Kwartludium Ensemble görsel sanatları müziğin diline aktarıyor. Sami Kısaoğlu söyleşisi yayında.

Kwartludium Ensemble görsel sanatları müziğin diline aktarıyor. Sami Kısaoğlu söyleşisi yayında.

Taşbaskı Üzerine Müzikli Düşünceler

Yazın büyük konserleri kulislerde dilden dile dolaşa dursun İstanbul alternatif ve avangart müzik projeleriyle de meraklı sanat takipçilerine kaçırılmaması gereken alternatifler sunuyor. Polonya - Türkiye Diplomatik İlişkilerin 600. Yıldönümü (2014) kapsamında 20 Mayıs Salı akşamı saat: 20:00’de Akbank Sanat’ın ev sahipliği yapacak olduğu disiplinlerarası performansta bu güzel sürprizlerden biri. Performans kapsamında kurumun baskı resim koleksiyonunda yer alan litografi ve serigrafi çalışmalarından seçilen eserleri Polonya`nın önemli çağdaş müzik topluluklarından Kwartludium Ensemble müzik diline aktarıyor. Topluluk üyelerinin aralarında Murat Akagündüz, Mustafa Ata, Adnan Çoker`in de bulunduğu toplam 8 sanatçının 8 eserinden yola çıkarak hazırladığı performans sırasında sanatçıların eserleri de galeri mekanındaki duvarlara yansıtılıyor. Keman, klarnet, perküsyon ve piyano`dan oluşan Kwartludium Ensemble`ın üyelerinin görsel sanatlar müziğin birlikteği üzerine kurguladıkları projenin prömiyeri sonrasında sanatçılar dinleyicilerin sorularını da yanıtlıyor olacak. Uluslararası festivallerde birçok Avrupalı bestecinin eserlerinin dünya prömiyerlerini gerçekleştiren topluluk üyeleriyle İstanbul performansları öncesinde yeni projeleri üzerine konuştuk.


Görsel sanatlar ile müziğin birlikteliği; Resim

ustalarının eserleri Kwartludium Ensemble

tarafından müziğin diline aktarılıyor.

Sami Kısaoğlu: Proje kapsamında seslendirecek olduğunuz litografileri nasıl seçtiniz? Hazırlık aşamalarınızdan bahseder misiniz?

Dagna Sadkowska: Eserleri Akbank Sanat Baskı Atölyesi Sergisi (siyah, beyaz ve çok renki) kataloğundan seçtik. Araştırma ve yorumlama aşamalarını geride bırakarak kurumun koleksiyondan 8 eser seçtik. Topluluk üyeleri her eserin müzik üzerinden yorumlanması konusunda kendi sanatsal görüşlerini ortaya koydu. Sonunda 8 eser için yapısı içinde doğaçlamaya da yer veren müzikler yazdık. Bir yeniden yorumlama süreci olan bu aşamada gruptaki her enstrümanın lider ya da yardımcı rollerde olduğu kısımlar söz konusu. Fakat sizinde tahmin edebileceğiniz gibi nihai sonuç İstanbul’daki performans sırasında ortaya çıkacak.

Sami Kısaoğlu: Daha önce grubunuzun resim, film, fotoğraf ya da grafik içeren görseller üzerine gerçekleştirdiği çalışmalardan bahsedebilirmisiniz.

Dagna Sadkowska: İlk albümümüz görsel sanatlar ve müzik ortaklığına dayanan bir çalışmaydı. Her ikisi de ressam olan Viktor Witkowski, Edward Dwurnik ve fotoğraf sanatçısı Leszek Bujnowsk eserleri üzerine müzik yazdığımız isimler arasında yer alıyor. Ayrıca farklı bestecilerin bizim için yazdıkları grafik notasyona dayalı eserler müziğimiz için büyük öneme sahip. Polonyalı ve Danimarkalı bestecilerin eserlerini yorumladığımız üçüncü albümüz böyle bir çalışmaydı.

Sami Kısaoğlu: Performanslarınızda doğaçlama ve rastlantısallıkların rolü üzerine konuşabilir miyiz?

Piotr Nowicki: Doğaçlama grafik notaları, kendi parçalarımızı ya da sezgisel yaklaşımlar ile ele aldığımız eserleri seslendirecek olduğumuz vakit bize farklı imkanlar veren bir müzik dili. Edebiyat ya da resim bu duruma örnek oluşturabilir. Seslendirecek olduğumuz eserin genel gidişatı ve yapısı provalarımız sırasında planlanıyor. Ritimler, ölçüler ve ses aralıklarına dair olan tüm ayrıntılar grup üyeleri tarafından özgür bir yaklaşım ile bireysel olarak kararlaştırılıyor.

Sami Kısaoğlu: Topluluğunuzun Avrupa çağdaş müzik sahnesinde farklı disiplinlerden gelen sanatçılar ile gerçekleştirdiği çalışmalara dair haklı bir ünü var. Bu bağlamda daha önceki işbirliklerinizi anlatır mısınız?

