Plâklara geri dönüş

Plâklara geri dönüş

Bir türlü öldürülemeyen format

 

Plak sektörü kaç defa öldü diye yazılar çıktı. Oysa hepsi yalandı. Elbette plak sektörü ciddi darbe aldı, ama asla ölmedi ve kanımca ölmeyecek de. Yel sadece toz aldı, o kadar.

 

Son 30 yılda gerçekleşen en büyük değişiklik müzikseverlerin müzik satın alma huyları. Günümüzde dinlenen pek çok müzik “seyyar” olarak nitelendirebileceğimiz formatta. Hepsi ufacık bir MP3 çalar içerisinde sıkıştırılmış durumda. Günümüz koşullarında elbette bu bir ihtiyaç ve asla hor görülmemeli. Ancak bu seyyarlık ve indirilebilir şımarıklığı sonucu çok az plak basıldığı aşikâr. Müzik dünyasında satılan eserlerin yaklaşık %35-40’ı dijital ortamlarda satılmakta, hala büyük çoğunluk sert kopya dediğimiz CD formatında tüketilmekte.

 

Ancak, pek çoğumuz tarafından eski moda, külüstür bir format olarak görülen veya toplum tarafından kabul edilen plak satışları son dönemlerde %37’lik bir artık göstermekte. Bu değer sadece geçtiğimiz yıla ait ve büyük müzik firmalarının istatiksel raporlarına istinaden değerlendirildi. Yani bu değerlendirmenin içerisinde alternatif müzik firmaları yok. Bunları da göz önünde bulundurursak bu oranın %45 hatta %50’lere çıkması içten bile değil.

 

 

Plağın en büyük karizması istediğin an istediğin yerde dinlenememesi. Plak için bir ses sistemi şart, bir ortam mutlak gerekli ve en önemlisi zaman. Plak zaman alır, öyle istediğin an ileri geri yapamazsın (yapanlar vardır elbet) ve kendinden bir şeyler vermelisin. İçine girip onunla birlikte dönmelisin aheste aheste. Bu gerçek bir ritüel ve aslında plak ile birlikte örtüşen en yüce özellik. Müzik dinlemek için ayrılan zaman.

 

Ticari yönden bakıldığında bu satışların artmasında kanımca iki ana neden var. Başarılı olacağı düşünülen potansiyel albümler son zamanlarda özel “az bulunur” seriler ile plağa basılmakta. Bunun en güzel örneği Radiohead’in son üretimleri olarak gösterilebilir. Bu lüks ve özel üretimler ile müzikseverler sadece sevdikleri grupların müziklerini satın almayıp, aynı zamanda bir sanat eseri almakta. Zira plak alırken onun bir müzik tablosu olduğu gerçeği de bir faktör. Tam bir fiziksel paket satın alırsınız, içerisinde müzik, resim, sözler, ekstra grafikler vardır. Bu aldığınız eserde siz var olduğunuz sürece sizle yaşar ve genellikle, kapitalist mantığa aykırı olarak, değerlenir.

 

Aslına bakarsanız son zamanlarda plak haricinde ciddi anlamda CD ve kasetlere de bir geri dönüş var

 

Evet, plak en cafcaflı dönemlerini geride bıraktı ve bu ilgisini CD’ye kaptırdı. Aynı zamanda ve belli oranda CD’de ilgisini dijital müziğe kaptırdı veya en azından paylaşmak zorunda kaldı. Ancak hala dijital veya sıkıştırılmış müziğe karşı olan müzik severler var. Onların en büyük hazzı, plağın verdiği sıcaklık, “orada olma” kalitesinde müzik dinleme keyfi ve özellikle plağın sahibi üzerinde yarattığı etki. Bunlar ciddi müzikseverler için göz ardı edilemeyecek unsurlar. Bir şekilde, bulunmaz nimet diyebiliriz.

 

Plak koleksiyonu bir paylaşım ortamı ve ilgi ile beslenmekte. Plak dinlerken insanlar bir araya gelir, toparlayıcı bir özelliği var ve samimiyeti destekler. Evinize gelen bir misafir, eğer müzik ile ilgiliyse, mutlaka plak koleksiyonunuza bir göz atmak ister. Seçtiği bir plağı çalar ve sohbet onun etrafında döner durur. Plağın böyle bir kucaklayıcı, Tanrı vergisi özelliği var. Öte yandan bir MP3 veya bilgisayar başında bu mantıkla toparlanan çok az sayıda insan kümesi vardır herhalde. O soğukluk bile bu cümleleri yazarken ensemden aşağıya iniyor. Hiçbir müzik formatı asla bir plağın yarattığı ortama uzaktan yakından yaklaşamaz.

 

 

Plak eşsiz bir dinleme ortamı ve fiziksel bir deneyim sağlar. Öyle bir mucizevi araçtır ki, müziğin hakkını verir. Kitlesel tüketim dünyasında hantallığı içerisinde, müziğe, o müziği yapan sanatçıya daha bir yaklaşmanızı sağlar. Bir plağı kılıfından çıkartıp pikaba yerleştirmenin hazzı başka hiçbir formatta mevcut değildir. İşte bu özellikleri keşfetmeye başlayan, sığ olarak damgalanan, yeni jenerasyondan kitleler ortaya çıkmaya başladı ki, bu oldukça heyecan verici. Öte yandan koleksiyoncular için plak her zaman bir ödül oldu ve belki de şu an bu ödül hiç olmadığı kadar değerlendi.

 

Kuşkusuz plağın ölümü medya tarafından fazlasıyla abartıldı. Elbette 1975’deki doruğuna belki asla ulaşamayacak ancak bu niş özellikleri sayesinde daha çok uzun süre var olacak.

 

Zekeriya S. Şen

Cazkolik.com / 22 Ocak 2014, Çarşamba

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Zekeriya Şen

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.