New York East Village Maia Meyhane de doğan New York Gypsy All Stars ile Romantech albümünü konuştuk.

New York East Village Maia Meyhane de doğan New York Gypsy All Stars ile Romantech albümünü konuştuk.

Dinlediğiniz müzik albümden seçtiğimiz İsmail Lumanovski bestesi olan Balkan Bollywood isimli çalışmadır.


Romantech albümünü satın almak için lütfen bu satıra tıklayın.


New York Gypsy All Stars:

"Müziğimizde `geleneksellik`

ve `foklor` en temel element

ve öyle kalacak ama yapmaya çalıştığımız şey

onu daha modern, değişik tınılarla, tavırlarla ve

akıcı bir şekilde icra etmek..."

Cazkolik: Merhaba, albümünüzü günlerdir dinliyoruz, elinize sağlık, güzel bir çalışma olmuş, söyleşiye önce isminizle başlayalım mı? New York Gypsy All Stars, başta Balkan coğrafyası olmak üzere farklı ülkelerin insanları anladığımız New York`ta bir araya geldiniz, bir araya gelmenizi öncelikle sizden dinleyebilir miyiz? Nasıl buluştunuz, daha önceden tanışıyor muydunuz? Sizi buluşturan şeyler neler oldu?

New York Gypsy All Stars: Sekiz yıl önce New York East Village bölgesinde Maia Meyhane`de İsmail sahnede performans yaparken içeri Panagiotis giriyor ve tanışmayan ikili gecenin ilerleyen saatlerinde birlikte jam session yapıyorlar. Aldıklari keyif ve sağladıkları uyum ile ekip olmanın ilk temelleri orda atılıyor. Daha sonra Tamer, Ben (Engin Kaan Günaydın) ve en son Jason gruba dahil oldu. İşletmeci, isim babası ve grup menajeri Serdar İlhan`in ve işadamı Ekmel Anda`nin desteği ile bugüne gelmiş bulunmaktayız.

Cazkolik: Peki, yine New York üzerinden devam edelim, (eğer hala NY`da yaşıyorsanız) orada nasıl bir yaşamınız var ve müzikal olarak çok besleyici bir yer, Gypsy coğrafyasına uzak olmakla birlikte bütün dünya müziklerini orada bulabilirsiniz, sizin müzikal beslenme biçiminizin içindeki yeri nedir NY`un?

New York Gypsy All Stars: Aslında cevabı sorunun içinde var diyebiliriz. Hepimizin farklı ülkelerden gelmesi zaten başlı başına bir paylaşım ve füzyon yaratıyor ama bunu New York gibi dünyanın en çok farklı milletlerinin buluştuğu şehir ile birleştirince çok zengin ritmik ve armonik yapıların oluştuğu geniş bir yelpazeye sahip oluyorsunuz.

Cazkolik: Albümün içinde `salsa salınımlarından bhangra geleneksel vurgularına kadar` diye haklı bir not düşmüşsünüz, roman tarzı müzik ince kırmızı bir çizgi gibi dünyanın büyük bölümünü dolanan bir müzik, siz bu anlamda etnik bir müzik değil, modern formlarla buluşan bir tarzın müziğini yapıyorsunuz diyebilir miyiz?

New York Gypsy All Stars: Kesinlikle diyebiliriz. Müziğimizde `geleneksellik` ve `foklor` en temel element ve öyle kalacak ama yapmaya çalıştığımız şey onu daha modern, değişik tınılarla, tavırlarla ve akıcı bir şekilde icra etmek.

Cazkolik: Albümün ismine dair soralım; Romantech? Aynı zamanda albümün ilk parçası ve anonim bir çalışma, kelimenin bir açılımı var mı?

New York Gypsy All Stars: Romantech kelime olarak icinde espri barındıran hem de grubun tarzını tek kelime ile ifade eden bir anlamı var. Roman Çingeneleri ifade ediyor, Tech ise malumunuz İngilizcede teknolojinin kısaltması.

Cazkolik: Bizce albümünüzün en önemli yanı bestelerin orijinalliği. On parçanın sadece üçü başkalarının. Diğer bestelere gelmeden önce sizin besteleri soralım, besteleri Lumanovski ve Pınarbaşı paylaşmış, iki soru var, besteler nasıl oluşuyor ve diğeri de tanınan anonim bestelerle, tanıdık melodilerle yola çıkmak varken yeni besteler başta riskli bir gibi geldi mi?

New York Gypsy All Stars: Dışardan riskli gözükse de biz müziğimize çok inanıyoruz. İçimize sinene kadar çalıştık ve müziğimizi o şekilde sunduk. Besteler İsmail ve Tamer`e ait olsa da kompozisyonların içindeki bir cok riff, detay, ritmik ve armonik ögelerde herkesin tek tek çok katkısı var. Bestelerimizin oluşumu ve gelişimi genelde iki kısımdan meydana geliyor, Melodi ve Ritm. Melodik kısmıyla İsmail ve Tamer, ritm kısmı ile Panagiotis, ben ve Jason ilgileniyor genelde. Bu iki ögenin oluşumundan sonra besteyi hissetiğimiz şekilde, form ve arajman ile tamamlıyoruz.Tabii ki bu çok kolay olmuyor, bir çok alevli tartışmayı beraberinde getiriyor bu provalar ama sonunda içimize sinerek bitiriyoruz genelde çalışmalarımızı.

