Müzik evine döndü

Müzik evine döndü

Abstra feat Wolter Wierbos ve Ab Baars konserinde anlık değişimler, sezgisel tepkiler ve karmaşık müzikal deneyimler

 

Borusan Müzik Evi kısıtlamalar nedeniyle etkinliklerine uzun süre ara vermişti. 18 ve 19 Kasım akşamları arka arkaya iki güzel konserle kapılarını yeniden izleyicilere açtı.

 

Bu konserlerin ilki 18 Kasım akşamı Korhan Argüden, Gülşah Erol, Kaan Bıyıkoğlu ve Andreas Kaling’den oluşan avantgart caz grubu Abstra’nın Hollandalı doğaçlama orkestrası “Instant Composers Pool”dan tromboncu Wolter Wierbos ve nefesli çalgılar ustası Ab Baars’ın açılış konseriydi.

 

Borusan Müzikevi İstiklal caddesinin klasik cephe tarzına sahip bir bina içinde kontrast etki yaratan çelik “diagrid” çerçeve sistemiyle tasarlanmış ve müziğin mekân içi etkisini güçlendiren bir tasarıma sahip. Aydınlatma ve endüstriyel yapının birleşimi salonun girişinden itibaren dinleyiciyi müziğe hazırlıyor. Özellikle zihinde geniş düşünme alanları açan özgür doğaçlama ve Avrupa müziği performansları için eşsiz bir deneyim sunuyor.

 

 

Abstra feat Wolter Wierbos ve Ab Baars konserinde tamamen doğaçlama performans icra edildi. Formlar ve armoniler sürekli değişiklik gösterirken müzisyenlerin anlık değişimlere sezgisel tepkileri güçlü ve karmaşık müzikal deneyimlere sahne oldu. Bana göre, özgür doğaçlama dinleyicinin müzik yoluyla adı konulmamış hislerden keyif alması, şaşırması, rahatsızlık duyması gibi olgular üzerine inşa edilen bir müziktir. Karmaşık şehir hayatına ait bir birey olarak daha önce deneyimlemediğim hislere kapı açması anlamında icrayı başarılı buldum. Kaling, Wierbos ve Baars’ın nefesli enstrümanlarının sınırlarını zorladığı anlar ufuk açıcıydı. Performansın geneline yayılan doğaçlamada çello-davul-piyano üçlüsünün baş başa kaldıkları anlarda müziğin kavranabilir bir forma büründüğü kısımlar, performansın genelindeki karmaşık yapıyla tezat oluşturarak renk katıyordu. Piyanist Kaan Bıyıkoğlu’nu ana akım caz dışı farklı bir konserde izlemek güzeldi. Davulcu Korhan Argüden’e parantez açarak övgülerimi iletmek isterim. Argüden 2008 yılında kurucuları arasında olduğu Konstrukt ile özgür cazın Türkiye’de gelişmesi ve duyulmasına öncü olan isimlerden olmasıyla saygıyı hakediyor. Doludizgin bir performansla onu tekrar ahnede görmek çok güzeldi.

 

Umarım Abstra örneğinde olduğu gibi fazla rastlamadığımız “kalıp dışı” müzikal denemeler yapan cesaretli grup ve müzisyenlerin sayısı artar. Bu noktada, Borusan Müzikevi’ni ana akıma dahil edilmeyen müziklere ev sahipliği yaptıkları ve şehrin kültürel mirasına cesur katkı sağladıkları için tebrik ediyorum.

 

Yuri Honing'in saksofon tonuna Joost Lijbaart'ın katkıları tarifsizdi

 

19 Kasım akşamı yine Borusan Müzik Evinde gerçekleşen Yuri Honing Quartet konseri 2016’da aynı yerde izlediğimiz grubun 2020’de yayımlanan “Bluebeard” albümlü üzerine kurguladıkları bir performansa en sahipliği yaptı.

 

Saksofonda Yuri Honing, kontrbasta Gulli Gudmundsson, piyanoda Wolfert Brederode ve davulda Joost Lijbaart’ın yer aldığı ekip muazzam uyumları ve maceraperest pasajlarla dolu keyifli bir performans sergiledi.

 

Kuzey Avrupa müziğini anımsatan ses örgüsüne davulcu Lijbaart’ın katkılarıyla müzik başka bir yere evrildi. Grup hakkında daha önce izlediğim bir konserde: "Müzik başladığında âdetâ kuzey Avrupa ıssızlıklarında yol alan bir trenin penceresinden yemyeşil dağları, şehirleri, hayatı gözler gibiydik. Kalpten çalan, derinden gelen bir icra vardı sahnede. Tutkuluydu. Tansiyonlu bir müzikti. Tekdüze değildi. Katmanlar arası ilişki açık ve net hissediliyordu” diye yazmıştım. Bu sefer Bluebeard’ın daha ritmik olmasından kaynaklanan çok daha güçlü bir performans izledik. Ayrıca, Bluebeard albümünden önceki albüm Goldbrun’dan iki bölümü iki farklı yerde icra ettiler. Bir de, David Bowie bestesi After All’da çalma listesindeydi.

 

Brederode lirik tuşesi, Gudmundsson hatasız zamanlamaları, Honing’in Stan Getz/Johnny Griffin mirası tonuyla oluşturduğu forma Lijbaart’ın tarifsiz katkılarıyla gece harika bir konsere dönüştü. Lijbaart’ın her saniye değişen çalış biçimi müziğine inanılmaz katkı sağlıyor. Zaman zaman sarraf terazisi hassasiyetiyle dokunduğu zilleri, kimi zaman zeminde titreşim yaratan “Crush” vuruşlara dönüşüyordu. Konserin bir bölümünde solo atarak performansı bölmek yerine icranın muhtelif köşelerine ritmik davul sololar serpiştirmesi inanılmazdı.

