Nordik Caz Günleri`ndeki Lars Danielsson konserini izleyen arkadaşımız Burak Sülünbaz izlenimlerini kaleme aldı.

Nordik Caz Günleri`ndeki Lars Danielsson konserini izleyen arkadaşımız Burak Sülünbaz izlenimlerini kaleme aldı.

Birazdan okuyacağınız yazı Ankara`da gerçekleşen Nordik Caz Günleri`ne dair arkadaşımız Burak Sülünbaz`ın konserler öncesi tanıtım amacıyla kaleme aldığı yazının fikri takip anlamında devamıdır. Konserleri izlemek için bizzat Ankara`ya giden sevgili Burak Cazkolik okurları için Lars Danielsson konserini özel olarak kaleme aldı.


Nordik Caz Günleri Ankara`ya yakıştı...

Türkiye Cumhuriyeti`nin 90. yılında Başkent Ankara cazseverlerin hafızasına kazınan çok önemli bir konsere evsahipliği yaptı. Aylar önce duyurulmaya başlanan ve yoğun ilgi göreceğine kesin gözüyle bakılan İskandinav cazının süperstarı Lars Danielsson "Liberetto" Quartet konser günü sonunda gelmiş, sadece Ankaralı cazseverler değil İstanbul`dan gelen (benim gibi) cazseverler belki de ilk defa geldikleri CerModern`de yerlerini almıştı. Geçen sene İstanbul Arkeoloji Müzesi avlusunda oldukça sıcak bir gecede izlediğimiz ekibi bu kez Ankara`nın soğuk havasında CerModern bahçesine kurulan çadırda ısıtıcılarla izlemekteydik. Salonun fiziksel koşullarının ses kalitesini olumsuz etkileyeceğini tahmin etmek zor değildi, ama usta performansın zevkini ne soğuğun rahatsız ediciliği ne de akustik problemlerin yarattığı çınlamaların umurumuzda olmayacağını düşünmekteydim.

* * *

Konser öncesi sohbet etme şansı bulduğum grup üyelerinin neşeli halleri harika bir performansın adeta habercisiydi. Salonda ise konsere olan yoğun ilgi dikkati çekmekteydi, bu noktada organizasyonun sahibi Altus Kültür Sanat`ı bu organizasyondan dolayı tebrik etmek gerektiğine inanıyorum, Ankaralı müzik dinleyicisinin potansiyeli doğru tespit edilip, başarılı bir sunumla hoş bir atmosfer yaratılmıştı.

* * *

Konser başladığında Lars Danielsson her konserinde olduğu gibi kendine hayran bırakan ustalığıyla solo doğaçlamalarıyla daha ilk dakilarada izleyicisini yakalamayı başarıştı. Solunda Yaron Herman piyanoda, Lars Danielsson`un izleyiciye göre sağında davulda Mehmet İkiz ve en sağda gitarda John Parricelli sahne yerleşiminin tamamlıyorlardı.

* * *

Danielsson`un da dile getirdiği gibi konser, kayıtları 2011`de İsveç Tia Dia Studios Mölnycke`de tamamlanan Liberetto albümünde seslendirilen eserlerden oluşuyordu, bununla beraber 2004 tarihli Libera Me`den bir parça olan Suffering de Yaron Herman`ın etkileyici eşliği ile izleyiciyle buluşmuştu. İtiraf etmeliyim ki Tigran Hamasyan, Leszek Mozdzer ve Iiro Rantala ile birlikte Lars Danielsson` a en iyi eşlik eden piyanistlerden biri Yaron Herman`dır.

* * *

Albümün isim parçası Liberetto ile başlayan konser albüm kayıtlarında piyanoda Tigran`dan dinlediğimiz ana melodinin bu sefer John Parricelli nin gitarıyla çalınmasıyla farklı bir tat kazandığı haliyle müzikseverle buluştu, Yaron Herman`ın Parricelli ile karşılıklı notalar aracılığıyla sohbeti seyirciyi çok keyiflendirmişti . Sırada Danielsson`un İstanbul`da bir pazar yerinde zihninde şekillendirdiğini söylediği "Orange Market" vardı. Bu parçada Yaron Herman`ın akıcı doğaçlamaları parçayı ince ince işlerken seyirciyi iyice ısıtmıştı, bu arada Robert Mehmet İkiz`in perküsyonlarla desteklediği birinci sınıf performansı bir Türk davulcunun dünya sahnesinde hızlı yükselişini görebilmek açısından da çok gurur vericiydi ayrıca. Bu parça içinde Yaron Herman ile John Parricelli`nin saniyelerle ölçülecek bir uyumsuzluklarını birbirlerine sadece bir bakışlarıyla toparlamaları belki de gecenin hissedilen tek hatasıydı. Zaten bu kadar kaliteli müzisyenlerin hata yapmasını beklemek samanlıkta iğne aramak gibidir. Ardından Parricelli`nin solosuyla başlayan ve daha sonra her notasıyla daha da sakinleştiren, defalarca dinlesek bile etkisini kaybetmeyen "Hymen" gelmişti. Parça bitiminde Mehmet İkiz mikrofonu eline aldığında muhteşem Ankara izleyicisine teşekkür ederek Cumhuriyet Bayramı gibi özel bir günde bir Türk müzisyen olarak çok değerli müzisyenlerle birlikte Türkiye`de olmaktan gurur duyduğunu söyleyecekti.

