PSM Caz Festivali Özel; Cenk Akyol-Enrico Macias Röportajı: PSM Caz Festival konserinde caza dair büyük bir sürprizim var!

Cenk Akyol | 23 04 2019
PSM Caz Festivali Özel; Cenk Akyol-Enrico Macias Röportajı: PSM Caz Festival konserinde caza dair büyük bir sürprizim var!

`Ülkemden ayrıldım / Evimden ayıldım / Hayatım, hüzünlü hayatım / Güneş, uzaktaki memleketimin güneşi`... Bundan elli yıl önce, hatta daha da önce, gencecik bir Akdeniz delikanlısı bu sözleri söyleyerek bütün Avrupa ve Kuzey Afrika coğrafyasında ünlü olduğunda o günkü sözlerinin bugün hâlâ can alıcı sözler olacağını tahmin etmiş miydi? Enrico Macias altmış yıldır en az Fransa kadar, Cezayir kadar Türkiye`de de ünlü ve çok sevilen biri. Şarkıları hep bir ağızdan söylenen, duygu ortaklığımızın sembol sesi, üstelik, o bu kez PSM Caz Festivali`nin konuğu, yani, tam da bizim ilgi alanımızda ama öte yandan çocukluğumuzdan beri sevdiğimiz bir şarkıcı. Tam bu fırsatı bulmuşken Enrico Macias ile söyleşi yapma fırsatı bizim için de unutulmaz bir anı oldu. Biletleri kısa sürede biten konserde caza dair sürpriz müjdesini de aldık, akımızdaki soruların cevaplarını da. Kendisine çok teşekkür ediyoruz.

Cazkolik.com


Dario Moreno`yu da anacağız...

Cenk Akyol: Sayın Macias, Cazkolik adına benimle söyleşi yapmayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Sizi yeniden İstanbul`da görmek çok güzel. 57 yıldır sahnelerdesiniz. Kariyeriniz dünyada az rastlanan büyük bir başarıdır. Genç nesiller için gerçek bir idolsünüz. Geçmişe dönersek, Cezayir günlerinize dair neler hatırlıyorsunuz? Cheik Raymond Orkestrası? Babanız Sylvain Ghrenassia?

Enrico Macias: Ben de size teşekkür ederim. Cezayir çocukluğum gençliğim, müziğe başladığım yer... Amatördüm, genç bir yorumcu olarak gruplarda çalıştım. Enrico Kardeşler grubunda çalıştığım için adımı Enrico koydular. Oysa hakiki adım Gaston Ghrenassia. İşte böylece müzik hayatına başlamıştım. Babam ünlü bir orkestra şefi ve kemancıydı. Böylece evimiz müzikal bir evdi. Daha sonra hayran olduğum ve onun müzik anlayışını devam ettirmek istediğim Raymond Leyris için elimden geleni yapıyordum. Bu arada kızıyla da evlendim.

Kendimi Osmanlı görürüm

Cenk Akyol: `Ülkemden ayrıldım / Evimden ayıldım / Hayatım, hüzünlü hayatım / Güneş, uzaktaki memleketimin güneşi`. Bu şarkıyı yıllarca öyle çok sevdik ki. Belli ki o günler sizin için acı vericiydi. Yaşamınız boyunca Cezayir`e dönmeyi istediniz. Size bir türlü izin vermediler sanırım. Toplumların ırklar ve dinler olarak ayrışmaması için mücadele ettiniz. Müzikle birleştirilmesine uğraştınız. Bu konuda ümidiniz var mı hâlâ?

Enrico Macias: Ben Cezayirli olmakla beraber kendimi daha çok Osmanlı olarak gördüm. Çünkü İspanya’dan ya ölün ya terkedin diyerek topraklarımızdan ettiler. Şayet Osmanlı imparatorluğu ikinci Beyazıd gibi bir padişah olmasaydı acaba akıbetimiz ne olurdu.

