Bu analiz makale iki bölümlü çalışmanın ikincisidir, ilk yazı savaşın Rusya tarafı ile ilgilidir ve bu linkten okunabilir.
Not: Bu tarz analiz yazılar caz okurundan pek ilgi görmüyor olabilir ama siyasal-sosyal gelişmelerin yarattığı tartışmalı yeni gelişmeler çevremizde alabildiğine yaşanıyor ve caz dünyasını da etkiliyor, en azından anlamak için ilgisiz kalmamalıyız.
Rusya'nın Ukrayna'ya saldırmaya başlamasının ardından geçen yıllar boyunca ortaya çıkan bariz bir fark dikkatimizi çekti.
Rusya'da, devlet destekli büyük caz organizasyonları güçlenirken, Ukrayna'da, tabandan gelen bağımsız müzik toplulukları ve uluslararası kültür ağları öne çıkıyor.
Geçen sene Ukrainian Institute adına yazan Mariana Bondarenko savaşla beraber müziğin işlevinin değiştiğini, cazın artık yalnızca sanat değil, dünyaya açılan bir mesaj ve dayanışma köprüsü haline geldiğini söylemişti.
24 Şubat 2022'den itibaren Ukrayna'da hayatın ritmi tümden değişti. Caz kulüpleri kapandı, müzisyenler dağıldı, kimi ülkeyi terk etti, kimi cepheye gitti ama birkaç ay sonra müziğin sesi yavaş yavaş yeniden duyulmaya başlandı. Fakat bu sefer, yalnızca konser vermek için değil; toplumu bir arada tutmak, para toplamak, kültürel kimliği korumak ve dünyanın Ukrayna'yı unutmamasını sağlamak için bir direniş ruhuyla çalınmaya başlandı.
Savaşın ilk günlerinde caz ile ilgili bir şeyler yapmak imkânsızdı
Kiev'de sirenler çalıyor, insanlar sığınaklara koşuyor, milyonlarca kişi ülkenin batısına veya yurtdışına kaçıyordu. Kiev'in gelişmekte olan elektronik ve caz-füzyon sahnesinin müzisyenleri farklı yönlere dağıldı. Kimi cepheye gitti, kimi gönüllü yardım çalışmalarına yöneldi, bir bölümü ülkeyi terk etti.
Ukrayna müzik sahnesi kelimenin tam anlamıyla darmadığın hale geldi. Bu müzisyenlerin bir kısmı geri döndüğünde ise o eski müzik ortamı yoktu. İlk dönem konser salonlarından çok sığınaklar vardı, 2022'nin ilk aylarında Ukrayna'da canlı müzik hayatı tamamen durmuştu.
Ama, özellikle Kiev'deki Fusion Jams topluluğu kısa süre içinde yeniden bir araya gelmeye başladı.
Fusion Jams, savaş öncesi genç çağdaş caz ve füzyon müzisyenlerini bir araya getiren bir topluluktu. Savaş sonrasında ise konserlerini yeniden düzenleyip elde edilen geliri Ukrayna ordusuna aktarmaya başladı.
Burada önemli bir dönüşüm yaşandı: Konser artık yalnızca konser değildi. Bir dayanışma etkinliği, bir bağış kampanyasıydı ve “biz hâlâ buradayız” mesajıydı.
Kiev'de caz yeniden çalmaya başladığında
Fusion Jams'ın hikâyesi aslında Ukrayna cazının savaş sonrasındaki karakterini iyi anlatıyor. Topluluk içinden yeni gruplar doğdu:
Hyphen Dash
Yevhen Puhachov Quartet
Aesthetic Combination
BITLO
Yeni besteler yapıldı, jam session'lar düzenlendi.
2025'te Fusion Jams'ın kuruluşunun altıncı yılı konserlerle kutlandı. Yani savaş, genç Ukraynalı cazcıların yeni bir kuşak oluşturmasını engelleyemedi. Savaşın müzik üzerindeki etkisini “kaç sanatçı ülkeyi terk etti?” diye ölçmeye kalkarsak hikâyenin bütününü kaçırırız.
Diğer yarısı ise şu;
Kaç genç sanatçı bütün bunlara rağmen müzik yapmaya devam etti?
