Paco De Lucia söyleşisi...

Paco De Lucia söyleşisi...

Flamenko müziğini içinde bulunduğu geleneksel yapıdan çıkarıp dünyaya müziğinin içine yerleştiren ve oradan 21. yüzyıla taşıyan bir avuç İspanyol müzisyen varsa kuşkusuz ki en başlarında Paco De Lucia gelir. Türk müzikseveriyle son otuz yılda defalarca buluşan Paco De Lucia altmışlı yıllardan bu yana müziğin tam içinde, kalbinde yaşayan ve artık altmışlı yaşlarını geçen, içerde okuyacağınız röportajında da söylediği gibi artık evinde ailesiyle hiç bir şey yapmadan oyalanmayı daha çok seven biri.
Francisco Sanchez Gomez yani Paco De Lucia 1947 yılında Cadiz’de dünyaya geldi. Modern flamenkonun başta caz olmak üzere diğer dünya müzikleriyle entegre olmasını sağlayan büyük gitarist kuşkusuz ki ülkesinin de yaşayan en saygın isimlerinden biri. Bu saygınlığını 2004 yılında "Prince of Asturias Awards" ödülünü alarak pekiştiren De Lucia özellikle Al Di Meola, John McLaughlin, Larry Coryell gibi gitar devleriyle birlikte yaptığı konserler ve albümlerle dünya dinleyicisinin hafızalarında halen çok taze.
Beş çocuklu flamenko gitaristi Antonio Sanchez’in en küçük oğlu Paco De Lucia’nın abisi ünlü flamenko şarkıcısı Pepe De Lucia, bir diğer abisi flamenko gitaristi Ramon de Algeciras. Annesi Portekiz’li bir kadın Lucia Gomez. Paco De Lucia aslen sahne ismi. Endülüs kökenli ailenin çocuğu olarak yetişen büyük gitarist 1958 yılında, daha 11 yaşındayken ilk kez Radio Algeciras’da başka insanlara seslenerek başladı. Belki lafın devamını böyle bırakıp sonrasını biliyorsunuz zaten demek de mümkün. Gerisi başta İspanya olmak üzere tüm dünyanın gözü önünde giderek büyüyen bir kariyer ve müzisyen.

Bu söyleşi için sevgili Cenk Erdem’e özel teşekkürümüz var. Paco De Lucia’nın İstanbul’a gelmesini sağlayan ekibin de yöneticisi olan Erdem büyük müzisyen ile söyleşiyi de bizzat kendisi gerçekleştirdi. Zaten yakından tanıyıp bildiği büyük gitaristle böyle bir söyleşiyi gerçekleştirmek onun için elbette çok kolay ve zevkli bir uğraşı, bunu zaten içerde okurken de rahatlıkla göreceksiniz.


Paco De Lucia ile özel...

Flamenko’ya ismini altın harflerle yazdıran efsane gitarist Paco de Lucia  flamenko ateşini 10 Nisan’da Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda vereceği muhteşem bir konserle İstanbul’a getirdi.

 

Dünyadaki tüm gitaristlerin imrendiği ve takip ettiği Paco de Lucia, yepyeni şarkıları ile çıktığı 2010 dünya turnesi kapsamında 10 Nisan’da CRR’de hayranları ile buluşurken, konser öncesinde büyüleyici kariyeri, flamenko tutkusu, günlük yaşantısı, ailesi ve İstanbul konseri hakkında konuştuk.

 

Cenk Erdem


Paco De Lucia; "Caz ya da pop gibi başka türlerin

iyi müzisyenleriyle çalmış olmama rağmen ben

kendimi bir flamenko müzisyeni olarak

görüyorum..."

CE / Tüm tecrübelerinizle artık yaşayan bir efsane olarak kabul edilmek nasıl bir duygu?

PDL / Bana bu şekilde bir yakıştırma yaptığınız için teşekkür ederim. Bugün tüm emeklerimin başarıyla sonuçlandığına şahit olmak benim için bir ayrıcalık. Yapmak istediğim geleneksel flamenkoyu modern dünyaya taşımaktı. Şimdi gördüğüm flamenkonun modern müzikler arasında kendine bir yer bulduğu ve saygı gördüğü. Artık turistler için yapılan şovlarda kalan ya da müzelik bir müzik olarak unutulan değil, yine hayatın içinde.

CE / Siz kendi müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

PDL / Ben bir flamenko gitaristiyim ve hep öyle kalacağım. Caz ya da pop gibi başka türlerin iyi müzisyenleriyle çalmış olmama rağmen ben kendimi bir flamenko müzisyeni olarak görüyorum. Diğerlerinden doğaçlamada olduğu gibi çok öğrendiğim doğru ama asla bir caz müzisyeni olmaya kalkışmıyorum.

CE / Çok küçük yaşlarda gitar çalmaya başlamışsınız, bu iyi bir gitarist olmak için şart koşullardan biri mi?   