Macias yeni bir yıldıza el veriyor; Kendji Girac

Cenk Akyol: "A Dieu Mon Pays" şarkısını son albümde Kendji Girac ile yeniden kaydettiniz. Kendji Girac’ı tercih etmenizin nedeni neydi? Şarkıdaki flamenko tınısı Girac’ın yorumu mu?

Enrico Macias: Şu anda Fransa’nın genç nesil sanatçıları içinde en çok sevilen ve gerçekten çok başarılı olan bu delikanlıyı kutlama törenime davet ettim ve bu arada beni dünyaya tanıtan bu meşhur şarkıyı birlikte okuduk. Pek tabii ki olağanüstü bir ilgi topladı ve sükse yaptı. Flemenko tınısıyla yorumlamak birlikte aldığımız bir karardı. 60 yıllık şarkım seyirci huzuruna yepyeni bir arajmanla çıkıyor. Bu yeniden doğmak gibi bir şey. Bu genç şarkıcının istikbali çok parlak.

Konserde “Enfants de tous pays” şarkısını 40 kişilik bir öğrenci korosuyla okuyacağız

Cenk Akyol: Yeni albümünüzde bizim gibi eski dinleyicileriniz için yeni neler var?

Enrico Macias: Bildiğiniz güzel şarkıların hepsi yeni aranjmanlarla yeniden yapıldı. Tabii ki “enfants de tous pays” şarkısını Bilfen Koleji’nin yaşları 13-14 olan 40 kişilik bir öğrenci korosuyla okuyacağız. Ayrıca altmışıncı yılımı kutlarken bana ilk günlerimde el uzatmış, programına almış ve benim Paris seyircisi karşısına çıkmamı temin eden Dario Moreno’yu da anacağız. Sürpriz bir şarkıyla. Pek tabii ki caz.

Seksenin üzerinde şarkım Türkçe söylendi

Cenk Akyol: “Aux talons de ses souliers” Yeliz tarafından Türkçe yorumlandı. Kaç şarkınız Türkçe söylendi? Bu şarkılar içinde sizin en beğendiğiniz hangisi oldu?

Enrico Macias: Seksenin üzerinde şarkımı Türkçe olarak yorumladılar. Başlarda çok garip şeyler oldu. Ben şarkıyı okuyorum, Türkiye’de söz yazarları kimseye sormadan Türkçe sözler yazıyorlar. İzin almadan. Öyle bir hal aldı ki şarkılarımdan birinin dört tane değişik sözü vardı. Yani sizin güzel bir şarkınız var; “Yedi Kocalı Hürmüz” gibi. Önüne gelen söz yazmış. Allah’tan yedi değil dörtte kalmışlar. Yoksa her şarkının yedi tane değişik sözü olsaydı ben ne yapardım. Son senelerde bu olay biraz düzeldi, her şarkıma bir söz yazılıyor. İlerde daha da düzelecek. Ben de ilk defa telif haklarımdan dolayı birkaç kuruş almış olacağım.

Enrico Macias`ın PSM Caz Festival konserinde caza dair büyük bir sürprizi var!

Cenk Akyol: Bir konuda birçok soru... İstanbul`a PSM Caz Festivali için geliyorsunuz. Caz müziği hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizin nesliniz cazı çok sevmiştir. Bilhassa Fransızlar caz müziğine aşıktır. En tutkulu caz dinleyicileri Fransızlardır. Caz standartlarını sever misiniz? Sevdiğiniz caz müzisyenleri kimler? Bir caz müzik albümü kaydetmek ister misiniz?

Enrico Macias: Caz müziğini tabii ki çok severim. Gerçek müzisyenlerin hepsi cazı severler. Benim bu kez Türkiye’deki PSM Caz Festivali’ne davet edilmem çok hoşuma gitti. İşte bunun en büyük sürprizini o konserde izleyecek ve dinleyeceksiniz.

