Deniz Türkoğlu Cazkolik`teki ilk yazısıyla yayında...

Deniz Türkoğlu Cazkolik`teki ilk yazısıyla yayında...

Dinlediğiniz şarkı Ayten Alpman`ın "Bir Başkadır Ayten Alpman" albümünde seslendirdiği "Erkekler Ağlamaz" isimli şarkısıdır.


Unutulmaz Müzikler...

Eskiden televizyonda ne güzel filmler olurdu, aile boyu herkes yerleşirdi bir yerlere. Hatta, en rahat pozisyonda izlenecek koltuk için kavgalar bile yaşanırdı. Lakin, artık kumandaya bile dokunmak gelmiyor insanın içinden saçma sapan diziler nedeniyle. İşte, tüm bu geçmişin hüznü üzerimizde, sevdiğim bir arkadaşımla beraber İBB Kent Orkestrası’nın “Unutulmaz Film Müzikleri” konserini dinlemeye gittik.

Programı görünce hangi film hangi şarkı yarışması başladı aramızda. Önce oyuncular geldi aklımıza, sonrasında aradan geçen yıllar. Tüm bu anılar denizinde yüzerek yerimize oturduk. Şef Kamil Coşkun yönetimindeki 51 kişilik yaylı, üflemeli, vurmalı çalgılardan oluşan çok sesli orkestra da sahnedeki yerini aldı. Programı incelerken birden o tanıdık ses kulaklarımda çınladı. Sahneye bir baktım ki karşımda gecenin sunucusu olarak Erovizyon’cu Bülent Özveren duruyordu. O an “bu sene bize Finlandiya’dan puan gelir mi?” diye sormak içimden geçmedi değil, zor tuttum kendimi.

Konserin ilk bölümü diye adlandırılan kısımda üç tane yarı-klasik enstrümantal şarkı çalındı. Üçüncü parça hepimizin zamanında Ajda Pekkan & Tanju Okan düeti olarak dinlediği “Hancı”nın orijinali Menuetto-Toccato‘ydu. İkinci kısımda, yayınlandıkları dönemlerde akıllara kazınan filmlerin müzikleri yer aldı, Linda Ronstadt’ın All My Life’ından Grease potporisine oradan Patrick Swayze’nin Dirty Dancing filmindeki The Time Of My Life’ına ve daha birçoklarına kadar. Şarkıları üçerli olarak bize takdim eden Bülent Bey, filmlerin konuları ve oyuncuları hakkında da küçük küçük notlar paylaştı, her ne kadar Demi Moore’un Ghost filminin konusunda uyuşamasak ta -ona göre filmin konusu sevgilisini öteki dünyadan korumaya çalışan bir adamdı- şarkılar da hem fikirdik nihayetinde.

Vokallere gelince dört bayan bir erkekten oluşuyordu. İngilizce telaffuzları gerçekten başarılıydı her birinin ama benim favorilerim düet ya da tutti (hep beraber) olarak söylerlerken değil de solo performanslarında bir bir ortaya çıktı. My Heart Will Go On‘nun italyacasını popero türünde (pop-opera) söyleyen Dilek Ciyas bana göre nerdeyse sahnede Arielle Dombasle’nin Ave Maria performansıyla yarışıyordu, bir de ikinci çıkışta sesini o kadar kalınlaştırmasaydı kusursuz olacaktı. Berna Çiçeksever ise Bodyguard filminin I Will Always Love You’sunu jazz gırtlağıyla öyle bir söyledi ki alkışlarken ayaktaydım, solo saksafonun başarısı ise vay be dedirten cinstendi. Bu arada İstanbul Kanatlarımın Altında filminin müziğini söylerken nazardan mikrofonu bozuldu Berna’nın neyse ki şefimiz profesyonelce şarkıyı yarıda kesip, yeniden başlattı.

Konserde eksik kalan şarkılar da yok değildi hani. Pretty Woman daha coşkulu bir şekilde söylenebilirdi ya da Love Story`deki  “she” kelimelerinin yerini “he” almasaydı keşke. Ne de olsa solist olarak bir erkek vokal mevcuttu orkestrada. Ayrıca sahne çıkış sıralamasını karıştıran Bülent Bey, yıllarca Erovizyon sunduğundan Kent Orkestrası`na tam adapte olamamış kanımca. Ama neticede, çocuklar gerçekten içten ve profesyonel bir şekilde söylüyorlar. 16 Mart tarihinde, İBB Kent Orkestrası`nın CRR’de sergileyeceği “Dünden Bugüne Eurovision Vol.2” konserini iple çekiyorum. Ama bu konserdeki sunuculuğu nedeniyle benden “Lö Bülent Özveren, Dö Pua”.

Erovizyon dedikten sonra acaba ’78 de bizi temsil eden Türkiye’nin kadın pop starlarından biri olan Nilüfer’in son albümüne hep beraber göz atsak mı? Son dönemlerde uzun yıllar boyunca her daim parlayan starlar ya şarkılarını farklı türlerde yeniden yorumluyorlar ya da bulunduğu dönemin öne çıkan sesleri ile düetler gerçekleştiriyorlar. Nilüfer’de 12 Düet albümünde bunu denemiş ama bana göre 2 şarkıdan öteye geçememiş. Hatta şarkılarına kendi kendine sabotaj düzenlemiş.

Albümde soft rock olarak Badem’le beraber söylediği İntizar ve Gece Yolcuları ile olan düeti Haram Geceler dışında dinleyecek bir şey bulamadım. A1 parçası Erkekler Ağlamaz ’da ise Şebnem Ferah ile söylerken çok fazla onun gibi olmak istemiş. Öyle ki şarkının en nağme kısımlarını beklerken sanki makasla şak diye kesilmiş izlenimi elde ediyorsunuz. Hayko Cepkin ile olan düeti ise kelime anlamıyla! deneysel olmuş. İdare edecek kadar giden A kısmı, ardından B kısmındaki Rammstein modu ve sonundaki müezzin stilinden sonra şarkının ikinci kez dinlenilmesi için gerçekten büyük bir çaba gerekiyor. Hâlbuki Ayten Alpman’ın "Bir Başkadır Ayten Alpman" albümünde jazz pop olarak yeniden yorumladığı şarkılar arasında "Erkekler Ağlamaz"da yer alıyordu. Şarkı gerçekten başka bir kulvara taşınmıştı ve dinleyende etkileyici bir iz bırakıyordu. Keşke Nilüfer’de günümüzün popüler türü rock diye basmakalıp değerlendirmeyip durumu, farklı aranjelerle düzenleyip şarkılarını bizlerle paylaşsaydı, belki o zaman tamamen farklı bir kapanış yazısı okuyor olurduk şu an.

Deniz Türkoğlu
[email protected]

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Deniz Türkoğlu

  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.