PDL / Şart bir koşul mu bilemem. Benim gitar çalmaya başladığım yıldan çok daha geç yaşta başlayan çok iyi gitaristler biliyorum. Bununla beraber iyi bir müzisyen olmak için çok sıkı çalışmak gerekiyor ve ne kadar erken başlarsanız, o kadar iyi olur…

CE / Flamenkoda flamenkoyu caz ve klasik müzik gibi diğer türlerle bir araya getiren çok önemli bir figürsünüz, bu durumda siz “kendi flamenkonuzu" yapıyorsunuz diyebilir miyiz?

PDL / Flamenko grupları için hiç alışılmadık enstrümanlar kullanmaya başladığımda bazıları beni hain ilan ettiler. Ancak bütün istediğim bir anlamda müziği kelepçelerinden kurtarmaktı. "Benim flamenkom” demeyi tercih etmem ki doğru da olmaz. Benim müziğimdeki Flamenkonun yüreği, tutkusu ve duyguları aynı, ben sadece ifade etmek için başka yeni yollar kullanıyorum.    

CE / Flamenko dinlerken duyguları coşkuyla ifade ediyor gibi geliyor, sizce flamenko duyguları nasıl aktarıyor?

PDL / Belki sizin kulağınıza öyle geliyor ama zaten çingeneler çok tutkulu insanlar ve elbette müzikleri de öyle…

CE / 11 yaşından beri sahnedesiniz peki profesyonel hayatınızla ilgili herhangi bir pişmanlığınız var mı? 

PDL / Hayır, hiçbir pişmanlığım yok, bana tekrar sorsan, yaptığım her şeyi yine aynı şekilde yapardım.

CE / Bunca tecrübenizden sonra sahnede çalarken artık neler hissediyorsunuz?

PDL / Artık çok mutluyum ve rahatım diyebilirim, kendimi ne istersem yapabildiğim için ayrıcalıklı hissediyorum. Bu işe başladığımda hayat o kadar kolay değildi, şimdi geldiğim noktaya ulaşmak için çok uzun bir yol aştım.

CE / Günlük hayatınızda kimleri dinlemekten keyif alıyorsunuz, özellikle dinlemeyi sevdiğiniz bir müzisyen var mı?

PDL / Grubumdaki genç müzisyenlerden dolayı yeni müzikleri çok duyuyorum. Hepsinin kendilerine ait farklı farklı projeleri var ve bana bol bol dinletiyorlar…

CE / Chick Chorea, John McLaughlin, Larry Coryell gibi ünlü müzisyenlerle yaptığınız çalışmalar çok övülüyor, ancak bir pop yıldızı ile işbirliği yapacak olsaydınız, kiminle çalışmayı isterdiniz?

PDL / Belki, Sting olabilirdi. Aslında bu sorunun cevabını pek bilmiyorum, biraz koşullara bağlı. Öncelikle sunulan herhangi bir projeyi beğenmem gerekiyor… 

CE / Günlük hayatınıza tekrar dönecek olursak, müzik dışında nelerden zevk alıyorsunuz?

PDL / Dürüst olmam gerekirse, şu an hayattan büyük keyif alıyorum. Artık 60’larımdayım ve en çok ailemle evde olduğum ve hiçbirşey yapmadığım zamanlar mutlu oluyorum. Hala çok seyahat ediyorum ve ailemi de mümkün olduğu kadar yanıma alıyorum. Yazları Meksika’da çok zaman geçiriyorum. Daha önceki yıllara oranla çok daha fazla seyahat ettiğim ülkeleri öğrenmek, tanımak için zaman ayırıyorum. Seyahat ettiğim zamanlarda konserler arasında daha çok zaman bırakarak gittiğim ülkelerin müzelerini ve değişik mekanlarını görmeye çalışıyorum.

CE / Caz müzisyenleri ya da sizin gibi farklı türleri cazla bir araya getiren müzisyenler bazı pop türlerine ve şarkıcılarına tahammül edemezler, sizin duymaktan hiç hoşlanmadığınız bir şarkıcı ya da müzisyen var mı?

PDL / Herkesin duyacağı şekilde söylememeyi tercih ederim.

CE / İlk olarak 1973 yılında "Fuente y Caudal" albümünüzü yayınladığınızda ünlenmiştiniz ve şarkınız "Entre dos Aguas" çok meşhur olmuştu, son olarak Vicky Barcelona Cristina filminde şarkınız yine gündeme geldi, bu şarkı için kariyerinizin en büyük şarkısı diyebilir miyiz?

PDL / Aslında, belki de evet… Hala bu şarkıyı grubumla çalıyorum ve çok seviyorum. Hala her şarkıda farklı yenilikler yaratarak çalmayı seviyorum, notası notasına her şarkımı olduğu gibi tekrar ediyor olmak sıkıcı olurdu...

CE / Önümüzdeki 10 Nisan tarihinde İstanbul’da konser veriyor olacaksınız, son olarak 3 sene önce Ankara’ya gelmiştiniz, sizce Türk izleyicisinin flamenkoya ilgisi nasıl?

PDL / Ankara’ya 2007’de 20 yıl sonra ikinci kez festival için Pasion Turca ekibi ile birlikte gelmiştim, Türk insanı anlatıldığı gibi çok sıcakkanlı ve misafirperver bu beni çok mutlu ediyor.