Caz kulüpleri yeniden açıldı ama başka bir işleve de sahip oldular
Kiev'in müzik hayatında caz ile elektronik müzik arasında savaş öncesinde zaten güçlü bir etkileşim vardı.
Savaş sonrasında bağımsız kulüp kültürü politik bir anlam kazandı.
Bunun caz dışındaki en çarpıcı örneklerinden biri Kiev'in ünlü elektronik müzik kulübü ∄ (K41)'dir.
Rus saldırısının ilk döneminde kulüp yaklaşık 200 kişiye sığınak oldu. Daha sonra, Mayıs 2022'de yeniden etkinlik düzenlemeye başladı. Başlangıçta insanların dans edip etmeyeceğinden emin olmayan ekip ambient müzik çaldı ve insanlar yine dans etmeye başladı.
Sonrasında, etkinlikler düzenli hale geldi, giriş ücreti yerine Ukrayna ordusuna bağış yapılması uygulaması başladı. Guardian'ın haberine göre kulüp 2024'e kadar yaklaşık 250 bin sterlin askeri yardım topladı.
Caz kulüplerinde aynı ölçekte bir rakamdan söz etmek mümkün değil.
Ama bizzat mekânın bir direnme alanına dönüşmesi Ukrayna müzik sahnesinin genel karakterini anlamak açısından önemli.
Festivaller tamamen ortadan kalkmadı
Burada Rusya ile önemli bir fark ortaya çıkıyor.
Savaşın başlamasıyla beraber Ukrayna'da uluslararası festivallerin eski ölçekte sürmesi mümkün olmadı.
Örneğin, ülkenin en önemli caz organizasyonlarından Leopolis Jazz Fest savaş nedeniyle normal festival formatında devam edemedi fakat organizasyonun uluslararası ağı ortadan kalkmadı, tam tersine, Ukrayna cazı ülke dışındaki festivallere taşındı. Bunun en iyi örneklerinden biri Almanya'nın Bremen kentindeki jazzahead!'dir.
2024'te Ukrayna, jazzahead!'de üçüncü kez ulusal stand açtı. Ukraynalı 13 müzik sektörü temsilcisi Bremen'e gitti, ilk kez Ukraynalı gruplar resmi showcase programında yer aldı:
DZ'OB
GANNA
O.N.E.
Aynı programda Ukraynalı festival yöneticileri, kulüp sahipleri, booking yöneticileri, müzisyenler ve müzik gazetecileri de yer aldı.
Bu çok önemli bir gelişme oldu.
Çünkü Ukrayna cazı artık sadece Ukrayna'da konser vermeye çalışan bir sahne değil.
Kendi uluslararası ağını kurmaya çalışan bir sahne; “Jazz from Ukraine”.
Ukrainian Institute'in uluslararası faaliyetleri bu noktada belirleyici hale geldi.
“Jazz from Ukraine” adı altında uluslararası showcase'ler, profesyonel buluşmalar ve festival bağlantıları kuruldu. 2024 jazzahead! programı bunun somut örneğiydi.
Yani, savaşın yarattığı izolasyonun karşısına başka bir strateji kondu: Daha fazla uluslararasılaşma. Bu, Rusya'daki gelişmelerle karşılaştırıldığında belki de en çarpıcı fark olabilir. Bu durum elbette Batı Avrupa'nın Rusya ile Ukrayna arasındaki bakış açısı farkını yansıtıyordu. Rusya'yı hayatın her alanından dışlayan Avrupalılar, Ukrayna'yı ise hayatın her alanına daha fazla davet ederek kucak açıyordu.
Rusya'da savaş sonrası cazın önemli bir bölümü devlet destekli altyapıya yaslanmak durumunda kalırken, Ukrayna'da cazın önemli bölümü uluslararası kültür ağına yaslanmaya başladı.
Müzisyenler göç etti ama müzik de onlarla birlikte göç etti
Savaş milyonlarca Ukraynalıyı yerinden etti.
Müzisyenler de bunun dışında kalmadı.
Fakat burada ilginç bir şey yaşandı.
