16. Ankara Caz Festivali Özel: Bu yıl 16. kez düzenlenecek festivalin programı açıklandı. Program ve konserlere dair notları arkadaşımız Fatih Erkan kaleme aldı.

<span style="color: rgb(183, 33, 38);">16. Ankara Caz Festivali Özel:</span> Bu yıl 16. kez düzenlenecek festivalin programı açıklandı. Program ve konserlere dair notları arkadaşımız Fatih Erkan kaleme aldı.

Festivalin ana teması gitar olunca yazının fonunda bir gitar ustasına yer vermek kaçınılmaz. Dinlediğiniz müzik Sarp Maden`in son albümü Durgun Sular`dan aldığımız albümle aynı adı taşıyan çalışmasıdır.


Türkiye de gerçekleşen caz festivalleriyle ilgili detayları en iyi Cazkolik`ten takip edebilirsiniz. Kuşkusuz yılın ilk caz festivali olma özelliğiyle 16. Uluslararası Ankara Caz Festivali için de durum aynı olacak... Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da festivalin "internet medya sponsoru" olan Cazkolik sadece konserleri izlemekle yetinmeyip izlenim ve tespitleri de aktarma imkanımız olacak.


1 Şubat ile 14 Mart günleri arasında düzenlenecek

ve bu yıl ana teması `Gitar` olan 16. Uluslararası

Ankara Caz Festivali`nde 8 farklı mekanda 20

konser Ankaralı cazseverleri bekliyor...

Ankara Caz Festivali 16. yılında temaya uygun olarak program dahilinde birçok başarılı caz gitaristini ağırlayacak. Hemen hemen festivaldeki bütün konserlerde gitar dinlemek mümkün olacak. Gitar kimi zaman ekiplerin merkezinde olacak ve caz çalacak bizlere, kimi zaman da bu popüler enstrümanı caz vokallere eşlik ederken göreceğiz. Bazı konserlerde etnik rüzgarlar esecek, bazısında ise popüler eserler gitarla can bulacak. Bazen perdesiz gitar, bazen de ud, festivali çeşitlendirecek. Programdan öğrendiğimiz kadarıyla zaman zaman jam session organizasyonları da gerçekleştirilecek.

11 Ocak’ta gerçekleşen Neşet Ruacan – Cazın Kartalları Orkestrası konseri ve açılışın ardından festival, konserlere 1 Şubat`la birlikte başlıyor. Programa genel olarak baktığımızda 1-17 Şubat arası gerçekleşecek olan ilk 11 konserin daha çok İstanbul ve Ankaralı önemli müzisyenlerden oluşan ekipler tarafından verileceği söylenebilir. Kalan 8 konserin içerisinde (oldukça az sayıda olmasına karşın) ana akım caz sanatçılarını da içeren projelerin yanında etnik ve dünya müziği olarak da festivali çeşitlendirecek konserlerin gerçekleşeceğini görüyoruz.


Konserleri kısa kısa incelemek gerekirse:

1 Şubat: (Türk Armoni Yıldızları, solist Melis Sökmen)

ODTÜ Kültür Kongre Merkezi (KKM) Kemal Kurdaş Salonu’nda Türkiye`nin önemli orkestralarından Türk Armoni Yıldızları Orkestrası`nı, ünlü caz solisti Melis Sökmen eşliğinde dinleyeceğiz. Caz gitaristi Hasan Murat Uran`ın da orkestranın üyesi olduğunu hatırlatalım.

2 Şubat: (Jülide Özçelik)

ODTÜ KKM`de Jülide Özçelik, Ankaralı dinleyicilerle buluşacak. Jülide Özçelik, şüphesiz yakın dönemde Türkiye`deki en popüler caz vokallerinden biri. Jazz İstanbul serisi ile çıkardığı ve içinde Türk bestelerini kullandığı düzenlemelerin bolca bulunduğu albümlerin bunda özellikle etkili olduğunu düşünüyorum. İstanbul`daki performanslarına talep hep çok yüksek olur. Ayrıca vokal caz konserlerinde pek rastlanmayan bir şekilde şarkılar sık sık hep bir ağızdan söylenir. Ankara izleyicisinin Jülide Özçelik`i uzun zamandır dinlemek istediğini bizzat kendi çevremden de takip edebiliyorum. Konserde Jülide Özçelik`e, gitarda ve basta iki albümde de çalan sırasıyla Cem Tuncer ve Kağan Yıldız, piyanoda ikinci albümde gördüğümüz Ercüment Orkut ve davulda ise Alpdoğan Türeci eşlik edecek.