 

Borusan Müzikevi sonbahar konserlerinin yıl sonuna kadar olan bölümünü duyurdu. Sezonun kalan kısmını 15 Aralıkta duyurmayı planlıyorlar. Takipte kalmanızı öneririm.

 

 

Music has returned to our home

 

Borusan Müzik Evi has taken a break from its activities for a long time with the pandemic restrictions. They’re back with 2 beautiful concerts. Opened their doors to their audiences. The first of these concerts was on the evening of November 18th, in which the avant-garde jazz group Abstra, formed by Korhan Argüden, Gülşah Erol, Kaan Bıyıkoğlu and Andreas Kaling, performed together with Dutch improvisation orchestra “Instant Composers Pool” members trombonist Wolter Wierbos and sax, woodwind virtuoso Ab Baars. It was the opening night concert.

 

Borusan Müzik Evi is a music venue designed with a steel "diagrid" frame system that creates a completely contrasting effect within a building with the typical facade style of Istiklal Street, which strengthens the perception effect of music in the space. The combination of lighting and industrial structure prepares you for the music you will listen to from the entrance of the hall. It is a unique experience area especially for performances in free improvisation and European music genres, which open wide areas of thought in the mind of the listener.

 

A completely improvised performance was performed on stage at the Abstra feat Wolter Wierbos and Ab Baars concert. While the forms and harmonies were constantly changing, the performance, in which the musicians adapted with intuitive reactions to the mentioned instant changes, witnessed quite powerful and complex musical experiences. Like every concert, free improvisation concerts are concerts that are composed in the moment and are difficult to perceive compared to conventional music forms. In my opinion, free improvisation, which is a subjective production, is a music that is built on the experience of phenomena such as the listener's enjoyment, surprise, and discomfort in time and space from the unnamed feelings that they are exposed to at every different moment through the music. Me as a man living in a complex, chaotic city life, I found the performance successful in the sense that it opened the door to feelings that I had not experienced before. I considered the moments when Kaling, Wierbos and Baars pushed the limits of their woodwind instruments as stimulating. The contrast of the improvisation spread throughout the performance, in which the bass-drums-piano trio took on a comprehensible form in the parts where they were alone, contrasted with the complex structure of the performance was adding color. As a music lover who has listened to pianist Kaan Bıyıkoğlu in mainstream jazz projects, I enjoyed watching him for the first time in such a different musical experience. I would like to express my compliments to the drummer Korhan Argüden by opening a plus parenthesis. Argüden is a founding member of the band Konstrukt, is one of the names that deserve respect and appreciation, as one of the names that took the lead in the development and promotion of free jazz in Turkey. It was so nice to see him on stage again with a full-blown power performance.

 

Even if the perception of some instruments is difficult at some points where the intensity is too much high, it is a successful musical experience with collective solos at different points of the performance. I hope that the number of courageous bands and musicians who make “out of the box” musical experiments, which we do not see very often in our country, as in the example of the Abstra group, will increase. At this point, I congratulate Borusan Müzik Evi for hosting original music that cannot be included in the mainstream and for making a very brave contribution to the cultural heritage of the city.

 

* * *

 

The Yuri Honing Quartet concert, which took place again at “Borusan Müzik Evi” on the evening of November 19th, hosted the performances of the band, which we watched in the same place in 2016, this time based on their album “Bluebeard” released in 2020. Yuri Honing on the saxophone, Gulli Gudmundsson on the double bass, Wolfert Brederode on the piano and Joost Lijbaart on the drums gave an extremely enjoyable performance with their tremendous harmony, adventurous passages and sequences. With the unique contributions of drummer Lijbaart to the sound pattern reminiscent of northern European music, music has evolved to a very different place. I used to reviewed Yuri Honing Quartet several times and stated this words to describe my feelings : When the music started, it was as if we were watching the green mountains, cities and life from the window of a train traveling through the desolations of northern Europe. On the stage, there was a performance that played from the bottom of their heart and sounded from our hearts too. They were too passionate. There was an obvious tension in the music. It was not uniform. The relationship between the layers was clear and felt.” This time, we watched a much stronger, lyrical performance with the power that stems from their latest album Bluebeard's being even more rhythmic. In addition, they performed not only from the Bluebeard album, but also two parts from their previous album Goldbrun in two different places. David Bowie’s composition “After All” also on their playlist. They performed that piece spectacularly. I had a concert experience that I enjoyed immensely with the indescribable contributions of Lijbaart, who I am a fan of him. The main jersey created by the Brederode lyrical touch and Gudmundsson's faultless timing and Honing's tone, the heir of Stan Getz and Johnny Griffin. Lijbaart's playing style, which changes every second, makes an incredible contribution to his music. The Crush cymbals, which he touches with quite politely from time to time, will sometimes create a huge vibration on the ground we step on. Instead of dividing the performance by performing a solo at a certain part of the concert, scatter rhythmic drum solos in various corners of the performance. It was truly incredible.

 

Borusan Müzik Evi announced their new concerts until the end of the year. They plan to announce the rest of the season on December 15th. I suggest you stay tuned.

 

Burak Sülünbaz

 

Cazkolik.com / 23 Kasım 2021, Salı

 

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Burak Sülünbaz

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.



X