Caz geçmişiyle nasıl konuşur, geleceğe nasıl aktarılır?

Caz geçmişiyle nasıl konuşur, geleceğe nasıl aktarılır?

 

Jeremy Pelt'ten hafızaya dair bir manifesto

 

 

Our Community Will Not Be Erased, cazın yalnızca müzik değil, kültürel hafıza olduğunu hatırlatan güçlü bir albüm.

 

Bazen bir albümün adı, içindeki ilk notadan önce her şeyi anlatmaya başlar.

 

Pelt'in yeni albümü Our Community Will Not Be Erased tam da böyle bir çalışma.

 

İlk bakışta sosyo-politik bir cümle gibi görünen başlık, aslında daha derin bir çağrı yapıyor; Bir topluluğun, bir kültürün, bir hafızanın silinmesine izin vermemek.

 

2020'li yılların üretken trompetçisi Pelt, uzun zamandır yalnızca iyi albümler yapan bir müzisyen değil, caz tarihini belgeleyen, geçmiş kuşakların hikâyelerini kayda geçiren bir anlatıcı. Griot: Examining the Lives of Jazz's Great Storytellers adlı sözlü tarih çalışmasının ardından gelen bu albüm de aynı düşüncenin müzikal karşılığı gibi duruyor. Pelt, albüm notlarında bugün Amerika'daki toplumsal atmosferin insanı kendi topluluğunun katkılarını yeniden hatırlamaya zorladığını söylüyor ve yaptığı müziği bu hatırlamanın bir parçası olarak tanımlıyor.

 

 

Van Gelder Stüdyosu'ndan bugüne uzanan ses

 

 

Albümün kaydedildiği yer de tesadüf değil. Our Community Will Not Be Erased, New Jersey'deki efsanevi Rudy Van Gelder Studio'da kaydedildi. Blue Note tarihinden Impulse! kayıtlarına kadar modern cazın hafızasında önemli yere sahip bu efsanevi stüdyo, albümün başlığıyla görünmez bir bağ kuruyor. Pelt sanki yalnızca yeni besteler kaydetmiyor; cazın belleğiyle aynı odada yeniden konuşuyor. Yanında ise kuşakları buluşturan olağanüstü bir kadro var, piyanoda Orrin Evans, kontrbasta Buster Williams, davulda Lenny White, klavyelerde Lasse Corson. Buster Williams ile Lenny White'ın varlığı albüme cazın geçmişine dair bir duygu da katıyor.

 

 

Albüm bir bildiriden ziyade bir aile albümü

 

 

Dokuz parçalık repertuvara bakınca Jeremy Pelt'in anlatmak istediği hikâye iyice belirginleşiyor.

 

An Angel – Dedicated to My Sister ile başlayan albüm, Pelt'in kız kardeşine adanmış kişisel bir açılış. Ardından gelen Fathers and Sons, Our Mother's Nature ve Fathers and Daughters gibi parçalar aileyi ve kuşakları merkeze alıyor.

 

 

Ama sonra albümün tonu değişiyor

 

 

Manifesto, The March into Resilience, Brothas on the Corner ve finaldeki For the Culture başlıkları artık bireysel hikâyeden kolektif hafızaya geçiyor. Albüm böylece iki eksen arasında dolaşıyor: Aile ve toplum. Kişisel olan ile ortak olan.

 

 

Neo-bop'a yerleşen elektronik gölgeler

 

 

Pelt'i yıllardır takip edenler onun Freddie Hubbard ve Woody Shaw çizgisinden gelen güçlü trompet tonunu bilir. Bu albümde de o ses orada mevcut ama yalnız değil.

 

Albüm, ana akım neo-bop tarzın içine post-impressionist armoniler ve ölçülü elektronik renkler yerleştiriyor ama elektronikler müziğin önüne geçmiyor, rol çalmıyor, yalnızca bazı parçaların atmosferini derinleştiren gölgeler gibi çalışıyor ki bir post-modern bir caz albümü için en iyi tercih zaten bu olmalı.

 

Bu nedenle, albüm ne salt akustik ne de elektronik çalışma. İkisi arasında dikkatli kurulmuş bir denge.

 

Albümün merkezinde bence üç parça var.

 

Manifesto, Pelt'in trompetini kararlılıkla duyduğumuz bir çalışma. Başlığın ağırlığı müziğe de yansıyor ama slogan atmıyor, zaten hiç bir caz albümü slogan atmaz, bu pek görülmemiştir.

 

The March into Resilience, yürüyüş hissi taşıyan ritmik yapısıyla albümün omurgasını oluşturuyor. Lenny White'ın davulu, Orrin Evans'ın armonik hareketleri parçayı ileri taşıyor.

 

Ve For the Culture...

 

Albümün finali yalnızca kapanış değil; albüm boyunca anlatılan fikrin özeti gibi. Müziğin bir kültürü yaşatmanın yollarından biri olduğunu hatırlatan sıcak ama kararlı bir kapanış.

 

Jeremy Pelt bu albümde yaptığı incelikli; kültürel hafızanın, siyah müzik geleneğinin ve cazın kurucu topluluğunun görünmezleşmesine karşı müzikle cevap vermek.

 

Bu yüzden albümün adı bir itirazdan öte bir hatırlatma.

 

Silinmeyeceğiz. Çünkü hikâyelerimiz, müziğimiz ve bıraktığımız miras yaşamaya devam ediyor.

 

Cazkolik notu: Our Community Will Not Be Erased, Jeremy Pelt'in son yıllardaki üretim zincirinde önemli bir halka. Griot, Soundtrack, Woven ve şimdi bu albüm... Hepsi farklı biçimlerde aynı soruyu soruyor:

 

Caz geçmişiyle nasıl konuşur, geleceğe nasıl aktarılır?

 

Jeremy Pelt'in cevabı açık.

 

Mirası korumanın yolu onu müzeye kaldırmak değil; yeni müzik üretmeye devam etmek.

 

Doğrusu da bu!

 

Cazkolik.com / 20 Ağustos 2026, Perşembe

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.