6 Şubat: (Bora Çeliker Quartet)

Türk Amerikan Derneği`nde merakla beklediğim performanslardan biri Bora Çeliker Quartet tarafından gerçekleştirilecek. Müzik hayatının bir kısmı Ankara`da geçen Bora Çeliker`e bu performansta davulda Türkiye`nin en iyi davulcularından Ferit Odman`ın, klavyede Burak Bedikyan`ın ve basta Matt Hall`un eşlik edeceğini hatırlatalım. Borabook adındaki albümünde caz, blues ve psychedelic gibi çok farklı türlerden parçaları içerdiği düşünülürse konseri neden merakla beklediğim anlaşılır diye düşünüyorum.

6 Şubat: (Alp Bora Quartet)

ODTÜ KKM A Salonu’nda izleyebileceğiniz Alp Bora Quartet, yerel ezgilerimizi Alp Bora’nın vokal ve gitarda, Julia Pichler’in kemanda, Lukas Lauermann’ın viyolonselde ve Soner Tezcan’ın perküsyonda olduğu bir ekiple uzun süredir uluslararası platformlarda yetkin performanslarla tanıtmakta. Viyana’da yaşayan Alp Bora’yı festival kapsamında izleyebilecek olmanız büyük şans.

8 Şubat: (Gitar Zirvesi / Guitar Summit)

Tarihler 8 Şubat’ı gösterdiğinde 16. Ankara Caz Festivali kapsamında ve Gitar Zirvesi (Gitar Summit) başlığı altında, ODTÜ KKM’de seri konserlerin yer aldığı sıkı bir geceye tanık olacağız. İlk olarak Ankaralı gitarist Şinasi Celayiroğlu ve ekibini dinleyeceğiz. Şinasi Celayiroğlu’na basta Koray Ergünay, davulda Kuzey Yılmaz, klavyede Gökhan Över ve vokalde Sinem Yılmaz İslamoğlu eşlik edecek. Ardından, geçtiğimiz sene İstanbul Caz Festivali`nde Marcus Miller ve Lars Danielsson ile beraber de konser veren ve çok başarılı bir çıkış yakalayan Bilal Karaman`ın üçlüsünü dinleyeceğiz. Bilal Karaman, konsepti gitar olan bir caz festivalinde olmazsa olmazlardan. Gecenin sonu yılların tecrübesi Akın Eldes ve üçlüsü ile verilecek. Akın Eldes, kendi adıyla çıkardığı albümlerde, kendine has tınısı ile caz, fusion, rock-jazz olarak tanımlayabileceğimiz türlerde performanslar ortaya koydu. Kendisini ayrıca zaman zaman Erkan Oğur`un Telvin ekibi ile beraber çalarken de görmek mümkün. Akın Eldes`in üçlüsünde basta Çağlayan Yıldız`ı, davulda ise Cem Aksel’i dinleyeceğiz. Çok sıkı üç müzisyen bir arada olacak yani.

9 Şubat: (Murat İşbilen Quartet)

ODTÜ KKM A Salonu’nda Murat İşbilen Quintet’i dinleyebilirsiniz. Ekip genel olarak yerel ezgilere olduğu kadar, dünya müziğine ve etnik eserlere de uyguladığı farklı düzenlemelerle performans vermekte. Aynı zamanda Murat İşbilen’in kendisine ait bestelerini de dinleme fırsatınız olacak. Gitarist Murat İşbilen’e, yine gitarda Güray Demir, kemanda Gülçin Keskin, bas gitarda Hasan Aldemir ve perküsyonda Serdar Güzeliş eşlik edecek.

