Çağdaş müziğin iki önemli ustası kaçırılmayacak perforsmanslar için Zorlu PSM sahnesine konuk olacak.

Çağdaş müziğin iki önemli ustası kaçırılmayacak perforsmanslar için Zorlu PSM sahnesine konuk olacak.

Yarın yani 4 Kasım Cuma akşamı Zorlu PSM Drama sahnesinde modern müziğin iki önemli ve yaratıcı ismini izleyecek müzikseverler, işin ilginç yanı bu iki konserin de tek biletle izlenecek ve arka arkaya gerçekleşecek olması.

 

Üçyüz yıllık klasik piyano geleneğine yeni ve devrimci bir halka ekleyen piyanist Lubomyr Melnyk transa geçiren melodileriyle Zorlu PSM Drama sahnesine konuk olacak.

Kendinizi Tolstoy`ların, Dostoyevski`lerin çağında, sonbaharda, büyük çarlık şehirlerinin yakınlarında uçsuz bucaksız steplere bakan `daça`larından (yazlık) birinde hayal edin. Alabildiğine gri ve parlak bir gökyüzü, hava soğumaya başlamış ama kış henüz yüzünü göstermemiş. Doğanın mükemmelliğini hayranlıkla seyrederken gökyüzünden ilk kristalize kar tanelerinin kıpırdaşarak süzülmeye başladığını hayal edin. Kar tanelerinin havada dans ettiğini zanneder, elinizle tutsanız o an kaybolur gider. Yarın akşam (4 Kasım 2016, Saat: 21:00) Zorlu PSM Drama sahnesinde dinleyeceğimiz Ukrayna asıllı piyanist Lubomyr Melynk sanki sonsuzluğa uzanacak kadar kristalize çalabilen o kar tanelerinin piyanistidir.

* * *

Bir eliyle dinleyeni adeta sarhoş eden sonsuz arpejlerine diğer eliyle katmanlar halinde üstüste binebilen melodiler eklenir. Bir anda, son derece hızlı, karmaşık desenlerden oluşan overtone bir müzik sarar dört yanınızı. Bir süre sonra anlarsınız ki bütün salon gibi siz de transa geçmiş, üç boyutlu bir evrene müzik sayesinde geçmişsiniz. Bu cümlelerin ispatı olarak aşağıya aldığımız müzikleri bir yandan okurken dinlemenizi öneririz.

* * *

Lubomyr Melnyk teknik olarak dünyanın en hızlı piyanisti olarak tanınıyor. Her bir eliyle saniyede 19.5 nota basabilen sıradışı bir yetkinlik. Klasik kökenli minimalist müziğin büyük ustası bu yıl "Illirion" isimli bir albüm yayınladı. Seksenli yıllardan bu yana `continous music` adı verilen tekniğiyle melodiye getirdiği yeni bir zerafet ve nezaket var. Adeta tek kişilik oda müziği. Sanatçının felsefe masterı yapması ve kapıları modern dansa açılan besteciliği gerek minimalist müzik, gerek `continous music` tekniği üzerinde yeni bakış açıları getirmesini sağlamış olmalı.

* * *

Üç yüz yılı aşan klasik piyano serüveninde zamanın önemi yüzyılları aşınca önemsizleşmeye başlıyor ama Melnyk gibi bir isim bu büyük zinciri kırmadan yeni ve devrimci bir halka olmayı yaratıcılığı olağanüstü tekniğiyle sağlayabiliyor, sonsuzluğa uzanacakmış gibi uçuşan kar tanelerinin üzerine notalarını bindirebiliyor.


4 Kasım gecesinin ikinci konseri...

Gustav Mahler`in senfonilerini remixleyen modern elektronik müziğin çılgın isimlerinden Fennesz`i mutlaka izlemeli.

Zorlu PSM sahnesi yarın gece ayrıca ilginç bir geceye imza atacak. İlginçliği, tek bir biletle arka arkaya iki konser izletecek olması. Saat 21:00`de başlayacak Melnyk`in ardından 22:30`da bu kez çağdaş gitarist Christian Fennesz`i dinleyecek müzikseverler. Viyanalı sanatçı sınırların ötesine taşan deneysel elektronik zeminlerin üzerine gitarıyla katmanlı ve karanlık manzaralar resmediyor.

* * *

Fennesz`in çalışmaları deneysel rock elementlerinden multimedya üzerinde gelişen kavramsal sanatın çalındıkça levhalaşan enstalasyonları gibi. İlk solo çalışmasını 1995 yılında yayınlayan Fennesz albümünde gitarıyla elektronik ve deneysel elektro tekno unsurları birleştiren dört parçaya imza atmıştı. Bu albümü iki yıl sonra "Hotel Paral.lel" isimli çalışması izledi. Fennesz`in bir diğer yanı da yaptığı `cover`lar. Rolling Stones`un efsanevi bestelerinden "Paint it Black" veya Beach Boys`un "Don`t Talk" gibi eserleri ya da evinin arka bahçesinde kaydettiği "08 37 Eksi Onaltı 51 Derece" gibi müzikler sanatçının geniş yaratıcılık skalısının çağdaş işleri olarak izleyiciyle buluştu.

* * *

Fennesz`in tarihler ve konumlarla ilgili anlaşılan takıntıları var. 2010`da yayınlanan çiftli LP`si "17.02.12" adını taşıyordu. Bu çalışma ayrıca CD ve DVD formatında yayınlandı. Tüm bunlar bir yana, muhtemelen sanatçının en yüksek tavırlı çalışmalarından biri bu yıl yayınlanan klasik müziğin büyük bestecilerinden Gustav Mahler`in senfonileri üzerine yaptığı remixler. Sanatçı, ayrıca yine bu yıl duo olarak birlikte adı anılan Jim O`Rourke ile beraber yayınladığı "It`s Hard for me to say I` Sorry" isimli albümleri.

Cazkolik.com / 03 Kasım 2016, Perşembe

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.