Emre Kartarı herkesi kıskandıracak bir yerde; Kaş`ta hem çalıyor hem de Cazkolik okurları için yazıyor...

Emre Kartarı herkesi kıskandıracak bir yerde; Kaş`ta hem çalıyor hem de Cazkolik okurları için yazıyor...

(Bu yazıya ait okunma rakamları 14 Şubat 2011 tarihinden sonrasına aittir.)


"Kaş’ta caz bir başka..."

Değerli Cazkolik okuyucuları,

Geçtiğimiz hafta sonu, sevdiğim insanlarla sevdiğim müziği yapabildiğim harika bir müzik kulübü olan Echobar’da sahne almak üzere, Türkiye’nin cennet köşelerinden biri olan Kaş’taydım.

Caz müzisyeni olmanın güzel yanı yalnız bu denli yaratıcı ve heyecan verici bir tarzda müzik yapabilmek değil, diğer müzisyenlerle birlikte çalınan yıllar boyunca edinilen dostluklar ve paylaşılan yaşanmışlıklar da aynı zamanda. Caz dediğimiz şey müzikal diyaloglardan oluşuyor aslında, bu sebepten yazarlık ya da ressamlık gibi bireysellik değil birliktelik gerektiriyor caz. Sanatımızın yeşerip büyüyebilmesi için birbirimize ihtiyacımız var. Ne mutlu bana ki Türkiye’de de Amerika’da da çok değerli müzisyenlerden oluşan bir ’aile’ye sahibim. Ancak bu sanat dalını hakkıyla icra edebilmek için iyi bir müzisyen olmak tek başına yetmiyor; günlük streslerden uzaklaşıp yaptığımız müziğe daha çok konsantre olabileceğimiz bir performans ortamına da ihtiyacımız var ki Echobar’ın sahibi Mesut Yücel’in bize sağladığı tam olarak bu...

Şimdiye kadar bir caz kulübünün işletme kısmıyla ilgilenme fırsatım olmadı hiç ancak ne kadar zor olduğunu tahmin edebiliyorum. Hem müzisyenlerin hem de dinleyicilerin içinde bulunmaktan keyif alacağı bir mekan yaratmak, aynı zamanda da biraz olsun kazanç sağlamak hiç kolay olmasa gerek. Ankara’da ve İstanbul’da bu dengeyi tutturamayan, artık müzisyenlerin çalmayı reddettiği mekanlar haline geldikten sonra ise kapanıp yeni bir isim ve tutması daha muhtemel başka bir konseptle yeniden açılan müzik kulüplerinin aksine Echobar, tıpkı caz kulübü Nardis gibi, hem müzisyenleri hem de müşterilerini müdavimleri haline getirerek bu dengeyi gayet iyi koruduğunu gösteriyor.

Echobar mükemmel bir caz kulübü olmanın ötesinde, ancak gidince anlayabileceğiniz özel ve büyülü bir atmosfere sahip. Yaz süresince de devam edecek çok güzel bir programları var. Yolu Antalya, Kaş’a düşen tüm müzikseverlerin bir yolunu bulup bu dünya standardındaki caz kulübüne uğramalarını tavsiye ediyorum.

Bu Ağustos boyunca ben de Sarp Maden Quartet’le Echobar’da olacağım, tüm cazseverleri bekliyoruz. Hacettepe Üniversitesi Caz Bölümü’ne bir dönemliğine gelecek olan ilk konuk hocamız George "Skip" Gailes de Eylül sonu/Ekim başı Kaş’ta olmayı planlıyor. Ayrıca yıl boyunca gelecek olan diğer konuk hocaların/sanatçıların Nardis ve Echobar’da sahne almaları için de çalışacağız.

Ağustos 2011’de ise bir hafta-on gün sürecek olan Echo Summer Jazz Workshop’ı düzenleme gibi bir fikrimiz var.

Bu Ağustos ayında, Kaş Echobar’da görüşmek dileğiyle...

Emre Kartarı
05 Temmuz 2010, Pazartesi


Falling in Love With Kaş and Echobar

Over the last weekend, I was in a beautiful paradise of a place called Kaş, playing in a wonderful music club called Echobar, among friends I love, playing music I love.  Over three days of playing music, we all got a chance to leave behind the stress of living in Istanbul, or Ankara, and just swim, and play.

One of the highlights of being a jazz musician is not just this exciting, creative music we get to play, but also the friendships we build and life we share over the years of playing with or being around each other.  Jazz is not a solitary art form like writing or painting. Jazz is a musical conversation. For our art to take to life and develop, we need each other.  I feel lucky to be in a "family" of excellent musicians in Turkey and USA. Musicians alone are not enough to further the artform either. We also need to be in a performing environment  where we feel relaxed, and away from daily pressures..and focus more music. Mesut Yucel, owner of Echobar, has created such a place.

I have never been involved with the business side of running a jazz club.  The older I get, more I understand how difficult it must be. You have to create a business where it’s a pleasure for the musicians and the audience to be there,  but you also have to make some profit to keep going. Unfortunately, we have seen some music clubs in Istanbul and in Ankara, where the owners couldn’t create this balance. The musicians either refuse to play there, or they’ve had to shut down and reopen with another name. Echobar, like Nardis Jazz Club in Istanbul, seems to be able to reach a balance to keep musicians and audience coming.

Echobar is more than just an excellent music club. It’s a special, magical place that is beyond words. For all music lovers in Turkey, if you are in the area, and want to experience an excellent, world class jazz club outside of Istanbul, I highly recommend a trip to Kaş, and a visit to Echobar. This summer they have an exciting, on going program.

I will be going back to play there with the Sarp Maden Quartet through out August. Our first resident artist at the Hacettepe Conservatory, George "Skip" Gailes, is planning a visit there late September/Early October, before he begins his term. Over the year I will also try to have our other resident artists/teachers to plan a visit to Echobar as well as Nardis while they are in Hacettepe. We are also planning a one week/10 day Echo Summer Jazz Workshop for August 2011.

I hope to see you there at Kaş, at Echobar, this August.

Emre Kartari
July 5, 2010, Monday

Cazkolik.com / 05 Temmuz 2010, Pazartesi

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Emre Kartarı

  • Email

YORUMLAR

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.



X Advertisement