9 Şubat: (Önder Focan & Meltem Ege Group)

9 Şubat günü ODTÜ’de A Salonu’nda gerçekleşecek konserden hemen sonra Kemal Kurdaş Salonu’nda Önder Focan Band’i Meltem Ege ile beraber dinleyeceğiz. Önder Focan ülkemizdeki en önemli caz gitaristlerden dememiz yetersiz olur. Genç müzisyenlerle beraber kaydettikleri birçok albüm, yurtdışında ve ülkemizde önemli caz müzisyenleri ile verdikleri birçok başarılı performans ve eşi Zuhal Focan ile birlikte Türkiye caz sahnesine verdikleri destekleri düşündüğünüzde, bana göre ülkemizdeki en önemli caz insanlarından. Meltem Ege, Ankara`lı caz vokallerin en iyilerinden. Berklee`yi bitirdikten sonra ülkemize döndüğünden beri hem performans vermekte hem de Başkent Üniversite`sinde dersler vermekte. Geçtiğimiz sene uzun süredir Önder Focan, Ferit Odman, Ozan Musluoğlu ve Şenova Ülker ile beraber icra ettikleri bazı besteleri bir araya getiren Songbook albümünü yayınladı. Albüm`ün ülkemizdeki yankıları olumlu. Öğrendiğimiz kadarıyla konserin ilk bölümünde Önder Focan, en iyi basçılarımızdan Ozan Musluoğlu ve en iyi davulcularımızdan Ferit Odman ile trio düzende caz standartlarını yorumlayacaklar. İkinci bölümde ekibe İstanbul’da adı iyiden iyiye duyulan trombonist Bulut Gülen ve ülkenin en iyi trompetçilerinden Şenova Ülker katılacak. Bu ekip Önder Focan’ın geçtiğimiz yılarda çıkardığı 36 mm Biometric albümünden eserler seslendirecek. Son bölümde Meltem Ege’nin katılımıyla da son albüm Songbook’dan eserleri dinleyebileceğiz.

13 Şubat: (Onur Aymergen Trio feat. Cenk Erdoğan)

Başkent Konser Salonu’nda Ankaralı gitarist Onur Aymergen’in, davulda Akın Bağcıoğlu’nun, basta Orhan Deniz’in olduğu üçlüsünü ülkemizin en yetenekli perdesiz gitar sanatçılarından Cenk Erdoğan’ın eşliğinde dinleyeceğiz. Onur Aymergen Trio`yu daha önceki caz festivallerinde Ankaralılar olarak dinledik. Performanslarına ekledikleri görsel destekler dikkat çekiciydi. Bu sene festival için Cenk Erdoğan ile birlikte çok uyumlu ve iyi bir birliktelik yakaladıklarını öğrendik sağlam kaynaklardan.

15 Şubat: (Bülent Ortaçgil)

15 Şubat günü festival kapsamında Bülent Ortaçgil’i Meb Şura Salonu’nda dinleyebileceksiniz. Kendisine, caz sahnesinde görebileceğimiz çok değerli müzisyenler Baki Duyarlar (piyano), Gürol Ağırbaş (bas) ve Cem Aksel (davul) eşlik edecek.

17 Şubat: (Trio Mrio)

17 Şubat’ta yine hevesle ve merakla beklediğim bir diğer performans Trio Mrio’yu Cer Modern’de dinleyeceğiz. Trio Mrio üç çok önemli müzisyeni bir araya getirecek: Ünlü caz gitarist Sarp Maden, Türkiye’nin önemli müzik adamlarından, gitarist ve basçı Çağlayan Yıldız, teknik özellikleri çok yüksek davulcu Volkan Öktem. Ekip ilk olarak Trio Mrio adıyla 1997’de bu isimlerle kurulmuş, sonrasında basta bir süre Alp Ersönmez’i gördüğümüz ekip, ilerleyen zamanlarda piyanoya Genco Arı`nın eklenmesi ile Quartet Muartet’e dönmüş. Konserde ise isimden de anlayacağımız gibi ilk kuruluştaki ekibi dinleyeceğiz.