Piotr Nowicki:
Elektronik müzik alanında çalışan müzisyenler, ressamlar ve video grafik alanında işler üreten isimler ile ortak çalışmalar gerçekleştirdik. Çoklu medyalar üzerine gerçekleştirdiği çalışmalarıyla tanınan müzisyen ve yapımcı Scanner (Robin Rimbaud) ve Polonya’nın en önemli elektronik müzik sanatçılarından biri olan Micha? Jacaszek yakın dönemde çalışma fırsatı bulduğumuz isimler arasında. Scanner ile olan çalışmamızda Polonyalı ve Danimarkalı bestecilerin grafik notasyona dayanan eserlerini kaydettik. Bu albümün prömiyeri geçtiğimiz kış Varşova’daki Ad libitum Festivali’nde gerçekleşti. Bu konser sırasında Polonyalı yeni medya sanatçısı ve müzisyen Maciej Walczak’ın hazırlamamış olduğu görseller de bize eşlik ediyordu. Hazırlamış olduğumuz son disiplinlerarası proje ise "Catalogue des Arbres" (Ağaçlar Kataloğu) ismini taşıyor. Michal Jacaszek ile aynı sahneyi paylaştığımız bu çalışmanın çıkış noktasında doğadan aldığımız ilham bulunmakta. Fransız besteci Olivier Messiaen’ın çevresindeki kuşların seslerini notaya alarak yazmış olduğu eseri “Catalogue d’oiseaux” (Kuşlar Kataloğu) eserindekine benzer bir esinlenme söz konusuydu. Çeşitli ses özelliklerine sahip alan kayıtlarının ve enstrümantal doğaçlamaların yer aldığı bu çalışma Messiaen’ın bestelerinden yapılmış alıntıları da içeriyordu.

Sami Kısaoğlu: İstanbul’daki performansınız sırasında dinleyici ne çeşit bir müzikal yolculuk bekliyor?

Michal Gorczynski: Akbank Sanat’ta seslendirecek olduğumuz program Türk ressamların eserlerinden yapılmış bir seçkinin müzikal perspektifimizden olan yansıması. Görseller ve müzik arasında şekillenen iletişimin yine müzik üzerinden farklı bir ifade biçimine dönüşmesi diyebiliriz. Galeri mekanında perdede gördüğünüz ilk taşbaskı resim ile birlikte müzik başlıyor olacak. Seyirciler bu eserlerin bizde bırakmış olduğu izlenimlerin müzik dili üzerinden bir tercümesine tanıklık ediyor olacaklar.

Polonya ve Türkiye arasında yüzyıllardır devam eden bir iletişim söz konusu. Sizin buradaki müzik sahnesi dair fikirleriniz nasıl?

Michal Gorczynski: Bir klarnetçi olarak en çok etkilendiğim müzisyenlerden biri Türk klarnetçi Selim Sesler’dir. Parçası olduğu müzikal kültür ile birleşen inanılmaz derece dışavurumcu bir çalış tarzı var. Bu Avrupa’daki konservatuarlar için alışılmadık bir durumdur. Türkiye’deki klarnet yorumculuğunun son derece güçlü olduğunu düşünüyorum. Biz de buna benzer bir duyguya rastlamıyoruz. Ayrıca benzer bir durum Avrupalı davulcular için Türk darbuka müzisyenlerinin çaldıkları ritimlerin olağanüstü tecrübeler barındırıyor olması için de geçerlidir. Müzisyenleriniz ritim ve ölçü algıları aracılığı ile Türk müziğinde yarattıkları ifade biçimi Avrupa’da bizlerin yanından bile geçemeyecek olduğumuz nitelikte.

Sami Kısaoğlu: Müzikal topografyası içinde onlarca farklı keşfin tomurcuklandığı bir müzik yapıyorsunuz. Bir müzikolog olarak merak ediyorum şu aralar sizin için Avrupa müzik sahnesindeki yenilikçi isimler kimler?

Michal Gorczynski: Eduardo Moguillansky, Heiner Goebbels ve Jagoda Szmytka. Şüphesiz bu üç isim Avrupa müzik sahnesinin en yaratıcı sanatçıları arasındadır. Bu sanatçılar müzikal ifade konusunda yeni olanaklar keşfetmekle kalmayıp enstrümanların ses dağarcıkları ve sahnedeki çalış biçimleri konularında da yenilikçi yaklaşımlar getirmişlerdir. Klasik müzik enstrümanlarının alışıldık ses renklerini sonsuzluğa doğru genişletmelerinin yanında müzisyenin sahnedeki klasik rolünü sorgulamamıza neden olan eserler ortaya koymuşlardır.

Sami Kısaoğlu: Topluluğunuzun önümüzdeki aylarda nasıl bir takvimi var? Gelecek projeleriniz neler?

Pawe? Nowicki: Kısa zaman önce Musica Polonica Nova festivalinde Polonyalı besteci ve hammond org müzisyeni Dariusz Przybylski ile büyük keyif aldığımız bir konsere imza attık. Bu konser sırasında edindiğimiz izlenimler hammond orgun merkezde olduğu bir albüm kaydetme konusunda bize önemli fikirler verdi. Albümün tam anlamıyla oluşması için halen birkaç parçaya ihtiyacımız var fakat bir sonraki albümümüz bu yönde bir çalışma olacak. Önümüzdeki aylarda Avrupa Birliği tarafından desteklenen bir çeşit yeni müzik dinleyicisi eğitim programı olan NewAud (Yeni Müzik Dinleyicisi) kapsamında çeşitli çocuk atölyeleri yapıyor olacağız. Bu çalışmalarda amacımız çağdaş müzik ve bağlantılı olduğu disiplinlere yeni izleyiciler kazandırılması için çocuklar ile eğitim çalışmalarında bulunmak.

Sami Kısaoğlu
Müzikolog

Cazkolik.com / 13 Mayıs 2014, Salı

 

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.



X