Dr. Jekyll & Mr. Hyde Boris Savoldelli

Dr. Jekyll & Mr. Hyde Boris Savoldelli

Dr Jekyll & Mr Hyde Boris Savoldelli

Cazkolik için uzaklardaki bir çok sanatçı ile yaptığım telefon, e-mail röportajlarından sonra, şimdi akranım ve arkadaşım olan bir sanatçı ile yaptığım bir röportaj hazırladım. Aynı yaşlarda olmamız ve paralel müzik zevklerimiz sayesinde üç ay önceki İstanbul ziyaretlerinde Boris Savoldelli ve kendisi gibi canayakın ve şirin eşi Giulia ile samimi ve harika bir gece geçirdik. Yakın bir arkadaş ile yapılan röportaj ünlü fakat bilinmeyen bir şahsiyetle olandan çok daha kolay.


Boris Savoldelli: "Tek kişilik bir bandoyum ve gösteri sırasında duyduğunuz her ses o anda, o sırada yaratılıyor ve tamamen canlı."

Cenk Akyol: Uzun uzun yaptığımız müzikal sohbetlerde seninle bir çok ortak zevkimizi keşfettik. Zappa, Hendrix, Miles gibi hemen herkesin kahramanlarının yanında, Banco, Le Orme, Osanna, New Trolls, Latte E Miele gibi 70’lerin 2. İtalyan rönesansını inşa eden progressive rock grupları gibi. Demetrio Stratos’un üzerindeki etkisi benim için sürpriz değil fakat web sitende farkettiğim ve sitede akıl hocan olarak sevgiyle bahsettiğin Mark Murphy benim için yeni bir isimdi. Youtube’dan bazı performanslarını yokladım da gerçekten haklıymışsın. Harika bir sahne hayvanı ve müthiş bir icracı. Eminim senin tarzını şekillendiren daha başka bir çok sanatçı vardır. Cab Calloway (Buna da adım gibi eminim ki onun Cazcı Kardeşler’deki meşhur Minnie the Moocher yorumuna sende benim gibi hayransın) Diamanda Galas (senin karanlık müzikal zevklerin için iyi bir örnek olsa gerek). Okuyucularımıza bu kadar girizgahtan sonra lütfen beslendiğin müziklerden ve kaynaklardan bahset biraz.

Boris Savoldelli: Evet dostum, müzikal zevkler açısından hem otobur hem de etobur olduğumu söyleyebilirim. Aynı günde Elton John, Billy Joel gibi muhteşem şarkı yazarlarından John Zorn ve Ornette Coleman’ın vahşi müziklerine geçebilirim. Müziğin bütün farklı şekillerini seviyorum!

 

Cenk Akyol: Lütfen bize konserlerini anlatıver, Oyuncakların... Bir sürü pedal, tremolo, wah wah efektleri... Eski tek kişilik orkestralar gibi... Sanırım aynı zamanda kendi kendinin turne yardımcısısın değil mi? Bütün bu şeyleri kendin mi ayarlıyorsun?

Boris Savoldelli: Konserlerim oldukça özgündür. Tek kişilik bir bandoyum ve gösteri sırasında duyduğunuz her ses o sırada yaratılıyor ve tamamen canlı. Her hangi bir hazır bir ses veya kaydedilmiş bir ses yok. Her şeyi efektler sayesinde sesimle yaratıyorum. Pedallara ve tüm bu ekipmana gelirsek, bunlar benim deneylerimin bir parçası. Teknisyenler tarafından benim için değiştirilmiş bir ses döngüsü istasyonu (loop station) kullanarak ritmik ve armonik küçük “ses hücreleri” yaratıp, anında besteler yapıyorum. Bu ses hücrelerini geciktirerek ve sesimle şekillendirerek (sesini yeri gelince bas, yeri gelince davul, bazen nefesli bazen gitar partisyonlarına çeviriyor) irticalen yapılan ve çok eğlenceli bir gösteri oluyor ve izleyiciler beni büyük bir ilgiyle izliyorlar. Geçtiğimiz sene Boris Crazy Vox Box adını verdiğim yeni sihirli bir kutum daha oldu. Bu Zaelectronic ismindeki markanın sahibi olan Stokholm’lü bir mühendis tarafından tasarlanmı? El yapımı bir pedal. Gerçekten çılgın bir efekt. Bir çeşit gürültü sentezleyici (synth-noiser) ve son olarak, evet, kendi kendi kendimin yardımcısıyım, pek alışıldık bir durum sayılmaz tabii ki.