* * *

Albümde dikkat çeken iki harika parça Party on The Planet ve Driven To Daylight ile devam eden konserin akılda kalanları arasında sonlara doğru İkiz`in elinden fırlayan bagetin yenisini çıkarırken bile ritmi kaçırmaması, Yaron Herman ile Danielsson`un her parçada mükemmel uyumu ve John Parriccelli`nin "Hymen" parçası öncesi çaldığı usta işi sololar vardı.

* * *

Alkışlarla sahneyi terkettikten kısa bir süre sonra seyircinin çığlıklar, çoşkulu ıslıklar ve dakikalarca süren alkışlarıyla geri çağırdıkları bis de ise albümdeki sırada son parça olan "Blå Ängar" ile konseri bitiriceklerdi, tabii ki öncesinde Danielsson virtüözitesini kanıtladığı yaklaşık üç dakikalık bir solo bölüm olacaktı, ışıklar yine azaldı ve sahneye çok yakışan duruşuyla son bir parça ile müzik ziyafetini tamamladılar.

* * *

Lars Danielsson konseri, yazının başında ifade ettiğim gibi yoğun ilgi, göz alıcı performanslar ve konser sonrası albüm imzalatılmak için oluşan uzun bir kuyruk ile Nordik Müzik Festivali`nin açılışına yakışacak kalitede bir konserle tamamlanmıştı. Danielsson`un müziği açık bir kitap gibi özgür ve her zaman gelişmeye açık. Her performansta müziğine kattıklarıyla yeni hikayeler anlatıyor, dinleyicilerine her parçasında müzikal yolculuk vaadediyor.

* * *

Kaçıranlar için Lars Danielsson`un Organizma Organizasyon`un düzenleyeceği bir konserde (geçtiğimiz yaz İstnbullu müzikseverlerle buluşmayı planladıkları ve konserin güvenlik nedeniyle ertlenmesi üzerine) Aralık`ta Aksanat`ta Cæcilie Norby ile sahnede olacağını hatırlatmakta yarar var.

Burak Sülünbaz

Cazkolik.com / 23 Ekim 2013, Çarşamba


Aşağıda okuyacağınız yazı arkadaşımız Burak Sülünbaz`ın Nordik Caz Günleri öncesi kaleme aldığı yazıdır.


Ankaralı cazseverleri olduğu kadar başta İstanbullu olmak üzere tüm ülkedeki caz dinleyicisini oldukça heyecanlandıran bir haber olarak caz gündemine düşen Nordik Caz Günleri`nde izleyeceğimiz konserleri arkadaşımız Burak Sülünbaz kaleme aldı.

Müziğini her konserinde yeni bir anıt gibi inşa

eden adam Lars Danielsson ve Ankaralı

cazsevere özel mesaj gönderen Tord Gustavsen

heyecanla bekleniyor.

Nordik Caz tutkunları için Lars Danielsson`un yeri başkadır. Gerek sahne duruşu, gerek her parçada insanın içine işleyen kuzey güneşinin verdiği tarifsiz keyif Danielsson`u ülkemiz caz dinleyicisinin vazgeçilmez ikonu haline getirmiştir. Avrupa cazı denildiğinde akla gelen ilk isimlerden olan 1958 doğumlu İsveçli bas virtüözü de İstanbul izleyicisine oldukça alışık bir sanatçı ve her konserde salonu hiç şüphesiz dolduruyor. Sahne enerjisi, izleyiciyle mesafeyi korumasına karşın her zaman benzersiz bir ilişki kuruşu, konser sonrası albüm imzalatılmak için oluşturulan uzun kuyruklarla her Lars Danielsson konseri gerçek bir caz ritüelidir.

* * *

Ama bu sefer benim için daha özel bir durum gerçekleşti ve bir Ankara`lı olarak gurur duyduğum bir organizasyon (Altus Müzik) ve harika bir programla kendisini üç günlük Ankara Nordik Müzik Günleri`nde ayrı ayrı çok değerli iki diğer grup Beady Belle ve yine benim için bir efsane olan Tord Gustavsen Quartet ile izleyeceğiz. Bu arada, yeri gelmişken başarılı piyanist ve besteci Tord Gustavsen konserinde Ankaralı cazsever için unutulmaz olacağı kesin. Ankara`da vereceği konser hakkında kendisiyle konuşma fırsatı bulduğum Tord Gustavsen müzik yapmaktan daha fazla dinleyemeyi tercih eden, bu yolla kendini geliştiren, usta müzisyenlerle çalışmaktan gurur duyduğunu ve Ankara konseri için büyük heyecan içinde olduklarını belirtti. Ankara konserinde kayıtlarını yeni bitirdikleri ve 2014`de raflarda olacak yeni albümden gün yüzü görmemiş müziklere yer vereceklerini ve bununla birlikte quartet ve trio albümlerinden besteleri Ankara konserinde özel yorumlarla dinleyiciyle buluşturacaklarını belirtti.