Ukraynalı müzisyenlerin bir bölümü Avrupa'ya yerleşirken kendi ülkelerindeki müzik çevreleriyle bağlarını koparmadı. Böylece Berlin, Köln, Varşova, Bremen gibi şehirlerde Ukraynalı müzisyenlerin oluşturduğu yeni bağlantılar ortaya çıktı. Örneğin 2024'te Berlin'deki JAZZ KONTAKT projesi, Ukraynalı Fusion Jams topluluğundan müzisyenleri Berlinli sanatçılarla buluşturdu. Projenin açık amacı, savaş sonrası kültürel yeniden yapılanmaya uzanan bir köprü kurmaktı. Bu, klasik anlamda bir “diaspora müziği” değil, daha ziyade, Ukrayna'da başlayan müzik + Avrupa'daki yeni hayat + uluslararası ortaklıklar üçgeninin oluşmasıdır.
Cazın yanında yeni bir Ukrayna kimliği
Burada cazın kendisinden daha büyük bir kültürel dönüşüm var. Savaş Ukraynalı sanatçıları şu soruyla karşı karşıya bıraktı:
“Biz kimiz ve kültürümüzü nasıl anlatacağız?”
Bu soru yalnızca yeni bestelerde değil, geçmişin yeniden keşfedilmesinde ortaya çıktı. 2024'te yayımlanan Even the Forest Hums derlemesi bunun çok güzel bir örneğidir.
Shukai Records ile Light in the Attic tarafından hazırlanan derleme başlangıçta eski Sovyet coğrafyasındaki deneysel rock ve pop müziği kapsayacak şekilde düşünülmüştü ancak 2022'deki işgal sonrası proje sadece Ukrayna'nın müzik mirasına odaklandı.
Derlemede, 1970'lerden 1990'lara uzanan Ukrayna kayıtları arasında Shapoval Sextet'in saykodelik jazz-rock çalışması da bulunuyor. Bunun anlamı büyük. Çünkü Ukrayna müzik dünyası yalnızca yeni Ukrayna müziği üretmiyor. Aynı zamanda; “Bizim geçmişimiz nedir?” sorusunu yeniden soruyor.
Savaş, Ukrayna cazının dilini de değiştirdi
Savaş öncesinde Ukrayna cazı Avrupa caz sahnesiyle ilişki kuran, deneysel müziklere açık, genç ve kozmopolit bir yapıdaydı. Savaşla beraber bu özellik kaybolmadı ama yanına yeni bir şey eklendi: kimlik.
Ukrainian Institute'in 2025 değerlendirmesinde savaş sırasında cazın “sanattan daha fazlası” haline geldiği özellikle vurgulanıyor: hakikatin mesajı, duygularımız için siper ve dünyaya açılan köprü. Bu ifadeyi romantikleştirmemek lazım çünkü savaşta müzik yapmak romantik bir şey değildir. Elektrik kesilir. Konserler hava saldırısı nedeniyle yarıda kalır. Müzisyenler cepheye gider. Kimi hayatını kaybeder. Kimileri aylarca ülkesinden ayrı kalır.
Dolayısıyla, “müzik direniyor” cümlesinin arkasında gerçek bir bedeli var ama en etkileyicisi, gençler müzik yapmaya devam ediyor.
Ukrayna'daki caz sahnesinin belki de en umut verici tarafı eğitimdir. Kiev'deki müzik akademileri savaş koşullarında dahi çalışmaya devam etti. R. Glier Kyiv Municipal Academy of Music bünyesinde Jazz Club 43 açıldı. Bu gelişme, savaşın ortasında dahi yeni bir caz eğitim ve buluşma alanının kurulması anlamına geliyordu. Bir başka örnek ise Drum Island Fest. Davulcu ve besteci Dmytro Khoroshun tarafından 2022'de başlatılan festival, özellikle Kiev'de yerinden edilmiş çocuklar için güvenli bir alan oluşturmak amacıyla kuruldu. Daha sonra, yarışmaların yanı sıra masterclass'lar, jam session'lar, mentorluk programları gibi faaliyetlere dönüştü. 2024'te Almanya'daki Überschlag Festival'e Ukrayna delegasyonu olarak katıldılar; 2025'te uluslararası sanatçıları ağırlamaya başladılar.
Bu küçük bir festival hikâyesi gibi görünebilir ama değil. Çünkü burada, savaşın müzisyenleri yok etmesine izin vermeme iradesi var.