Cenk Akyol: Peki artık, uzun ve yönlendirici sorulara son verelim. New York deneyimlerine ne dersin? Marc Ribot, Elliott Sharp? Hadi New York gezegeni izlenimlerini anlat bizlere.

Boris Savoldelli: Bildiğin gibi NYC benim hep en sevdiğim şehir oldu. Andy Warhol tablolarının ve genel olarak pop-art akımının büyük hayranıyım. Woody Allen en sevdiğim film yapımcılarından, Jack Kerouac da benim için tüm zamanların en büyük yazarı ve tabii ki New York yeraltı müzik sahnesini çok seviyorum. Saydığım nedenlerle şehri çok sık ziyaret ettim ve Marc Ribot ve Elliott Sharp ile tanıştım. Bununla beraber 2008 yılında Avant-garde müzik için harika bir mekan olan The Stone’da çalmamı sağlayan ve oranın sanat direktörü olan John Zorn’a müteşekkirim. Elliott Sharp ile olan konserimden sonra tarihi yapımcı Leonardo Pavkovic ile tanıştım ve beni Moonjune bünyesine katılmaya davet etti. New York’un verdiği hisse bayılıyorum ve gerçek şu ki, bir çok müzisyen ve icracının yeraldığı çok çekici bir şehir. Bir çeşit rüya şehri.

Cenk Akyol: Yeni albümünü önümüzdeki mart ayında yayınlayacağını biliyorum, bize bu seferki yönün hakkında biraz tüyo ver lütfen. Gelecekten neler bekliyorsun? Ne tür bir müziğe evrilmeyi istiyorsun?

Boris Savoldelli: Yeni albüm New York’lu plak şirketi Moonjune tarafından 15 mart’ta yayınlanacak. İsmi “Biocosmopolitan”. Ben “Insanology 2. Bölüm” diye nitelendiriyorum. Yine bir solo vokal albümü olacak. Albümde çok önemli iki konuk müzisyen var. Paolo Fresu, büyük İtalyan trompet ustası 2 parçada bana eşlik edecek. Efsanevi basçı Jimmy Haslip’de (Yellowjackets, Allan Holdsworth) bir parçada çaldı. Bu yeni albümden çok çok gurur duyuyorum. Bana “Insaneology”nin evrilmişi, daha olgunlaşmış hali gibi geliyor. Albümde Jazz’dan modern Rock’a, Psychedelic Rock’dan Blues’a bir çok türden 14 yepyeni parça var. Umarım yakınlarda albümün tanıtımına vakit ayıracağım. Şanslıyım ki solo performanslar için İtalya, Ukrayna, Rusya ve ABD’den çok sayıda talep geldi. Umarım çok yakında Türkiye’de de söylerim!

Cenk Akyol: Müzikal ortaklıkların? Bize kollektif işlerinden biraz söz etsene? Örneğin çok ilginç bir grup olan S.A.D.O. ile ortak işler yaptın, ayrıca bana eski PFM üyesi Mauro Pagani, Biglietto perl’inferno’dan Giuseppe “Baffo” Banfi ve Osanna’dan Lino Vairetti gibi İtalyan progressive rock efsaneleri ile olan bağlantılarından bahsetmiştin.

 

Boris Savoldelli: Aaaa evet... S.A.D.O. bir tür eğlence grubu ve zaman zaman onlarla söylemeyi seviyorum. S.A.D.O. ile 3 albüm kaydettim ve çok eğlendim. “Italian Prog” camiası ile olan temaslarıma gelince, Gençliğimin bazı kahramanları ile tanıştığım için çok gururlandığımı söylemeliyim. Osanna’dan Lino Varietti ve Balletto di Bronzo’dan Gianni Leone benim bir konserime geldiler ve konser sonrası sahne arkasına gelip gösteriyi beğendiklerini söylediler, benim için gerçekten büyük bir onurdu. Mauro Pagani ve Giuseppe Banfi ile şahsen tanışma imkanım olmadı fakat Area’dan Patrizio Fariselli ve Paolo Tofani ile tanıştım. Paolo Tofani ile yakınlarda beraber bir albüm yapma şansımız çok yüksek gözüküyor. Umarım gerçekleşir.

Cenk Akyol: Gelelim şimdilerdeki esinlerine... Şu günlerde hangi parçalar var listende?

