekleştirilen konserleri saymazsak yoktu. Olsa çok güzel olurdu, buradan İzmirli girişimcilere ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne duyurulur.


 

Üç günlük caz İstanbul caz maratonunun son günü ve Nardis...

18 Nisan Cuma gecesi Nardis gecesiydi bizim için. Mavi ışıklarla aydınlatılmış Galata Kulesi’nin gözalıcı manzarasından sonra kendimizi Nardis’te bulduk. Sevgili Zuhal Focan’ın sıcacık karşılamasıyla başlayan Nardis Jazz Club gecemiz Önder Focan’ın bebop ağırlıklı kendi bestelerinden oluşan 13. albümü “36 mm Biyometrik” konseriyle daha da neşelendi. Albümün ismini merak ettik, bizim gibi merak edenler için Önder Focan açıkladı: "Tüm belgeleri ve fotoğrafları hazırlayıp gittiği bir vize başvurusunda, fotoğrafları “36 mm biyometrik” biçiminde olmadığı için kabul edilmemişti. Bu nedenle albüme ismini veren bu şarkı da işleyişi aksatabilen prosedürlere olan sinirlilik haliyle yazılmış kızgın bir şarkıydı. Gerçekten de tiz notaların yükseldiği, sert vuruşların ağırlıkta olduğu parça duygusunu gayet iyi aktardı.

Albüm parçalarının yer aldığı konserde konuk sanatçı olarak vokalist Elif SEVEN de sahnedeki yerini aldı. Duru sesiyle hepimizi mest eden Elif, usta sanatçılarla güzel bir sahne deneyimi yaşarken aslında profesyonel yaşama da adım adım ilerliyordu. Nardis, iki katlı gerçek bir jazz kulübü olmasının verdiği kendine has havasıyla sadece Türk cazseverleri değil yabancı cazseverleri de ağırlayarak evrensel bir dil olan müziğin sembolik konumunun bir kez daha altını çiziyordu.

Caz dolu üç gecenin ardından İstanbul da cazla dolu maceramız şimdilik burada son buluyordu ama bu ilk ve son olmayacaktı. Tüm misafirperverlikleriyle bizi karşılayan Ghetto, Cezayir Restaurant, Borusan Müzik Evi ve Nardis’e teşekkürlerimizi gönderiyoruz. Bizleri İzmir’de röportajlarda görmeye alıştıkları için şaşıran ancak sergiledikleri performanslar öncesi ve sonrası içtenlikle karşılayıp sorularımıza yanıt veren müzisyen dostlarımıza teşekkürlerimizi sunuyor, İzmir’deki yeni konserlerini merakla bekliyoruz.

Izmir Cazkolik Ekibi; Beliz Hazan, Ceren Erdur, Yasemin Seymenoğlu

Fotoğraflar: Yasemin Seymenoğlu

03 Mart 2011, Perşembe

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.



X