18 Şubat: (Francesco Diodati Quartet)

18 Şubat ile birlikte festivalde ülke dışından da isimleri görmeye başlıyoruz. İlk olarak İtalyan gitarist Francesco Diodati’yi dörtlüsü NEKO ile birlikte Cer Modern’de dinleyeceğiz. Francesco Diodati, geleneksel cazdan olduğu kadar, modern rock ve folk müzikten etkilenmiş bir müzisyen. Auand firmasından çıkardıkları ilk albümün adı Purple Bra. Müzisyen bazı ünlü caz müzisyenleri ile yeni yeni farklı festivallerde performans vermekte. Sanırım bunların en ünlüleri Enrico Rava ve Avishai Cohen. Konserde Francesco Diodati’ye kontrbasta Francesco Ponticelli, tenor saksofonda Francesco Bigoni ve davulda Ermano Baron eşlik edecek.

19 Şubat: (Nguyen Le)

19 Şubat’a geldiğimizde önemli fusion gitaristlerinden Nguyen Le’yi yine Cer Modern’de dinleyeceğiz. Paris doğumlu olmasına rağmen Vietnam kökenli olması ile ilgili olarak etnik etkiler taşıyan dünya müziği sınıfında sayılabilecek işler de çıkarmakta. Etnik etkileri rock ile rock müziği de cazla bir araya getirdiği düzenlemeleri kendine has tınısı ile özgün performanslar haline getirmekte. 1983`te Afro-Karayip grubu Ultramarine ile ilk albümünü yaptıktan sonra 1987`de Fransız Ulusal Caz Orkestrası`na katılan Nguyen Le, o zamandan günümüze kadar Amerika ve Avrupa caz müziğinden olduğu kadar dünya müzik sahnesinden de birçok önemli isimle beraber sayısız büyük müzikal işlere imza atmış. Bunların arasında bizden Kudsi Ergüner`in adı dikkatimizi çekmekte. 1993 senesinde Jazzpana - Ensemble`a katıldıktan sonra ünlü Alman firması ACT`in ilk münhasır müzisyeni olduğunu ve bu firmadan şimdiye kadar ondan fazla albüm çıkardığı bilgisini de ekleyelim. Geçtiğimiz Ekim ayında Akbank Caz Festivali kapsamında İstanbul`da gerçekleşen ACT Jubilee Gecesi`nde dinlemeyi planladığım Nguyen Le, programının uymamasından dolayı bu konserde yerini Johan Norberg`e bırakmıştı. Kısmet Ankara`da izlemekmiş. Ankara Caz Festivali`nde de yine ACT yapımcılığında, 2009 yılında doğduğu şehir Paris`te, arkadaşları Mieko Miyazaki ve Prabhu Edouard ile kaydettikleri Saiyuki albümünü dinleyeceğiz. Konserde, albümde de olduğu gibi Mieko Miyazaki koto ve vokalde, Prabhu Edouard ise tabla, perküsyon ve vokalde, gitarist Nguyen Le`ye eşlik edecekler.

20 Şubat: (Karsu Dönmez)

20 Şubat`ta Cer Modern`de Hollanda`da yaşayan Türk piyanist, besteci ve vokal Karsu Dönmez`i dinleme şansı yakalayacağız Ankaralılar olarak. Her ne kadar genç müzisyenin ilk albümü Confession 2012 yılında çıkmış olsa da uzun süredir beste çalışmaları yapmakta ve festivallerde boy göstermekteydi. Ünlü North Sea Jazz Festivali`ne olduğu gibi yakın zamanda İstanbul Caz Festivali`ne de katıldı Karsu Dönmez.

21 Şubat: (Philipp Van Endert Trio)

21 Şubat’ta Alman Philipp van Endert Trio’yu deneyimleyeceğiz. Oldukça melodik ve lirik bir gitarist Philipp van Endert. Yakın zamanda çıkardıkları Rosebud albümleri efsane müzisyen Rick Margitza’nın da eşlik ettiği ve Avrupa çapında kabul görmüş bir çalışma. Albümde Bill Evans’ın unutulmaz parçası (beste: Michel Legrands) You must believe in spring’den tutun da Elvis Presley’nin Can’t Help Falling in Love’ına kadar çok farklı eserler bulunmakta. Philipp van Endert’e üçlüsünde akustik basta Andre Nendza ve davulda Kurt Billker eşlik etmekte.