Cazkolik: Albüm yazısında da vurgulamışsınız, hem okullu olup hem de alaylı tecrübeye sahip olmak müzisyen için nasıl bir avantaj yaratıyor?

New York Gypsy All Stars: Ben kişisel olarak okullu ya da alayli diye hiç bir zaman ayırmadım ve ayırmanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Okulun getirdiği disiplin, teori, kültür ve networking gibi artıları var ama bazen okula fazla bağlı kalıp, dış dünyayı, sokakta olan müziği takip etmemek müzisyeni tutuk, üretkenliğinden ve yaratıcılığından eksilttiğini düşünüyorum. Usta çırak ilişkisi çok görülen bir örnek. Dünyada dinlediğimiz bir çok usta müzisyen sokaktan yani alaylı yetişti. Işık veren yeteneğiniz varsa ve iyi müzisyenlerle, size yol gösteren insanlarla çalışıyorsanız çok çalışarak başarılı bir sanatçı, müzisyen olabilirsiniz. Eğer okula gitme imkanınızda varsa o zaman bu ekstra bir artı olur.

Cazkolik: Müzisyen tarafınızla ilgili bir soru da aklımıza doğaçlama ile ilgili geldi, caz müzisyenleri için sahnede olsun, albümlerde olsun doğaçlama yaratıcılığı tetikleyen besin kaynağı gibidir, bizim coğrafya ve Balkan müziklerinde doğaçlama canlıdır, sizin bu konuya nasıl baktığınızı merak ediyoruz?

New york Gypsy All Stars: Doğaçlama bizim grubunda çok önem verdiği bir konu, enstrumantal bir grup olarak bizi en özel kilan unsurlardan biri. Dinleyicilerimiz performanslarımızda ekibin her bir bireyinden doğaçlamalara şahit olacaklardır.

Cazkolik: Orhan Gencebay ve Sen Sev Beni anonim olmayan tek grup dışı birinin bestesi, sanki arkasında başka bilgiler var gibi, bu parçayı seçmenizin nedeni, öyküsünü öğrenebilir miyiz?

New york Gypsy All Stars: Bu parçayı bize önerip sevdiren kanun üstadı Tamer Pınarbaşı`dir. Daha onbeş yaşındayken bu parçanın da yer aldığı Orhan Gencebay`iın 1984 yılındaki "Dil Yarası" albümünün kayıtlarında yer almıştır. Parçayı Reharm (yeni armonilerle duzenlemek) edip, formunda değişiklikler yaparak kendi tarzımızla yorumlamaya çalıştık.

Cazkolik: Albüm yeni çıktı, albümlü ilk dönem nasıl geçiyor ve önümüzdeki günlerde bizi bekleyen neler var? Konserler, Türkiye, Avrupa ayağı ya da başka projeler, bize neler söyleyebilirsiniz?

New York Gypsy All Stars: Albüm uzun bir bekleyişten sonra çıktı. Geçtiğimiz yıllarda Amerika`da Virgin ve Tower Records gibi önemli müzik mağazaları hizmete kapandı ve gerçekçi olmak gerekirse böyle bir dönemde artık kimse ciddi albüm satışları beklemiyor çünkü albümler artik neredeyse kartvizit görevi görüyor diyebiliriz.Tüm iletişim ağlarıyla herkese ulaşmak ve müziğimizi dinletebilmek en büyük isteğimiz.
Almanya, Kore ve Batı Amerika`daki konserlerimizin ardından Ekim`deki Avrupa ve Türkiye turnelerimiz için hazırlık yapıyoruz. Türkiye`de Antalya, Ankara, Elazığ, Ordu, Bursa, İstanbul ve Eskişehir konserlerimize herkesi bekliyoruz. Almanya`da, yeni bir proje olan bestelerimizi ilk kez bir senfoni orkestrası ile seslendirdik ve çok büyük ilgi gördük. Die Deutche Kammerphilharmonie Bremen ile gerçekleştirdiğimiz açık hava konserine yaklasik 4 bin kişi katıldı. Bu projeyi ilerleyen aylarda dünyanin başka saygın orkestraları ile gerçekleştirmeyi düşünüyoruz.

Cazkolik: Son olarak albümün ve müziklerinizin yurt dışında nasıl karşılandığını öğrenmek istiyoruz?

New York Gypsy All Stars: İnsanlar müziğimizi cok seviyorlar, Amerika`da ve Avrupa`nın genelinde insanların müthiş bir müzik dinleme kültürü var, konser sonrası imzaladığımız albümler sırasında insanlarla konuşuyoruz ve kullandığımız makamlar ve aksak tartımlar onlara çok değişik ve hoş geliyor bu da bizi çok mutlu ediyor. Alışık olmadıkları kanun ise en çok ilgi gören enstrüman.

Cazkolik: Bu içten söyleşi için çok teşekkür ediyoruz...

Cazkolik.com / 18 Eylül 2012, Salı

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.