CE / 10 Nisan’da İstanbul’da çok sıcak bir izleyici ile karşılaşacağımdan eminim.Türk izleyicisi flamenko için heyecan duyan bir izleyici bu yüzden çok keyifli bir konser olacak.

 


EXCLUSIVE WITH PACO DE LUCIA

Legendary guitarist of Flamenco, Paco De Lucia is up to burned down the city with Flamenco flames due April 10 in İstanbul at Cemal Reşit Rey Concert Hall.

While so many guitarists around the world envy him, he never stops coming up with beautiful new pieces and besides his world tour, he is about to release his new album, too. Turkish fans can’t wait to see him alive on 10th of April at Cemal Reşit Rey Concert Hall and just before the upcoming concert he talks about his amazing career, his passion for flamenco, his family and his İstanbul visit.

Cenk Erdem


Paco De Lucia; "I am and always will be a

Flamenco guitarist. And although I played with

many fine musicians of other styles like Jazz or

Pop I consider myself as a Flamenco musician..."

CE / How does it feel to be seen as a living legend with all your experience after all?

PDL / Well, thank you for calling me like that. Today I feel very privileged to witness that my efforts have come to a success. What I really wanted was to bring the traditional Flamenco into the modern world. And what I see now is that Flamenco has it’s place in modern music and is very well respected. It’s no longer music for tourism shows and does not belong into a “museum”. it is very much alive!

CE / How do you describe your own music?

PDL / I am and always will be a Flamenco guitarist. And although I played with many fine musicians of other styles like Jazz or Pop I consider myself as a Flamenco musician. It’s true that I learned from others,  like improvisation on stage but I would never try to be  a Jazz musician.

CE / You started to play guitar in your very early ages,do you think this is a must to become a real good guitarist ?   

PDL / I don’t know if it’s a must. I know very good guitarists that started later than I did. However it is hard work to become a good musician and the earlier you start, the better yo do.

CE / You are a very important figure for Flamenco combining it with different styles like jazz and classical music,can we say that you present your own flamenco?

PDL / When I started to use instruments very unusual for Flamenco groups, some people called me a traitor. But all I wanted was to get the music out of it’s handcuffs so to say. I wouldn’t call it “my own Flamenco” cause it would not be true. The heart, passion and feeling of Flamenco in my music are all the same I am just using some other new ways to express flamenco.

CE / Flamenco feels like overexpressive of emotions, how do you describe flamenco as a way of expressing feelings?

PDL / Maybe it does in your ears but Gypsies are very passionate people and so is their music.

CE / You have been on stage since you were 11 years old, do you have any regrets about your professional career?

PDL / No, no regrets at all – if you ask me, I would do everything again in the same way I did it.

CE / How do you feel when you play on the stage with all the experiences you have been through?

PDL / Today I feel very happy and comfortable, also very privileged that I can do what I really want. When I started my career, my life was not easy at all and it was a long way to arrive where I am now.

CE / When it comes to your daily life, what kind of music do you like to listen to? Is there any musician you love to listen to?

PDL / Through the young musicians in my band for example I get to hear a lot of new music. They all have their own projects and make me listen a lot.

CE / Critics praise your colloborations with famous musicians like Chick Chorea, John McLaughlin, Larry Coryell a lot, if you had to colloborate with a  pop star,whom would you like to colloborate with?

PDL / Hmh, maybe Sting? I don’t know it always depends – I have to like the project that is being proposed.

CE / When it comes to your daily life,what do you like to do most to entertain yourself apart from work?

PDL / To be honest – I enjoy life very much now. I am at my 60’s and I am most happy when I am at home with my family and when I don’t have to do anything. Still I am travelling a lot and try to take my family to wherever I can. Through the summer I very often spend my time in Mexico. Now, I can spend more time seeing and learning about the countries that I travel to than I was able in the years before. When we travel we use more time in between concerts and it gives me the possibility to go to the museums or seeing interesting places...

CE / Jazz musicians or musicians like you combining different styles with jazz don’t like some specific popular styles or singers, is there any singer or musician you hate hearing?

PDL / Well I wouldn’t say that in public.

CE / You first became so famous when you released your album "Fuente y Caudal" in 1973, and your song "Entre dos Aguas" did fabolous, which has been used lately in the movie “Vicky Barcelona Cristina”, can we say that this song was the biggest hit ofa kind of your career?

PDL / Well, yes maybe... I still play it with my group and I love it. Still I am trying to find new aspects in every song that I repeat playing.Because playing the songs repeatedly note by note would be boring.

CE / You came to Ankara 3 years ago, now you are going to perform in İstanbul on 10th of April, how do you feel about the reaction of Turkish audience to flamenco?

PDL / I had come to Ankara for the second time for the festival after 20 years, Turkish people are so warm and their hospitality is unbelievable in the way everyone knows well about you outside your country and it makes me happy. I was together with Pasion turca in Ankara and i will be working with Pasion turca again and I am sure i am going to perform for a very warm crowd on 10th of April in İstanbul. Turkish audience feels excited about flamenco so it will be very joyful live performance.

Cazkolik.com / 14 Nisan 2010, Çarşamba

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cazkolik.com

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.