Ve sonra bir başka dönüşüm: Müzik yardım organizasyonuna dönüşüyor. Ukrayna'daki müzik etkinliklerinin önemli bir bölümünde bağış toplama olağan hale geldi. Caz, elektronik müzik, rock, klasik müzik... Konser: bilet + müzik olmaktan çıkıp; müzik + topluluk + bağış + dayanışma haline geliyor.
2025'te Kiev'de düzenlenen KURAZH NOT ONLY JAZZ bunun örneklerinden biridir. Festival, müzikle birlikte sinema, sergiler, konferanslar ve Ukraynalı markaların yer aldığı bir program oluşturdu, aynı zamanda, savunucular ve sağlık çalışanları için bağış toplama amacı taşıdı.
Burada cazın işlevi yine değişiyor.
Rusya ve Ukrayna, iki ülkenin savaş dönemi caz hikâyesini yan yana koyunca ortaya çarpıcı bir tablo çıkıyor:
Rusya'da festivaller devam eder hatta büyürken Ukrayna'da büyük ölçekli etkinlikler ciddi darbe aldı.
Rusya'da güçlü devlet desteği gelişirken, Ukraynalı sanatçıların çoğu yurtdışına kaçmak durumunda kaldı.
Rusya'da festivaller devlet destekli büyürken, Ukrayna uluslararası ağların desteğiyle ayakta kalabildi.
Ruslar kültürel kimliklerini güçlendirmeye çalışırken, Ukraynalılar kimliklerini yeniden tanımlama süreci yaşadı.
Elbette bu tablo iki ülkenin bütün müzisyenlerini veya bütün kurumlarını aynı kefeye koymaz ama sahnenin genel yönünü anlamak açısından güçlü bir karşılaştırma sunuyor.
En büyük fark: Ukrayna cazı dünyaya açıldı. Bu araştırmanın en önemli sonucu bu olabilir.
Savaş Ukrayna cazının ülke içindeki kapasitesini daralttı ama uluslararası arenada daha görünür hale getirdi. jazzahead! bunun en somut göstergesidir. Ukrayna artık yalnızca “Doğu Avrupa'daki ilginç bir caz sahnesi” olarak görülmüyor. Ukraynalı müzisyenler, festival yöneticileri, kulüp sahipleri, yapımcılar ve gazeteciler uluslararası caz endüstrisi içinde görünür hale geliyor.
Bu nedenle savaşın paradoksu şu: Ukrayna'nın müzik sahnesi fiziksel olarak zayıflarken, kültürel görünürlüğü güçlendi.
Rusya'da savaş sonrası caz için “sahne içeride kaldı” diyebiliriz. Ukrayna'da ise: Sahne dağıldı ama dünyanın her tarafına yayıldı. Kiev'de kalan müzisyenler müzik yapmaya devam ediyor. Berlin'deki Ukraynalı müzisyenler yeni projeler üretiyor. Bremen'de Ukrayna cazı showcase yapıyor. Genç öğrenciler Kiev'de yeni caz kulüpleri açıyor. Çocuklar Drum Island Fest'te davul çalıyor. Fusion Jams yeniden jam session düzenliyor. Ve bütün bunların üzerinde tek bir soru beliriyor:
Savaş bitince Ukrayna cazı nasıl bir müzik olacak?
İşaretler, cevabın yalnızca “savaştan etkilenmiş caz” olmayacağını gösteriyor. Muhtemelen daha özgüvenli, daha Ukraynalı, daha Avrupa bağlantılı ve geçmişinin müzikal mirasını daha bilinçli sahiplenen bir sahne ortaya çıkacak. Ve belki de savaşın Ukrayna cazına bıraktığı en kalıcı miras bu olacak: Dünyaya kendisini anlatmayı öğrenmiş bir müzik sahnesi.
Kaynaklar: Jazz Enstitüsü, The Kyiv Independent, The Guardian, Ukrayna Enstitüsü, xjazz.net, Financial Times, dobro.ua
Cazkolik.com / 23 Ağustos 2026, Pazar
Siz de yorum yazarak programcımıza fikirlerini bildirin. Yorumlar yönetici onayından sonra sitede yayınlanmaktadır. *.