On yıl sonra bir kez daha Joan Baez`le "We Shall Overcome" diye haykırmak için yeniden Açıkhava`dayız.

On yıl sonra bir kez daha Joan Baez`le "We Shall Overcome" diye haykırmak için yeniden Açıkhava`dayız.

Joan Baez konserine bilet almak için satıra tıklayın.


Bu yaz 22. İstanbul Caz Festivali`nin simge isimlerinden Joan Baez`in adı bir şekilde hep Türkiye`de gündemde olduğu için sanki onu daha yeni izlemişiz gibi gelebilir çoğumuza ama İstanbul`da en son sahneye çıkalı on yıldan fazla oldu. Joan Baez ne bizim için, ne dünya için sadece bir folk şarkıcısı, bir şarkı yazarı olmadı hiçbir zaman. Türkiye`de sesi, her daim sıcak gülümsemesi ve şarkılarıyla özellikle politik sol hareketlerin bizatihi içinde yer alan bir figür olarak algılandı. İşin ilginci, biz onu burada öyle algılıyorken mesela Güney Amerika ya da Vietnam ya da İrlanda hatta Irak`taki insanlar da öyle algılıyordu. Bir dönemin efsanevi latin şarkıcıları Inti Illimani, Parra`lar, Victor Jara gibi isimler en az iki nesil için şu an ne ifade ediyorsa Joan Baez de aynı şeyi ifade etti bizim için. Başta insan hakları olmak üzere, şiddet karşıtlığı ve çevre konularında şu an 74 yaşında olmasına rağmen hala bir aktivist olarak en azından konserleriyle uyarıcı etki yaratmaya devam ediyor.

* * *

Üç oktavlık soprano sesiyle şarkılarını söylerken yarattığı dramatik vibrato bilinçaltımızın en baskın seslerinden biri oldu. Dünyanın en önemli caz festivallerinden Newport`un 1959 tarihli ilk festivali biz cazseverler için bir çeşit kâbe gibi anılır, o yıl bir çok büyük caz müzisyeni festivalde sahne alırken aynı zamanda 19 yaşında folk şarkıları söyleyen bir kız çocuğu da bu caz ustaları ile aynı festival takviminde yer alıyordu. Elbette Joan Baez`den başkası değildi bu isim. Bir yıl sonra, 1960 yılında (yukarda küçük karede gördüğünüz) ilk LP`sini yayınladı. Kendisi kuşağının önemli müzisyenleri tarafından saygınlıkla karşılandı, besteleri Led Zeppelin`den Grateful Dead`a kadar bir çok isim ve grup tarafından seslendirildi. Haberde niyetimiz Baez`in hayatını özetlemek değil, eminiz bir çok okurumuz bunu bizden daha iyi biliyordur. Baez`in özelliği yukarda saydığımız rock efsaneleriyle bir şekilde aynı hizada yer almayı başarırken bir yandan da başta o dönem eşi David Harris`in de başı çekmesiyle 1968 kuşağının politik sembollerinden biri olmuştu. Vietnam savaşının en yakıcı zamanlarında Hanoi`ye bile gitme cesaretini gösterdi. Yetmişlerde Kuzey İrlanda`ya giderek İrlandalı barış aktivistleriyle sokakta idi. Güney Amerika`da Pinochet`nin Şili`sine gözünü dikti, eylemlerin önde gelen ismiydi, ilk İspanyolca albümünü bu sıra yayınladı, General Franko müziklerini yasakladı. Eşcinsellerin Amerikan okullarında öğretmen olarak çalışmalarını talep eden gösterilerin ortasındaydı, efsanevi Bob Dylan`lı "Blowing in the Wind" ile ilk kez Grammy sahnesindeydi. İnsan Hakları komitelerinin ve örgütlerinin kurulmalarına öncülük etti. 1986 yılında Uluslararası Af Örgütü`nün "Umudun Komplosu" konser turnelerinde yer aldı. U2`dan Dire Straits`e kadar kendinden genç tüm müzisyenleri etkiledi. Doksanlarda Saraybosna katliamlarına dur demek için oradaydı. Mihail Gorbaçov`un Sovyetler Birliği`ni dönüştürmesi sürecinde o da oradaydı, liderlerin buluştuğu Halkların Zirvesi konserinde şarkı söylemesi için o seçildi. Zülfü livaneli`nin, Nazım Hikmet`in şiirlerini besteledi ve söyledi. Çekoslovakya`nın `Kadife Devrim`inde sonradan Çekoslovakya`nın devlet başkanı olacak Nobel`li yazar Vaclav Havel`in yanında olduğu dilden dile konuşuldu.

* * *

Joan Baez şu anda 74 yaşında ve hala ilk gençliğindeki gibi ideallerinin peşinde. 2004 yılında onu Cemil Topuzlu Açıkhava`da izlemiştik, aradan yıllar geçti, hepimizin kişisel tarihinde yer eden bu içten gülüşlü kadın yeniden İstanbul`a geliyor. Elbette tüm o efsanevi şarkılarını bize yeniden söyleyecek, bizimle birlikte söyleyecek, tüm Açıkhava "We Shall Overcome" diye bir kez daha kükreyecek.

* * *

Son not: Joan Baez hakkında az bilinen bir notta kişisel hayatına dair. Baez`in özel hayatında çoğunlukla hep ünlü isimler oldu, Bob Dylan, David Harris gibi bunların çoğunu hepimiz biliyoruz, peki, dünyanın 1 numaralı markası Apple`ın kurucusu Steve Jobs`un da Joan Baez`le evliliğin eşiğinden döndüğünü biliyor musunuz? Jobs`un Baez`e deli gibi aşık olduğunu, evlenme teklif ettiğini, Jobs`un hastalığının son safhalarında Baez`in onu ziyaret edip veda ettiğini...

Cazkolik.com / 23 Haziran 2015, Salı

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.