Burak Sülünbaz Röportajı: 24-25 ekim akşamları iki konserle izleyeceğimiz basın süperstarı Victor Wooten ile özel bir sohbet

Burak Sülünbaz Röportajı: 24-25 ekim akşamları iki konserle izleyeceğimiz basın süperstarı Victor Wooten ile özel bir sohbet

Burak Sülünbaz: Merhaba Victor, Cazkolik okurları adına röportajımı kabul ettiğin için teşekkür ederim. İlk sorum Denis Chambers hakkında olacak. Naçizane görüşüme göre Chambers’ın hızı ve teknik yeterlilikleri senin stilinle mükemmel uyum sağlıyor. Onu ilk defa Zildjian zilleri gecesinde izlemiştim. Trilok Gurtu ve Simon Philips’le bir performans gerçekleştirmişlerdi. Gök gürültüsü gibiydi şu an hâlâ öyle. Onun hakkında ne söylemek istersin?

Victor Wooten: Şöyle söyleyebilirim ki aslında gerçek sebep Denis’in groove’unu, hissiyatını, enerjisini, müzisyenliğini ve müzikal dürüstlüğünü seviyoruz. Bu kaliteler olmadan vuruşları ve tekniği çok anlam ifade etmez. Hızı ve vuruş tekniği olmasa bile onu seviyoruz. 

Burak Sülünbaz: Chambers gibi Bob Franceschini de çok çok güçlü bir saksafonist ve yüksek çalıyor. Üçünüz bir araya geldiğinizde albüm kayıtlarında bir patlama  yaratıyorsunuz. İlk defa bir araya gelişiniz nasıl olmuştu. İlk doğaçlama seansınızda neler yaşanmıştı hatırlayabiliyor musun?

Victor Wooten: Yüksek çalmak ayrı yüksek ve güzel çalmak başka bir şeydir. Denis ve Bob’la ilk bir araya gelişimiz gitarist Mike Stern’le çalışmamız sırasında olmuştu. Bu harika müzisyenlerle birlikte çalmak çok eğlenceli ve benim için kolay adapte olunabilir bir seanstı. Gerçekten çok fazla keyif almıştım. O dönem benim müziğimi birlikte çalabilmeyi ilk defa düşündüğüm dönemdi.

Burak Sülünbaz: İstanbul’a defalarca geldin. Türk müzikseverler müziğini çok seviyor. Burada iyi veya kötü anıların oldu mu?

Victor Wooten: Bu zamana kadar çoğunlukla olumlu anılarım oldu. İnsanlar, kültür, yemekler ve müzik kendine has ve eğlenceliydi. Bu muhteşem ülkeyi her ziyaretimde çok sevdim. Tek hayal kırıklığına uğradığım anımız davulcumuzun davul zillerini uçağın altına koyduktan sonra bir daha ulaşamaması olmuştu. Bir çanta dolusu muhteşem zili kaybettik. Umarım bu bir daha yaşanmaz.

Burak Sülünbaz: Biraz kitabından bahsedelim. “The Music Lesson: A Spiritual Search for Growth Through Music”. Kitabın hakkında genel bir bilgi vermek ister misin? Hayatlarını müziğe adamak isteyen genç müzisyenlere ne söylemek istersin?

Victor Wooten: Bu kitap öğrencilerimden bana sık sık kitap yazmam için gelen ricaların sonucunda oluştu. Bir hikaye yazana kadar yıllarca kitap tekliflerini reddettim Bir eğitim kitabından farklı olarak, bir roman bana daha bilgiler içinde daha derinlemesine , ama daha hafif, daha az ciddi bir şekilde gitmeme izin verdi. Bir kurgu filmi gibi, bilgi var, ama birisi bunu görmezden gelebilir ve eğer isterse sadece hikayenin tadını çıkarabilir. Ve bu tamamdır. Neticeyi yazmayı bitirdim. Buna ‘müzik ruhu’ denir. Genç müzisyenlerin ilk önce insan olarak kim olduklarına odaklanması gerektiğini düşünüyorum. Para kazanmak ve şöhret kazanmaya odaklanmak yerine para ve şöhret elde etmeye yetecek kadar değerli bir şey yapmaya odaklanmaları gerektiğini düşünüyorum.

Burak Sülünbaz: 2008 çıkışlı S. M. V. Thunder benim en favori caz-funk albümüm. Teknik icra ve yaratıcılık açısından harika bir çalışma. All Star basçılar ekibinden yeni bir albüm kaydı geliyor mu yine? Gelecekte böyle bir albüm yapmayı düşünür müsünüz?

Victor Wooten: Stanley Clark’la dün akşam çaldığı yerde bir araya geldik. Onunla Thunder albümü ve tur hakkında konuşuyorduk. İkimizde bunu bir kere daha bir ara yapmak istiyoruz ama Marcus, Stanley ve ben bir ara gelip bir şeyler yazıp yeni bir albüm kaydetme fırsatımız olacağını düşünmüyorum ama yeni bir tur mümkün olabilir.