Cenk Akyol: Birçok büyük orkestra ile çalıştınız. En rahat ettiğiniz müzisyenler hangileriydi? Son albümünüz Enrico Macias & Al Orkestra adı ile çıkardınız. Bu grupla ne kadar zamandır beraber çalıyorsunuz?

Enrico Macias`ın Ankara`ya dair unutamadığı olay?

Enrico Macis: Ben müzisyenlerimi kolay kolay değiştirmem. Geçen sene basçım vefat etti. Mesela onunla yirmi dört yıldır beraberdik. Altmış yılı geçmiş bir sahnesi olan sanatçının pek tabii ki başladığı müzisyenlerle bu güne kadar gelmesi oldukça zor. Ama diyorum ki ben birkaç sene çalışıp sonra vazgeçtiğim hiçbir sanatçı olmadı. Bizi bir müzik ailesi olarak kabul ediyorum. Al Orkestra grubunun ana elemanları yine benim müzisyenlerim. Hiç değişmedi fakat yepyeni arajmanlar ve yeni müzisyenleri, orkestra şefim ve bütün arajmanlarını yapan kişi hazırladı; yani oğlum.

1963 yılında Ankara konserimin biletleri bir saatte bitmişti

Menajerim Charley Marouani maalesef geçen sene vefat edince o görevi de oğlum üstlendi tabii çok önemli ve yoğun bir çalışma oldu. Fakat netice çok iyi çıktı. Büyük bir orkestrayla Olympia’da altımışıncı yılımı kutladım. Teşekkürler Paris diyeyim, çünkü Olympia’daki galanın biletleri iki günde bitmişti. Bu sebepten Olympia hiç yapmadığı bir olay daha gerçekleştiriyor. Haziran ayında iki gece daha müracaat edip ve bilet alamamış kişileri program koydu. Aynı şeyleri 1963 senesinde Ankara’da da yaşadım. Konser biletlerim bir saat içinde bitmiş, Ankara’da galiba Bulvar’dı sinemanın adı. Tıklım tıklım doluydu. Gecede Ankara Palas’da yemekli bir davete çıkmıştım. Şayet zaman olsaydı aynı günde dört konser vermiş olacaktım. Bu unutamadığım bir olaydır. Altmış senedir Türkiye’deki konserlerim hepsi birer müzik olayı ve anılarımda yeri olan konserlerdir. Benim ikinci vatanım dediğim Türkiye’deki dinleyicilerime sonsuz teşekkür ederim.

Paris St. Germain taraftarıyım

Cenk Akyol: Müzik dışında en büyük tutkunuz nedir?

Enrico Macias: Futbol... Paris ST Germen taraftarıyım. Yalnız seyirci olarak değil, zaman zaman yönetimde de görev aldım.

Cenk Akyol: Kendi neslinizden hangi müzisyenleri beğenirdiniz? Yeni müzisyenleri dinler misiniz?

Enrico Macias: Pek tabii Dario Moreno, Charles Aznavour, Jacques Brell... Yeni müzisyenlerden de en çok Kendji Girac’ı beğeniyorum. Bir gün bir gazeteci bana şu soruyu sordu: Kendji Girac Fransızlar için yeni bir Enrico Macias’mı? Ben de; herkes kendi yerini kendi yapar, o da çok başarılı ve çok başarılı işler yapacağına inanıyorum. Ama kimse kimsenin yerini alamıyor. Buna bir örnek verebilirim: Mirelle Mathieu için Edith Piaf demişlerdi ilk çıktığında. Ne var ki, dünya çapında bir şöhret oldu; sesi de çok güzeldi ama hiçbir zaman Edith Piaf olmadı.

Cenk Akyol

Cazkolik.com / 23 Nisan 2019, Salı

BU İÇERİĞİ PAYLAŞIN


Cenk Akyol

  • Instagram
  • Email

Yorum Yazın

Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.