Cazın uzay denizcileri

Cazın uzay denizcileri

Kuzey Avrupa müziğinin yeni süper üçlüsü Rymden yeni albümleri Space Sailors’ı yayınladı. İlk albümleri "Reflections and Odysseys"den çok farklı bir müzikal denemeyle karşı karşıyayız. Giriş parçasından itibaren dünya dışı hikâyeler ve uzayda yıldızlar arası seyahat konu edilen bir bilimkurgu film müziğivari bir albüm olduğunu hissettiriyor. Ryhthm sectionda Dan Berglund ve Magnus Öström’un varlığı İskandinav müzik dehası Esbjörn’ü bize yine yeni yeniden hatırlatıyor, belki o kadar rafine ve nokta atışı konseptler yakalamamış ama yine de albümün muhtelif yerlerinde gülümseten hoşluklar duyabiliyorsunuz. Grubun karmaşık kimyası her parçada kendini dışa vurmuş. Her bireyin geri belleğindeki bilgileri ve müzikal süper güçleri bir araya geldiğinde dakikası dakikasına uymayan, kimi zaman akışan, kimi zaman kaya gibi sert ve durağan bir müzik ortaya çıkmış.

 

Kozmik seslerdeki özgürlük dünyevî umursamalarla meydana getirilen partisyonlarla biraraya geldiğinde kontrast dokular meydana getirmiş.  Bugge Wasseltoft’un da söylediği piyano üçlüleri doğaçlamalara alan açmak için çok müsait. Çünkü grupta ne kadar çok kişi olursa doğaçlama ve yazılı müzik dengesi o kadar hassaslaşıyor. Rymden için ilk albümleri sonrası dönem çok verimli geçmiş. Pandemi öncesi yaklaşık 100 konser vermişler ve birlikte doğaçlamak ve ortak bir dil geliştirmek için zaman bulabilmişler.

 

Albüm hakkındaki röportajlarında Magnus Öström elektronik ve akustik kullanımlarını müziklerine renk katmak için kullandıkları organik bir çeşitlilik elementi olarak tanımlıyor. Bu da dinleyiciye algı sınırlarında “Sky is the limit” dedirtecek bir duyusal perspektif deneyimi yaşatıyor.

 

60’ların saykodelik ve punk elementlerine de yeri verilen albümde klasik müziğin doom metal gibi çalındığı, Wasseltoft ve Berglund kara deliklerin içinde zamanın ötesine yolculuklara çıkarırken Öström’un Supernova’lar meydana getirdiğini gözlemleyebilirsiniz.

 

Yıllardır yaptıkları müzikleri ve müzikle kurdukları bağlarındaki samimiyetlerini çok iyi bildiğim bu üçlünün yüzde yüz gerçek müzik yaptıklarına kefilim.

 

Burak Sülünbaz

 

Cazkolik.com / 20 Eylül 2020, Pazar

 

 

Space sailors of jazz

 

Rymden, the new super trio of Northern European music, has released their new album Space Sailors. We are dealing with a very different musical experiment from their first album Reflections and Odysseys. From the beginning, we feel that it is a music-like album from a science fiction movie about stories and interstellar travel in space. The presence of Dan Berglund and Magnus Öström in the Ryhtm section reminds us of the Scandinavian musical genius Esbjörn again, perhaps not so refined and point-of-the-point concepts, but you can still hear some cute tricks make you smile on your face in various parts of the album.

 

The complex chemistry of the band is manifested in each piece. When the information in the back memory of each individual and their musical superpowers came together, their colorful musical palet occurs. Sometimes flows like rivers and sometimes rock-like, full of surprises in every single minute.

 

When the freedom in cosmic sounds came together with partitions created by worldly caring, contrasting textures were created. The piano trios, which Bugge Wasseltoft also mentions about in his interview, are very suitable for improvising. Because the more people in the group, the less sensitive the balance between improvisation and written music becomes. For Rymden, the period after their first album was very fruitful. They had given about 100 concerts before the pandemic and were able to find time to improvise and develop a common language together. Now its time for them for their "moon landing" album.

 

In his interviews about the album, Magnus Öström describes his use of electronics and acoustics as an element of organic diversity that they use to add color to their music. This creates a sensory perspective experience that will make the listener say “Sky is the limit” at the limits of perception.

 

In the album, which also features psychedelic and punk elements of the 60's, you can observe that classical music is played like doom metal, and Öström creates Supernovas while Wasseltoft and Berglund take you on journeys beyond time in black holes and nebulas.

 

I am giving full guarantee for these three gentlemen, whose music they have made for all those years and their sincerity in their bonds with music, make 100% real music.

 

Burak Sülünbaz

 

Cazkolik.com / September 20, 2020

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Burak Sülünbaz

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.