22 Şubat: (Dhafer Youssef)

22 Şubat’ta Ankara’da (Meb Şura Salonu’nda) ilk kez dinleme şansı yakalayacağımız Dhafer Youssef Quartet festivalin en önemli konserlerinden biri beklentisini yarattı bende. Son İstanbul Caz Festivali’ndeki konserde dinleyen herkesi kendinden geçiren ud sanatçısı ve büyülü ses sahibi Dhafer Youssef, etkileyici hayat hikayesi ve caz müziğine ud enstrümanını çok farklı açılardan dahil etmesi ile etnik caz müziği olarak nitelendirilebilecek türün en önemli temsilcilerinden. Her ne kadar Tunus doğumlu olsa da kendisini müzikal açıdan Avrupa’da daha rahat hisseden müzisyen şu an Avrupa’da yaşamakta. Viyana’daki ilk yıllarında Renaud Garcia Fons ile çalışma imkanları yakalayabilmiş. Devamında Markus Stockhausen, Dieter Ilg’de beraber çaldığı müzisyenler arasına katılıyor. Kuzey Avrupalı müzisyenlerle de yoğun olarak çalışmakta. Nils Peter Molvaer ve Bugge Wesseltoft bunlardan sadece bazıları. Konserde Dhafer Youssef’a Khrisjan Randalu (piyano), Phil Donkin (kontrbas) ve Chander Sardjoe (davul) eşlik edecek.

23 Şubat: (Ahmet Kanneci)

Ahmet Kanneci’yi klasik gitar dinleyip de Türkiye’de bilmeyen yoktur sanırım. Bu alandaki en ciddi işleri çıkaran müzisyenlerimizden. Özellikle Ankara’lı olduğu için sık sık klasik gitar konserlerinde kendisini dinleyebilmekteyiz. Mevzu, 23 Şubat’ta Ahmet Kanneci Meb Şura Salonu’nda caz çalacak olunca işler değişiyor ve gerçekten konser festivalin merakla beklenen konserlerinden biri haline geliyor. Öğrendiğimiz kadarıyla, Bach’dan Livaneli’ye, Shostakovic’den Bolling’e uzanan anlatımlı Yaşam, Ölüm ve Özgürlük gibi temaların işleneceği ilginç bir performans olacak. Daha fazla anlatacak bir şey bulamıyorum çünkü daha önce katıldığım konserlere pek benzemiyor. Gidip hep beraber gitar virtüözümüzü dinleyelim.

Festivalin Mart konserleri...

7 Mart: (Kerem Görsev Trio feat. Alan Broadbent & Ernie Watts, Başkent Üniversitesi Yaylı Çalgılar Orkestrası)

Festival’in Mart ayına sarkan ilk konseri belki de en önemli konserlerinden biri. 7 Mart’ta Meb Şura Salonu’nda Kerem Görsev’in 2010’da Abbey Road Stüdyo’larında Alan Broadbent yönetimindeki Londra Philharmonia Orkestra’sının ve dünyaca ünlü saksofon sanatçısı Ernie Watts’ın eşliğinde kontrbasçı Kağan Yıldız ve davulcu Ferit Odman’lı üçlüsü ile kaydettiği Therapy albümünü dinleyeceğiz. Üstelik, Alan Broadbent ve Ernie Watts da sahnede olacak. Albüm zaten uluslararası standartta çok iyi bir albümdü. Ankara’da bu performansı izelyebileceğimiz için çok şanslıyız. Konserde orkestra olarak Başkent Üniversitesi Yaylı Çalgılar Orkestrası’nı dinleyeceğimizi hatırlatalım.