Burak Sülünbaz: Müzisyenlere her zaman Amerika ve Avrupa arasında nasıl benzerlikler ve farklar gördüklerini sormuşumdur. Bu noktada senin de bir fikrin var mı?

Victor Wooten: Bence, Avrupalı seyirci müziği bir bütün olarak anlayıp takdir ediyor ama Amerikalı seyirci daha yüksek ve daha duyarlı, uyumlu, esnek.

Burak Sülünbaz: Daha önce de konuşmuştuk Türkiye’ye geldiğin pek çok seferde bir Türk basçısıyla tanışma fırsatı ya da çalışma  imkanı bulabildin mi?

Victor Wooten: Tennessee’deki kampımıza onca yolu tepip gelerek katılan Türkiye’den arkadaşlar olmuştu. Bu çok hoşuma gitmişti ama birlikte bir kayıt yapma fırsatım henüz olmadı. Belki gelecekte bir zaman yapabiliriz.

Burak Sülünbaz: Trump Amerikası eleştirilerin odağında. Amerikan halkının Trump hakkında hoşlanmadığı pek çok şey var. Politik bir yönün var mı diye sormam da sakınca var mı? Bugünün Amerikasında sanatçı olmak konusunda bir şeyler söylemek ister misin? (Dilersen yanıtlamayabilirsin atlamak isteyebilirsin.)

Victor Wooten: Bu sorudan tabi ki rahatsız olmadım. Güzel bir soruydu. Şöyle düşün Bach, Beethoven, Brahms, James Brown, Jimmy Hendrix, The Beatles, The Jackson Five vs. Tüm bu müzisyenler harika müzikler yarattılar ama o dönem kral kimdi başkan kimdi kimsenin umursadığını düşünmüyorum. Bununla birlikte seçimi kim kazanırsa birileri sevinir birileri kızar. Her durumda müzik hepsinden uzun yaşayacak. Benim mesleğim müzik yapmak.

Burak Sülünbaz: Yakında gerçekleşecek (24-25 ekim) konserlerinde muhtemelen son albümün TRYPNOTYX albümünden parçalar dinleyeceğiz. Güçlü bir müzikal yolculuk olarak tanımlıyorum ben bu albümü. Bir caz meraklısı olarak değil bir müziksever gözüyle sevdim bu albümü. Bize neler hazırlıyorsun ve bu albümden bahsetmek ister misin?

Victor Wooten: Teşekkürler. Muhteşem ifade ettin. TRYPNOTYX cazın ötesinde bir müzikal yolculuk. Umarım herkes bu albümü beğenecektir. Ama yaşamak dinlemekten daha iyidir. Canlı izlemek seni bir daha asla yaşanmayacak bir şekilde direkt enerjiyle ilişki imkanı veriyor. Bu hayatta sadece bir kere yaşayabileceğin türden bir deneyim oluyor.

Burak Sülünbaz: Son olarak duyduğuma göre Afrikalı Amerikalılar arasında en ironik isimler arasında Başkan Obama’nın hemen arkasında yer alıyormuşsun. Bu başarı hakkında söylemek istediğin bir şeyler olur mu? Etkileyici bas tekniğini nasıl yarattın ve bu başarıya nasıl ulaştın?

Victor Wooten: Huffington Post tarafından 50 Afrikalı Amerikalı Öncü isim listesinde yer almak benim için hem muhteşem hem de şaşırtıcıydı. Onur duydum. Alfabetik sırada yazılmıştık Obama’yla yan yana fotoğrafımın olmasında ekstra mutlu oldum. Kendisi Hawaii doğumludur ben ise Idaho doğumluyum. Ebeveynlerimden miras bu. Ünlü olmaya çalışmak yerine, hayatınızı saygıdeğer bir şekilde yaşayın. Sonra, sonunda insanlar farkederler. Değerli bir hayat yaşamak, başkalarını da aynısını yapmaya teşvik etmek. Bu benim yolum.

Burak Sülünbaz: Çok teşekkürler Victor, seni sahnede bir kere daha izleyeceğimiz için mutluyum.

Victor Wooten: Çok teşekkürler ilgin ve desteğin için. Ben de ülkenizi ve sizleri bir kere daha görebileceğim için mutluyum. Barış... Sevgiler...

Burak Sülünbaz

Cazkolik.com / 24 Ekim 2018, Çarşamba

Burak Sülünbaz: Hi Victor, thank you for answering my questionsfor Cazkolik.com readers. First question will be about Denis Chambers. In my humble opinion, Chambers’ speed and technical abilities are perfectly matched with your style. First time when i saw him was at a Zildjian cymbals show night. He was playing a part beside Trilok Guru and Simon Philips. He was playing like thunder as he is still now. What would you like to say about him?

Victor Wooten: I would say that the real reason we love Dennis’ playing is because of his groove, feel, energy, musicianship, and musical honesty. Without those qualities, the speed and chops would mean much less. Without the speed and chops, we would still love him.

