Otis Redding: Bir soul efsanesinin son ıslığı

Otis Redding: Bir soul efsanesinin son ıslığı

Otis Redding, bundan tam 53 yıl önce, iki ayrı stüdyo seansında bir şarkı kaydetmişti: “Sitting On The Dock Of The Bay”. Ancak bir şeyler eksikti... Steve Cropper'la birlikte, beraber besteledikleri bu şarkıya son şeklini vermek için uğraşsalar da o eksiği bulamıyorlardı.

 

Steve, vokal gelecek şekilde son bölümü hazırlamış, Otis'in ilham perilerinin gelmesini bekliyordu. Ne ki ilham perilerinin Otis’e uğramaya hiç niyetleri yoktu! Ne Kasım'daki birinci ne de Aralık'taki ikinci seansta bir gelişme olmuştu. Bir ıslıkla geçiştirmişti Otis o bölümü, nasılsa bir şeyler bulurum diye...

 

Otis Redding, işte bu ıslığı çaldıktan sadece üç gün sonra bir uçak kazasında hayatını kaybetti. Öldüğünde henüz 26 yaşındaydı.

 

Oysa her şey bir rüya gibi başlamıştı

 

1941 doğumlu Otis Redding, The Pinetoppers grubunda müzisyenlik yapıyor, grubun acar gitaristi Johnny Jenkins'e ayrıca şoförlük yapıyordu. Jenkins'in sürücü ehliyeti yoktu ve Otis onu Stax stüdyolarına götürüp getiriyordu. Bu durum, Redding'in bir anlamda kaderini değiştirdi.

 

21 yaşındaki Otis Redding hayallerin gerçek olduğu Stax Records topraklarına işte ilk defa o zaman adımını attı. Yıl 1962'ydi.

 

Tam da burada Stax'a küçük bir paragraf açmam gerekiyor

 

Stax plak şirketi, 1957 yılında kurulmuştu. Günümüzde kültürel miras mertebesine ulaşan bu müzik mabedini kuran Jim STewart ile Estelle AXton kardeşlerdi.  Sam Dave, Isaac Hayes ve Booker-T, The M.G.'s gibi soul müzik tarihinde iz bırakmış yıldızlara ev sahipliği yaptı. Şirket, tüzel yapısında epey değişiklik yaşanmış olsa da, günümüzde de varlığını sürdürüyor.

 

Zaman içerisinde Rythm Blues, soul, funk, blues türlerinin odak noktası haline gelmiş olan Stax, başlangıç evresinde üç önemli özelliğiyle göze çarpıyordu:

 

1 - Stax, bünyesindeki sanatçıları müzik üretimlerinde özgür bırakıyor, yaratıcı fikirleri destekliyordu.
2 - Dönem itibariyle, ırk meselesine çok medeni yaklaşıyor, müziği ten rengi üzerinden okumuyordu.
3 - Genç yeteneklere her ortamda fazlaca şans veriyordu.

 

Stax Records'un işte bu kurum kültürü ve müzik felsefesi kendi sanatçısının karakterini şekillendiriyordu.

 

Peki Otis Redding ve Stax ilişkisi nasıldı?

 

Otis’in, tam da saydığım bu üç özellikten dolayı Stax mensubu olması gerekiyordu. Zira bu özgürlükçü zihniyet, 1) Şoförlük yapan birine spontane bir şekilde şans verilmesini sağlayacaktı, 2) Yine bu zihniyet, Otis'e bestelediği şarkılarını hür bir biçimde icra etmesine izin verecekti, 3) Aynı zihniyet, Booker T. Jones ve Jim Stewart’ın, yani bir siyahinin ve bir beyazın Otis'i işe almasını da sağlayacaktı.

 

Stax işte böyle bir gelenekti ve Otis Redding kısa ama başarılı kariyerinin fünyesini bu stüdyoda ateşlemişti.

 

Şimdi, Otis’in henüz şoförlük yaptığı yıla dönelim

 

Otis'in arabasını kullandığı Johnny Jenkins'in stüdyo kaydı "verimsiz" geçmiş, Jim Stewart tarafından erken sonlandırılmıştı. Otis, buradaki fırsat kapısını gördü ve Jim Stewart’tan kendisine şans vermesini istedi... Kayıt seansını yöneten Srax kurucu ortağı Stewart, Redding'in ısrarlarına dayanamayıp geri kalan 40 dakikalık sürede bu genç adama şans vermeye karar verdi. Otis kendi besteleri olan "Hey Hey Baby" ile "These Arms Of Mine" şarkılarını söyledi ve özellikle ikinci parçasıyla Stewart'ın büyük beğenisini kazandı. Bundan kısa süre sonra Redding kendisini artık resmen Stax ve alt labeli Volts'un kadrolu müzisyeni yapan kontratı imzaladı.