9 Mart: (Antonio Forcione)

Mart ayında deneyimleyeceğimiz bir diğer performans da 9 Mart’da Bilkent Konser Salonu`nda Antonio Forcione tarafından gerçekleştirilecek. Akustik gitar konusunda dünyaca ünlü olan İtalya doğumlu müzisyen halen Londra`da oturmakta. Kariyeri boyunca 20`den fazla kendi adıyla albüm yapmış ve çok farklı tarzda müzisyenle beraber çalışmış bir dünya müzisyeninden bahsediyoruz. Kimi zaman latini, kimi zaman flamenkoyu, kimi zaman cazı, kimi zaman Afrika`yı, kimi zaman da Hindistan`ı duyarsınız Forcione`nin çalışmalarında. Ama ne çalarsa çalsın sahnede enerjisini tümüyle seyirciye aktarmasını bilen etkileyici bir virtüöz izler ve dinlersiniz. Çok farklı müzikal türlerde eserler veren bu keskin tonlu harika gitarist eminim enstrüman hakimiyeti ve kendine has stili ile sizleri etkileyecektir. Kendisinin Erkan Oğur ile de çalışmaları olduğunu hatırlatalım. Antonio Forcione ile İskoçya`nın başkenti Edinburgh`da Fringe festivali kapsamında verdiği ve 2012`de çıkarmış olduğu yeni albümü Sketches of Africa`yı çaldığı konseri sonrası tanışma şansı yakalamıştım. Çok sıkı bir konserdi. Sanırım Ankara Caz Festivali`nde de albüm ekibi ile Sketches of Africa çalınacaktır.

14 Mart: (Festival Kapanış Partisi)

Festival 14 Mart’ta Ankara Hayal Kahvesi’ndeki kapanış partisi ile sona erecek. Yukarıdaki konserlere ek olarak 1 Şubat, 8 Şubat, 15 Şubat ve 22 Şubat tarihlerinde de Samm’s Bistro’da jam session organizasyonları gerçekleştirileceğini öğrendik.

* * *

Son olarak Ankara Caz Festivali’nin geleceği ile ilgili görüşlerimi aktarıp yazımı bitirmek istiyorum. Bir şehirde düzenlenen festivaller, canlı performans mekanları, o şehirde yaşayan iyi ve yetkin müzisyenlerin sayısı, şehrin dokusu, sponsorlar, vakıflar, ilgili dinleyici sayısı ve devletin olaylara bakışı arasında organik bağlar mevcut. Biraz düşündüğünüzde hepsinin birbirini etkilediğini görebilirsiniz. Örneğin Ankara`da dinleyiciyi caz hususunda devamlı sıcak tutmak için düzenli ve zaman zaman uluslararası performans gerçekleştirebilen sadece cazla ilgilenen bir kulübe ihtiyaç var. Ama gelin görün ki girişimciler mekanın dolup dolmayacağı, yurtdışından müzisyen getirdiklerinde küçük sponsorluklar bulup bulamayacakları hususlarında haklı olarak endişe duymaktalar. Bu meselelerin çoğu aslında ilgili dinleyici sayısının artmasıyla çözülebilecek şeyler gibi görünmekte. Ama dinleyici de kimi zaman bilet fiyatlarından, kimi zaman kötü program veya organizasyonlardan, kimi zaman da az reklamdan şikayetçi. Bahsettiğim sıkıntıların hemen hemen hepsi İstanbul’da aşılmaya başladı. İstanbul’un festival, kulüp, müzisyen, sponsor ve vakıf hususunda gösterdiği gelişme takdiri hak ediyor. Türkiye’de son zamanlarda akustik müziğe olan ilgi ile beraber ortaya çıkan caza olan ilginin arttığı gerçeğinden Ankara’nın da faydalanması gerekmektedir diye düşünüyorum. Tabii, caza olan ilginin artması hususunda, tanıtım ve destekleme açısından yetkili makamlar eliyle gerçekleştirilen özellikle radyo ve televizyon yayınlarındaki tersine gidişin iyiye yönelik değişimi kötü olarak etkilediğini belirtmek gerekir.

Ankara Caz Festivali ile ilgili bu yıl belirtilmesi gereken iyi noktalar da var; hem kıyasla vakitlice açıklandı konserler, hem de bilet fiyatları çok uygun görünüyor. Line-up hakkında bilet satış sayfasında bulunan kısa kısa bilgileri de çok beğendim doğrusu. Konserlerin uzun bir süreye yayılması da daha iyi bence. Tavsiyem, şimdiden MyBilet`ten programa bakmanız, konserlere katılmanız ve biletleri erkenden tüketmeniz. Talep, sponsoru, sponsor da daha dolu ve iyi bir festival programını beraberinde getirecek. Bir de belirtmekte fayda var, dünya ancak sanatla daha iyi bir yer olacak.

Cazkolik.com / 16 Ocak 2013, Çarşamba

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.