Boris Savoldelli: Daha önce de söylediğim gibi müziği seviyorum. Son zamanlarda Rat Pack müziğine deliriyorum. Rat Pack tayfasını hatırlıyor musun? Frank Sinatra, Sammy Davis Jr. ve Dean Martin’in başını çektiği bir şeydi. İnanılmaz şarkıcılar ve icracılardı. Onların bir çok CD’sini aldım. Onların şarkı söyleme tarzlarına ve bunlardaki orkestra düzenlemelerine bayılıyorum. Rusya’dan 40 kişilik bir teklif aldım, önümüzdeki Mayıs Rusya turnemde onların önünde söyleyebilmeyi umuyorum.

Cenk Akyol: Ve tüm zamanlar için favorilerin? Issız ada albümlerin? Sadece 5 tane say... Tamam ilk 10 da olur. (Biliyorum 5 veya 10 ile sınırlamak zor)

Boris Savoldelli: Oooooo !! çok zor bir soru, tamam deneyeyim bakalım;

Mark Murphy “Song For The Geese”
Jimi Hendrix “Are You Experienced”
Miles Davis “Bitches Brew”
Frank Zappa “One Size Fits All”
The Beatles “Sgt. Pepper Lonely Heart Club”
Steely Dan “Pretzel Logic”
Frank Sinatra “Live From The Sands”
Sammy Davis Jr. “My Shining Hour”
John Zorn “Naked City”
Ornette Coleman “Free Jazz”

Ama en az 5000 CD getirmek isterim yanımda.

Cenk Akyol: Son olarak, Türk işi röportajların klasik sorusunu sorayım, Türk müziği ile herhangi bir âlâkan veya geçmişin var mı?

Boris Savoldelli: Maalesef, Türkiye sahnesinden hiç bir isim yok bende. Bunu iyi yakaladın Cenk, eminim ki Türkiye’de iyi müzikler var ve onları dinlemeyi çok isterim. Eğer mümkünse şarkıcıları... Cehaletimi mazur gör...

Boris Savoldelli’nin internet sitesi;
http://www.borisinger.eu/

Cenk Akyol, February 27, 2011
[email protected]
terraborboletta.blogspot.comterraborboletta.blogspot.com

 

 

Dr. Jekyll & Mr. Hyde Boris Savoldelli

After a number of interviews, phone calls and online correspondence with many overseas artists, this time I am interviewing a fellow artist, who is the same age as me, for Cazkolik. Since we are the same age and having parallel musical tastes, we had great time with Boris Savoldelli and his pretty, friendly wife Giulia during their Istabul visit. An interview with a sincere friend is much easier than the one with a famous but unknown person.

Cenk Akyol: After our long long conversations about music, We have discovered many artists both we admire beside the famous bands liked by everybody such as Zappa, Hendrix, Miles ....and also we have amazed with spagetti rockers like Banco, Le Orme, Osanna, New Trolls, Latte E Miele from second Italian renaissance in 70s. Your Demetrio Stratos influence was not a surprise for me. But I have found a new name in your website that you mentioned as your mentor. Mark Murphy ... I checked his some performances from youtube. Yes you’re absolutely right. Great performer and stage personality. I ‘m sure many other great vocalists also shaped your style, Cab Calloway ( I’m also sure you are also fan of his minnie the moocher performance from the movie The Blues Brothers like me ), Diamanda Galas ( I think she is a good example of dark side of your musical taste !! ) After all these introduction for our readers; please tell of your musical foods and resources.

Boris Savoldelli: Well my friend, I should consider myself a kinda “music omnivorous”. I can pass, the same day, from the melody of such great songwriters like elton john and billy joel to the wild music of John Zorn and Ornette Coleman. I love music in all of different forms!

Cenk Akyol: Please explain your gigs to us. Your toys ....Whola lotta pedals, tremolo, even wah wah !! like old days one man bands .... I think you are also your roadie huh ? do you set up all these ?

Boris Savoldelli: Well, my gigs is something very original. I’m a one man band and everything you hear in my shows is “On The Fly” and totally live. There’s no backing recording. Everything is made by me with my voice and the help of my effects. Talkin’ about my pedals and my live set up i should say that is a part of my experimentation. I use a loop station modified for me by a techinicias where i compose istantaneausly my songs by recordign rhithmic and harmonic small cells then i put my voice into a delay and a “morpher” and i modify my voice “on the fly”, in real time... It’s a very funny and spontaneous way to perform, and people look at me very interested. In this last year i’ve got a new “magic box” called “boris crazy vox box”. It’s a pedal handmade by a sound engineer from stockolm. He’s the owner of a brand called zaelectronic.... A real crazy effect, a kinda vocal sytnh noiser... And yes, i’m a kinda “myself roadie” and i set up my instrument since it’s a non conventional way to set up...