 

Ona bu kontratı imzalatan iki şarkı, Otis Redding’in Stax Records’tan çıkan ilk 45’liğini dolduracaktı... Plağın A yüzünde "These Arms of Mine" vardı, B yüzünde ise "Hey Hey Baby".

 

"The King of Soul" doğmuş, tarih sayfalarında yerini almıştı

 

Otis o yıllarda birçok yeni, hatta daha deneyimli sanatçıların yaptıkları gibi eski standartları ısıtıp ısıtıp söylemiyordu. Şarkılarında ve yorumunda olgunluk ve derinlik vardı. Sürekli yenilikler peşindeydi. Kendini kısa süre içerisinde kanıtladı ve plâk şirketinin yıldızı, müzikseverlerin de göz bebeği oldu.

 

Otis'in ilham aldığı, hatta öykündüğü şarkıcılar arasında Little Richard ve Sam Cooke vardı. Redding her fırsatta özellikle gospel’den (dini müzik) vazgeçip seküler müziğe ilgi duymasını sağlayan kişinin Sam Cooke olduğunu belirtiyordu. Ona olan sevgisi o denli büyüktü ki üçüncü albümü "Otis Blue"ya üç tane Cooke şarkısını dahil etmişti.

 

Cana yakın kişiliği ve müziğe olan sevgisi ona kısacık kariyerinde başka sanatçılar nezdinde büyük saygı kazandırdı. Kendi kaleminden çıkan meşhur "Respect" parçasının Aretha Franklin'e daha çok yakıştığını, şarkının artık Aretha'ya ait olduğunu söyleyecek kadar mütevazıydı üstelik. Ayrıca, başka sanatçılara da rol model oldu. Janis Joplin, George Harrison ve Al Green çeşitli zamanlarda Otis Redding'i ve müziğini örnek aldıklarını belirttiler.

 

"Dock Of The Bay" nasıl doğdu?

 

Redding 1967 yılının yaz aylarında dinlenmeye gittiği California Sausalito'da bir yüzen ev kiraladı. Şarkının sözleri ve ana hatları bu atmosferde gün yüzüne çıktı. Otis burada denizin dinginliği ve ailesine duyduğu özlemin etkisiyle, hasret ve melânkoli dolu bir söz dizesine başladı. Birkaç ay sonra da Steve Cropper'la birlikte "ıslıklı" stüdyo provalarında son rötuşları yaptılar.

 

Stüdyo kaydından hemen sonra Redding ve beraberindeki The Bar-Kays grubu ülke çapındaki konserlere devam etmek üzere yola çıktılar. Bir sonraki durak Wisconsin eyaletindeki Madison kentiydi ama oraya hiç varamadılar. 10 Aralık 1967'de, yani  "Dock Of The Bay" parçasının Aralık seansından sadece 3 gün sonra, onları taşıyan uçak arızalanıp havaalanına birkaç kilometre uzaklıktaki Monona Gölü'ne düştü. Uçakta bulunan sekiz kişiden yedisi öldü, Otis de ölenler arasındaydı.

 

Söz konusu şarkı, Steve Cropper'ın yaptığı bir iki ilaveyle beraber 8 Ocak 1968'ta, yani Otis'in ölümünden 1 ay sonra yayınlandı. Üzücü ama gerçek olan şu ki milyonluk satış barajını geçip listebaşı olan şarkı, Otis Redding'in kariyerindeki en başarılı 45'lik oldu.

 

Acaba Otis şarkının sonunu nasıl ve hangi sözlerle tamamlayacaktı? Islığı yeterli görüp şarkıyı böyle mi bitirecekti gibi sorular hep havada asılı kaldı. Steve Cropper dahi bu cevapları bilemezdi. Ama net bir şey var ki müzik dünyası bu yetenekli genci özlemeye devam ediyor, çünkü, Otis Redding yaşamının ve müzik kariyerinin henüz en başındaydı.

 

Sevgiyle kalın,

 

Aykut Öğer

 

Cazkolik.com / 10 Kasım 2020, Salı

 

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Aykut Öger

Soul, R&B ve Blues yazılarıyla Aykut Öger Cazkolik'te.

  • Instagram
  • Email

YORUMLAR

  • Nesrin Aslan
    29 Kasım 2020 Pazar 03:28

    Büyümeye çalıştığım yıllar,hayallerim vardı.Görselsizdik,dinlerken yaşardık.Şu an okudum,dinledim ve yine yaşadım.Emeğiniz için Teşekkür ederim.

    Bu Yoruma Cevap Yazın »

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.



X