Blues’un peşinde bir yol öyküsü...

Blues’un peşinde bir yol öyküsü...

Hepimizin aklının gerisinde saklı hayalleri yok mudur, vardır! Vardır elbette ama gerçekleştirmek önemli, hayalinizi bir gün yanınıza alıp yola çıkmak önemli, peşinden yolun sonuna kadar gitmeniz önemli, zaman geçip gittikçe unutmamanız önemli, sizi siz yapan gizli bir güç olduğunu bilmeniz, aklınızın dehlizlerinde sürekli canlı tutmanız önemli, birgün gerçekleştireceğinize inanmanız önemli... Hayalinizin büyüklüğü küçüklüğü değil, hayal etmeniz önemli, onunla yaşamanız önemli... EHLİKEYİF YOLLARDA işte böyle bir kişisel öykünün yol hikayesi, daha doğrusu bir yollara düşme hikayesi. Highway 61, Blues’un rotalarından biri, her adımında bir blues tınısıyla karşılaştığınız bir yolculuk, Fikret Bekler ve Metin Solmaz bu yolculuğun halen peşindeler, blues günlükleri haline dönüştürerek www.ehlikeyifyollarda.com’dan her günün hikayesini kendilerini takip edenlere ulaştırıyorlar ve blues’un izlerini takip ederken sevenleri ve izleyenleri için kendi izlerini de bıkarıyorlar.

Aşağıda okuyacaklarınız bu yolculuğu ve pek çoğumuzu kıskandıran kahramanlarını bizlere özetliyor, hikayenin kendisi ise www.ehlikeyifyollarda.com da....

Bu yolculuğun tüm ayrıntılarını ve hikayesini www.ehlikeyifyollarda.com sitesinden gün gün izleyebilirsiniz.

Bir gün biri aklının kuytularında sakladığı bir fikri icra etmek ister, ondan sonra en müstesna hayalleri gerçek olur. Hikâye zannedersem böyle başladı. “Akşama Taksim’e gitmek yerine haftaya Amerika’ya Blues turuna çıkalım abi” benzeri bir cümleyle başlayan proje, kendini gerçekleştirecek ehlikeyiflere her türlü desteğini de yaptı. Sözgelimi değil, gerçekten yola çıkıyor, Amerika’nın dillere destan yolu Highway 61’ı üstü açık diyelim ki bir Cadillac ile geçiyorsunuz.  Yolda her yer Blues ve anason kokuyor. New York, New Orleans, Mississippi Deltası, Memphis, St. Louis, Chicago sanki hep sizi beklemiş, siz de rakınızı paylaşarak teşekkür ediyorsunuz. Büyülendiniz midir nedir, “Neden geldim bu dünyaya?” sorusu felsefesi ehemmiyetinden çıkıyor ve şükran dualarına dönüşüyor. En yakın arkadaşınız dahi sizi bir miktar kıskanıyor, belki elinizde hediyelerle dönersiniz diye fakirin ekmeği umudu ediyor. “Please her, please him, buy gifts” “Yes, please…”

Şahaneliğini en çok bu 16 günü yaşayacak olan bilir, biz de yazı, fotoğraf, videolarını takip ederek hayallerimizi süslüyoruz.

Önemli Not: Bu proje, projenin katılımcısı olmayanları hayallere salar ve gerçekleştirmeye teşvik eder. Hem de visa, pasaport vesair sorunlarla uğraşmadan… Pek tabii, hiç yoktan iyidir.

Kimdir bu bahtı açık zatlar derseniz…

Fikret Bekler

Liseden sonra kendisi dâhil herkes, elektronik mühendisi olacağını zannediyordu. Üniversitenin ilk iki yılında da bu yanlış hissiyat devam etti. Sonra okul sürerken Leman Dergisi’nde ve Hür FM’deki mizah programlarında düzenli olarak yazmaya başladı. Derken, bu sefer de bir reklam ajansında reklam yazarlığına başlamış buldu kendini… Sonra bir başka reklam ajansında çalışmak ve arada da televizyon için çeşitli skeç senaryoları yazmak vesaire derken; bir de baktı ki; on sene geçmiş aradan ve hâlâ öğrenci!

Üniversitedeki sınıf arkadaşlarını, karşısında öğretmenleri olarak görmeye başlayınca, okulu bitirdi. Bir iki reklam ajansında daha reklam yazarlığı yaptıktan sonra senaryo yazarlığına başladı. Beş yıldır, reklamcı arkadaşlarıyla birlikte oluşturduğu Kuledibi Senaryo Grubu’nda çeşitli dizilere senaryo yazıyor.

"Çemberimde Gül Oya" ile başladılar; "Beyaz Gelincik", "Karayılan" ve en son "Yol Arkadaşım" dizilerinin senaryolarını yazdılar.

Yazmak dışında; film izlemeyi, fotoğraf çekmeyi ve gezmeyi seviyor. Fotoğraf çekerek gezmek için, Metin Solmaz ile yollara düşmek üzere…

Metin Solmaz

İlkokulda gazete kâğıdı ve unlu su ile kesekâğıdı yapıp satarak ticarete, zavallı kuzenlerine su sattırarak da yöneticiliğe başladı. Lisede annesine taksitle aldırdığı orgu çalmayı beceremeyince satarak edindiği sermaye ile hi-fi aletleri alıp sattı. 17 yaşındayken kurduğu seramik atölyesindeki 4 işçisine komünist manifestodan pasajlar okudu. Garsonluk hayatına başladığı Pizza Tek’i sevgili patronlarının da nezaretiyle Ankara’nın tek trendy rock barı haline getirdi. Kenar mahallede açtığı plakçıda para kazanamadı ama çok şey öğrendi. Ayrıca tezgâhtarlık, seyyar satıcılık, buzdolabı tamirciliği, elektrik teknisyenliği, DJ’lik yaptı. 1989-1996 yılları arasında, Birikim, Cumhuriyet Dergi, Cumhuriyet Kitap, Express, Milliyet Sanat Dergisi, Müzik ve Radikal 2 başta olmak üzere hemen hemen bütün büyük dergi ve gazetelere, büyük çoğunluğu kültür sosyolojisi ve müzik üzerine freelance yazılar yazdı. Radyo programları yaptı. "Kenardaki Milyonerler", "Rock Sözlüğü ve Türkiye’de Pop Müzik: Bir İnfilak Masalı" isimli üç tane kitabı da bu arada yazdı.

1996’dan bu yana, şaşırtıcı bir biçimde sürekli olarak internet işi yapar. Siberalem.com ve ideefixe.com’un kurucularındandır. Overteam adını verdiği şirketiyle birçok büyük web projesini imzalamıştır.

Cazkolik.com / 17 Haziran 2009, Çarşamba

 

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.



X