Burak Sülünbaz: Like Chambers Bob Franceschini is a very very powerful saxophonist plays so loud. With three of you play together “a real blast” appears in recordings. Can you remember how was the first time you guys get together and started jamming? What has happened in this session?

Victor Wooten: Playing loud is one thing. Playing good music loudly is another. I first played with Dennis and Bob while backing guitarist Mike Stern. It was so much fun and so easy playing with these wonderful musicians. I really really enjoyed it. That was when I first thought about doing some of my own music with them.

Burak Sülünbaz: You came to Istanbul countless times. Turkish music lovers likes your music very much. Is there any good or bad memories about Turkey?

Victor Wooten: So far, most of the memories have been good. The people, culture, food, and music is unique and enjoyable. I love it every time I get to visit your wonderful country. The only disappointing memory I have is when our drummer checked his cymbals underneath the airplane and they never showed up again. He lost a bag full of wonderful cymbals. I hope that doesn’t happen again.

Burak Sülünbaz: Let’s talk about your book “The Music Lesson: A Spiritual Search for Growth Through Music”. Can you please give a brief information about this book? What would like to say to younger musicians who want music to be their life?

Victor Wooten: The Music Lesson was an answer to being asked to write a book by the students of my music camps. I refused to write anything for many years until I decided to write a story instead. Different from an instruction book, A novel allowed me to go deeper into the information but in a lighter, less serious way. Like a fiction movie, the information is there, but someone can ignore it and enjoy only the story if they choose. And that is ok. I’ve just finished writing the sequel. It’s called The Spirit of Music. I think young musicians should focus on who they are as people first. Instead of making money and fame the goal, focus on become someone worthy and doing something worthy enough of achieving money and fame.

Burak Sülünbaz: 2008 released S. M.V. Thunder is my all time favourite jazz funk recording. What an amazing technical playings and creativity i can hear in that album. Is there any kind of bassist all stars album is coming on the way? Are you thinking about making an album like that in the future?

Victor Wooten: I just happened to see Stanley Clarke playing last night. I was speaking with him about the Thunder album and the tour. We would both like to do it again sometime. I don’t think Stanley, Marcus, and I would be able to find the time to write and record another album, but another tour is possible.

Burak Sülünbaz: I always ask musicians what kind of differences and common things can you notice between European and American music lovers? Is there anything you could see in this point?

Victor Wooten: It seems that European audiences appreciate and understand the music more completely but American audiences are louder and more responsive.

Burak Sülünbaz: As I said before you have been in Istanbul lots of times. Have you ever meet or have a chance to work with a Turkish bassist before?

Victor Wooten: I have had some bassists come all the way from your country to attend my music camps in Tennessee. I love that. But I haven’t had a chance to record with any of your musicians. Maybe we can make it happen sometime.

Burak Sülünbaz: Trump`s america is located the center of criticism. There are lots things American people don`t like about him. Do you mind if I’m asking are you a political person? Would you like to say something about being a musician in America today?(If you don’t want to answer that question please feel free to skip it)

Victor Wooten: I don’t mind the question at all. It is a good one. But think about this: Bach, Beethoven, Brahms, James Brown, Jimmy Hendrix, The Beatles, The Jackson Five, etc. They have all made amazing music, but I doubt anyone remembers or cares who the president, king, or queen was during those times. Regardless of who wins an election, some people will be happy and others will be angry. In either case, Music will last longer than all of them. My job is to make music.

Burak Sülünbaz: We would probably listen to the pieces from you latest recording TRYPNOTYX in your upcoming concerts in Istanbul. It’s a powerful musical journey. Not only as a jazz fan but also as music lover. I like it a lot. Is there anything you would like to say about the new album and what would you bringing to us?

Victor Wooten: Thank you. You have said it perfectly. Trypnotyx is a musical journey that ventures way beyond jazz. I hope all people enjoy the record. But, hearing it live is even better. Live allows you to connect with the energy directly in a way that will never happen again. It will be a once in a lifetime experience.

Burak Sülünbaz: Finally i heard that you have been chosen as one of the most iconic African - American right behind president Obama. Is there anything you would like to say about that? How did you create and manage your impressive bass technique?

Victor Wooten: Being chosen as one of Americas 50 Top Iconic African American Trailblazers by the Huffington Post is an amazing (and surprising) honor. Because we were listed in alphabetical order, I was extra honored to have been pictured just after President Obama (He was born in Hawaii and me in Idaho.) That is a testament to what I learned from my parents. Instead of trying to become famous, live your life in a way that is worthy. Then, eventually, people will take notice. Living a worthy life inspires and encourages others to do the same. That is my way.

Burak Sülünbaz: Thank you Victor. Looking forward to see you on stage once again.

Victor Wooten: Thank you for your interest and support. I look forward to visiting your country and seeing you all very soon. Peace!!!

Burak Sülünbaz

Cazkolik.com / October 24, 2018

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Burak Sülünbaz

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.