Cenk Akyol: OK, no more long and manipulating questions... What about your NY experience? Marc Ribot, Elliott Sharp c’mon tell us your Planet NY impressions.

Boris Savoldelli: You know, NYC is always been my favourite city since i’m a huge fan of andy warhol paintings and, generally, of the pop art; one of my favourite filmakers is woody allen; my all time favourite writer is jack kerouac and i love the nyc underground music scene....with these kind of background i had to go quite often to nyc and there i had the opportunity to meet Marc Ribot, Elliott Sharp and being appreciate by John Zorn who invited me to play in 2008 at the stone, a great music venue for avantgarde music where zorn is the art director. after my gig there with Elliott Sharp i met personally the historic producer Leonardo Pavkovic and he invited me to be part of his moonjune label... I love the feeling of NY and the fact that it’s a very exciting city with soooo many musicians and great performer....it’s a kind of magic city!!

Cenk Akyol: I know, you are about to release your next album in March. Please give us some hints about your next direction ... What do you want to do in the future? what kind of music you want to be involved in?

Boris Savoldelli: The new album will be released in march the 15 by the nyc label Moonjune... The title is biocosmopolitan and i can call it the second chapter of my music after insanology. It’s again a vocal solo album with two very important guests: paolo fresu, the great italian master trumpeter on 2 songs and the legendary jimmy haslip on bass in one song.

I’m very very proud of this new album. it sounds to me like an evolution from my insanology album. There’s 14 brand new song that comes from jazz into new rock, from psychedelia into blues... A very composite album... I hope my near future will be involved in promoting this album. Luckily, i’m receiving a good numeber of request for my solo performance in italy, russia, ukraine and the usa..... And hope to come to Turkey to sing live very soon.

Cenk Akyol: Collaborations? Please tell us about collective music experience? for example you did collaborations with very interesting ensemble S.A.D.O. And I remember you mentioned me about your connections with some prog giants like Mauro Pagani (ex-PFM), Giuseppe “Baffo” Banfi from Biglietto perl’inferno. And Osanna.

Boris Savoldelli: Oh, yes... Sado is a kind of “fun” band and i love to sing with them sometimes. i recorded 3 albums with sado and i enjoyed it very very much. concerning my connection with “italian prog” i’ve been very proud to meet personally some of my teenaging heroes, such as lino vairetti from Osanna and Gianni Leone from balletto di bronzo. Lino and Gianni they both went to my solo gig and, after the show, they came backstage to express me they love my show..... A real honor for me. I’ve never met personally Mauro Pagani and Giuseppe Banfi but i respect them very much. i had the opportunity to meet both Patrizio Farisellli and Paolo Tofani from area and there’s a very high possibility to record and album with Paolo Tofani in a near future....hope it will happen!

Cenk Akyol: And your recent inspirations ... what’s in your playlist these days?

Boris Savoldelli: As i said before i love music... In this last period I’m gettin crazy for the rat pack music. Do you remember the rat pack? It was composed by Frank Sinatra, Sammy Davis Jr. and Dean Martin. They were incredible singers and perfomers and i’m buying lotsa cd from them and i love the way these guys sung!! And i love the orchestral arrangements. I’ve received a request from a 40 members orchestra from Russia and i really hope i will be able to perform with them during my may tour in Russia.

Cenk Akyol: And your all time faves? I mean lost island albums? Just count first 5 ... Right ..Top Ten is ok 5 (I know its hard to limit to 5 or 10)

Boris Savoldelli: Whoah... Very hard question.... Well, let me try:
Mark Murphy “Song For The Geese”
Jimi Hendrix “Are You Experienced”
Miles Davis “Bitches Brew”
Frank Zappa “One Size Fits All”
The Beatles “Sgt. Pepper Lonely Heart Club”
Steely Dan “Pretzel Logic”
Frank Sinatra “Live From The Sands”
Sammy Davis Jr “My Shining Hour”
John Zorn “Naked City”
Ornette Coleman “Free Jazz”

But i would love to bring with me at least 5.000 CDs...

Cenk Akyol: And the last question which is typical for a Turkish interviewer, What is your relation or experience with Turkish music ?

Boris Savoldelli: Ahiahiahiahia, unfortunately i haven’t got any name from Turkish scene... A good point for you, Cenk, to send me some good music i’m sure it exist in Turkey.... Very curious to listen to... Especially, if possible, singers... And sorry for my ignorance!

Cenk Akyol, February 27, 2011
[email protected]
terraborboletta.blogspot.com

 

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cenk Akyol

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.