Dün akşam, Haldun Taner'in ölümsüz hikâyesinin adı gibi Şişhane'ye yağmur yağarken, benim gibi cazkolikler de hızlı adımlarla konsere yetişmeye çalışıyordu.
Bu sene festivalde izlediğim ikinci konser; Sarathy Korwam Drum Ensemble. Albümlerini dinlemişliğim var ama sahnede ilk kez canlı göreceğim. Albümlerinden aşinâ olsam da canlı izlemek başka.
Girdiğimde boş olan Salon konsere beş dakika kala tıka basa doldu, bu kadar insan son dakikada nereden geldi, nasıl doluştular, çevredeki kafelerde mi oturuyorlardı... Ayrıca, konserde yabancı izleyici sayısının çokluğu da ilk defa dikkatimi çekti, ilginç geldi! Şişhane ve çevresi popüler bir yer, çok sayıda turistin gezindiği, çok sayıda otelin olduğu bir semt, iyi bir caz konseri herkesin ilgisini çeker değil mi?

ve Sarathy Korwar Drum Ensemble sahnede
Perküsif enstrümanlar dışında hiç bir enstrümanın olmadığı konserler kolay değildir aslında, elbette ritmin cazibesi var, konser başlarken, ilk tabla, perküsyon sesleri gelmeye başlayınca ritmin vücudumuzun üzerindeki etkisini yeniden düşündüm, sahnenin ortasına tek başına bir darbuka koyup 9/8'lik ritmi çalmaya başlasa kimse yerinde duramaz, o kadar etkili, ayrıca, konserin sandalyeli olmaması da iyi olmuş çünkü beş dakikada yerinde dans etmeyen kimse kalmamıştı, mümkün değil zaten koltuklar kırılırdı maazallah, büyülenmiş şekilde sahneden yansıyan ritmik titreşimlere kapılmıştık.
Sahnede zengin perküsyon çeşidi var; tabla, davul, balofon, marimba, mridangam, ghatam, kanjira... bazıların ne olduğunu bile bilmiyorum!
Ama bildiğim bir şey var, Sarathy Korwar ve ekibi ritmik kreşendoyu mükemmel uyguluyor. Her bir 'beat' yerinde ve hesaplı düşünülmüş sanki. Müzisyenlerin yüzlerinde işlerini ciddiyetle yapan insanların hatasızlık hissi var. Bir ritm kaçsa salınım bozulur ama kaçmıyor, dikkatliler. O yüzden bana ritmin doktorları lafını söylettiler. Hafif melodik bir hisle başlayan vuruşlar ve birbiri ardına gelen perküsif çeşitlilik önce zihnimize, sonra bedenimize nüfuz ediyor. Gençler bir yana, orta yaş ve üstü dinleyicilerin bile üzerlerindeki gerginlikleri attığına şahit oluyorum.
Köklü, majör caz festivallerinin önemli bir misyonu var bence, zengin program çeşitliliğinde caz müziğinin günümüzdeki müzikal farklılıklarını yansıtmaları gerekiyor, Akbank Caz Festivali bu sene programında bu renkliliğe mümkün olduğu kadar yer vermiş. Güney Asya kökenli ritmik kültür altmışlardan itibaren muazzam bir etki üretti, Sarathy Korwar Drum Ensemble programında etnik kökenli enstrümanlar kullansa da odak noktasını sadece 'beat kültürü' üzerinde sabit tutuyor. Müziğinin kültürel ve dini göndermeleri yok denecek kadar az. Oluşturdukları ritmik kimyanın takibini sanki bir yandan dinleyicinin üzerindeki etkisini de takip ederek gözlüyorlar.
Köklü bir festivali bu çeşitliliğe sahip çıkmasını kıymetli buluyorum.
Feridun Ertaşkan
Cazkolik.com / 30 Eylül 2026, Çarşamba
Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.