* * *

Ankaralı cazseverler yıllardır etkinliklerin Ankara`ya uğramadan geçip gitmesinden şikayet eder, halbuki, son yıllarda ekonomik ve kültürel bakımdan büyük gelişim gösteren başkentimiz bu tip organizasyonları fazlasıyla karşılayacak, hatta zamanla (Ankara Caz Festivali haricinde) gelenekselleşecek yeni festivallere ev sahipliği yapabilecek potansiyele sahip. Çok değerli caz aşığı arkadaşlarım Türkiye`de müziğe hakettiği değeri vermek için çabalayan, müzisyenin emeğine saygı gösteren, sevgisinin peşinden koşan arkadaşlarım bu uğurda şehirden şehire yolculuk eden, her nerede olursa olsun kaliteli müziğin kaliteli izleyiciye ulaşması gerektiğini savundu ve bu konserler onların haklılığının bir göstergesiydi.

* * *

Lars Danielsson Nordik Müzik Günleri konserinde her biri birbirinden usta müzisyenlerle sahnede olacak. Gitarda, özellikle 2009 çıkışlı Danielsson`un "Tarantella" albümünde dinlemekten büyük keyif aldığımız John Parricelli var. Davulda, son dönemde Jacob Karlzon ve Nils Landgren Funk Unit ile dünya çapında başarılı performanslara imza atan, 2012`de Stockholm Jazz Records ve sonrasında Türkiye`de Ekinoks`tan yayınladığı "Checking In" albümünde çok başarılı müzisyenler olan Shai Maestro, Magnus Lindgren, China Moses gibi isimlerle çalışan Türk asıllı İsveçli caz davulcusu Robert Mehmet Sinan İkiz olacak. Ikiz, hem besteleri, hem sahne performansları ve hem de prodüktör yönüyle dikkat çeken oldukça başarılı bir müzisyen.

İkiz ile Danielsson`un yolları pek çok projede kesişmiş, uyumları, birbirlerine katkıları olumlu eleştiriler alıyor. Buna en güzel örnek, son dakikaya kadar Wolfgang Haffner`ın ekipte yer alacağını bilmemize rağmen güzel bir süpriz eseri İkiz`in davuluyla Kopenhag`ta kaydedilen 2013 çıkışlı Cæcilie Norby`nin "Silent Ways" albümüdür.

* * *

Bu konserde daha önce Arkeoloji Müzesi avlusunda Lars Danielsson ve Magnus Öström ile dinleme şansı bulduğumuz, genç jenerasyonun en umut vaadeden piyanistlerinden, 1981 Tel Aviv doğumlu Yaron Herman piyano başında olacak. Kariyerine, İsrail Genç Milli Basketbol takımında basketbol oynayarak başlayan Herman dizinden geçirdiği ciddi sakatlık sonucu daha 16 yaşındayken hayatında bir dönüm noktası yaşayarak piyano ile tanışır ve gerek kendi besteleri gerek Nirvana, Radiohead uyarlamalarında yapdıkları ve 2010 yılında Chris Tordini ve Tommy Craine ile kaydettikleri "Follow the White Rabbit" albümü şu ana kadar yayınlanmış belki de en iyi albümlerden biri olarak müzik hayatımıza girmiştir. Çalma tekniği etkilenimlerden arınmış ve kendine hastır ve Lars Danielsson`un yarattığı senfonide katkısı büyüktür.

* * *

Lars Danielsson`un müziği içiçe geçişmiş katmanlardan oluşur. Klasik caz öğelerinden İsveç kilise müziğine ve minimal, atmosferik, ultra-modern caza kadar kendine has yapı içerir, her albümünde farklı bir konsept ele alır, yaptğı zamansız müziği konserlerde farklı kültür ve coğrafyalardan gelen müzisyenlerin hünerli ellerinden çıkan müzikal bir anıt gibi dinleyicilerin gözleri önünde şekillendirilir.

* * *

Nordik müzik Türkiye`de Amerikalı müzisyenlerin cazda tek hakim olduğunun düşünüldüğü bir dönemde sapasağlam ve her zamankinden daha çekici haliyle Türk dinleyicisiyle yeniden buluşacak. Ankara konserleri uygun bilet fiyatları ve gözalıcı müzisyenleriyle Ankaralı cazseverleri bekliyor.

Burak Sülünbaz

Cazkolik.com / 23 Ekim 2013, Çarşamba

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Burak Sülünbaz

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.